
Transkript
Tam 18 yıl boyunca FBI'yi peşinden koşturan Theodore John Kaczynski 22 Mayıs 1942'de dünyaya geldi.
Baba Richard ve anne Wanda Polonya kökenlilerdi.
Ted daha 9 aylıkken bazı ilaçlar yüzünden alerjik hastalıklar geçirdi.
Bu yüzden uzun süre hastanede yatması gerekti.
Daha küçük yaşlardayken annesinden ayrı kalması onun psikolojisi üzerinde ciddi etkilere sahip oldu.
İleriki yaşlarında hep annesinden ayrı kalma korkusu başladı.
Yaşadığı tecrit dönemi Ted'i son derece etkilemişti.
Ted büyümeye başladıkça zekası da ortaya çıkıyordu.
Görünen o ki bir deha olacaktı.
Ailesiyle birlikte Chicago'da Evergreen Park'a taşındılar.
Okuluna burada devam etti.
10 yaşındayken yeni geldiği, okulda yaptırdığı, kayıt esnasında ölçülen IQ testi sonucuna göre 170 IQ'ya sahipti.
Albert Einstein'ın 160 IQ'ya sahip olduğunu düşünürsek bu inanılmaz bir rakamdı.
Ted 4. sınıftan 6.
sınıfa direkt atladı. 6.
sınıfa kadar her şey normalken bu dönemde işler biraz değişti.
Kendisinden büyüklerle aynı sınıftaydı ve onlardan zekiydi.
Bu da okulda sürekli zorbalığa maruz kalmasına sebebiyet verdi.
Sınıf arkadaşlarıyla anlaşamıyordu.
Artık daha içine kapanık bir çocuk oluyordu.
Tek arkadaşı, kardeşi David'ti.
David Kaczynski de zeki bir çocuktu.
Ama Ted olağanüstü zekaya sahipti.
Liseye geçince matematikle daha fazla ilgilenmeye başladı.
Almanca kulübüne katılmış, dilini kısa sürede öğrenmişti.
Lisedeyken herkes ne kadar zeki olduğunu farkındaydı.
Onun bu zekası dünyaya faydalı buluşlar getirebilirdi.
Ama o bambaşka bir yol seçti.
11. sınıfa öncekilerini atlayarak geldi.
15 yaşında liseden mezun oldu ve 16 yaşında Harvard'a burslu olarak kayıt oldu.
Daha 16 yaşında üniversite eğitimi başlıyordu.
Çok iyi bir kariyeri olacaktı.
Okulda ve lisede yaşadığı asosyallik sorununu tabii ki burada da yaşadı.
Herkes ondan büyüktü.
Ted'in bu yüzden arkadaşı yoktu.
Onun bu yalnızlığını okulda psikolojik deneyler yapan Harvard'la Henry Murray değerlendirdi.
Teddy felsefi sohbetler vaadiyle kandırdıktan sonra bir dizi psikolojik testlere soktu.
Genç dehanın beynine elektrotlar gönderilerek tepkileri ölçülüyordu.
Bu acımasız deneyler tam 3 yıl sürdü.
Daha sonra 1962 yılında yani 20 yaşındayken Harvard'dan mezun oldu.
Mezun olduktan sonra Michigan Üniversitesi'nde matematik üzerine yüksek lisansını ve doktorasını tamamlayarak 25 yaşında mezun oldu.
Michigan Üniversitesi'ndeyken cinsiyetini sorgulamaya başladı.
Kendisini daha çok kadın gibi hayal ediyordu.
Buna ikna olunca da okulun sağlık bölümüyle iletişime geçerek cinsiyet değiştirme ameliyatı için gönüllü olacağını söyledi.
Ameliyatı yapacak olan doktorla görüşmesi ayarlanmıştı ama Ted bekleme salonunda muayene için beklerken bir anda fikir değiştirdi ve orayı terk etti.
Sonraki yıllarda bu konudan utanç duyduğu için bir daha aklına getirmediğini söyleyecekti.
Şimdi de akademisyenlik hayatı başlıyordu.
Berkeley Üniversitesi'nde matematik bölümünde öğretim üyesi olarak en genç eğitmen ünvanını aldı.
1967 yılında başladığı akademisyenlik hayatı 1969 yılında son buldu.
Ders vermek yeterince ilgisini çekmemiş görünüyordu.
1971 yılına kadar sallantılı bir hayatı oldu.
Kendisini iyice toplumdan soyutladı.
Toplumdan kopan Ted, Lincoln Montana'da kendisine ahşap bir ev inşa etti.
Artık onun yaşamı sadece burası olacaktı.
Vahşi yaşama geri dönmüştü.
Kulübesinin etrafına yaptığı tuzaklarla kimsenin yaklaşmasını istemiyordu.
Ufak tefek işlerle çalışıyor ve ailesinden maddi destek alıyordu.
Onun dışında yiyeceklerinin büyük kısmını bitkilerden ve hayvanlardan sağlıyordu.
Montana'da kimseyle arkadaşlık yapmıyordu.
Sadece kütüphaneye gidip geliyordu.
Kadınlardansa nefret ediyordu.
Onların birer manipülatör olduğunu düşünüyordu.
Bu yüzden hiç sevgilisi olmadı.
Hatta kardeşi David eşi Linda ile evlenince onunla da arası bozuldu.
Kardeşinin büyük bir hata yaptığını düşünüyordu.
Yalnız başına yaşadığı kulübesinde kendi kendine bazı bomba yapma çalışmaları yapıyordu.
Bu konuda gittikçe başarılı oluyordu.
1978 yılında kendisini hazır hissedene kadar birçok deney yaptı.
Yalnız geçirdiği bu dönemde toplumun yozlaştığına inanıyordu, sanayi devriminin gerçek yaşamı bozduğunu düşünüyordu.
Buna sebep olanlarınsa yaşamaması gerektiğini savunuyordu.
Onun eylemlerine başlamaktaki motivasyonu işte buydu.
25 Mayıs 1978 yılında uzun süre boyunca sürecek olan eylemlerinin ilkini gerçekleştirdi.
Ted ilk eylemini çok akıllıca planlamıştı.
Northwestern Üniversitesi'nde çalışan Profesör Buckley Chris tarafından birine bir kutu postalanmıştı.
Giden taraf bulunamayınca kargo Buckley Chris'te geri iade oldu.
Profesör böyle bir kargosunun olmadığını belirtse de iade işlemlerini kabul etti.
Chris gelen paketi görünce üzerindeki el yazısının kendisine ait olmadığını anlayınca kampüs güvenliklerinden Terry Marker'a bilgi verdi.
Marker paketi açar açmaz ciddi bir patlama meydana geldi.
Güvenlik görevlisi sol elinden yaralandı.
İlk bomba daha sonrakiler gibi profesyonelce hazırlanmış değildi.
Amatörce hazırlandığı için ciddi yaralanmalara sebep olmadı.
Ama bu olayın yaşanması çok önemli bir dönüm noktasıydı.
Artık bundan sonra gelecek büyük eylemlerin habercisiydi.
Düzenek incelenince her evde olabilecek malzemelerden hazırlandığı anlaşıldı.
Düzeneğin içine kurulduğu kutu el yapımı bir ahşap kutuydu.
Ayrıca profesöre neden böyle bir saldırı yapıldığı da çözülemedi.
Polislere verdiği ifadeye göre kendisine düşman birisi yoktu.
Belki öğrencilerden birisi amatörce düzenlenmiş bir şaka yapmış olabilirdi.
İkinci saldırı bir yıl sonra 9 Mayıs 1979'da geldi.
John Harris, Northwestern Üniversitesi kampüsünde odasının önünde bir pro kutusu gördü.
Kendisine bir hediye geldiğini düşünerek proyu odasına aldı.
Bu büyük bir hataydı.
Açtığı kutunun içinden pro değil bomba çıktı.
Harris de şanslıydı ve hafif yaralanmalarla bu saldırıdan kurtuldu.
D-1 sese sahip olmasına rağmen verdiği zarar tam tersiydi.
Aynı yıl içinde herkesi korkutacak bir saldırıda bulundu.
American Airlines 444 sayılı uçağı Chicago'dan Washington'a gitmek için havalandı.
Boeing 727 tipi yolcu uçağının bagaj kısmından büyük bir patlama sesi geldi.
Tüm yolcular korkudan ne yapacağını şaşırmıştı.
Patlama sesiyle birlikte bagaj tarafından içeriye hızlı bir şekilde dumanda dolmaya başladı.
Kaptan pilot acil iniş isteyerek Virginia'da Dallas Havalimanına indi.
Dumandan etkilenenler dışında başka zarar gören kimse yoktu.
Tüm yolcular tahliye edildikten sonra havadayken gelen sesin kaynağı araştırılmaya başlandı.
Bagaj kısmında herkesi şok eden bir bomba bulundu.
Resmen büyük bir faciadan dönülmüştü.
Eğer bagaja konan düzenin zamanlama hatası olmasaydı tüm yolcular hayatını kaybedebilirdi.
Artık işin rengi değişiyordu.
Basit duran bombalama olayları başka bir yere doğru gidiyordu.
Şimdi FBI işin içine dahil oldu.
Soruşturma daha kapsamlı olacaktı.
Yuna Bomb davası oluşmaya başlıyordu.
Yuna Bomber her saldırıda ipuçları bırakıyordu.
Bombaların içine özgürlük kulübü anlamına gelen FC kısaltmasını kullanıyordu.
Ayrıca postaları 1 dolarlık Eugene O'Neill pullarıyla gönderiyordu.
FBI yaptığı incelemeleri göre doğaya ve ağaçlara takıntılı birisi olduğunu düşünüyordu.
Hemen profilciler toplanarak coğrafi analiz yapmaya başladılar.
1980'de havayolları takıntısı devam ediyordu.
Haziran 1980'de United Airlines'ın başkanı Percy Wood'a bir mektup geldi.
Mektupta kendisine Fisher adındaki birisi Sloane Wilson'ın Ice Brothers kitabını gönderdiğini yazmıştı.
Bu kitabı herkesin okuması gerektiğini söylüyordu.
Gönderinin adresi Lake Forest, Illinois idi.
Percy Wood mektupla birlikte gelen paketten çıkardığı kitabı eline aldığında normalden fazla bir ağırlık hissetti.
Kitabın kapağını açınca yine aynı şey oldu.
Düzeneğin içerisine yerleştirilmiş metal ve ağaç parçaları adeta bir ok gibi Percivut'un yüzüne, kollarına, bacaklarına saplandı.
Olay yerine gelen dedektifler bu patlayıcı cismin kim tarafından gönderildiğini hemen anladı.
Gönderen yine Unabomber'dı.
Düzeneğin içine yine FC'yi kısaltması yerleştirilmişti.
Üniversitelere ve havayolları şirketi bağlantılarına yapılan saldırılar davanın adını artık kesin olarak belirlemişti.
16 aylık sessizlikten sonra Utah Üniversitesi'nden şüpheli bir paket ihbarı yapıldı.
Paketin üzerinde yine FC yazıyordu.
Bomba imha ekipleri zamanında yetişerek infilak etmesine engel oldu.
7 ay sonra yeni bir düzenek hazırladı.
Bu kez adres Pensilvanya Üniversitesi'nde Prof.
Patrick Fisher'dı. Ama Prof.
2 yıl önce oradan ayrılmıştı.
Paket güncel adresi olan Penn State Üniversitesi'ne yönlendirildi.
Şansına o sırada ülke dışında olduğu için paketi onun yerine teslim alan sekreteri Janet Smith oldu.
Sekreter paketi açar açmaz yine yüksek sesle bir patlama meydana geldi.
Talihsiz kadın yüzünden ve kollarından ciddi hasarlar aldı.
Yuna Bomber yoluna devam ediyordu.
Ara vermeden iki ay sonra bir düzenek daha hazırladı.
Yeni hedefi Berkeley Üniversitesi.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
