
Transkript
Merhabalar ben Onurcan Yenilmez.
Bu tarz videoları beğeniyorsanız kanalıma abone olup bildirimleri açmayı ve videoyu da izledikten sonra beğenmeyi unutmayın.
Bu arada beni instagramdan da takip ederseniz sevinirim.
Seri katiller dosyasında bugünlerde çok popüler olmuş bir adamı izleyeceğiz.
Bu arada bu videoyu da benden çok fazla istediniz.
Ben de tabi hissi kırmadım yine.
Charles Sobraj adındaki adam dünyayı gezerek bir sürü suça karıştı.
Bu gezmeleri arasında İstanbul'a da uğramıştı.
1970'lerde İstanbul'a gelmiş burada da bazı suçlara karışmıştı.
Bir dönem Türk yetkililer ve Yunan yetkililer tarafından da aranan bir insandı.
Charles Sobraj 6 Nisan 1944 yılında Vietnamlı bir annenin ve Hint bir babanın çocuğu olarak Vietnam'da dünyaya geldi.
Charles daha doğmadan anne ve babası boşandı.
Baba çocuğu istemiyordu.
Bu yüzden evi terk etti.
Çocuk babasız büyüyecekti.
Anne bir şekilde çocuğuna bakmak zorundaydı.
Charles doğduktan sonra gemilerde çalışan anne Long Pung Fransız bir teğmenle tanıştı.
Adamla birbirlerine aşık olunca evlenmeye karar verdiler.
Asker olan adam tek bir yerde durmuyordu.
Oradan oraya seyahat ediyordu.
Bu yüzden onlar da beraber gidiyordu.
Charles'ın babası olmadığı için bir kimlik çıkarılmamıştı.
Yani vatansızdı.
Annesi Fransız teğmenle evlenince artık Fransa vatandaşı oldu.
Aile o sırada Fransa'ya da taşındı.
Adamın üvey oğlu Charles'ın dışında başka çocukları da vardı.
Ve Charles'ı hiç sevmiyordu.
Onda karanlık bir şeyler seziyordu.
Çocuk da rahat durmuyordu sürekli bir yerlere kaçıyordu.
Hatta çocukken annesi bir keresinde kaçmasın diye onu bağlamıştı.
Okuldayken zeki bir öğrenci olduğu da belliydi.
Ama Charles okulda da rahat durmayan birisiydi.
Adeta kabına sığmıyordu.
Büyüyüp 19'lu yaşlara geldiğinde artık suç dünyasına ilk adımını dağıttı.
Paris sokaklarında hırsızlık da dahil olmak üzere küçük suçlara sürekli karışınca hapishaneni yoğunlu tuttu.
Hapishane hayatı onu komple değiştirdi.
İçerideyken insanları nasıl kandırabileceğini çok iyi öğrendi.
Müthiş bir manipüle etme tecrübesi kazandı.
Gardiyanları da kendi tarafına çekerek ne isterse yaptırıyordu.
Bir sürü kitap alma imkanına sahip olarak sürekli okudu.
Özellikle Nietzsche'nin hayranıydı.
Bilinç hakkında okumalar yaparak onu nasıl kullanabileceğini öğreniyordu.
İnsanların aklıyla oynamayı bir sanat olarak görüyordu.
Sobrage'a göre yeterli bir çabayla istediği her şeyi elde edebilirdi.
Öğrendiği bu teknikleri hapishaneleri gönüllü ziyaret eden Felix Disconye isimli zengin bir adam üzerinde denedi ve başarılı oldu.
Adam Charles'ın masum olduğuna o kadar inandı ki onun içeriden çıkmasına yardımcı oldu.
Charles Sobrage girdiği akıl oyunlarından başarıyla ayrılmıştı.
İstediği şeyi elde edebilmişti.
Hapishaneden çıktıktan sonra Felix ile beraber yaşamaya başladı.
Adam onu çok sevmişti.
Artık Charles Fransız sosyetesiyle takılıyordu.
Tabi hırsızlıklarına devam da ediyordu.
Takıldığı zengin zümrenin evlerinde hırsızlık yapıyordu.
Charles bir yandan da zenginleşiyordu.
Çaldığı mücevherleri inceleyerek onları çok iyi öğrenmişti.
Bu sıralarda yine zengin bir ailenin kızı Chantal Compagnon'la tanıştı.
Kısa sürede gelişen tutkulu aşkla evlenmeyi bile düşündüler.
Charles Sobraj kıza evlenme teklifi etmeye karar verdi.
Fakat rahat durmadığı için evlenme teklifi ettiği gün çalıntı bir arabayla yolda yakalandığı için hapishaneye geri döndü.
8 ay ceza aldı.
Hapisteyken yapılan psikoloji testinde sezgisel zekaya Ve iyi bir oyunculuğa sahip olduğu ortaya çıktı.
Artık dikkat edilmesi gereken birisiydi.
Cezasını tamamlayıp hapishaneden çıkar çıkmaz da sevgilisiyle evlendiler.
Kızı kendisine çok aşık etmişti.
Bu yüzden ne derse yapardı.
Felix'in arabasını çalarak Fransa'dan ayrılmayı teklif etti.
Kız tereddütsüz kabul edince ikili sahte belgelerle Doğu Avrupa'dan başlayarak Asya'ya uzanan bir yolculuğa çıktı.
Daha 26 yaşında olan genç adam inanılmaz bir deneyime sahipti.
Charles ve eşinin bir de çocukları oldu.
Hayatları oradan oraya bazen çok parayla bazen parasız geçiyordu.
Charles sürekli hapishaneye de girip çıkıyordu.
Bazen kaçmayı da başarıyordu.
Hasta numarası yaparak hastaneye sevkini yaptırıyor, o sırada da kaçıyordu.
Gittiği yerlerde özellikle hippileri soyuyordu.
Onlardan çaldığı pasaportları kendisi kullanıyordu.
Gerçek kimliği hiç ortaya çıkmıyordu.
İnsanların doğasını çok iyi çözmüştü.
Uzaktan önce ne konuştuklarını dinliyordu daha sonra o konunun uzmanıymış gibi yanlarına yanaşıyordu.
Charles çok fazla kitap okuduğu için birçok konuda fikir sahibiydi.
Yatırımını kendisine yapmıştı.
Eşi adamın sürekli hapiste olmasından dolayı bilmediği şehrin sokaklarında bir çocukla yalnız başına kalmaktan yorulmuştu.
Bir bakıyor Afganistan'da bir bakıyor Hindistan'daydı.
Bundan yorulunca adamı bırakarak ülkesine dönmeye karar verdi.
Ailesine ulaşarak onlardan para istedi ve Fransa'ya bir daha da bu adamı görmemek üzere yola çıktı.
Charles'a deli gibi aşıktı ama bu hayat onu yormuştu.
Charles Sobraj üvey kardeşi Andre ile irtibat kurmayı başardı.
Andre 1970'li yılların ortalarında İstanbul'da yaşıyordu.
Charles kardeşinin yanına İstanbul'a gelince ona hayatını anlattı.
Yasa dışı madde satmak ve mücevher hırsızlığında ne kadar çok para olduğunu anlattı.
Andre'yi kendisiyle çalışmaya da ikna etti.
İstanbul'da başladıkları suç kariyerleri Atina'da devam etti.
Atina'da ise kısa sürede yakalandılar.
Ama Charles yine kaçmayı başardı.
Polisler tarafından yakalanınca Andre kendisinin Charles olduğunu söylemişti.
Bu yüzden kaçamayınca Atinalı yetkililer tarafından Türkiye'ye teslim edildi.
İstanbul'da yaptıkları yüzünden arananlar listesinde üst sıralardaydı.
Andrei Türkiye'ye teslim edildikten sonra burada 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Charles da oradan sonra tekrar Türkiye'ye gelerek Tayland'a uçtu.
Tayland'dayken Fransız Kanadalı bir kadın olan Mary Andrei Lükle ile tanıştı.
Kadın kendisine aşık olmuştu.
Farkında olmadan onu suç dolu hayatına yardım ediyordu.
Birlikte Tayland'da sıkıntılı olan gezginleri buluyor yanlarına getiriyorlardı.
Kendilerine Knit apartmanı tutmuşlardı ve burada sürekli parti düzenliyorlardı.
Onların yemeklerine ve içeceklerine ilaç koyarak hasta ediyor ve sonra kendisini mecbur bırakıyorlardı.
Charles kendisini o kadar geliştirmişti ki turist olarak gelen Fransız polislerini bile kandırmıştı.
O dönemlerde Tayland gibi uzak ülkelere çok fazla turistik gezi olmuyordu.
Bu yüzden Avrupa dili konuşan insan bulmakta zordu.
Charles bunu çok iyi değerlendiriyordu.
Soygunculuk alanında işleri büyüttükçe iki kişi yapmaktan zorlanmaya başladı.
Bir zaman sonra Ajay Chowdhury adında Hint bir adamla tanıştı.
Ajay onun sağ kulu olmuştu.
Artık suçları birlikte planlayıp işliyorlardı.
1975 yılında eve gelen giden insan sayısı çoğalmıştı.
Ev, çalıntı, pasaport kaynıyordu.
Bazıları bunları görüp neler döndüğünü tahmin ediyordu.
Charles ifşa edilmemek için onların hayatına son veriyordu.
Böyle anlardan birisinde ilk cinayetini işledi.
Teresa Knowlton çiçekli bir bikiniyle havuzda cansız olarak bulundu.
İlk incelemelere göre boğulmuş gibi duruyordu.
Ama yapılan otopsiye göre suda boğulmamıştı.
Genç kızın canına birisi kıymıştı.
Bu olaydan kısa süre sonra Yahudi asılı bir Türk olan Vitali Hakim Pataya'da yanmış olarak bulundu.
Charles ve Acey hala eylemlerine devam ediyordu.
Evlerine birilerini getiriyor eğer ifşa olmaları riski varsa gelenlerin yaşamlarını son veriyorlardı.
Birkaç gün içinde bikiniyle iki genç kız daha cansız bir şekilde bulundu.
Artık bikini katili adını alma yolunda ilerliyordu.
Bu arada eve gelen İngiliz bir kız pasaportları görmüş ve durumdan şüphelenmişti.
Şans esiri hayatını kaybetmeden de evden ayrılabilmişti.
İngiltere konsolosuna giderek bu durumdan bahsetti.
Kayıp İngiliz vatandaşların pasaportu burada olabilirdi.
Ama her nedense konsolosluk bu durumu ciddiye almadı.
Bu yapılmış en büyük hataydı.
Aynı yıl içinde buradan gitmesi gerektiğine karar veren Charles sevgilisiyle beraber çaldıkları pasaportlardan ikisini alarak Nepal'e gittiler.
Burada başka kızlarla da tanıştılar.
Onları da yanlarına aldılar.
Nepal'de yeni bir çete kurulmuştu.
Ama çete üyeleri sadece soygunları biliyordu.
Onlar işin arka tarafını bilmiyorlardı.
Gelmelerinden birkaç gün sonra Charles ve sevgilisi burada da iki Avrupalının hayatlarına son verdikten sonra onların daha bedenleri bulunmadan pasaportlarıyla yeniden Tayland'a döndüler.
Tayland'a geldiğinde evine gelenlerden bazı Fransızlar pasaportları görünce ülkede yaşanan seri cinayetlerin başında Charles'ın olabileceğini düşünmeye başlamışlardı.
Charles bunu öğrenir öğrenmez hemen oradan da Paris'e kaçtı.
Paris'e geldikten sonra tanıştığı İsrailli bilim adamı olan Evoni Jacob'ın pasaportunu kullanmak için onu da ortadan kaldırdı.
Kendisine yeni bir kimlik edinmişti.
Bu kimliği diğerlerine göre daha değerliydi.
Bir yandan Tayland'daki kayıp turistlerle ilgili araştırmalar da devam ediyordu.
Hollanda konsolosluğundaki diplomat Herman Knippenburg olayın peşindeydi.
Etraftan aldığı bilgilere göre Charles Sobrage adında bir adamın adını öğrendi.
Komşuları evine sürekli turistlerin gelip gittiği bilgisini veriyordu.
Knippingburg adamdan şüphelenmeye başlayınca evinde bir arama izni oluşturmak istedi.
İzin çıktığında Charles zaten oradan çoktan ayrılmıştı.
Eve girdiklerinde şırıngalar, zehirler, çalıntı pasaportlarla karşılaştılar.
Aradıkları adam Charles Sobraj'dı.
Ama onu bulamazlardı.
Hem kendi kimliğini kullanmıyor hem de kim bilir neredeydi.
Charles Sobraj da hala ülke ülke gezip hem soygun yapıyor hem de cinayet işliyordu.
Malezya, Tayland, Nepal, Hindistan.
Adam her gittiği yerde kendisine çete oluşturuyordu.
Tam bir lider rolü oynuyordu.
Kimse kendisini satmıyordu.
En son Malezya'da işlediği suçlardan sonra Yenidelhi'ye gitme kararı verdi.
1976 yılında geldiği bu ülkede kendisine iki suç ortağı daha buldu.
Bu suç ortaklarıyla Avrupalı öğrencileri avlıyordu.
Kendisini Fransız bir tur rehberi olarak tanıtmıştı.
Katıldıkları bir yüksek lisans gezisinde herkesin içeceğine zehir koydu.
Sonunda herkes bir anda yere yığılınca içeceği içmeyenler neler döndüğünü anladı.
Charles dozu biraz fazla kaçırmıştı.
Normalde oradan ayrıldıktan sonra bayılmaları gerekiyordu.
Ayakta kalanlar da Charles'ı kıskıvrak yakaladılar.
Suç ortakları hemen suçu kabul ettiler.
Charles Sobrage burada işlediği suçlardan mahkeme karşısına çıkarıldı.
Sonunda 1977 yılında 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Hapishaneye vücuduna sakladığı mücevherlerle gitmişti.
Gardiyanlara rüşvet vererek hapishane hayatını daha iyi bir yer haline getirmeye çalışıyordu.
Adı kısa sürede tüm medyada geçmeye başladı.
İçeride kendisine bir krallık kurmuştu.
Mahkemedeki davranışları yüzünden ülkede kendisine bir sürü hayran kitlesi de toplamıştı.
Charles Sobrage ile röportaj yapmak isteyen gazeteciler sıra bekliyordu.
İnanılmaz rahat bir adamdı.
Tüm suçları kabul ediyor, işlediği cinayetleri anlatıyordu.
Ama hiçbir zaman bilerek yaptığını söylemiyordu.
Röportajları yayınlanınca popüleritesi daha da arttı.
Dışarıda onun işlerini yürütecek bir sürü hayranı vardı.
Bir anda dünyanın gündemine oturmuştu.
Verdiği röportajlar kitaba dönüştürülünce popülerliği iyice arttı.
1986 yılının gelindiğinde cezası 2 yıl kalmıştı.
Tayland'da işlediği suçlardan dolayı aranması da devam ediyordu.
Eğer buradaki cezası biter de serbest kalırsa Hindistan onu iade etmek zorundaydı.
Tayland'daki cezalar da çok daha ağırdı.
Giderse idam edilecekti.
Bunu bilen Charles kaldığı hapishanede son kez büyük bir ziyafet vermek istedi.
Verdiği yemekte herkesi ilaçlarla uyutup kaçma girişiminde bulundu.
Aslında niyeti kaçmak değildi.
Cezasını uzatmaya çalışıyordu.
Bunda da başarılı oldu.
10 yıl daha ceza aldı.
17 Şubat 1997 yılında 52 yaşındayken cezasını tamamlayarak serbest kaldı.
Tayland yasalarına göre cezası orada artık zaman aşımına uğramıştı.
Bu yüzden rahatça seyahat edebilirdi.
Hapisten çıktıktan sonra yeniden Paris'e döndü.
Paris'te rahat bir yaşam sürüyordu.
Hapishanelerde hayatının geçmesine rağmen çok zengin olmuştu.
Kendisine hayatının filmi yapılması için 15 milyon dolar bile teklif edildi.
Ama Charles paraya ihtiyacı olmadığı için kabul etmedi.
2003 yılında da yeniden Nepal'e döndü.
Katmandu'da gezerken bir gazeteci kendisini tanıyınca yetkililere bilgi verdi.
Sonunda 1970'lerde burada işlediği cinayetler yüzünden yine yakalandı.
Ve bu cez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
2007 yılında dönemin başbakanı Sarkozy'den bile yardım istedi.
Ama beklediği yardımı alamadı.
Hapishanedeyken 2008 yılından Nehita adlı bir kadınla nişanlandı.
Sürekli suçlarını reddetti.
Verdiği her röportajda kendisinden seri katil diye bahsedilmemesini istiyordu.
Sürekli temyize gidiyor ve mahkemelerde şov yapıyordu.
2014 yılında mahkemeye hakaret ettiği için bir ceza daha aldı.
2018 yılında bazı ameliyatlar geçirmesine rağmen hayatta kalmayı başardı.
Bugün hala hapishanede cezasını çekmeye devam etmektedir.
Charles Sobrage'ın tahmini 20 civarında cinayete karıştığı tahmin ediliyor.
Hapishanedeyken öyle popüler oldu ki hakkında bir sürü şeyler yazıldı.
Kendisinin filmini çekmeyi bile istediler.
Şimdi ise Netflix'te Serpent adında kendisiyle ilgili bir dizi yayınlandı.
Charles Sobraş hapishanedeki ömrü devam ederken dışarıda bir yandan popülerliği de bu şekilde devam ediyor.
Hatta gün geçtikçe daha popüler bir insan olmaya başlıyor.
Bu videonun da sonuna geldik.
Bir sonrakinde görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
