
Geceleri Kurban Arayan Seri Katil Eric Edgar Cooke
28 Kasım 2022 · 10 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Eric Edgar Cook 25 Şubat 1931'de Avustralya'nın Perth kentinde doğdu.
Cook ailesinin 3 çocuğunun arasından en büyüğüydü.
Aslında mutsuz bir evliliğin ilk çocuğuydu.
Babası Vivian Cook, anne Christine hamile kalınca onunla evlenmek zorunda kalmıştı.
Baba Cook alkolik birisiydi.
Christine hamileyken ona sıklıkla şiddet uyguluyordu.
Christine ise çocuğunu korumaya çalışıyordu.
Bu şiddet Eric Edgar Cook doğduktan sonra da devam etmişti.
Henüz çocuk olan Eric gözü önünde annesinin nelere maruz kaldığını görüyordu.
O da annesini korumaya çalışırken dayak yiyordu.
Okula gitmeye başladıktan sonra orada da yaşıtları tarafından zorbalığa maruz kaldı.
Gözle görülür bir fiziksel farklılığı vardı.
Dudağının üzerinde bir yarık vardı.
Damağı da aynı şekilde yarıktı.
Bunu düzeltmek için bir dizi ameliyat olsa da yüzündeki şekil bozukluğu kalıcı hale geldi.
Bu da onun daha fazla zorbalığa maruz kalmasına sebep oldu.
Görünüşünden utanıyordu.
Gitgide daha içe kapanık, güvensiz ve kısık sesle konuşan birisi olmuştu.
Kalıcı hafıza ve el becerisi gerektiren konularda çok iyi olmasına rağmen 6 yaşındayken bir öğretmenin çantasından para çaldığı için Subiaco Eyalet Okulu'ndan atıldı.
Newcastle Street Junior Okulu'na transfer edildikten sonra mırıltısı ve yara iziyle yine birçok şakaya konu oldu.
Highgate İlkokulu, Ford Street İlkokulu ve Newcastle Street Junior Teknik Okulu dahil her okulda kendisiyle alay edilmeye devam edildi.
Cook ayrıca zaman zaman yetimhanelere ve koruyucu ailelere verildi.
Gündüzleri okuldaki arkadaşları tarafından şiddet görürken bir yandan da babasının rutin dayaklarından kaçınmak için geceleri sokaklarda dolaşıyor, eve döndüğünde evin altında saklanıyordu.
Edgar sık sık kafa travmaları nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve kazaya yatkınlığı nedeniyle beyin hasarından şüpheleniyordu.
Bir genç olarak hayatındaki hemen hemen herkes tarafından reddedilmesinden duyduğu hayal kırıklığı yerel bir kiliseyi yakmasıyla sonuçlanacaktı.
Bunu korolarına girmek için seçmelere katıldıktan sonra yaptı.
Çünkü reddedilmişti.
Bu suçtan tam 18 ay hapis yattı.
İlerleyen zamanlarda küçük suçlara karışmaya ve mahalledeki evlere hırsızlık yapmaya başladı.
Cook suçlarının gazete küpürlerini bile kesip akranlarının etkileneceğini düşünerek onları gururla gösteriyordu.
Düşük seviyeli suça olan tutkusuna rağmen sonunda Edgar Cook için işler doğru yönde ilerliyor gibi görünüyordu.
21 yaşında daimi askeri kuvvetlerine katılarak yetişkinliğe ulaştığında temiz bir sayfa açmayı ve toplum tarafından kabul edilmeyi umuyordu.
Ancak Edgar'ın reddedilmeyi ve yalnızlığı geride bırakma umutları kısa sürdü.
Orduya katıldıktan 3 ay sonra terhis edildi.
Hırsızlık, zorla girme ve kundaklama konusundaki mahkumiyetleri onun peşini bırakmamıştı.
Yine de Edgar normal olmaya çalışıyordu ve bir yıl sonra 22 yaşındayken 19 yaşında bir garson olan Sarah Lavin isimli kadınla evlendi.
Çift 7 çocuk sahibi oldu.
Buna rağmen Edgar Cook içinde hala sorumlu dürtüler barındırıyordu.
Eric Edgar Cook bir aile hayatı yaşarken haneye zorla girme ve hırsızlıktan ibaret olan suçlarını bir anda acımasız cinayetlere dönüştürmeye başladı.
Belli bir sebebi yoktu.
Görünüşe göre rastgele öldürüyordu ve kurbanlarını öldürme yolları farklıydı.
Bu yollar sayısız vurkaç vakası, bıçaklama ve tüfekle ateş etmeyi içeriyordu.
Bu durum Perth'de yaşayan herkesi korkutmaya başlamıştı.
Kim olduğu bilinmeyen bir kişi şehirde terör estiriyordu.
Cook'un yaptıkları polisler için oldukça tutarsızdı.
Bu da polislerin ona yaklaşmasını zorlaştırıyordu.
Çünkü uyguladığı teknikler yüzünden sanki olayları farklı insanlar yapıyor gibi duruyordu.
Cook'un yaptığı atışlar birkaç farklı tüfekle yapılmıştı.
Kurbanlarını yaşamlarına yakından son verirken silahlarını değiştiriyordu.
Bir akşam rastgele bir kapıyı çaldı.
Ve şans eseri kapıyı açan ev sahibi çıkmıştı.
Edgar Cook da karşısında ev sahibini görür görmez gözünü bile kırpmadan tüfeğini ateşledi.
Tabi ki adam aldığı darbeyle yere yığılmıştı.
Başka bir seferde de masum kurbanlarını evlerine soyduğu insanlardan seçmişti.
Yine başka bir olayda bir mülke girdi ve bir çifti uyurken vurdu.
Evlerini ve eşyalarını olduğu gibi bıraktı.
Yanında hiçbir şey götürmemişti.
Cook bir kurbanının daha canını aldıktan sonra bu kez bir bardak limonatayla rahatlamak için kendisine evin içinde zaman ayırdı.
Ahlaksızlığının boyutu giderek artıyordu.
Resmen artık keyfini çıkarıyordu.
Bir akşam Cook nekrofiliğe bile dönüştü.
Gölgelerin arasından çıkarak bir kadının evine girdi.
Savunmasız kadına gizlice yaklaştıktan sonra başucu lambasının kordonunu çıkardı ve boynuna doladı.
Yine de kötülüğe şehvet duymaya devam eden Cook, kurbanının cansız bedenine cinsel saldırıda bulundu.
Peki peşinde polisler varken nasıl bu kadar rahat edebiliyordu?
1960'larda insanlar genellikle anahtarlarını geceleri arabalarında bırakacak kadar güvende hissediyorlardı.
Eric Edgar Cook bundan faydalanıyordu.
Neredeyse her gece bir araba çalıyordu.
Ancak sahibi sabah uyanmadan önce geri getiriyordu.
Tabi Edgar Cook her zaman arabayı sadece keyifle gezmek için kullanmamıştı.
Polis daha sonra çaldığı araçlardan bazılarının birkaç vurkaç olayına karıştığını da keşfedecekti.
Bu arada polis Pert'i terörize eden adamı ve adamları tuzağa düşürmek için çok çalışıyordu.
Soruşturmaları sırasında 12 yaşından büyük 30 binden fazla erkeğin parmak izi alındı ve 60 binden fazla 22 kalibrelik tüfek bulundu ve testleri yapıldı.
Ağustos 1963'te bir çalılığa gizlenmiş şüpheli bir tüfek bulundu.
Yapılan balistik inceleme sonucunda silahın Shirley McLeod isimli kadının cinayetinde kullanılmış olduğu ortaya çıktı.
Polis o konuma geri dönerek tüfeğin sahibini yakalamak istiyordu.
Çalıya, olta gibi bir şeyle tüfeğine benzer görünümlü ancak tamamen çalışmayan bir tüfeği bağladılar.
Nightcrawler'ı tuzağa düşürmeye hazırlardı.
Polisler bu bölgede katilin gelip tüfeği almasını bekliyordu.
Günler geçiyor ama herhangi bir hareket olmuyordu.
Tam her şey bitti dedikleri o anda 17 gün sonra adamın birisi gizlenmiş olduğu tüfeği almak için yavaş yavaş çalılığa doğru yürüdü.
Polisler Perth'e 4 yıl boyunca korku salan adamı sonunda tuzağa düşürecekti.
Büyük bekleyiş sonunda bitmişti.
Oraya tüfeği almaya gelen isim Eric Edgar Cook adında bir adamdı.
Polisler tarafından kıskıvrak yakalanarak sorgulanmak üzere ilçe merkezine götürüldü.
Başlangıçta herhangi bir suçla ilgisi olmadığını beyan etmesine rağmen Cook'un çözülmesi ve her şeyi itiraf etmesi çok uzun sürmedi.
8 cinayet ve 14 cinayete teşebbüste dahil olmak üzere 22 şiddet suçunu polise itiraf etti.
Cook aynı zamanda ayrıntılı itiraflarında 250'den fazla hırsızlık ve hırsızlık olayını ayrıntılarıyla anlattı.
Cook'un cinayet itirafları sırasında Jillian Brewer, Ve Rosemary Anderson ismindeki iki kadının ölümleri de vardı.
Ancak Daryl Baymish ve John Button isimli mahkumlar zaten bu suçlardan hüküm giymişlerdi ve onlar çoktan parmaklıklar ardındaydılar.
Cook'un itirafları sonraki temizlerde hem Baymish hem de Button tarafından kullanıldı.
Button'ın davasında Cook'un itirafının çok az inandırıcı olduğunu düşünüldü.
Oysa sadece gerçek katilin bilebileceği ayrıntılar sunulmuştu.
Avukatları onun şizofreni olduğunu iddia ederek akıl hastası olduğu gerekçesiyle suçsuz olduğunu iddia etti.
Devlet Akıl Sağlığı Hizmetleri Müdürü Eric Edgar Cook'un tamamen aklı başında olduğunu ifade ettiğinde savunması hızla reddedildi.
Devlet bağımsız bir psikiyatristin ikinci bir görüş beyan etmesi için Cook'u incelemesine izin verdi.
Ardından 3 günlük bir yargılamanın ardından 28 Kasım 1963'te kasten adam öldürülmekten suçlu bulundu.
Asılarak idam edilmesine karar verildi.
Mahkumiyetine itiraz etmek için gerekçeleri olmasına rağmen avukatlarına cinayeti işlediğini ve işlediği suçların bedelini ödemeyi hak ettiğini söyleyerek davaya devam etmemelerini söyledi.
Yine de Cook'un öldürülmeden önce temizlemesi gereken son bir şey vardı.
Eric Edgar Cook Ekim 1964'de idam edilmeden sadece birkaç dakika önce Gillian Brewer ve Rosemary Anderson'ın gerçek katili olduğuna incil üzerine yemin etti.
Bu iddialar o zaman yalan olarak görmezden gelinirken yıllar sonra bu cinayetlerden sorumlu tutulan hem Daryl Baymish'in hem de John Button'ın mahkumiyetleri bozulacaktı.
Ama o zamana kadar ikisi de cezalarını çekmişti.
Daha sonra 2011 yılında Avustralya hükümeti tarafından Daryl Baymish'e 425 bin dolarlık bir hediye ödemesi yapıldı.
Kimliği belirsiz bir kadın Cook'un idam edildiği sabah cezaevinin önünde protesto gösterisinde bulundu.
Cook batı Avustralya'dan asılan son kişi olarak tarihe geçecekti.
O günden sonra bir daha da idam cezası uygulanmadı.
Bu cezaya son uygulanan isim Eric Edgar Cook oldu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
