
Transkript
Joachim Kroll 17 Nisan 1933'te Doğu Almanya'nın Hindenburg şehrinde doğdu.
Babası madenciydi. Çocukluğunda çok zayıftı.
Uzaktan hastalıklı gibi duruyordu.
Tam 9 kardeşten birisi olan Joachim çocukken altını da sık sık ıslatıyordu.
Bu eylemi sürekli hale getirmesinden dolayı özgüvensiz, içine kapanık bir çocuk olmuştu.
Okulda da durumu pek iyi değildi.
Anlaşılana göre zeka geriliği vardı.
Yıllar sonra yapılan teste göre 76 IQ'ye sahipti.
Daha 6 yaşındayken Almanya'nın tüm dünyaya savaş açmasıyla babası askere alındı.
1939 yılında askere alınan baba bir daha da geri dönemedi.
Anneleri 9 çocukla baş başa kalmıştı.
Geçim zorluğu yaşanınca 1947 yılında anne yanına çocukları da alarak Dielsburg yakınlarında bir köye yerleşti.
Anne çocuklarına hizmetçilik yaparak bakıyordu.
Ailede Joachim dışında 3 erkek daha vardı.
Gerisi kızdı.
Joachim yaşından dolayı okula gidiyordu.
Abileri de çalışmak için evden ayrıldılar.
Tabi Joachim zeka problemlerinden dolayı okulda başarısız olunca o da bir çiftlikte çalışmaya başladı.
Zaman bu şekilde akıp giderken Kroll büyüyordu.
Büyüdükçe cinsel hazları da ortaya çıkıyordu.
Onun içinde bulunan şey başkaları gibi değildi.
Daha farklı şeylerin hayalini kuruyordu.
Bazılarına göre evinde şişme bebekler vardı.
Onlarla sürekli ilişkiye giriyordu.
Ama normal bir şekilde değildi.
Oyuncağını bağlayarak veya boğarak yapıyordu bunları.
Daha sonra 1955 yılında işlerin raydan çıkmasına sebep olacak bir gelişme oldu.
Annesi hayatını kaybetti.
Hakin bu olaydan sonra da ilk saldırısını gerçekleştirdi.
Saldırdığı kadınla ilişkiye girdikten sonra kendisini göstermeden kaçabilmişti.
Kimliğini ifşa etmediği bu olaydan yakalanmadı.
Bundan sonra devamı da gelecekti.
8 Şubat 1955'te uzun yıllar sürecek ilk eylemini yaptı.
Volstead kasabasına doğru giden ormanlık bir yolda yürüyüş yapıyordu.
Bu sıralarda tek başına yürüyen 19 yaşındaki Irmgard Strel ile karşılaştı.
Genç kız da tek başına yürüyordu.
Hakim onu görür görmez içindeki engellenemez dürtüyle yanına gitti.
Kısa bir sohbetten sonra...
Onu ormana sürüklemeye ve öpmeye çalıştı.
Irmgard müsaade etmeyince onu dövmeye başladı.
İleride terk edilmiş bir kulübe görünce bu kez de oraya sürüklemeye çalıştı.
Irmgard kendisine direndikçe Joachim daha fazla haz alıyordu.
Yanında taşıdığı bıçakla kızın yaşamına son verdikten sonra onunla cinsel ilişkiye girdi.
İlk kez denediği bu şey onu çok tatmin etmişti.
Joachim Korg kendisinden öncekiler ve sonrakiler gibi karanlık tarafa geçmişti.
Daha sonra Irmgard'ı bir çiftliğe attı.
Cansız bedeni 5 gün sonra bulundu.
Ama ortada bir delil yoktu.
Joachim Kohl annesini kaybettikten sonra Dizburg'a yerleşti.
Burada tuvalet temizlikçiliği yapıyordu.
Yaşadığı yeni bölgede herkes onun aklının az çalıştığını biliyordu.
Aklı çocuk yaştaydı sanki.
Bu nedenle çocuklarla çok iyi anlaşıyordu.
Onun arkadaşları hep çocuklardı.
Dışarıdan bakınca çocuklarla oynamayı seven zararsız birine benziyordu.
Ama bu görünüşten çok uzak duygular besliyordu.
İlk cinayetinden sonra ikincisi için bir yıl bekledi.
İkinci olayında 12 yaşındaki Erika Şulet de vardı.
Okul çıkışında denk geldi Erika'yı ıssız bir yere götürmeyi başardı.
Dövdükten sonra da onunla ilişkiye girdi ve olay yerinde bıraktı.
Bu olarak yaşamına son verdiği Erika'nın bedeni bir süre sonra bulundu ama yine delil yoktu.
Dosya faili meçhuller arasına katıldı.
Girdiği bu karanlık yolda sonuna kadar gidecekti.
Bir süre daha sessiz kaldıktan sonra 1959'da yeniden sahalardaydı.
Bir parkta tek başına yürüyen hayat kadınına saldırdı bu kez de.
Kadın hayatını kaybetmeyip hastaneye kaldırılınca da panik oldu.
Ama o hakimin yüzünü görmediği için onu ihbar edemezdi.
Rahatlamayla kendisini yeniden sokaklara attı.
Deesburg Reinhaus'un bölgesinde cansız bedenler bulunmaya devam ediyordu.
Haziran ayında Clara Tezmer'in cansız bedeni bulundu.
Görünene göre bu olarak hayatını kaybetmişti.
Bu olayla ilgili kadını daha önce tehdit etmiş birisi suçlandı ve tutuklandı.
Olayla ilgisi olmayan adam bu yüz kızartıcı suç yüzünden hapishanede kendi canını kıydı.
Bir ay sonra Temmuz ayında olaylar başka bir boyuta geçiyordu.
Öldürdüğü genç kadının kalçalarından parçalar almıştı.
Onları da evde pişirerek yemişti.
Yaşadığı seksüel has başka yerlere gidiyordu.
O hakim için artık bu yoldan geri dönüş yoktu.
Dresburg bölgesinin en kötüsü olacaktı.
Polisler Manuela'yı bulduğunda karşılarında nasıl bir insan olduğunu düşünmeye başladılar.
O kötülüğün gerçek bir adıydı.
Olayla ilgili yine bir şüpheli gözaltına alındı.
Kızın eski bir sevgilisiydi.
Bu olayla hiçbir alakası olmamasına rağmen o kadar yoğun sorgulamaya maruz kaldı ki sonunda dayanamayıp İşlemediği cinayeti kabul etti.
5 yıl sonra yaptığı itiraz zar zor sonuç bulunca serbest kaldı.
Başkası yüzünden tam 5 yıl yatmıştı.
O hakim Corll kendisine yeni hedefler bulabilmek için ıssız yerlerde geziyordu.
Trene veya otobüse binip ıssız bölgelerde yalnız yürüyen kızları takip ediyordu.
Daha sonra yakalayıp saldırmaya başlıyordu.
Bir sonraki hedefini bulduğunda yıl 1962 idi.
Arka arkaya küçük yaşlarda bulunan 3 kıza saldırdı.
Petra Gisele'yi öldürmesinden sonra polisler bölgede cinsel suç işlemiş birisini tutukladı.
Olay yerinde bulunan kan grubuyla aynı olduğu anlaşılınca adam durduk yere tutuklanmıştı.
6 yıl hapis attıktan sonra olaylarla hiçbir ilgisi olmadığı anlaşıldı ve serbest kaldı.
Bir sonraki kurban Monica Tafel'di.
Onun da hayatını kaybetmiş şekli benzer süreçlerden geçti.
Olayın sonucunda yine yanlış adam yakalandı.
Bir süre tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı ama...
Bu yaftayı daha fazla taşıyamayınca bir ormanda kendi canına kıydı.
Bazı olaylardan sonra böyle insanlar yakalanınca polisler eylemlerin arkasında tek bir insan olabileceğini düşünmüyordu bile.
Bu da o hakimin işlerini kolaylaştırıyordu.
Yine 3 yıl ara verdikten sonra ortaya çıktı.
Deesburg dışındaki bir göl kenarında arabada öpüşen erkek ve kız gördü.
Erkeği arabadan çıkarıp kıza ulaşmak istiyordu.
Arabanın arka tekerleğine elindeki bıçağı sapladı.
Erkek Herman bunu görünce hemen aşağı indi.
Tabi iner inmez bıçak darbelerine maruz kaldı.
Erkeği etkisiz hale getirdikten sonra sıra arabadaki kızdaydı.
Ama genç kız akıllıca davranıp tüm kapıları kilitledi ve şoför koltuğuna geçti.
Kornaya basıp etrafta ses yaparak gazada bastı.
O hakim ezilmekten son anda kurtuldu.
Kurtulmasına kurtuldu ama arkasında önemli bir görgü tanığı bırakmıştı.
Birkaç gün gözüne uyku girmedi.
Kızın kendisini teşhis edip de polislerin peşine düşmesinden korkuyordu.
Ama ilginç bir şekilde böyle bir şey olmadı.
Kız o anın verdiği heyecanla doğru düzgün teşhiste bulunamamıştı.
Tabi bu yine de o hakim korulun bir sene sessiz kalması için yetti.
1966'da suçlara devam etti.
Isız alanlarda bulunan kızlar, nehirlerde bulunan cansız bedenler.
Adam durmuyordu.
Arkasında delil de bırakmıyordu.
Polislerin eli kolu bağlıydı.
Karşılarında bir canavar mı yoksa bu olaylar farklı insanlar tarafından mı yapılıyor bilmiyorlardı.
1969'da bu kez hedefi dışındaki birine saldırdı.
61 yaşındaki bir kadın normalde onun hedefleri arasında değildi.
Ama kadına yaklaşıp sohbet etme çabası geri çevrilince tepesi atmıştı.
Ona kimse ters cevap veremezdi.
61 yaşındaki kadın da nasibini almış oldu.
Bu olaydan sonra şunu fark etti.
Gençlerin tadı daha güzeldi.
Yıllar boyunca bu şekilde olaylar devam etti.
Alman polisi bir türlü cinayetleri birbiriyle ilişkilendiremiyordu.
İlginç bir şekilde beceriksiz davranıyorlardı.
Bu sayede dışarıdaki seri katil de yoluna devam edebiliyordu.
Eğer 1976'daki olay yaşanmasa cinayetlerin arkasındaki adam asla yakalanmayacaktı.
1976'da Joachim Korl kendi bölgesinden bir kızı kaçırarak hata yaptı.
Zaten ortalık karışıktı.
Bir de aynı mahalleden birisi kaçırılmıştı ve tahminen hayatını kaybetmişti.
Yaşadığı 11 numaralı Freisenstrasse'deki binada ortak tuvalet kullanılıyordu.
Tuvalet temizliğinden sorumlu kişi de Huachim Korldu.
Bir gün tuvalete gitmekte olan komşusu Müllerle karşılaşınca ona tuvaletin tıkalı olduğunu, içinde bağırsaklar olduğunu söyledi.
Adam herhalde şaka yapıyor diye düşündü.
Aslında ortada bir şaka yoktu.
Müller gidip tuvalete bakınca gerçekten garip parçalarla karşılaştı.
Ayrıca çok kötü de bir koku vardı.
Ama bina sakinim Müller binadaki kasabın parçaları buraya attığını düşündü.
Sokağa çıkıp bir usta aramaya gittiğinde yolda Mary Ketter adlı çocuğu arayan polislerle karşılaştı.
İşte o an tuvalette gördüğü parçalar yeniden gözlerinin önüne geldi.
Polislere giderek bir şeyden şüphelendiğini söyledi.
Onlar da vakit kaybetmeden tuvaletin olduğu yere gittiler.
Karşılarında iğrenç bir manzara vardı.
Hemen olay yerine adli tıp uzmanları çağırıldı.
Tuvalet kırılıp borular açıldığında görüntü daha kötüydü.
Her yer parçalarla doluydu.
Nasıl bir insan bunu yapmış olabilirdi?
Bunu yapan bir insan olabilir miydi?
Polislere bu ihbar yapan Müller hemen sorgulanınca karşılarına Joachim Kohl ismi çıktı.
Polisler gidip kapısını çaldığında Adam kapıyı soğukkanlılıkla açtı.
Tuvaletin tıkalı olmasıyla ilgili kendine sorular sorulunca sorumlusunun yine kendisi olduğunu söyledi.
Anlattığına göre bir tavşan avlamıştı ve onun parçalarını da oraya atmıştı.
Tabi ki polisler buna inanmıyordu.
Tam bu sırada içeriden et kokuları da geliyordu.
Mutfakta belli ki bir şeyler pişiriliyordu.
İçeriye giren bir polis mutfaktaki tencerenin kapağını kaldırdığında gözlerine inanamadı.
Pişirilen yemeğin içinde bir insan eli vardı.
O hakim o sırada sakinliğini hala koruyordu.
Yakalandığını anlamış ama bunu önemsemiyordu bile.
Evin içinde yapılan araştırmalarda başka detaylar da bulundu.
Anında sorgulanmak için tutuklanarak karakola götürüldü.
Karakolda her şeyi anlatıyordu.
Dolapta bulunan etleri market masraflarını düşürmek için yaptığını söylüyordu.
Bunun dışında polislere tam 14 kişiyi öldürdüğünü itiraf etti.
O hakim kral bunları anlatmasa polislerin önceki olayları tek bir adamın yaptığından haberi bile yoktu.
O anlattıkça sorgulamadaki yetkililer şok oluyordu.
Her şeyi bu kadar net anlatınca akli dengesinin yerinde olup olmadığını tespit etmek için psikiyatrlar devreye girdi.
Yargılanma süreci ona göre başlayacaktı.
Tam 3 yıl boyunca gözetim altında olan bu adamın yaptıklarının farkında olduğu anlaşıldı.
Yani kendi iradesiyle işlemişti suçları.
Psikiyatrların onayı üzerine 1979'da duruşmalar başladı.
Zaten suçlar ortadaydı.
Adam da kabul ediyordu.
Ama yine de eski suçlara dair dosyaların oluşması beklendi.
1979 yılında başlayan mahkeme 1982 yılında son buldu.
Bu hakim Kroll müebbet hapse mahkum edildi.
Bu kararı da soğukkanlılıkla karşıladı.
Cezasını çekmek için Reinbach hapishanesine gönderildi.
Buradayken de 1 Temmuz 1991 tarihinde kalp krizinden 58 yaşında hayatını kaybetti.
Almanya'nın en cani insanlarından birisi bıraktığı acılardan sonra hayatını kaybetmişti.
Mezarı hiç kimsenin bilmediği bir yere açıldı.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
