
Dünyanın En Şanssız Piyango Kazananı - Abraham Shakespeare
16 Temmuz 2021 · 9 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Piyangoda büyük ödülü kazanmak sanırım herkesin hayalidir.
İnsanlar bir gün piyangoyu kazanacağı hayaliyle sık sık bilet alırlar.
Abraham Shakespeare de bu hayale sahipti.
Bir gün voley vuracağı düşüncesiyle piyango alıyordu.
Sonunda bu şansı da yakaladı ama bu piyango ona uğursuzluk getirmişti.
Abraham Lee Shakespeare 24 Nisan 1966'da Florida'da doğdu.
Dünyaya fakir bir ailede gelmişti.
Ailesi hayatta kalabilmek için mücadele veriyordu.
Genç Abraham da bu zorluklarla okumaya çalışıyordu.
Ama öğrenme güçlüğü vardı.
Okula ayak uyduramıyordu.
7. sınıfa gelmesine rağmen hala okuma yazma bilmiyordu.
Okulu bırakarak babasıyla bağ bahçe işlerinde çalışmaya başladı.
13 yaşındayken çalıştığı yerde hırsızlıktan yakalanınca ıslah evinin yolunu tuttu.
5 yıl yattıktan sonra 18 yaşında serbest kaldı.
Abraham için hayat yeniden başlıyordu.
Çalışıp geçinebilmesi lazımdı.
Oysa bir yeteneğe sahip değildi.
Eğitimsizdi. Lakeland ve Tampa civarında getir götür işleri yaparak zar zor hayata tutunmaya çalışıyordu.
İlerleyen zaman içerisinde evlenip çocuk sahibi oldu.
Tabi böyle ekonomik sıkıntılar evliliğinin iyi gitmesini engelliyordu.
Sonunda eşiyle ayrıldılar.
Abraham oğlunu çok seviyordu ve onunla sık sık ilgileniyordu.
Etraftan bilindiğine göre iyi kalpli bir insandı.
Kimseye bir zararı dokunmazdı.
90'larda çalışmaya başladığı bir et işletmesinde kamyon şoförü yardımcısı oldu.
Michael Ford adlı kamyon şoförüyle oradan oraya gidiyorlardı.
15 Kasım 2006'da yol üzerinde uğradıkları bir markette Abraham iki tane piyango bileti satın aldı.
Şansını denemek istiyordu.
O gece ödülü kazanan numaralar açıklandığında Shakespeare ailesi için inanılmaz anlar yaşandı.
Abraham Shakespeare 30 milyon dolarlık piyangoyu tutturmayı başarmıştı.
Bir anda her yerde ismi geçmeye başladı.
Artık fakir hayatı son bulmuştu.
Zenginler kulübüne girmişti.
Yaşadığı eyalette kazandığı paradan vergiler kesildikten sonra eline 17 milyon dolar geçmişti.
Tabi bu parayı duyan herkes Abraham'ı aramaya başladı.
Abraham artık onların en sevdiği arkadaşı, en sevdiği akrabasıydı.
Ondan para istemeyen tek kişi Dindar annesiydi.
Abraham da iyi niyetli birisi olduğu için kendisine para isteyenlere veriyordu.
O verdikçe daha fazla istiyorlardı.
Hatta tanınmadığı insanlar bile kapısına dayanıyordu.
İyi niyetli bir insan olmasını yanında cahildi de.
Kolay kandırılan birisiydi.
Wakeland'in eteklerinde bir ev satın alırken 300 bin dolar dolandırıldı.
Büyük para sahibi olmanın nasıl değişik bir şey olduğunu yaşadıkça fark ediyordu.
Eski kız arkadaşları hemen geri dönmek istediklerini söylüyorlardı.
Neredeyse tüm eski kız arkadaşlarına da araba satın aldı.
Biletler alındığında orada olan kamyon şoförü Michael Ford, Abraham'ı mahkemeye verdi.
Biletlerin gerçek sahibi olduğunu, Abraham'ın cüzdanından çaldığını iddia etti.
Eğer 1 milyon dolar verirse davayı geri çekeceğini söylüyordu.
Abraham bu teklifi kabul etmedi.
Sonunda Ford aleyhine tanıklar mahkemede ifade verince davayı kaybeden taraf oldu.
Üst üste gelen bu para isteme hastalığı Abraham'ı bunaltmıştı.
Kimseyle görüşmemeye başladı.
Etrafında kim varsa onu kullanmaya çalışıyordu.
Yalnız annesi dışında.
Annesi dindar bir kadındı.
Paranın uğursuzluk getireceğine inanıyordu.
Abraham Shakespeare tam herkesten uzaklaşmışken karşısına birisi çıktı.
Doris Donegan bir anda tüm güveni üzerinde toplayacaktı.
Abraham için boşalan alanı dolduracak.
Bu arada Doris de çok iyi bir yalancı ve dolandırıcıydı.
Daha önce çalıştığı şirketlerde üzerine para geçirmekten yargı karşısına çıkmıştı.
İki defa da şartlı serbestlik almıştı.
Abraham onun için kolay bir lokmaydı.
Doris Donegan hemen onunla bir görüşme ayarladı.
Ona arkadaşları gibi yaklaşmadı.
Mesela para istemedi.
Kendisine yazar olduğunu, hayatının kitabını yazmak istediğini söyledi.
Daha sonra tüm parasını rahat kontrol edebilmesi için bir limited şirket kurmasını önerdi.
Abraham sonunda ondan para istemeyen birisini görünce kadına güvendi.
Doris'in tavsiyesine uyarak tüm parasını yeni kurduğu şirkete yatırdı.
Parayı doğru kullanmayı kendisine öğretecek birisiyle tanıştığı için de memnundu.
Şirkette parayı kendisi ve Doris erişebiliyordu.
Bir hafta sonra Doris şirketten 1 milyon dolar çekti ve Hillsborough County'de kendine harika bir ev satın aldı.
Bir de 70 bin dolara korvet alarak hayatını yaşamaya başladı.
Bu sırada Abraham'ın hiçbir şeyden haberi yoktu.
Doris ona haftalık elle yazdığı raporları sunuyordu.
Her şey harika görünüyordu.
En azından bildiği kadarıyla.
Bir süre sonra Abraham Shakespeare hesaplarını kontrol etmek istedi.
Şimdi işler karışabilirdi.
Doris bunu fark edince asistanını bankaya gönderdi ve Abraham'ın durumu öğrenmesini engellemeye çalıştı.
Abraham bundan şüphelenince Doris'in parasını çaldığını tespit etti ve onu tehdit etti.
Yollara ayrılacaktı.
Ama Nisan 2009'da Abraham ansızın ortadan kayboldu.
Akrabaları ve arkadaşları yalnız kalmak için uzaklaştığını düşünüyorlardı.
Uzun zaman geçince de endişelenmeye başladılar.
Doris Donegan bu endişeyi görebiliyordu.
Her nasıl olduysa Abraham'ın telefonuna sahipti.
Adamın telefonundan ailesine mesaj gönderip kafasını dinlediğini yazıyordu.
Abraham 42 yaşında olmasına rağmen okuma yazması yoktu.
Ondan mesaj gelince ailesi garip karşıladı.
Yazılan mesajlar çok düzgündü.
Abraham böyle yazamazdı.
Ailesi telefonu aradığındaysa açan kimse yoktu.
Sadece mesaj atılıyordu.
Bir süre sonra sadece Abraham'ın bilebileceği sorular sorulmaya başlandı.
Tabi cevap gelmiyordu.
Doris işler sarpa saracağı anda Abraham'ın kuzeni Gregory Smith'e ailesine Abraham'dan bir kart getirdiğini söylemesi için 5000 dolar para verdi.
Kuzeni nasıl olsa bir şey olmamıştır diye bu bedava parayı kabul etmekten çekinmedi bile.
Aylar sonra Kasım 2009'da sonunda annesi Abraham için polise kayıp ihbarında bulundu.
Soruşturma sürerken dayanamayan kuzen Gregory Smith polise Doris Donegan'dan aileye kart vermek için 5000 dolar para aldığını söyledi.
Polisler Doris'e bazı sorular sordular.
Kadın Abraham'la ilgili kötü söylentiler yaymaya başladı.
Durumun ciddiyetinin farkına varmıştı.
Genç bir kıza istismarda bulunduğunu Ve saklandığını söyledi.
Bir kez de yasa dışı madde satışı yapan insanlarla tanışmış onlarla çalıştığını söyledi.
Daha önce para alan kuzeni Gregory Smith'i ikna ederek bir operasyon planladılar.
Operasyonda Gregory ve gizli bir polis olacaktı.
Amaçları Doris Donegan'ın Abraham'ı öldürüp öldürmediğini kanıtlamaktı.
Gregory'e dinleme cihazı takarak Doris'le arkadaş olmasını istediler.
Doris önceki anlattıklarından farklı olarak bir suç örgütü tarafından Abraham'ın evinde vurulmuş olabileceğini söyledi.
Onun evinin oradaki beton levhanın altına gömmüş olabilirlerdi.
Polisler bu ifadeyi göz önüne alıp mülkü aramak için izin çıkardı.
Gerçekten de levhanın altında Abraham Shakespeare'in cansız bedeni bulundu.
Adli tıpa göre birkaç ay önce göğsünden vurulmuştu.
Doris Donegan sorgulanmak için karakola götürüldü.
Aleyhinde deliller olmasına karşılık hala yalan söylüyordu.
Shakespeare'in mal varlığı kontrol edilince Doris'in çekmiş olduğu paralar ortaya çıktı.
Ayrıca balistik raporuna göre adamı vuran mermiler Doris'in silahından çıkmıştı.
Doris'in asistanı Judith de patronunu ele veriyordu.
Bankaya gittikten sonra bir daha Abraham'ı görmediğini söyledi.
Doris Donegan sorgular sırasında polislere akıl oyunları yapıyordu.
Sürekli konuyu başka yerlere çekiyordu.
Onları araştırmaları için başka isimler söylüyordu.
Suçu başkasına atıp kurtulmaya çalışıyordu.
Yasadışı madde satıcıları tarafından öldürülmüştü.
Kuzeni tarafından öldürülmüştü.
Hatta kendi oğlu tarafından bile öldürülmüştü diye söylüyordu.
Saçmaladıkça saçmalıyordu.
Geldiği noktada kendi oğlunu bile suçlayabiliyordu.
En son daha da ileriye gidip 70 yaşındaki Abraham'ı daha önce görmemiş olan kendi babasını bile ortaya attı.
Tabi polisler asıl suçluyu biliyordu.
Bu yüzden polisleri bir şekilde kendi tarafına çekmeliydi.
Bunun için onlarla yatmayı bile teklif etti.
Kendini kurtarma çalışmaları hiçbir işe yaramadı.
Sonunda 2 Şubat 2010 günü birinci derece cinayetle mahkemeye çıktı.
Duruşmalar boyunca suçsuz olduğunu iddia ediyordu.
Duruşmalar yaptığı manipülasyonlar yüzünden tam 2 yıl sürdü.
10 Aralık 2012'de de suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Abraham Shakespeare bu şekilde hayatını kaybetmişti.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
