
Hollywood’a Uzanan Seri Cinayetler - Michael Gargiulo
24 Aralık 2025 · 20 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Hollywood Ripper olarak bilinen Michael Gargiulo, yıllarca “sıradan bir kapı komşusu” maskesiyle yaşayan ama genç kadınları evlerinde vahşice bıçaklayarak öldüren bir seri katildi.
Transkript
Merhabalar, Olay Yeri: Suç Hikayeleri Podcast'ine hoş geldiniz.
Los Angeles 21 Şubat 2001 gecesi.
Hollywood tepelerindeki sakin bir evde Ashley Ellery'in adında genç bir kadın dışarı çıkmak için hazırlanmaktadır.
Birkaç saat sonra ünlü aktör Ashton Kutcher gelip onu alacaktır.
En azından plan budur.
Fakat o gece Ashley'nin kapısını çalan Kutcher içeride korkunç bir manzarayla karşılaşmak üzere olduğundan habersizdi.
Pencereden içeri baktığında halıda dökülmüş kırmızı bir sıvı görüp şarap lekesi sanarak ayrıldı.
Gerçekte gördüğü şey genç kadının kanıydı.
Ertesi sabah ev arkadaşları eşli Ellery'nin yatak odasının önündeki holde kanlar içinde 47 bıçak darbesiyle vahşice öldürülmüş halde buldu.
Bu dehşet verici cinayet ileride Hollywood Ripper olarak anılacak bir seri katilin ortaya çıkışını tüm dünyaya duyuracaktı.
Michael Thomas Gargiulo 15 Şubat 1976'da Illinois eyaletinin Chicago kentine bağlı Glenview Bandios'ünde doğdu.
7 çocuklu bir ailenin ferdi olan Gargiulo ileride bir psikoloğa çocukken babasından ve kardeşlerinden fiziksel şiddet gördüğünü iddia edecekti.
Ancak bu iddialar hiçbir zaman doğrulanamadı.
Mahallede ise saldırgan ve kavgacı bir çocuk olarak tanınıyordu.
Eski bir okul arkadaşı Gargiulo'nun ani öfke patlamalarını tarif ediyordu.
Gençlik yıllarında Garciulo suça meyilli davranışlar sergilemeye başladı.
Lisede karıştığı bir darp olayı ve mahalledeki arabalara zorla girme teşebbüsleri nedeniyle sabıkası oluştu.
Bir keresinde hırsızlık suçundan yakalanıp 18 ay gözetim cezası aldı ve para cezasına çarptırıldı.
1995 yılındaysa 19 yaşındaki eski kız arkadaşı Garciulo tarafından evinde kelepçelenip cinsel saldırıya uğradığını iddia etti.
Genç kızın ifadesine göre Garciulo onu evinde ellerinden kelepçeleyip dövmüş ve cinsel saldırıda bulunmuştu.
Bu olayda dahil olmak üzere Garciulo gençliğinde çevresindekilere karşı tehditkar ve şiddet dolu bir profil çizmişti.
1990'ları sonunda bir süre mahalleyi dehşete düşüren Tricia Pacaccio cinayetinin ardından Illinois'dan ayrılmaya karar verdi.
Abisinin peşinden Los Angeles, California'ya taşındı.
Döviz sporları ve boks eğitimi alan Gargiulo, Hollywood'da Sunset Bulvarı'ndaki ünlü Rainbow Bar & Grill'de güvenlik görevlisi olarak işe başladı.
Ayrıca geçimini sağlamak için zaman zaman klima tamirciliği ve teknisyenlik yapıyordu.
Ancak yeni bir hayata başlamak için geldiği Los Angeles'ta geçmişindeki şiddet eğilimini geride bırakmamıştı.
Aksine bu dev metropolde karanlık dürtülerini çok daha ölümcül bir boyuta taşıyacaktı.
Garcilo henüz 17 yaşındayken işlediği düşünülen ilk cinayet memleketi Glenview'da meydana geldi.
Garcilo ailesinin hemen evinin yanında Pacaccio ailesi yaşıyordu.
Ailenin oğlu Doug, Michael'ın arkadaşıydı.
Duggan ablası Trisha Pakacho ise 18 yaşında üniversiteye gitme hazırlığındaki parlak bir genç kızdı.
13 Şubat 1993 gecesi Trisha arkadaşlarıyla mezuniyetini kutladıktan sonra gece yarısı eve döndü.
Ancak elinde evinin anahtarıyla kapıda yürüyen Trisha içeri asla giremedi.
Ertesi sabah babası kızının cansız bedenini evin arka kapı eşiğinde buldu.
Tricia göğsünden, omzundan ve boynundan toplam 12 kez bıçaklanmış ayrıca bir kolu da kırılmıştı.
Henüz genç yaşında böylesine vahşi bir saldırıya kurban giden Tricia'nın ölümü o zamana dek güvenli sayılan bu Banlio mahallesini derinden sarstı.
Polis katili bulmak için soruşturma başlattığında Michael Garciulo'dan şüphelendi.
Tricia'nın öldürülmesinden iki gün önce Garciulo onu arabasıyla bir arkadaş buluşmasına götürmüştü.
Cinayetin ardından sorguya alınan Garciulo suçu başka bir mahalle gencinin üzerine atmaya çalıştı.
O dönemde Tricia'nın tırnaklarının arasında bir erkeğe ait DNA örnekleri bulunmuştu.
Ancak 1993'teki teknik imkanlar katilin kimliğini belirlemeye yetmedi.
Soruşturma sonuçsuz kalınca dava...
yıllarca çözülemeyen bir cold case olarak kaldı.
Garcilo kendisiyle görüşen dedektiflerde ciddi bir şüphe uyandırsa da hakkında resmi bir suçlama yapılmadı ve Glenview'daki cinayet dosyası zamanla rafa kalktı.
Bu cinayetten sonra Garciulo'nun davranışlarında endişe verici başka olaylarla yaşandı.
1990'ların ortalarında hakkındaki cinsel saldırı iddiası ve şiddet olaylarının ardından Illinois polisi artık ondan şüphelenmeye başlamıştı.
Garciulo ise dikkatleri üzerinden atmak istercesine 1998'de Şikago'yu terk edip Los Angeles'a taşındı.
Bu taşınmanın Pakacho soruşturmasından kaçmak amacı taşıdığı da iddialar arasındaydı.
Fakat memleketinden kaçmış olması Garciulo'nun içindeki canavarı durdurmadı.
Aksine... seri haline gelecek cinayetlerin başlangıcı Los Angeles'da olacaktı.
Los Angeles'a yerleştikten sonra Gargiulo, kurbanlarını çoğunlukla çevresindeki genç kadınlar arasından seçmeye başladı.
2000 yılının sonlarında Hollywood'da kendi evine yakın oturan 22 yaşındaki Ashley Ellery'le tanıştı.
Ona yakınlık göstermeye başladı.
Ashley, modellik ve moda tasarımı eğitimi alan hayat dolu bir genç kadındı.
Aynı zamanda genç Hollywood aktörleriyle arkadaşlıklarıyla biliniyordu.
Nitekim kısa süre önce aktör Ashton Kutcher'la görüşmeye başlamıştı.
Garcilo ise takıntılı bir hayran gibi Ashley'e yaklaşmaya çalışıyordu.
Kendi tamir becerilerini bahane ederek genç kadının evine gelip gidiyordu.
Örneğin bir keresinde bozuk bir ısıtıcısını tamir etmeyi teklif etmişti.
Hatta komşular Garcilo'yu gecenin tuhaf saatlerinde Ashley'nin evine...
evinin önünde arabasına oturup evi gözetlerken görmüşlerdi.
Adeta bir stalker gibi hareket ediyordu.
21 Şubat 2001 gecesi Ashley Ellerin o akşam düzenlenecek bir Grammy ödül töreni sonrası partiye Ashton Kaçır'la gidecekti.
Kaçır, Ashley'nin evine yaklaşık saat 22.45'te ulaştı.
Ancak kapıyı kimse açmadı.
Evin içinde ışıklar yanıyordu.
Kapıyı tekrar çaldı, yanıt alamadı.
Pencereden içeri baktığında yerde kırmızı lekeler görse de bunu sadece dökülmüş şarap olabileceğini düşünüp çok önemsemedi.
Kaçır buluşmaya geç kaldığı için Eşli'nin kızıp evden çıktığını varsayarak oradan ayrıldı.
Gerçekte ise Eşli içeride vahşi bir saldırının kurbanı olmuştu.
Ertesi sabah Eşli'nin ev arkadaşı genç kadını evin içinde korkunç halde buldu.
Yapılan incelemede eşli Ellery'nin 47 kez bıçaklandığı tespit edildi.
Yaralardan biri boynunu neredeyse gövdesinden ayıracak kadar derindi.
Bir darbe ise kafatasına saplanmıştı.
Göğüs, karın ve sırt bölgelerindeki kesikler 15 cm derinliğine ulaşıyordu.
Genç kadın yaşadığı evin koridorunda kanlar içerisinde bırakılmıştı.
Bu vahşi cinayetin Los Angeles'ta yarattığı şok büyüktü.
Özellikle de kurbanın tanınmış bir aktörle bağlantısı olması medyanın ilgisini bu olaya yoğunlaştırdı.
Basın henüz faili meçhul olan bu saldırgan hakkında manşetler atmaya hazırlanıyordu.
Ashley Eller'in cinayetinde polis genç kadının arkadaş çevresini ve son görüştüğü kişileri mercek altına aldı.
Arkadaşları ve komşuları dedektiflere Ashley'nin yakın zamanda Mike adında bir fırın tamircisiyle tanıştığını ve onun tuhaf davranışlarından bahsetti.
Bu ipucunun peşine düşen Los Angeles Polis Teşkilatı bahsedilen tamircinin Michael Garcilo olduğunu belirleyip ehliyet fotoğrafına ulaştı.
Böylece Garcilo adı ilk kez resmi olarak soruşturma radarına girmiş oldu.
Ne var ki o sırada ellerinde onu doğrudan suç mahalline bağlayacak somut bir delil bulunmuyordu.
Yine de dedektifler eşlinin katilinin bu fırın tamircisi olabileceğine dair güçlü bir hisse sahipti.
Bu esnada 3000 kilometre uzaktaki Chicago'da beklenmedik bir gelişme yaşanmak üzereydi.
Ashley Eller'in cinayetinden bir yıl sonra 2002'de Illinois'daki Cook County şerifine bağlı soğuk vaka dedektifleri Tricia Pacaccio'nun 1993'teki çözülmemiş cinayet dosyasını yeniden açtı.
Gelişen DNA analiz teknikleri sayesinde Tricia'nın tırnaklarının altından çıkan örnekler yeniden inceleniyor ve o dönemde yakın çevresinde bulunan herkesin DNA'sı karşılaştırılıyordu.
Bu kapsamda Los Angeles'a kadar uzanıp geçmişte şüpheli olarak görülen Michael Gargiulo'dan DNA örneği almak istediler.
Şikago'dan Los Angeles'a gelen müfettişler orada Ash'le Eller'in soruşturmasını yürüten dedektiflerle şans eseri benzer cinayette karşılaştılar.
İki ayrı cinayetin dedektifleri ellerindeki fotoğrafları karşılaştırdıklarında aranan kişinin aynı adam olduğunu hayretle fark ettiler.
Artık iki şehirdeki polis içinde ortak bir hedef vardı.
Michael Garciulo.
Dedektifler Garciulo'yu Los Angeles'ta bulup ifadesini almak istediklerinde kendisi onlara direnmeye kalktı.
Polisle yaşadığı arbede sırasında yaralanan katil bir hastanenin acil bölümüne götürüldü ve burada yasal olarak DNA örneği alınması sağlandı.
Sonuç şok ediciydi.
Garciulo'nun DNA profili Tricia Pacaccio'nun tırnaklarından elde edilen örnekle uyumlu çıktı.
Yıllar sonra ilk kez Pacaccio dosyasında somut bir ilerleme sağlanmıştı.
Ancak Illinois savcıları bu DNA eşleşmesine rağmen Garciulo'yu hemen suçlamayı reddetti.
Örneklerin gündelik temas yoluyla da karışmış olabileceği gibi bir ihtimali öne sürerek dava açmak için yeterli delil görmediler.
Bu karar Pacaccio ailesi ve dedektifleri hayal kırıklığına uğrattı.
Los Angeles polisinin elinde de Ashley Eller'in cinayetinde Garciulo'yu...
Kesin bağlayacak fiziksel kanıtlar bulunmadığından 2002 yılında Gao Jiluo yine serbest kaldı.
İki şehirde de üstüne gidilen bu şüpheli yasal boşluklardan yararlanarak elini...
Kolunu sallayarak aramızda dolaşmaya devam etti.
Serbest kalan Garcilo şüpheleri üzerinden attığını düşünerek hayatına kaldığı yerden devam etti.
Ne var ki onu tanıyan bazı kişiler için tehlike sinyalleri artmaya devam ediyordu.
2003 yılında bir kız arkadaşı polise başvurarak Garcilo'nun kendisini yumrukla darp ettiğini ve tehdit ettiğini anlattı.
Bu kadın Garcilo'nun soğukkanlı tavırlarından ve sürekli mavi cerrah galoşları giyerek dolaşmasından rahatsız olmuş onu takıntılı bir sapık olarak nitelemişti.
Hatta Garcilo'nun evine tamire geldiğinde kendisine ısrarla çıkma teklifi ettiğini söylemişti.
Genç kadın bu tacizkar tavırlar üzerine Garcilo'ya karşı uzaklaştırma emri aldırdı.
Fakat tüm uyarı işaretlerine rağmen yetkililer bu adamı ciddi şekilde cezalandırmış değillerdi.
Önünde Los Angeles'ta işleyeceği daha dehşet verici suçlar vardı.
Garcilo 2005 yılı itibariyle Los Angeles'ın El Monte isimli banliyosunda bir apartman kompleksinde yaşıyordu.
O sıralar birlikte olduğu kız arkadaşıyla aynı daireyi paylaşıyordu.
Tesadüf eseri apartman avlusunun karşı tarafındaki daireye yeni taşınan komşu 32 yaşında 4 çocuk annesi Mario Bruno'ydu.
Bruno yakın zamanda eşinden ayrılmış ve yeni bir başlangıç yapmak üzere bu eve yerleşmişti.
Ancak taşındıktan yalnızca 10 gün sonra bir aralık 2005 gecesi korkunç kaderiyle yüzleşecekti.
Gece yarısından sonra Bruno evinde uyurken garcılı mutfak penceresinden gizlice içeri süzüldü.
Genç kadına uykusuna saldırarak onu acımasızca bıçaklamaya başladı.
Mario Bruno, ertesi sabah yatağında ölü olarak bulunduğunda ortaya çıkan tablo tam anlamıyla vahşetin tarifi gibiydi.
Boğazı kesilmiş, vücudunda en az 17 bıçak yarası vardı.
Saldırgan bununla da kalmamış.
Bruno'nun her iki göğsünü çıkarmıştı.
Bu akıl almaz gaddarlık olay yeri inceleme ekiplerini bile dehşete düşürdü.
Mario Bruno'nun cinayet mahallinde katile dair çok az iz vardı.
Ancak dedektifler evin dışında önemli bir delil keşfettiler.
Mavi renkli bir cerrahi galoş apartmanın hemen dışında yerde duruyordu.
Bu galoş üzerinde Mario Bruno'ya ait bir damla kan tespit edildi.
Polis katilin profesyonelce iz bırakmamak için bu tür galoşlar giydiğini ve suç mahallinden kaçarken bunlardan birini düşürdüğünü anladı.
Ne var ki o dönem bu ipucunu belirli bir kişiye bağlayamadılar.
Garcilo Bruno'nun komşusu olmasına rağmen henüz güçlü bir şüpheli olarak öne çıkmamıştı.
Bu vahşi cinayette bir süre faili belirsiz kalacak ve Garcilo karanlık gölgesini başka bir kurbanın üzerine düşürmek için fırsat kollayacaktı.
2008 yılına gelindiğinde Michael Gargiulo Santa Monica'da başka bir kız arkadaşıyla birlikte yaşıyordu.
Yeni evi iki katlı bir apartmanın ikinci katıydı ve yatak odasının penceresi tam karşıdaki binaya bakıyordu.
Michelle Murphy adında 26 yaşındaki bir genç kadın tam da Gargiulo'nun penceresinden görebildiği karşı komşu dairede ikamet ediyordu.
Katilin bakışları bu kez Michelle'e çevrilmişti.
Önceki kurbanları gibi Michelle de onun kolayca yaklaşabileceği bir komşusuydu ve ne yazık ki o da geceleri pusuya yatmış bir avcının hedefiydi.
28 Nisan 2008 gecesi Michelle Murphy karanlığın içinde uykusuna dalmışken yatağında Garip bir hisle uyandı.
Üzerine abanmış bir adam elindeki tırtıklı bir bıçakla onu göğsüne ve koluna doğru ardı ardına saplamaya başladı.
Saldırgan Michel'in zayıf ve kısa boylu oluşuna güvenerek onu kolay lokma sanmıştı.
Ancak Michel canı pahasına...
Mücadele etti. Bir yandan bıçağın keskin ağzını kavrayarak darbeleri durdurmaya çalıştı.
Bir yandan da tüm gücüyle tekmeler savurdu.
Genç kadın can havliyle katili yataktan düşürmeyi başardı.
O arbede sırasında kolları ve elleri kesikler içinde kalmıştı.
Fakat ölmemişti.
Tam o anda maskeli saldırgan beklenmedik bir şey yaptı.
Duraksadı. Üzgünüm diyerek Kaçmaya başladı.
Michel bu dehşet dolu mücadeleden yaralı ama sağ kurtulmuştu.
Saldırganın aceleyle kaçarken evin çıkışında bıraktığı bir şey vardı.
Kan izleri. Michel'le boğuşurken bıçakla kendi bileğini kesen Gargiulo geride kanından bir iz bırakmıştı.
Santa Monica polisi olay yerindeki bu kan örneklerini derhal topladı ve ulusal DNA veri tabanına işledi.
Sonuç müthiş bir eşleşme verdi.
Kan... Michael Garcilo'ya aitti.
Ve bu yıllar önce Trisha Pacaccio cinayeti soruşturmasında Chicago polisinin aldığı DNA örneğiyle birebir uyuşuyordu.
Böylece Garcilo nihayet suçüstü yakayı ele vermişti.
Yıllardır gizemli bir hayalet gibi doluşan kapı komşusu katili bu kez kendi kanı yüzünden enseleniyordu.
6 Haziran 2008 tarihinde Michael Gargiulo Santa Monica Polis Departmanı tarafından resmen tutuklandı.
Hakkındaki ilk suçlama Michelle Murphy'ye yönelik kasten adam öldürmeye teşebbüslü.
Tutuklandığında arabasında yapılan aramada bir çanta dolusu bıçak, alet ve cerrahi galoş ele geçirildi.
El Monte'deki eski evinde yapılan incelemede ise Maria Bruno cinayetinde bulunan galoşun diğer tiki ortaya çıktı.
Üzerindeki DNA incelemesinde o galoşla da Gargiulo'ya ait Genetik iz saptandı.
Artık polis elinde Gargiulo'yu iki ayrı cinayet mahalline bağlayan sağlam deliller bulmuştu.
Eylül 2008'de savcılar eşli Ellery ve Mario Bruno'nun öldürülmesiyle Michelle Murphy'nin öldürme teşebbüs olaylarından Gargiulo'yu resmen suçladılar.
Ayrıca tasarlayarak ve tuzak kurarak adam öldürme gibi ağırlaştırıcı özel durumlara da iddianame eklediler.
Michael Gargiulo suçlamaların hiçbirini kabul etmeyerek masum olduğunu iddia etti.
Fakat yıllardır ardında bıraktığı kanlı izler sonunda onu yakalamıştı.
Los Angeles Emniyeti'nin elinde Glenview'dan Hollywood'a uzanan 15 yıllık bir seri cinayet serüveninin faili olduğuna inandıkları bir zanlı vardı.
Michael Garcilo'nun yakalanmasıyla birlikte adalet süreci yavaş ve zorlu bir yola girdi.
Yargı süreci yıllarca ertelendi.
Aradan 11 yıl geçtikten sonra nihayet 2 Mayıs 2019'da Los Angeles'ta duruşmalar başladı.
Dava medya tarafından yakından takip ediliyordu.
Çünkü içinde Hollywood sosyetesine uzanan ayrıntılar ve tüyler ürpertici suçlamalar barındırıyordu.
Dava boyunca ortaya konan deliller Garcilo'nun kurbanlarını önce dost canlısı bir komşu gibi yanına yaklaşıp sonra gece karanlığında avlayan bir avcı olduğunu gösteriyordu.
Bu nedenle savcılar onu kurbanlarıyla aynı mahallede yaşayıp onları evlerinde hedef aldığı için The Boy Next Door Killer yani kapı komşusu katili olarak da adlandırıyordu.
Davanın en dikkat çekici anlarından biri ünlü aktör Ashton Kutcher'ın tanık kürsüsüne çıkması oldu.
Kutcher, eşli Ellery'nin öldürüldüğü gece yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatarak jüriye kritik bir bağlam sundu.
Kutcher, Genç kadının öldürüldüğünü, ertesi gün öğrenir öğrenmez polisi aradığını ve o gece farkında olmadan kanlı halıyı gördüğünü anladığında dehşete kapıldığını söyledi.
Ünlü tanın ifadesi jüri üzerinde cinayetin dehşetini gözler önüne seren önemli bir etki bıraktı.
Davanın en önemli tanıklarından bir diğeri de hayatta kalan tek kurban olan Michelle Murphy idi.
Murphy 2008'deki saldırıdan nasıl kurtulduğunu gözyaşları içinde anlatarak mahkeme salonunu duygulandırdı.
Onun ifadesi sadece geçmişte yaşananları değil aynı zamanda bu travmanın halen süren etkilerini gösterdi.
Michael Gargiulo'nun savunma ekibi ise müvekillerinin suçlu olmadığı yönünde bir strateji izledi.
Avukatları Gargiulo'nun psikolojik bir bozukluk yaşadığını ve özellikle Michelle Murphy'e saldırdığı gece Fugue adı verilen bir trans halinde olup ne yaptığını hatırlamadığını iddia ettiler.
Bu savunmaya göre Gargiulo bilinç dışı bir nöbet anında saldırmış kendine geldiğinde pişmanlıkla özür dileyip kaçmış ve diğer cinayetlerde ise hiçbir ilgisi yokmuş gibi sunuldu.
Ayrıca Ashley Ellery ve Mario Bruno'nun öldürülmesi konusunda suçu başka kişilere atmaya çalıştılar.
Örneğin Ashley'nin başka bir erkek arkadaşı olabileceğini ima ettiler.
Ancak savcılar bu iddiaları çürütecek sayısız kanıt ve tanık ifadesi sunmuştu.
Özellikle Gargiulo'nun kendi DNA'sının olay yerlerinde bulunması ve geçmişteki şiddet eylemleri Juno'nun gözünde güçlü bir tablo çiziyordu.
4 ay süren yargılama sonunda 15 Ağustos 2019'da jüri kararını açıkladı.
Michael Gargiulo, Ashley Ellerin ve Mario Bruno'nun birinci derece cinayetlerinden ve Michelle Murphy'ye yönelik cinayet teşebbüsünden suçlu bulundu.
Mahkemenin ceza aşamasında savcılar Gargiulo'nun idam cezasına çarptırılması gerektiğini savundu.
Ancak... Kaliforniya eyaletindeki yasal suçlar ve temmiz talepleri nedeniyle cezanın resmen açıklanması uzun sürdü.
Nihayet 16 Temmuz 2021'de yargıç Michael Garcilo'yu idam cezasına mahkum etti.
Kaliforniya'da idam cezası yasal olsa da eyalet 2006'dan bu yana kimseyi idam etmemiştir ve mevcut eyalet valisi Gavin Newsom görevde olduğu sürece infazları durdurduğunu açıklamıştır.
Yani Gauculo için verilen idam cezası da muhtemelen uzun yıllar infaz edilmeyecek.
Oysa hayatının geri kalanını ölüm hücresinde geçirmeyi bekleyecek.
Mahkeme süreci boyunca Gauculo'nun 1993'teki Tricia Pacaccio cinayetine dair deliller de sunuldu ve jüriye onun gerçek bir seri katil profili çizdiği anlatıldı.
Ancak Pacacho davası Kaliforniya yargısının konusu olmadığından bu cinayet ayrı bir yargılama gerektiriyordu.
Sonunda 2021'deki mahkumiyetin ardından Illinois yetkilileri harekete geçti.
Eylül 2024'te Michael Gargiulo Los Angeles'ta hükümlü bulunduğu cezaevinden çıkarılarak Illinois'a iade edildi.
Glenview'da yıllar önce öldürülen Tricia Pacaccio'nun davasında nihayet resmen sanık sandalyesine oturtulmak üzere memleketine geri gönderildi.
Illinois eyaletinde idam cezası olmadığı için Pacaccio cinayetinden suçlu bulunursa Gargiulo muhtemelen ömür boyu hapis cezası ile karşılaşacak.
Bu adım Pacaccio ailesi için gecikmiş de olsa adaletin tamamlanması adına büyük önem taşıyor.
Michael Garcilo vakası içeride ünlü isimler ve dehşet verici detaylar sayesinde medya tarihinde de iz bırakan bir suç hikayesine dönüştü.
Basın Garcilo yakalanmadan önce bile ona çeşitli lakaplar takmıştı.
Los Angeles medyası özellikle Ashley Eller'in cinayetinin Hollywood bağlantısı nedeniyle Garcilo'dan Hollywood Ripper yani Hollywood parçalayıcısı diye bahsetmeye başladı.
Ayrıca kurbanlarına yakın yaşadığı ve güven kazanıp saldırdığı için bazı haberlerde kapı komşusu katil adı kullanıldı.
Bugün 49 yaşında olan Michael Gargiulo, Kaliforniya'nın idam mahkumlarının tutulduğu hapishanede cezasını beklemektedir.
Ellerin, Bruno ve Murphy davalarında hüküm diyen bu katil, şimdi de Illinois'de gençlik yıllarında başlayıp, tüm bu trajedileri tetikleyen ilk cinayeti için yargılanmayı bekliyor.
Onun hikayesi gerçek hayattaki canavarların bazen en sıradan görünen insanların arasından çıkabileceğini hatırlatıyor.
Bu podcast'in sonuna geldik.
Bir sonraki videoda görüşmek üzere.
Kendinize çok iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
