
Çığlık Filmine İlham Olmuş Seri Katil - Danny Rolling
26 Ocak 2022 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Danny Rowling mutsuz bir hayat yaşıyordu.
1954 yılında Louisiana'da doğan Danny, Claudia ve James çiftinin çocuğuydu.
Doğduğundan beri hem fiziksel hem de ruhsal işkenceler çeken biriydi.
Babası hiçbir şekilde çocuk sahibi olmak istemeyen bir polisti.
James Rowling karısı ve çocuklarına şiddet uyguluyor, istismarlarda bulunuyordu.
Danny öz babası tarafından istismara uğramaya başladığında henüz 1 yaşındaydı.
Doğru düzgün emekli yemediği için dayak bile yiyordu.
1955 yılında Danny'nin küçük kardeşi Kevin dünyaya geldi ve işler daha da kötüleşti.
Babalarına şiddet ve tacizleri daha da arttı.
Artık istenmeyen bir çocuk daha vardı.
Anne Claudia bu toksik ilişkiden kaçmak istiyordu ama defalarca başarısız oluyordu.
Bir şekilde geri dönüyordu.
Danny hastalık bahanesiyle çok fazla devamsızlık yapıyordu.
Bu yüzden henüz 3. sınıfa giderken sınıfta kaldı.
Bu annesinin sinir krizi geçirmesine de sebep oldu.
Danny'nin okuldaki öğretmenleri onu saldırgan eğilimler ve zayıf dürtü kontrolü olan bir aşağılık kompleksinden muzdarip olarak tanımlamıştı.
Bu saldırgan eğilimler ve zayıf dürtü kontrolü Danny'nin yaşamının ilerleyen zamanlarında öldürücü öfkesinin habercisi olacaktı.
Danny Rowling 11 yaşına geldiğinde tacirci babasıyla başa çıkmak için Müziğe başladı.
Gitar çalıp ilahi tarzında şarkılar söylüyordu.
Böylelikle babasının tacizlerini kafasından atabilirdi.
Bir şekilde bu durumdan kaçmaya çalışıyordu yani.
Bu hiç kolay değildi.
Normal olmayan tek kişi zaten sadece babası da değildi.
Hayatı yeterince zorken bir de annesi bileklerini kesti ve hastaneye kaldırıldı.
Danny daha sonra yaşadıklarıyla baş edebilmek için uyuşturucuya başladı.
Alkol de kullanıyordu.
Bu da zaten kırılgan olan zihinsel durumunu daha da kötüleştirdi.
14 yaşındayken Deni'nin komşuları onu kızlarının odasını gözetlerken yakaladı.
Belki de uğradığı tacizlerin ilk karşılığı bu şekilde ortaya çıkmaya başlamıştı.
Tabii ki yaşını düşününce ergenlik çağında olan bir erkek çocuğunun bir kıza ilgi duyması da oldukça normal gözüküyordu.
Fakat sert babası için bu kabul edilebilir bir şey olmayınca bunu yaptığı için dayak yedi.
Ama Danny kontrolü elinde tutmaya çalışıyordu ve kiliseye düzenli olarak gidiyordu.
Aslında iyi ve inançlı biri olarak kalmaya çalışıyordu.
İstikrarlı bir şekilde çalışmak için mücadele etti.
Daha sonrasındaysa askere gitti.
Donanma onu kabul etmedi.
Bu yüzden hava kuvvetlerine katıldı.
Ancak orduya katılmak da ona hiçbir rahatlık sağlamadı.
Yüzlerce defadan fazla asit almayı içeren çok fazla uyuşturucu kullanımından sonra hava kuvvetlerini de bıraktı.
Askerden terhis olduktan sonra Danny evlenmeyi ve artık normal görünen bir hayata başlamayı istedi ve bunu da başardı.
Ardından istismar döngüsü devam etti.
23 yaşında karısıyla 4 yıl birlikte olduktan sonra karısını öldürmekle tehdit edince karısı ondan ayrıldı.
1977 yılında Danny karısından sonra yaşadığı psikolojik yıkımını öfkeye dönüştürdü.
Eski karısına çok benzeyen bir kadına tecavüz etti.
O yılın ilerleyen zamanlarında ona sonraları soruna yol açacak araba kazasında bir kadının ölümüne sebep oldu.
Danny Rowling devasa ve güçlü bir adamdı.
1970'lerin sonlarından 1990'lara kadar Rowling bir dizi küçük suç ve hırsızlık işledi.
Nakit almak için bir dizi silahlı soyguna da başvurdu.
Ardından Louisiana, Mississippi, Georgia ve Alabama'daki hapishanelere girip çıktı.
Birkaç kez hapisten kaçtı ve aynı sıklıkta da işten atıldı.
Bu arada şerifi portta 3 kurbanlı cesetleri bulundu.
24 yaşındaki Julia Grissom ve onun babası Tom Grissom ve yeğeni 8 yaşındaki Sean.
Hepsi Danny'nin son işini kaybedip geri döndüğü sıralarda öldürülmüştü.
Danny'nin işleri kötü gidiyordu.
1990 yılının Mayıs ayında iflas etti.
Babasının bunca yıllık şiddet ve tacizlerinin intikamını artık almak istiyordu.
58 yaşındaki babasını iki kez vurdu.
Neredeyse onu öldürüyordu ama adam sağ kalmayı başardı.
Hayatta kalmasına rağmen James Rowling bir gözünü ve kulağını kaybetti.
Danny daha sonra birinin evine gizlice girdi.
Bu evden kağıt ve kimlik çaldı.
Çaldığı kağıtlarla kimliğini değiştirdi.
Artık yeni kimliğiyle de Sherry Report'tan kaçtı.
1990 yılının Temmuz ayının sonlarında Michael Kennedy Junior olarak yeni bir hayata başlamak için Florida Sarasota'ya giden bir otobüse bindi.
Ama Florida'ya kaçmak Danny'i yine iyileştirmedi.
Hatta onu daha da kötüleştirdi.
Nereye giderse gitsin o değişmeyecekti.
Ağustos 1990'da artık Danny lakabını alacağı Gainesville'deydi.
24 Ağustos 1990'da Danny Gainesville'deki Florida Üniversitesi'nde birinci sınıf öğrencisi olan Sonya Larson ve Christina Powell'ın evine girdi.
Rowling onları eve kadar takip etti.
Evlerine girdi ve kolayca onları yakaladı.
Adeta onları alt etmişti.
Böylece Gainesville kasabının cinayet serisi başlamıştı.
Rowling iki genç kıza da akla sığmayacak şeyler yaptı.
İkisini de zorla alıkoyduktan sonra onları kaçamayacak bir noktaya getirdi.
İkisine de cinsel saldırıda bulundu ve daha sonra onları öldürdü.
Bu cinayetiyle birlikte daha da ileriye giderek adeta kurbanlarından bir parça taşımak için kadınların göğüs uçlarını koparıp yanında götürdü.
Ne yazık ki bu ilk ve son vahşeti olmayacaktı.
Ertesi gün Rowling Christa Hoyt isimli bir kadını hemen hemen aynı şekilde öldürdü.
Evine girdi ve cinsel saldırıda bulunduktan sonra kadının bedeninden aynı parçayı çıkardı ve yanına alıp götürdü.
Rowling kurbanını öldürmemiş gibi onu yatağının kenarına dik oturttu.
Belki de babasının ona yaşattığı bazı korkunç anların sahnelenmesini gerçekleştiriyordu.
Cinayet haberleri üniversite genelinde yayılmaya başlamıştı.
Yetkililer zanlıyı yakalamak için ellerinden geldiğince bilgi verdiler ve öğrenci grupları kurdular.
Bu gruplar birlikte uyuyorlardı.
Akıllarına gelen her türlü önlemi aldılar.
Buna rağmen Gainesville kasabı bir kez daha bir kurbanını daha yakaladı.
27 Ağustos'ta yani çok kısa zaman aralığında Rowling 23 yaşındaki Tracy Paulis ve Manuel Tobada'ya saldırdı.
Tobada'yı da uyurken öldürmüştü.
Daha sonra ise Tracy'yi öldürdü.
Yetkililer Rowling'in bu cesetleri parçalamayı başaramadığını çünkü yakalanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu düşünmüştü.
Bu cinayetlerin hepsi Florida Üniversitesi çevresinde birbirinden 2 milden daha az bir mesafede meydana geliyordu ve çok kısa sürede aynı şeyler oluyordu.
Yani üniversitedeki ve üniversite çevresindeki herkes apaçık tehlike altındaydı.
Üniversite bu olayların üzerine dersleri bir haftalığına iptal etti.
Rowling bölgede ciddi bir kaos yaratmıştı.
Öğrenciler gittikleri her yere yanlarında beyzbol sopasıyla gidiyorlar.
Kimse gece gündüz tek başına dışarı çıkmıyordu.
Herkes kendisini korumaya çalışıyordu.
Öğrenciler kapıları üç kez kilitliyor, bazıları vardiyalı olarak uyuyorlardı.
Böylece biri... Her zaman uyanık kalıyordu.
Ağustos ayının sonunda binlerce öğrenci korkudan kampüsü terk etmek zorunda kaldı.
Yaklaşık 700 öğrenci hayatlarından endişe ettikleri için evlerine geri döndüler.
Danny Rowling'in Sherry Viport polisi departmanında 20 yıllık kıdemli bir polis olan babası oğluna hayatı boyunca sadece istismara uğramayı öğretmekle kalmamış aynı zamanda Danny'e
izlerini nasıl kaybedeceğini de öğretmişti.
Polis suç mahallinde Danny Rowling'i suçlayacak yeterli kanıt bulamıyordu bir türlü.
Oldukça temiz çalışıyordu.
Aynı Dexter Morgan gibi.
Kurbanlarının üzerinde hiçbir delil bırakmıyor ve çöpe atıyordu.
Kadın kurbanlarından bazıları müstehcen pozisyonlarda bırakılmış bir halde bulunmuştu.
Bu da yetkililere katilin yöntemine dair bir ipucu veriyordu.
Gainesville kasabı hızlı bir kovalamacanın ardından Nihayet Ocala'da yakalanana kadar evlerden ve benzin istasyonlarından hırsızlık yapmaya devam ediyordu.
Fakat o sırada cinayetten aranmıyordu.
Yetkililer hala onun Gainesville kasabı olduğunu bilmediğinden bir soygun nedeniyle aranıyordu.
Cinayetlerden iki hafta sonra 8 Eylül günüydü.
Danny'nin babası ve yeğeni Julie Grissom'un Sherry Report'taki ölümü Gainesville polisine olayın şüphelileri hakkında ipucu vermişti.
Grissom'un cesedi cinsel bir pozisyonda bırakılmış Ve o da bıçaklanarak öldürülmüştü.
Tıpkı Gainesville'de yaşanan olaylar gibi.
Polis Ocak 1991'de yani cinayetlerden 4 aydan fazla süre geçtikten sonra aramalara ara verdi.
Sherry Whipport ve Gainesville'deki cinayetlerle aralarında bir benzerlik sonunda kurabildiler.
Bu çok önemli bir detaydı.
Florida dedektifleri Sherry Whipport'ta hapsedilen mahkumların DNA'larını aldılar.
Orada mahkum olanların DNA'larını alıyorlardı.
O sırada Danny Rowling de hırsızlıktan yakalanmış ve hapishanedeydi.
Rowling'in DNA'sı o cinayetle suçlamak için Gainesville cinayet mahallinde kalan DNA ile yeterince eşleşiyordu.
Yani Danny sona geliyordu.
Sonunda Rowling Gainesville kasabı olduğunu itiraf etti.
Savcılar onu mahkum etmek için yeterli kanıt bulabilmişti.
Ardından 25 Ekim 2006'da kısa süren bir yargılamanın ardından Florida'da İdam edildi.
Toplam 47 kişi izleme odasında Gainesville kasabanın infazını izledi.
Rowling idam edilirken 52 yaşındaydı.
Ölmeden önce bir şarkı söyledi.
Belki de son kez huzur bulabileceğini zannediyordu.
Gitar çalarak çocukluk travmalarına yeniden gidiyordu.
Şu an Florida Üniversitesi kampüsünde kurbanları onurlandırmak için dikilmiş ağaçlar ve öğrencileri asla ve asla unutmamaya çağıran bir duvar resmi de dahil olmak üzere Bir sürü anıtlar
bulunuyor.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
