
Transkript
29 Eylül 1978 günüydü.
15 yaşındaki Mary Vincent Kaliforniya eyaletinden Berkeley şehrine hareket ediyordu.
Genç bir kız yolculuğa çıkmak istiyordu.
O zamanlar otostop çekmek çok yaygındı ve insanlar bir yabancının arabasına binmekten çekinmiyorlardı.
Özellikle yaşadığı bölgede otostopçular genelde aynı yerlerde bekliyorlardı.
Mary de yanında birkaç kişi daha beklerken otostop çekmek için yol kenarındaydı.
Genç kızın planı büyük babasının Corona ilçesindeki evine gitmekti.
Bir süre bekledikten sonra yanına mavi bir minibüs yanaştı ve durdu.
Minibüs kullanan yaşlı adam Mary'e gelebileceğini söyledi.
Ona gülümseyerek nereye gideceğini sordu.
Mary ona Los Angeles'a gitmek istediğini söyledi.
Aslında burası yaşlı adam Larry'nin rotasının dışındaydı.
Yine de genç kızı minibüse kabul etti.
Bu sırada Mary ile birlikte bekleyen başka genç kadınlar da vardı.
Aralarından bazıları Larry'e güvenmemişti.
Onlara göre bu adamda ürpertici bir şeyler vardı.
Güven vermiyordu.
Mary'e engel olmak istediler ama Mary umursamadı.
Kendisine güveniyordu.
Ona göre bu yaşlı adam oldukça iyi birine benziyordu.
Gören o ki Mary insanları henüz tanıyamıyordu.
Asıl adı Lawrence Bernard Singleton olan bu adam 50'li yaşlarının başındaydı.
Yolculuk başladıktan bir süre sonra herhangi bir şüphe duymayan ve Larry'e güvenen Mary uykuya daldı.
Bir süre sonra uyandığında ne kadar süre geçtiğini bilmiyordu.
Ama Los Angeles'a doğru yol almadıklarını hemen fark etti.
Özellikle Larry dönmesi gereken bir kavşaktan dönmemişti.
Mary de bunu anlayınca Larry'e kızdı ve ona geri dönmesini söyledi.
Larry ise arabayı geri döndürmenin bir yolunu aradı telaşla.
Bunun basit bir hata olduğunu söyleyerek de özür diledi.
Şimdilik her şey çok normal gidiyordu.
Artık yoldaydılar.
Mary tuvaletinin geldiğini söyleyerek arabayı kenara çekmeye karar verdi.
Yolculuktan dolayı Mary'nin de bacakları uyuşmuştu.
İkisi aynı anda arabadan indiler.
Bacaklarını esnettiler.
Bu esnada Mary ayakkabı bağcıklarından birinin çözülmüş olduğunu fark etti.
Bağlamak için yere eğildiğinde...
Arkasından aniden beklemediği korkunç bir acı hissetti.
Larry başına bir çekiçle vurmuştu.
Onu zorla ne olduğu bilinmeyen bir içki içmeye zorladı daha sonrasında.
Yakınlarındaki bir kanyona götürdü ve ellerini bağlayarak cinsel saldırıda bulundu.
Genç kıza saldırıları sadece böyle kalmayacaktı.
Larry kendisini polise ihbar edeceğinden emin olduğu Mary'i öldürmeye karar verdi.
Mary yol kenarına yatırdı ve kollarını bağladı.
Daha sonra canice Kesici bir aletle kollarını kesti.
İşini bitirdikten sonra Mary'nin kan kaybından öleceğini düşünüyordu.
Onu kanyona terk edip gidecekti ve böylece yakalanmayacaktı.
Düşündüğü şey mantıksız değildi.
Mary kan kaybından ve yaralarından dolayı gerçekten ölmek üzereydi.
Bu korkunç saldırıdan önce kafasında bunu planlamış mıydı?
Yoksa aniden gelişen bir saldırı mıydı?
Bilinmiyor. Belki birini öldürmeyi planlamıştı.
Ya da minibüsüyle tesadüfen geçtiği yerde gördüğü genç kızı gerçekten de gitmek istediği yere götürmek istemişti.
Bildiğimiz tek şey, Larry Mary'nin canını aldıktan sonra paçayı kurtardığına emindi.
Ama işler hiç de öyle olmayacaktı.
Genç kadın yavaş yavaş kendine gelmeye başladı.
Ölüme terk edilmişti ama güçlü kalmayı da başarmıştı.
Uyandığında çıplaktı ve kendine ait kanları fark etti.
Bir şekilde hayatta kalması gerektiğini biliyordu ve bu içgüdüyle çabalamaya kurtulmaya başladı.
Kanyonda içinde bulunduğu geçitten kurtulmalıydı.
Geçitten çıkmayı başardı.
Ne yazık ki kollarının bir kısmına artık sahip değildi.
Mary'e doğru bir araba yaklaştı ama panikleyip gitti.
Daha sonra yollarını kaybeden iki kadın Mary'i buldu.
Hemen yanındaki havlularla kızı sardılar.
Ona daha fazla yardımcı olabilmek için Havalimanına götürdüler.
Mary saldırganın bir profilinin çıkartılması için aklına ne geliyorsa söyledi.
Bir çizim oluşturuldu.
Bu daha sonra Larry'nin bir komşusunun onu tanımasına sebep olacaktı.
6 ay geçtikten sonra Mary'nin ifadesine bağlı olarak Larry sonunda yakalandı ve tutuklandı.
Ne yazık ki ona verilen süre yalnızca 14 sene oldu.
Davanın yargıcı elinde olsa Lauren Singleton'ı müebbet hapse sürgün edecek olduğunu söylemeden edemedi.
Ama yasalar da böyleydi.
Mary, halk ve tüm kamuoyu bu cezaya tepkiliydi.
Haksızlık ve adaletsizlik hissi herkeste hakimdi.
Çünkü Lawrence haç ettiği cezadan çok çok daha azını almıştı.
Fakat bu dava daha sonra işkence suçu işleyenlerin erken tahliyesini durduran ve aynı zamanda 25 yıl boyunca müebbet hapis cezasının alınmasını sağlayan Singleton yasasının
çıkmasına da neden olacaktı.
Lawrence Singleton cezasını çekti.
O hapisteyken de Mary iyileşmeye başladı.
Neredeyse mutlu denebilecek bir hayat yaşadı demek isterdim fakat durum ne yazık ki böyle olmadı.
Yaşadığı saldırının doğrudan bir travmatik sonucu olarak hem fiziksel hem de psikolojik zorluklar çekti.
İlişkilerini sürdürmekte, iş bulmakta güçlük çekiyordu.
Bu saldırıdan önce en büyük tutkusu olan dans etmek artık onun hayatında yoktu.
Hayali iki çocuklu bir anne başarılı bir sanatçı olmaktı.
Bu hayallerini gerçekleştirebilseydi bile yaşadığı olayı da asla unutamayacaktı.
Larry'nin 14 yıl ceza almasından daha kötü bir şey varsa o da hapishanede öğretmen yardımcısı olup iyi halde yalnızca 8 sene yatmasıydı.
Tahliye olmadan önce psikoloğu onun öfkeli, Ve düşmanca tavırları olduğunu hem içerideki hem de dışarıdaki insanlara karşı bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Daha sonra şartla tahliye edildi.
Hiç kimse böyle bir canavarın kendi yaşadığı şehirde yaşamasını istemezdi.
Özellikle çocuklarını tehlikeye atmayı hiç istemezlerdi.
Lawrence toplum tarafından asla kabul görmedi.
En sonunda birkaç başarısız girişimden sonra bir karavanda ve San Quentin arazisinde yaşamasına karar verildi.
Tabii ki burada da boş durmadı.
Lawrence suç işlemeye devam etti.
1990 yılında hırsızlıktan iki kez hüküm giydi.
60 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Her iki hırsızlığı da küçük şeyler içindi.
19 Şubat 1997'de Florida'ya döndü.
Orada yaşamaya başladı.
Florida'da yaşayan bir ressam komşusu evde korkunç bir manzarayla karşılaştı.
Eğer yanlış görmüyorsa yan tarafta çıplak bir adam bir kadını bıçaklıyordu.
Hemen 911'i arayıp yardım istedi.
Bu adam Lawrence Singleton'dan başkası değildi.
Lawrence'ın bu seferki kurbanı 31 yaşındaki Roxanne Hayes isimli kadındı.
Roxanne 3 çocuk annesi bir kadın ve ailesine bakabilmek için paraya ihtiyacı vardı.
Lawrence'la 20 dolar karşılığında buluşmayı kabul etmişti.
Lawrence görüşmeden sonra kadının cüzdanından daha fazla para almaya çalıştığını iddia etmişti.
Kadın bir bıçak alarak ona saldırmaya çalışmış.
Ama bu sırada kendisi bıçaklanmıştı.
Bu hikaye açıkça ressam tanık tarafından uydurulmuş gibi gözüküyordu.
Bilinçsiz bir kurban bir katille mücadele edemezdi.
Olaydan kısa bir süre sonra Larry kendi canına kıymaya çalıştı.
Başarısız oldu. Daha sonra yargılanmayı beklemek üzere hapse girmeden önce bir psikiyatri hastanesine yatırıldı.
Mary Vincent yıllar sonra Roxanne adına tanıklık etmek ve bunun bir daha olmamasını sağlamak için Kaliforniya'dan Florida'ya uçtu.
başına gelenleri çok ayrıntılı bir şekilde ele alacak ve nihai cezanın neden Singleton'a verilmesi gerektiğini çok net bir şekilde çizdi.
Cinsel saldırıya uğradığını, kollarının kesici bir aletle kesildiğini ve en sonunda ölüme terk edildiğini belirtti.
Singleton'ın savunması Roxanne'i asla öldürmeyi amaçlamadığını, bunun o sırada çok fazla duygudan kaynaklanan bir hata olduğunu iddia etmesi oldu.
Jürinin Larry'nin suçlu olduğuna karar vermesi sadece 4 saat sürdü.
14 Nisan 1998'de Singleton, Roxanne Hayes'in anlamsız ve korkunç cinayeti nedeniyle ölüm cezasına çarptırıldı.
28 Aralık 2001 Singleton cezasını çekiyordu.
74 yaşında kanserden öldüğünde aslında ölümünü bekliyordu.
Çoğu kişi Mary ve Roxanne'in Larry Singleton'ın tek kurbanı olmadığına onun bir düzine kadın cinayetinden sorumlu olabileceğine inanıyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
