
Transkript
Christine 12 Mart 1963'de Florida Perry'de dünyaya geldi.
Fakir bir aileye evlatlık olarak verildi.
Gerçek ailesi ona bakamıyordu.
Annesi daha 16 yaşındaydı.
Folling soyadını alarak yeni ailesinin yanında yetişti.
Ayrıca Christine ile beraber kardeşi Carol da bu aileye verildi.
Çocukluğundan beri obezite sorunu yaşıyordu.
Ortalamanın altında bir zekaya sahipti.
Christine epilepsi hastasıydı ve sık sık nöbetler geçiriyordu.
Bu yüzden daha küçük yaşlardayken ağır ilaçlar kullanıyordu.
Ciddi bir öğrenme problemi vardı.
Zekası gelişemiyordu.
Erken yaşlardayken garip bir huyu da ortaya çıkıyordu.
Kedilerin gerçekten 9 canı var mı bunu merak ediyordu.
Sonra kedileri yüksek bir yerden aşağıya bırakıyordu.
Tabi kediler ölüyorlardı.
Merak ettiği şeyi öğrenmesine rağmen bunu uygulamaya da devam etti.
Şiddete olan eğilimi gittikçe artıyordu.
Bunların altında yatan en büyük neden ailesinin ona fiziksel ve cinsel istismarda bulunmasıydı.
Bölgelerinde olan kilisenin papazı durumu fark edince aileyle kızlarının geleceği hakkında konuşmaya karar verdi.
Sonunda ailesi 9 yaşındaki onu ve kız kardeşi Carol'ı bir yıllığına Orlando'ya sığınma evine gönderdi.
Gönderdikleri Orlando Great Oaks köyü bu gibi çocuklara yardım etmek için tasarlanmıştı.
Kristen buradayken hırsızlık yapıyor, sürekli yalan konuşuyordu.
Ama yine de daha keyifli zaman geçiriyordu.
Bir yıl Orlando'da kaldıktan sonra kızlar Fallingler'in evine geri döndü.
Artık sadece fiziksel şiddet vardı.
1975 yılında Kristen eve biraz geç kalınca çok ciddi bir dayak yedi.
Artık bu son olacaktı.
Carol'la birlikte kaçmaya karar verdiler.
Carol bir arkadaşının evine kısa süreliğine yerleşti.
Kristen'de biyolojik annesi olan Anne ile yaşamaya karar verdi.
Bir süre Anne ile yaşadıktan sonra 1977 yılında 14 yaşındayken 20'li yaşlarında birisiyle evlendi.
Evlilik ona iyi gelmemişti.
Şiddet devam ediyordu.
Bu nedenle 6 hafta sonra bu evlilikle sona erdi.
Christine Foley kafayı yemiş gibiydi.
Sürekli hastanenin acil servisine gidip kendisinde olmayan şikayetlerden bahsediyordu.
Doktorlar bahsettiği etkileri asla teşhis edemiyordu.
Bazen hastaneye olmayan kanaması için gidiyor, bazen de yılan ısırığı bahanesiyle.
Psikiyatrlar onun ilgiye muhtaç birisi olduğunu anlamıştı.
Yaşadığı fiziksel bir rahatsızlık yoktu.
Yaşadığı rahatsızlık Münheim sendromuydu.
Bu sendroma sahip kişiler kendilerine dikkat çektirmek ve sempati duyulmasını sağlamaya çalışırlar.
Münheim sendromu genellikle çocuk yaşta, fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalan insanlar da ortaya çıkar.
Gelişme çağında bir çocuğa uygulanan bu davranışlar ileride sendromu ortaya çıkarabilir de çıkarmayabilirdi.
Christine Folling de gün yüzüne çıkmıştı.
Christine Folling 17 yaşına geldiğinde yaşadığı bölgedeki ailelerin çocuklarına dadılık yaparak geçimini sağlıyordu.
Bu meslekte korku filmlerindeki kötü dadıya dönüşecekti.
25 Şubat 1980'de Johnson ailesi 2 yaşındaki kızları Chastity için bebek bakıcısı arıyordu.
Yaşadıkları yerde Christine'in birkaç çocuğa bakıcılık yaptığını öğrenmişler ve ona güvenip işi vermişlerdi.
Johnson ailesi olacaklardan habersiz korkunç da diye çocuklarını emanet edip dışarıya çıkmışlardı.
Eve döndüklerinde kesidi yerde hareketsiz bir şekilde yatıyordu.
Christine bebeğin beşikten düştüğünü ve baygınlık geçirdiğini söyledi.
Aile hemen çocuklarını hastaneye götürdü.
4 saat sonra kesidi başına aldığı travmatik darbe yüzünden Hayatını kaybetmişti.
Otopsi raporunda beyin iltihabı ve doğal ölüm sebebi yazıyordu.
Otopsiye giren ikinci doktor bu fikre katılmıyordu.
Doktor polislere Christine'in çocuğa zarar vermiş olabileceğini ve bu nedenle Cassidy'nin öldüğünü söyledi.
Bakıcı hakkındaki doktorun şüphelerinden sonra polisler Christine'i sorguya aldılar.
Bakıcı polislere hastanede anlattığının aynısını anlattı.
Polislere göre şüphe uyandıracak bir durum söz konusu değildi.
Christine'i serbest bıraktılar.
Birkaç hafta sonra da Florida Lakeland'e taşındı.
1980'nin Mayıs ayında 911'e Lakeland'den bir telefon geldi.
Telefondaki kişi bakıcılık yaptığı 4 yaşındaki çocuğun aniden nefes alamadığını bildirdi.
Eve gelen sağlık ekipleri tüm uğraşlarına rağmen Jeffrey Davis'i kurtaramadılar.
Jeffrey'nin bakıcısı da Christine Folling'ti.
Otopsi raporuna göre viral bir enfeksiyon sonucu kalpte iltihablanma olmuş ve Jeffrey hayatını kaybetmişti.
Davis ailesi cenazeye katıldığında Jeffrey'nin kuzeni 2 yaşındaki Joseph'e cenaze sırasında bakılması için Spring ailesine Christine önerdi.
Jeffrey'nin ölümünden 3 gün sonra cenaze töreni sırasında 2 yaşındaki kuzeni Joseph de hayatını kaybetti.
Yine Christine 911'i aramış ve bakıcılık yaptığı çocuğun nefes alamadığını bildirmişti.
Otopsi raporunu hazırlayan doktor yine aynı sebebi bulmuştu.
2 çocuğun 3 gün arayla ölmesi Viral enfeksiyon ihtimalini de kuvvetlendirmişti.
Christine bu olaylardan asla suçlanmadı.
1981 yılında Christine Folling büyüdüğü Florida Perry'e yeniden taşınmaya karar verdi.
77 yaşındaki Wilbur Swindle isimli yaşlı adamın bakıcılığını yapıyordu.
Daha ilk iş gününde Wilbur mutfakta yerde cansız bir şekilde yatıyordu.
Christine gittiği her yere ölümde götürüyordu.
Adamın ölüm nedeni kalp krizi olarak kayıtlara geçti.
Birkaç hafta sonra üvey kız kardeşiyle birlikte doktora kadar eşlik etti.
Kardeşi bebeğinin aşılarını yaptırıyordu.
Aşı işleminden sonra eve dönerlerken kardeşi yolda bebek bezi almak için kısa bir süreliğine durdu.
Bu sırada arabada Christine ve 8 aylık Jennifer Daniels yalnız kalmışlardı.
Kız kardeşi dükkandan çıktığında bebeğinin aniden nefessiz kaldığını ve çok korktuğunu söyledi.
Bir anda panik ortamı oluşmuştu.
8 aylık bebeğin bir anda yaşamı son bulmuştu.
Hemen acil servise götürüldü.
Maalesef kurtarılamadı.
Doktorlar aşının yan etkileri olduğunu düşündüler.
Ölüm sanki Kristen Falling'in peşini bırakmıyordu.
1982'nin Temmuz ayında bu kez de Travis Coleman adındaki 10 haftalık bebek nefessiz bir şekilde hayatını kaybetti.
Onun da bakıcısı Kristen Falling'ti.
Daha çok küçükken bebeklerde solunum yollarından dolayı ölümlerin olduğu doktorlar tarafından bilinen bir şeydi.
Bu yüzden Travis için de öyle düşündüler.
Ama Coleman ailesi otopsi için ısrarla bulundu.
Otopsisi yapılan Travis'in boğularak öldüğü anlaşıldı.
Polisler hemen Christine Folling'i Travis'in ölümüyle ilgili sorgulamaya başladı.
Kısa bir araştırmayla Christine'in gittiği her yere ölüm götürdüğü anlaşıldı.
Genç bakıcı da göz altındayken suçlarını itiraf etmeye başladı.
Ölüm cezası alacaktı.
Ancak anlaşmaya giderek bundan kurtulmak istiyordu.
Onun ifadesini alan dedektiflere bebeklerin canını boğarak aldığını söyledi.
Bunu nasıl yapacağını da televizyondan öğrenmişti.
Yüzlerine bir battaniye koyarak işini hallettiğini açıkladı.
Ayrıca daha da ilginci bebeği öldürmelisin diye sesler duyduğunu söyledi.
17 Eylül 1982 yılında itiraflardan sonra 3 çocuğu öldürmekten suçlu bulundu ve 25 yıl şartlı tahliye talebi olmaksızın 2 kez müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Hapishanede geçirdiği birkaç yıldan sonra Wilbur Swindle da boğduğunu itiraf etti.
2007 yılına kadar hapishanede cezasını sakince çekti.
Bu yıl şartlı tahliye hakkı kazanmıştı.
Şartlı tahliye için başvuruda bulunmasına rağmen savcı onun serbest kalmaması için ciddi bir baskıda bulundu.
Bu kadının merhamet edilmeyi hak etmediğini düşünüyordu.
Hatta savcı onun için cehennemden gelen bebek bakıcısı tabirini kullanıyordu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
