
Cadı Ayinine Mi Kurban Gitti? - Janet DePalma'nın Gizemli Ölümü
5 Eylül 2022 · 9 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Janet De Palma cadılar tarafından mı öldürüldü yoksa başka sebeplerden mi?
Cansız bedeninin bulunduğu yerlerde etrafında bu tarz bir dini ritüel yapıldığını işaret ediyordu.
Ama akılda başka soru işaretleri de vardı.
Peki bu soru işaretleri nerelere çıkıyordu?
Her şey 1972 yılında başladı.
Janet De Palma bir arkadaşına gitmek için evden ayrıldıktan sonra bir daha geri dönmedi.
Janet De Palma'nın başına ne gelmişti?
Bir satanist ayinine mi kurban gitmişti?
Janet De Palma 3 Ağustos 1956'da Springfield, New Jersey'de doğdu.
Ailesinin maddi durumu iyiydi.
Bu yüzden rahat bir hayat yaşamıştı.
Tabii öte yandan dindar bir ailede olmasından dolayı bazı katı kurallar da vardı.
Ailenin dini hassasiyetleri biraz fazlaydı.
Doğup büyüdüğü bu bölgede suç oranı çok azdı.
Hatta neredeyse yok gibiydi.
Dindar bir ailede büyüdüğü için diğer gençler gibi değil de daha mütevazı bir doğum günü kutlamasıydı bu.
Böyle bir ortamda yaşayan Janet'ın başına çok kötü bir olay geldi.
7 Ağustos günü annesine bir arkadaşına gideceğini söyledi.
Janet arkadaşına gitmek için de demir yolunu kullanacaktı.
Trene binmek için evden çıktığı an onun son görüldüğü andı.
Annesi onu son kez göreceğini tahmin bile etmiyordu.
Aradan uzun saatler geçmesine rağmen Janet'ten haber gelmeyince evdeki aile şüphelenmeye başladı.
Vakit akşamın geç saatlerini gösterdiğinde tedirgin annesinin artık polise gitmek dışında yapacağı bir şey yoktu.
Janet ve Palma hakkında kayıp ihbarı oluşturulduktan sonra polisler genç kızın en son gittiği yerleri araştırmaya başladılar.
Genç kızdan hiçbir iz yoktu.
Sanki buhar olup havaya karışmıştı.
Günler geçiyor, araştırmalar devam ediyor ama bir ipucu ortaya çıkmıyordu.
19 Eylül günü bir köpek insanların yaşadığı mahalleye ağzında bir kolla geldi.
Köpeğin ağzında bir insan kolu gören köpeğin sahibi hemen bu durumu polislere aktardı.
Belki de Janet'ten bir haber olabilirdi.
Vakit kaybetmeden bir arama ekibi kuruldu.
Aynı günün ilerleyen saatlerinde Houdale taş ocağının civarında yüzü yere dönük etrafında haçlarla çevrili cansız bir beden bulundu.
Görgü tanıklarından birine göre ayrıca bedenin etrafında Kütükler ve pentagram da vardı.
Bu kütükler bir tabut formu verilmek için konulmuştu sanki.
Öyle gözüküyor ki cansız beden dini bir ritüele kurban gitmişti.
Cesedin kıyafetleri üzerindeydi ancak kim olduğuna dair bir bilgi yoktu.
Cesedin kimliği ilk bakışta tespit edilemiyordu.
Bunun için diş kayıtlarına bakılması istendi.
Kayıtlar geldiğinde cansız bedenin 7 Ağustos'ta kaybolan Ceynep de Palma'ya ait olduğu ortaya çıktı.
Janet Le Palma şeytani bir ritüelle hayatını kaybetmişti.
1970'lerde belki de pek yaşanan bir durum değildi bu.
Böyle bir cinayet yaşanması medyanın olaya büyük ilgi duymasına da sebep oldu.
Burada gerçekten bir ritüel mi vardı?
İnsanlar hem korkuyor hem de bu konuyu merak ediyordu.
Medya genç kızın şeytani bir ritüel için fedakarlık yapmış olabileceğini bile iddia ediyordu.
Çıkan bir habere göre yetkililerin gerçekten dini bir ritüel sonucu Janet'in kurban edildiğini bile yazdılar.
Aslında burada kesin bir şey şimdilik yoktu.
Janet ve Palma'nın ailesi inançlarına çok bağlıydılar.
Bu yüzden yetkililer belki kızlarının böyle bir ritüele katılmış olabileceğini de düşünüyorlardı.
Bir de o dönem bazı dini grupların ibadet alanlarının yakın bir tarafında bulunması bunu düşünmelerini icat etmişti.
Polisler bu konuyu aydınlatabilmek için bir cadı bile getirmişlerdi.
Janet'in sık sık gittiği kilisenin rahibi James Tate, 4 Ekim 1972 günü bir gazeteye genç kızın İsa Mesih'in sözünü yaymak için öldürülmüş olabileceğini söyledi.
Rahibe göre Janet son derece dindardı ve etrafında sürekli Tanrı hakkında konuşurdu.
Belki şeytana tapan birilerine denk gelmişti ve onlara da Tanrı'dan bahsettikten sonra bunu canıyla ödemiş olabilirdi.
Rahip James Tate, Bu yüzden Janet'in inancı yüzünden öldüğüne inanıyordu.
Bölge halkının da çoğu cadılar diye anılan grup tarafından öldürüldüğüne inanıyordu.
Halk genelde bu konu hakkında konuşmaktan çekiniyordu.
Dillendirirlerse cadıların kendilerine de musallat olabileceğine inanıyorlardı.
O gün konuşmaktan kaçınan insanlar yıllar sonra bir dergiye isimsiz olarak bu bilgileri vermişlerdi.
Başka bir teoriye göre aslında Janet de Palma bir o kült ritüeline kurban gitmemiş de arkadaşlarıyla eğlenirken Kendisi yüzünden hayatını kaybetmişti.
Kudeyl Taş Hoca bazı gençlerin takıldığı ve eğlendiği yer olarak da biliniyordu.
Janet da burada arkadaşlarıyla takılırken yanlışlıkla yüksek dozda yasa dışı madde almaktan hayatını kaybetmiş olabilirdi.
Arkadaşları da bundan korkarak genç kızı orada bırakıp kaçmışlardı.
Söylenen bir teori de buydu.
O dönem toksikoloji de yapılmadığı için bu asla kanıtlanamadı.
Bazılarına göre bu işin arkasında bir seri katil vardı.
Yaklaşık aynı dönemde bu tarz ağaçlık bir bölgede iki cansız beden daha bulunmuştu.
Bunlar da faili meçhuldü.
Bu teoriyi ortaya atanlara göre Janet'i ve diğer iki kadını öldüren aslında aynı kişiydi.
Bu dava 1990'lara kadar rafa kaldırılmış olarak duruyordu.
Daha sonra bir dergiden iki yazar genç kızın ölümüyle ilgili bir kitap yazınca olay yeniden gündeme geldi.
Yazarlar bölgede yaşayan bazı insanlar tarafından mektup aldıklarını söylemişlerdi.
Bu mektupların izni takip ettiklerinde Janet Le Palma'nın şüpheli ölümünü iyice araştırmaya başlamışlardı.
Kitapta daha önce soruşturma kayıtlarında geçmeyen birkaç şüpheliden bahsediliyordu.
Bu şüphelilerin araştırılmamasının suçunu da bu dönemin polis yetkililerine atıyordu.
Davayı örtbas ettiklerini düşünüyorlardı.
1999 yılında yaşanan Floyd kasırgasından sonra tüm deliller ortadan kalkmıştı.
En azından yetkililerin söylediği buydu.
Bu nedenle yazarlardan Moren ve Polek daha fazla ilerleyemediler.
Olayla ilgili tam bir şey bulduklarını düşündükleri zaman da böyle bir durumun yaşanması onları daha da şüphelendirmişti.
Yetkililerin beceriksizliğini ortadan kaldırdıklarına inanıyorlardı.
Ancak bu iki yazar olayın peşini asla bırakmadı.
Teknolojinin de hayatımıza girmesiyle Ceynep Depalma'ya Adalet isminde bir de Facebook sayfası açıldı.
Sayfanın admini 2021 yılında mezarın açılıp DNA testi yapılması konusunda savcılığa başvuruda bulunsa da bu kabul edilmedi.
Daha sonra Morel ve Pollack sonunda savcılıktan davayla ilgili bilgileri almayı başardılar.
Şimdi işler daha da garip bir hal alacaktı.
Dava dosyasında okült faaliyet.
Kurban edilme, şeytani faaliyet gibi bir şey asla yoktu.
Ama o dönem herkesin dilinde bir cadı veya şeytani bir ritüel vardı.
Polis yetkilileri de bunu inkar etmiyordu.
Peki neden dava dosyasında bu bilgiler yoktu?
Hatta dosyada bu olayın bir cinayet olduğu bile yazmıyordu.
Cinayet olabileceğini akla getirecek önemli bir detay vardı aslında.
Janet'in kolyesi ve çantası cesedin bulunduğu yerde yoktu.
Boynundan hiç çıkarmadığı kolyesini birisinin çalmış olabileceği en yüksek ihtimaldi.
Belki de bu kolyeyi çalanla Janet'in ölümüne sebep olan kişi aynı kişi.
Dava dosyasında cinayet veya ölüm sebebi yazmadığı için Janet De Palma'nın dosyası hala açık olarak durmaktadır.
O zaman Janet De Palma'ya ne oldu?
Bu videoda Janet De Palma'nın olayını izledik.
Janet De Palma olayı bir cinayet miydi yoksa kendi kendisine yaşadığı bir ölüm müydü?
Ölüm dediğini hiçbir zaman yazmadığı için bu dava hakkında insanlar hala araştırma yapmaya devam ediyorlar.
Dava çünkü hala açık. Videonun içerisinde bahsettiğim Facebook sayfası da hala aktif olarak kullanılıyor.
Ayrıca bu yazarlar da hala bu olayın peşinden gitmeye devam ediyorlar.
Belki bir gün Cennet'le Palma'ya ne olduğunu öğreniriz.
Bu bir cinayet miydi?
Bu bir cadıların şeytani ritüeli miydi?
Bunun hepsini belki ileride öğreneceğiz.
Belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
