
12 Mart 2004 Fresno, California'daki küçük bir kasabada sıradan olmayan bir gün yaşanıyordu. İki kadın bir evin ön bahçesinde çocuklarının kendilerine teslim edilmesi için bağırıyorlardı. Dev bir adam çocukları onlara vermiyordu. Bu bağırışlar bölgenin sessizliğini bıçak gibi ikiye bölmüştü. İşte dünyanın en kötü adamlarından birisini tam olarak burada tanıyacaktık. Bu adam İsa’nın bir vampir olduğuna inanıyordu. Marcus Wesson. Şimdi biraz geriye gidip 12 Mart 2004 gününe nasıl gelindiğine bir bakalım.
Transkript
Merhabalar ben Onurcan Yenilmez.
12 Mart 2004 Fresno, Kaliforniya'daki küçük bir kasabada sıradan olmayan bir gün yaşanıyordu.
İki kadın bir evin ön bahçesinde çocuklarının kendilerine teslim edilmesi için bağırıyorlardı.
Dev bir adam çocukları onlara vermiyordu.
Bu bağırışlar bölgenin sessizliğini bıçak gibi ikiye bölmüştü.
İşte dünyanın en kötü adamlarından birisini tam olarak burada tanıyacaktık.
Bu adam İsa'nın vampir olduğuna inanıyordu.
Marcus Wesson.
Şimdi biraz geriye gidip 12 Mart 2004 gününe nasıl gelindiğine bakalım.
Marcus Wesson 1946 yılında 4 çocuğun en büyüğü olarak dünyaya geldi.
Babası Benjamin hiçbir zaman düzenli bir işte çalışmamış, kötü niyetli bir alkolikti.
Wesson'un babasının kendisini ve kardeşlerini taciz ettiği iddia edilmektedir.
Babaları içki içtiği zamanlarda onlara sarılıp sürekli öpüyordu.
Çocuklar babaları Benjamin sarhoşken istenmeyen fiziksel yakınlaşmalardan kaçınmanın en iyi yolunun o ayılana kadar saklanmak olduğunu biliyorlardı.
Hatta Marcus Weston'ın bir çocukluk arkadaşı Benjamin'in bir keresinde kendisine oral seks karşılığında 50 dolar ödemeyi teklif ettiğini ifade etmişti.
Weston'ın babası sonunda eşcinsel ilişki yaşadığı bir kuzeniyle kaçmaya karar verdi.
Bu ensest ilişki belki de Weston'a kendi aile içinde cinsel ilişkiye girmenin bir şekilde normal olduğu fikrine kapılmasını sağlamıştır.
Weston'ın annesi Carrie'nin kocasının çocuklarına uyguladığı taciz hakkında ne kadar bilgisi olduğu bilinmiyor.
Ailede anne de pek normal değildi.
Anne aileye her gün incil çalışmaları yaptıran ve çocukları elektrik kablosuyla kırbaçlayan katı bir 7.
gün adventistiydi.
Tüm bunlara rağmen Weston çocukken akrabaları tarafından nazik ve iyi bir çocuk olarak hatırlanıyordu.
En sevdiği oyun vaizcilik oynamaktı.
Zaten böyle katı dindar bir ailede başka bir oyunda olamazdı.
Weston 17 yaşında liseyi bıraktı ve orduya katılarak ambulans şoförü oldu.
Ordudan 1968'de terhis edildi ve hemen Rosemary, Maytorena adında bir evli kadınla birlikte oldu.
Kendisinden neredeyse 10,5 yaş büyük olan Rosemary'nin zaten birkaç çocuğu vardı.
Çok geçmeden Marcus Weston'dan da Adair adını verdiği bir oğlu oldu.
Weston bir çocuğu olmuş olmasına rağmen onunla pek ilgilenmiyordu.
Bunun yerine Rosemary'nin 8 yaşındaki kızı Elizabeth'le vakit geçirmekten çok daha mutluydu.
Weston'un Elizabeth'e olan ilgisi kısa sürede fiziksel bir hal almaya başladı.
Tanrı'nın kendisine Elizabeth'in karısı olduğunu söylediğini iddia etti.
Çocukla evde resmen bir evlilik töreni düzenledi.
Daha sonra onu okuldan alarak kişisel olarak eğitmeye başladı.
Elizabeth 12 yaşındayken ona cinsel tacizde bulunmaya başladı.
14 yaşındayken Weston'ın bebeğine hamile kaldı ve yasal olarak evlenme yaşına gelir gelmez evlendiler.
Weston Elizabeth 26 yaşına gelene kadar ondan 10 çocuk daha yaptı.
Weston ailesini büyütmeye bırakmadı.
3 yeğeniyle evlenmeye ve onlardan çocuk sahibi olmaya devam edecekti.
Ruby Ortiz, Rosa ve Sofina Soloria'dan da çocuklar olmuştu.
Bu evlilikler kendi kızlarından ikisiyle yaptığı evliliklere ek olarak gerçekleşti.
Bu kadar çocuğu nasıl kandırıyordu?
Ne kadar çocuk da olsalar durumun yanlış olduğunun kimse farkına varamıyordu.
Çünkü Marcus Wesson hepsinin beynini dinle yıkıyordu.
Onlara inandığı saçmalıkları anlatıyor ve haliyle çocuklar anlattıklarının gerçekleşmemesi için dediklerini yapıyorlardı.
Marcus Wesson İsa Mesih'in bir vampir olduğunu iddia ediyordu.
Her ikisinin de sonsuz yaşamla bağlantılı olduğunu düşünüyordu.
Kendi ev yapımı inciline kan içmenin ölümsüzlüğün anahtarı olduğunu yazmıştı.
Annesinin yaşam tarzını daha da güçlendiren Wesson aile için bir düzine antika tabutta satın almıştı.
tavukların çocukları için yatak olarak kullanıldığını iddia etmişti.
Wesson, tarikat lideri David Koresh'ten etkilenmiş ve onunla bir yakınlık hissetmişti.
1993 yılında Waco'daki yerleşkenin kuşatılması sırasında Wesson televizyonun karşısına dikilmiş, ağzı açık baskını izliyordu.
Çocuklardan oluşan ailesine, bu adam tıpkı benim gibi, Tanrı için çocuk yapıyor diye bahsediyordu.
Koresh gibi, Weston da kolluk kuvvetlerine karşı derin bir nefret besliyordu.
Ailenin reisi Marcus Weston, 18 çocuğunun hepsinin babası veya büyük babasıydı.
Kızları Kiyana ve Sebrena'la, yeğenleri Rosa ve Sofina Solorio ve Ruby Ortiz ile ensest bir ilişki kurmuştu.
Ruby Ortiz, 13 yaşa geldiğinde Weston ona kendisiyle evlenecek yaşa geldiğini ve Tanrı'nın bir erkeğin birden fazla eşe sahip olmasını istediğini söyledi.
Ayrıca Tanrı'nın halkının soyunun tükendiğini, Tanrı'nın çocuklarını korumalarını gerektiğini söyledi.
Çocuk sahibi olmanın sadece Tanrı için olduğunu düşünüyordu.
Bunun sonucunda Ortizin, Weston'dan Aviv adında bir erkek çocuğu oldu.
Erkekler çok rahattı ama kızlar boyunduruk altındaydı.
Kendi erkek kardeşleri ve kuzenleri bile başka erkeklere karşı cinsel duygular geliştirmesinler diye onlardan uzak tutuluyordu.
Çocuk gelinler, Kendi çocuklarına bakmanın yanı sıra tüm temizlik ve ev işlerinden de sorumluydular.
Weston hiçbir çocuğunu ya da yeğenini okula kaydettirmemişti.
Bunun yerine çocuklarını evde eğitmiş ve genel derslerini saatlerce kendi tuhaf inançlarını vaaz vererek yapmıştı.
Çocuklar çok az bir eğitim almışlardı.
Bazen büyük kızlar küçük çocuklara öğretmenlik yapıyorlardı.
Eğitimse resim çizmek ve boyama yapmaktan ibaret görünüyordu.
Zaten başka da bir şey bilmiyorlardı.
Bir okula gidemedikleri için hiçbir şey öğrenememişlerdi.
Marcus Weston bu kadar çocuğa bakarken hiçbir iş yapmıyordu.
Çalışmayı reddediyordu.
Bunun yerine sosyal yardımlardan faydalanıyordu.
Weston'a göre aile reisi çalışmamalıydı.
Çocuklar çoğu zaman sadece pirinç yiyebildiklerini ve yemek için çöp bidonlarını karıştırdıklarını söylüyorlardı.
Çocukların dışarıyla hiçbir teması yoktu.
Bir barakada yaşıyorlardı.
Bu yüzden kimse fark edip de bu aileyi devlete şikayet edemiyordu.
Weston'un oğulları babalarının kendilerini 7.
gün Adventistleri olarak yetiştirdiğini ve bir insanın sahip olabileceği en iyi baba olduğunu iddia ettikleri için kızlarından tamamen farklı bir deneyim yaşamışlardı.
Uzun süredir devam eden bu düzeni Ruby ve Sofina bozmuştu.
İkisi Weston klanından ayrılmak istemişlerdi.
Marcus ilk başta kabul etmese de İkisinin erkek çocukları olan Jonathan ve Aviv'i bırakmaları koşuluyla gitmelerine izin verdi.
Ruby ve Sofina dış dünyaya çıkınca Marcus Weston'ın yaptıklarını daha yeni anlamaya başlamışlardı.
Farkındalık yaşadıktan sonra yapılanın yanlış olduğunu düşünüp çocuklarını geri almak istediler.
Bir de Weston'ın Fresno'dan Washington'a taşınma niyetini öğrendiklerinde hemen yola koyulmuşlardı.
İşte o kötü gün bu şekilde gelmişti.
12 Mart 2004'te Sofina ve Ruby çocuklarını geri almak için Wesson evinin ön bahçesinde bağırıyorlardı.
Tabi etraftan bu sesleri duyan komşular hemen polislere haber verdiler.
Polisler olay yerine geldiklerinde ilk başta sıradan bir velayet kavgası olduğunu düşünüyordu.
İçerideki dev gibi adam sıradanlığı öyle bir bozacaktı ki herkes neye uğradığını şaşıracaktı.
Polisler ilk etapta adamla konuşmak ve onu ikna etmek istiyorlardı.
Weston'la konuşmak ve sorunu çözmeye çalışmak için kapıyı çaldıklarında beline kadar inen kırılaşmış saçlarıyla devasa bir adam cevap verdi.
Dışarıdaki sinirli kadınların aksine Weston sakin ve işbirlikçiydi.
Çocukları teslim etmeyi kabul etti ama önce onlara veda etmek istiyordu.
Memurlardan beklemelerini istedi ve kapıyı kapatarak içeri döndü.
Daha sonra da içeriden arka arkaya silah sesleri gelmeye başladı.
İlginç bir şekilde polis eve girme konusunda tereddütlü davrandı.
Yaklaşık bir buçuk saat sonra Wesson ön kapıdan dışarıya çıktı.
Kıyafetleri kan içindeydi.
Polisler adamı böyle görünce hemen üzerine atıldılar ve adamı kelepçelediler.
Wesson hiç zorluk çıkarmadı.
Diğer memurlarsa içeriye koştu.
Ev karanlık ve sessizdi.
Bir duvara birkaç tabut yığılmıştı.
Bu durum memurları tedirgin etse de ilerlemelerine engel olmadı.
Memurların arka odada buldukları şey o kadar korkunçtu ki gördüklerini bir daha unutamayacaklardı.
İçeride kanla kaplı bazıları çocuk olan bir yiğen ceset vardı.
Her biri gözlerinden vurulmuştu.
Tam 9 kişi evde hayatını kaybetmişti.
9'u da vurularak öldürülmüşlerdi.
Bu 9 çocuk Wesson'un çocukları veya torunlarıydı.
Kimliklerin belirlenmesi için DNA testi yapılınca asıl gerçekler ortaya çıktı.
ilk başta böyle bir durum olduğunu bilmiyorlardı.
Sonuçlar geldiğinde Marcus Wesson'ın ahlaksızlığının gerçek boyutu nihayet ortaya çıktı.
Hepsinin kendi çocuğu ve çocuk gelini olduğu anlaşılmıştı.
Wesson kendisinin İsa olduğuna ve aileyi ayırmaya çalışan olursa hepsinin cennete gideceğine inanıyordu.
Marcus Wesson'ın yaptıkları ortaya çıktıktan sonra dava dosyası oluşturulmaya başladı.
Dava Fresno tarihindeki en kötü toplu cinayet olarak kabul edildi.
Duruşmalar başlamadan önce Wesson hala kontrolün kendisinde olması için savaşıyordu.
Kamu avukatı istemediğini, kendi avukatlarını David Magritch ve Jerry Harvey tutmak istediğini söyleyerek duruşmasını iki kez erteledi.
Wesson'un kendi avukatlarının masraflarını karşılayıp karşılayamayacağı belli değildi.
Bu yüzden davayı mecburen kamu avukatları üstlenmek zorunda kaldı.
3 Mart 2005 tarihinde Wesson'un duruşması sonunda başladı.
Marcus Wesson'a 9 kez birinci derece cinayet ve 14 kez taciz ve tecavüz suçlamaları yöneltildi.
Birçoğu hala ona sadık olan aile üyeleri ifade verirken jüri Wesson'ın ailesine yaşattığı dehşeti öğrenmeye başladı.
Wesson'ın savunması kimseyi öldürmediğini, tetiği aslında kızı ve aynı zamanda eşi olan Sabrina'nın çektiğini, önce çocukları sonra da kendisini öldürdüğünü iddia etmekti.
Kanıtlar yetersizdi.
Silahta parmak izi yoktu ama DNA'sı vardı.
Cesedi diğerlerinin üzerindeydi ve cinayet silahı onun altında bulunmuştu.
Ancak düştüğü yerde mi yattığı yoksa oraya mı yerleştirildiği bilinmiyor.
Robbie ve Sofina'nın ifadeleri Weston'ın aile üzerinde tam bir kontrole sahip olduğunu ve polis müdahale etmeye kalkarsa bu eylemi gerçekleştirmelerini emrettiğini gösteriyordu.
Weston'ın kendisi çekip giderken zor işleri bir kadına yaptırma modeline aslında uyuyordu.
Mahkemeler sırasında bu tartışmalar sürüyordu.
Weston zaten suçluydu.
Yıllarca çocuklara yaptıklarından dolayı zaten ceza alacaktı.
Ancak cinayetten de ceza alması gerekiyordu.
Sonunda jüri için tetiği kimin çektiğinin bir önemi kalmadı.
Marcus Weston tüm iddialardan suçlu bulundu ve 27 Haziran 2005 tarihinde tecavüz ve taciz suçlarından 102 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Çocuklarını ve torunlarını öldürmek suçundansa ölüm cezasına çarptırıldı.
Ülkenin en büyük ölüm koğuşu olan San Quentin hapishanesine gönderildi.
Orada meşhur seri katiller Rodney Alcala, Charles Inc.
vardı. Ayrıca Richard Davis ve Scott Patterson gibi kötü şöhretli katillerle birlikte olacaktı.
Mart 2019'da Kaliforniya valisi Gavin Newsom, Weston'un hayatını bağışlayarak eyaletteki infazlar için bir erteleme imzaladı.
Ölüm cezasından kurtulmuş olsa da şartlı talihi için hiçbir zaman uygun olmayacak.
Weston kendisine vampir kral diyordu.
Bunun nedeni kendisinin İsa olduğuna ve İsa'nın da bir vampir olduğuna inanmasıydı.
Onun inandığı İncil'in farklı bir versiyonunda İsa ölümsüz olmak için kan içiyordu.
Bu yüzden o da içmeliydi.
Bu polis binaya girdiğinde bulunan tabutları açıklıyor ve Weston'a ne kadar hayalperest olduğunu gösteriyordu.
Çocuklar 2010 yılında medyadaki sessizliklerini bozdular ve ABC News'de gazetecilere konuştular.
Hepsi de iyileşmeye ve hayatlarını ellerinden geldiğince devam etmeye çalıştılar.
Artık Weston'la herhangi bir temasları yok.
Toplumda Elizabeth'i suçlayan insanlar da vardı.
Çünkü Weston her şeye onunla başlamıştı.
Ancak Elizabeth'in beyni Weston tarafından yıkandığında henüz çok küçüktü.
O sıralarda doğruyu ve yanlışı ayırt edemezdi.
Karşısında dindar ve etkileyici bir karakter vardı.
O da bunu çok iyi kullanmıştı.
Bu çocukların dış dünyayla hiçbir bağlantısı olmadığı için Weston ne derse ona inanmak zorunda kalmışlardı.
Bu yüzden Elizabeth'le başlayan bu yolda aslında en büyük kurbanlardan birisi kendisi olmuştu.
Çocukluğunu, gençliğini yaşayamadan evde üst üste binen çocuklara bakmak zorunda kalmıştı.
Marcus Wesson da şu anda 77 yaşında hala St.
Quentin hapishanesinde cezasını çekmeye devam etmektedir.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
