
Transkript
Angel Resendiz 1959 yılında Meksika'da dünyaya geldi.
Öyle düzgün bir ailesi de yoktu.
Bu nedenle düzenli yaşadığı bir evi de yoktu.
Pueblo şehrinde sokaklarda yaşayarak büyüdü.
Yaşı büyüdüğünde artık Amerika'ya kaçma hayalleri kuruyordu.
1976 yılındaki ilk girişiminde yakalanmasıyla sınır dışı edildi.
3 yıl sonra bu kez fark edilmeden girmeyi başardı.
Girdiği andan itibaren suçlar da arka arkaya geldi.
Asla dur durak bilmiyordu.
Maryland, Texas, Louisiana, Florida ve New Mexico eyaletlerinde geziyordu.
İşlediği suçların sonucunda 27 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Ancak bu kadar yıl hapiste kalmadı.
Şartlı tahliyeler gibi nedenlerle 1995 yılına kadar sadece 9 yıl hapis yattı.
Serbest kaldıktan sonra yük trenlerine gizlice binerek farklı duraklarda inip gittiği bölgeyi geziyordu.
Tabi buralarda hırsızlık, saldırı, taciz gibi suçlardan da geri kalmıyordu.
Hayatı trenlerde geçtiği için ileride demir yolu katili lakabını alacaktı.
Gittiği her yerde soygun yapıyordu.
Bu sayede levy, balyoz, tüfek gibi aletleri de alabiliyordu.
Bu aletler onun cinayet silahıydı.
Taktiği basitti. Çok az insanın olduğu bir durakta inip birilerinin canını alıp sonra trene binip Yeniden yoluna devam ediyordu.
İlk cinayetlerini işlediğinde tarihler 1997 yılını gösteriyordu.
23 Mart günü Florida Ocala'da durakta inmişti.
Burada gözüne 19 yaşındaki Jesse Hovalı ve 16 yaşındaki nişanlısı Wendy Von Huben'i kestirdi.
Yanında taşıdığı bir maşon aracılığıyla önce Jesse Hovalı saldırdıktan sonra sıra Wendy'ye gelmişti.
Jesse... Aldığı darbelerle neye uğradığını bile anlamada yere yığılıp orada can vermişti.
Nişanlısı bu kadar çabuk kurtulamayacaktı.
İlk önce karşısındaki bu adamın cinsel saldırısına uğrayacak daha da sonra boğularak hayatını kaybedecekti.
Jesse Howell'ın cansız bedeni demir yolunun yakınlarında bulundu.
Nişanlısının da onun bulunduğu yere 48 kilometre uzaklıkta sığ bir mezara gömül olarak bulundu.
Olay yerindeki ilk incelemelere göre hiçbir delil şimdilik yoktu.
5 ay sonra vahşet devam ediyordu.
Angel Resendiz Kentucky yolunu tutmuştu.
Kentucky Üniversitesi yakınlarında bu çezde başka bir ikili dikkatini çekmişti.
Christopher Meyer ve kız arkadaşı Holly demir yolunun yakınlarında birlikte yürüyüş yapıyorlardı.
Onların da karşısına demir yollarının korkulu rüyası çıkmıştı.
Christopher da Jesse gibi dövülerek can verdi.
Holly'nin kaderi ise...
Wendy'inkine benziyordu.
Ama bu kez kız yaşıyordu.
Şiddetli bir dayak yemesine rağmen hayatta kalmayı başarmıştı.
Angel Resendez işlediği cinayet suçlarından sonra uzun bir süre ortalıktan kayboldu.
Arka arkaya işlediği bu suçlardan sonra saklanmaya karar vermiş gibiydi.
Ortaya yeniden çıktığında tarih 4 Ekim 1998'i gösteriyordu.
Texas Hughes Springs'de trenler atladıktan sonra Soygun yapmak için rayların hemen karşısında bir ev gördü.
Açık gördüğü bir pencereden içeriye gizlice girmeyi başardı.
Evde 81 yaşında Rayfin Mason adında bir kadın yaşıyordu.
Bir anda karşısında tanımadığı birisini görünce paniğe kapılmıştı.
Kadın panik olmuştu ama karşısındaki adam çok soğukkanlıydı.
Eline geçirdiği antika bir ütü aracılığıyla yaşlı kadını da orada döverek öldürdü.
Bundan 11 hafta sonra yeniden sahneye çıktı.
17 Aralık 1998 günü Teksas'ta bir üniversitenin oralarda ortaya çıkmıştı.
Baylor Tıp Fakültesi'nde çalışan 39 yaşındaki Claudia Benton yeni kurban olacaktı.
Kadının evi Güneybatı Demir yoluna yakındı.
Resendiz her zamanki gibi trenden atlayıp buraya gelmişti.
Benton'un evine girdikten sonra cinsel saldırıda bulunmuş daha sonra da yaşamına son vermişti.
Ancak bu kez Resendiz farklı bir kaçış yolu deneyecekti.
İlk kez trene atlayıp gitmek yerine doktorun arabasını çalmak aklına gelmişti.
Bu da en büyük hatasıydı.
Kadının otoparkında bulunan Cherokee marka arabayı çalarak kayıplara karıştı.
Olay yerine gelen polisler kadının hayatını nasıl kaybettiğini öğrenmiş ve daha da önemlisi arabasının garajda olmadığını fark etmişti.
Aracın plaka bilgilerine ulaşılarak peşine düşüldü.
Birkaç gün sonra bu araç San Antonio'da bir yerde terk edilmiş olarak bulundu.
Şimdi polislerin tek umudu bir yerlerde parmak izi bulabilmekti.
Bunu da başardılar.
Şanslarına katil olduğunu düşündükleri yani arabayı çalan kişi direksiyonda parmak izlerini bırakmıştı.
Parmak izleri sistem üzerinden karşılaştırıldığındaysa karşılarına tanıdık bir isim çıktı.
Daha önce sınır dışı edilmiş ve hapis cezası almış Angel Resendiz.
Fakat ilk olarak nedense cinayetten değil de hırsızlıktan yakalama emri çıkartıldı.
Resendiz yakalanmadan yoluna devam ediyordu.
Aradan 5 ay geçmiş dur durak bilmeden devam ediyordu.
2 Mayıs 1999 günü bölge halkını şok edecek bir olay daha yaşandı.
46 yaşındaki papaz Norman Sirik ve eşi kilisede cansız olarak bulundu.
İkisi de balyozla dövülmüştü.
Görüntü çok kötüydü.
Papazın evi ve kilisesi demir yolunun hemen yakınındaydı.
Bu olayda da yine kurbanın arabası yerinde yoktu.
Kırmızı renkteki arabası birisi tarafından çalınmıştı.
Bu arabada ilginçtir ki yine San Antonio'da bulundu.
Arabanın direksiyonunda yine parmak izleri vardı.
Bu parmak izleri karşılaştırıldığında Claudia Benton cinayetindeki izlerle birebir aynısı çıktı.
Görünen o ki iki olayın arkasında da Meksikalı suçlu Angel Resendiz vardı.
Yetkililer artık bir seri katilin peşinde olduklarının farkındaydılar.
Önceki yaşanan olaylar göz önüne bulundurulunca katilin sürekli demir yolu etrafında bir şeyler yaptığı açıktı.
Hemen tren bölgelerinde güvenlik arttırıldı.
Bir yandan Resendiz'de ortalıkta yoktu.
Şüpheli hareketler yapmayan bir hayalet gibiydi.
Yük trenleri sürekli aranıyor, evsizlerin takıldığı bölgeler didik didik inceleniyordu.
Bu süreç içerisinde birçok evsiz sorgulanmak üzere karakollara götürülüyordu.
Aynı zamanda Resendiz'in aranıyor postelleri de sokaklara asılıyordu.
Meksikalı olmasından dolayı o ırka sahip olanlar üzerinde baskı da gittikçe artıyordu.
Bu konuda polislerin de titiz davranması gerekiyordu.
Katille ilgili ellerindeki her ayrıntıyı paylaşıyorlardı.
1.67 boyunda 68 kilogram birisiydi.
Takma isim kullanıyor, sahte sosyal güvenlik numaralarıyla geziyordu.
İlk başta başına ödül olarak 50 bin dolar konuldu.
Daha sonra adamdan haber alınamayınca ödül 125 bin dolara kadar yükseltildi.
Diğer tarafta sanki hummalı bir çalışma yokmuş gibi Resendiz cinayetlerine devam ediyordu.
Gerçek bir hayalet gibiydi.
4 Haziran 1999 günü Texas Houston'da öğretmen olan Noemi Dominguez demir yoluna yakın evinde cansız olarak bulundu.
Diğer kurbanlara benzer şekilde hayatını kaybetmişti.
Aynı gün içerisinde 73 yaşındaki Josephine Konvichka da evinde ölü olarak bulundu.
O da başına aldığı bir darbeyle yaşama gözlerini yummuştu.
Katil sanki aranması arttıkça daha da hızlanmıştı.
11 gün sonra 15 Haziran'da yine iki cinayet birden işledi.
İlk önce 80 yaşındaki George Morber daha sonra da 52 yaşındaki Caroline Frederick bulundu.
Caroline, Gorham adlı yere yakın demir yolunun dibinde oturuyordu.
Bu kez bir görgü tanığı da vardı.
Görgü tanığı Angel Resendiz'e benzeyen birisinin Illinois'ı Cairo'da Caroline'in kırmızı kamyonetini sürerken gördüğünü polislere aktarıyordu.
Demir yolu katili hızını iyice arttırınca Haziran ayında FBI'in en çok arananlar listesine alındı.
FBI bu olayla ilgili tam 200 ajanını görevlendirdi.
Bu adamın acilen yakalanması lazımdı.
Yoksa şiddet eylemleri artarak devam edecekti.
FBI'a her yerden Resendiz'in görüldüğüne dair telefonlar geliyordu.
Ancak hiçbirisi doğru değildi.
Aslında o sırada Amerika Meksika sınırındaki Ciudad Juarez'e kaçmıştı.
Resendiz Amerikan polislerine yakalanmadan Meksika'ya geçmeyi başarmıştı.
FBI şimdi Amerika'da işi çözebilecek denklemleri arıyordu.
7 Temmuz'da Resendiz'in nikahsız eşi Juliet Reyes'in evini öğrendiler.
Reyes FBI'den gelen bilgileri duyunca ilk başta şok yaşadı.
Kocası ona 93 adet mücevher göndermişti.
Bunların ölü insanların eşyaları olacağını tahmin bile edemezdi.
O sadece çalıntı olduğunu düşünüyordu.
FBI ile iş birliği yaparak mücevherlerle birlikte üstüne geldi.
Reyes'in getirdiği mücevherler kurbanların yakınlarına gösterildiğinde hepsi kurbanların olduğu anlaşıldı.
1999 yılının Temmuz ayında FBI ile birlikte polis memurları da araştırmalarına devam ediyordu.
Komiser Drew Carter Resendiz'in çok sevdiği bir kız kardeşi olduğunu öğrendi.
Adı Manuela'ydı.
Manuela haberlerden ve sağdan soldan duyduğu kadarıyla olayları takip ediyordu.
O da abisinin suçlar işlemesinden ve FBI tarafından öldürülmesinden korkuyordu.
Komiser Carter Manuela'yı abisinin güvenliği konusunda ikna etmeyi başardı.
Resendiz tutukluyken ailesi istediği zaman gidip onu görebilecekti.
Ayrıca yargılaması da adil olacaktı.
Sağlık raporu alınacak, idam edilmeyecekti.
Bu şartlar kabul edilince Manuela ve Angel Resendiz ile görüşen bir akrabası aracılığıyla şartlar Resendiz'e iletildi.
Resendiz anlaşmanın detaylarını kabul etti.
12 Temmuz'da sınıra geldi.
13 Temmuz günü de Amerika-Meksika sınırında dürüm kartına teslim oldu.
Angel Resendiz'in duruşmaları Mayıs 2000'de ancak başlayabildi.
En kesin deliller olarak Claudia Benton cinayetinden yargı karşısındaydı.
Aynı ayın sonunda 24 Mayıs'ta da idam cezasına çarptırıldı.
Ama temiz başvuruları gibi sebepler yüzünden dava yıllarca uzadı.
Mahkeme kararını çok hızlı vermişti.
Ama Resendiz'in akıl sağlığı yerinde olmayabilirdi.
Resendiz yıllarca bir hayal dünyasında yaşadığını belli eden şeyler söylüyordu.
Kendisinin ölümsüz olduğuna inanıyordu.
İnancına göre sonsuza kadar yaşayacaktı.
Çünkü o bir melekti.
Adli tabip Dr. Bruce Cohen yaptığının yanlış olduğunu bilmeyen bir şizofren teşhisi koydu.
Kurbanlarının şeytan olduğunu zanneden sanrılar görüyordu.
Bu yüzden bu suçları işlemesi ona göre normaldi.
Dr. Cohen'in raporuna göre idam edilmeliydi.
Tam bu tartışmalar yaşanırken...
21 Haziran 2006'da üstündeki bir hakim idam kararının yerine getirilebilecek kadar akıl sağlığının yerinde olduğuna karar verdi.
Hemen 6 gün sonra da Teksas'ta zehirli iğneyle infaz edilerek hayata gözlerini yumdu.
Angel Resendiz için bir yandan da hapishane önünde idamın yapılmaması için protestolar vardı.
Ama her şeye rağmen 26 Haziran 2006 günü saatler 08.05'i gösterdiğinde Angela Sanders'in cezasının infaz edildiği kamuoyuna resmen duyuruldu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
