
Transkript
Fane Williams 1958'de Atlanta, Georgia'da bulunan Dixie Hall semtinde doğdu.
Tüm yaşamı da burada geçti.
Babası ve annesi öğretmendi.
Fane liseden mezun olduktan sonra radyoculuğa merak sardı.
Yapmak istediği iş buydu.
Evde kendisine taşınabilir bir istasyon kurdu.
Burada radyo programı yapıyordu.
Zaman ilerledikçe müziğe de merak sarınca DJ olmak istedi.
Artık müzisyen olacaktı.
Bölgede yapımcılık yapmaya karar verdi.
O yüzden yetenek avcılığı yapıp, Müziğe yetenekli insanları yanına topluyordu.
Özellikle gençler üzerinde çalışıyordu.
Dağıttığı el ilanlarında aradığı yetenek yaşı 11-21 yaş arası olarak yazıyordu.
1970'lerin sonuna doğru çevresinde gençler hep vardı.
Bu arada hakkında gay olduğuna dair söylentiler de çıkıyordu.
Ama bunu asla kabul etmedi.
Wayne Williams yaşadığı bölgede hayalperest bir yalancı olarak biliniyordu.
İnsanların aklının ucundan geçmeyecek yalanlar söylüyordu.
Bu nedenle yaptığı işinde hayal olduğuna inanan çok fazla insan vardı.
Maalesef inanmayanlar da vardı.
İnanmayanların sonu olabilecek en kötü şekilde bitti.
1979 yılının yaz ayında 21 Temmuz'da Edward Hope Smith ve Alfred Evans 4 gün arayla cansız olarak bulundu.
İkisi de 14 yaşındaydı.
Bedenler ormanlık bir alanda bulunmuştu.
Yapılan otopsiye göre ikisi de boğularak hayatını kaybetmişti.
Siyahi çocukların 4 gün arayla öldürülmesi her şeyin başlangıcı olacaktı.
1979'un Eylül ayında Milton Harvey bisikletle bir yere giderken kayboldu.
Eve geri dönmeyince ailesi polise şikayette bulundu.
Bir hafta sonra ormanlık bir alanda bisikleti bulundu.
Bir süre sonra da ondan kalan kalıntılar bulundu.
Hayatını neden kaybettiği anlaşılamadı.
Sadece bir ay sonra bir çocuk daha ortadan kayboldu.
Yine siyahi bir çocuk kayıptı.
Yusuf Bel Enson 21 Ekim'de görülmüştü.
Cansız bedeni 8 Kasım'da bulundu.
Arka arkaya gelen bu haberler bölge halkını meraklandırıyordu.
Çocuklarının peşine takılmış kötü birisi vardı.
1980'nin Mart ayına kadar başka bir şey daha yaşanmadı.
Mart ayında kaybolmalar yeniden başladı.
İlk önce Angel Atreus sonra da Jeffrey Mattis kayboldu.
Artık işler hızlanmıştı.
Jeffrey Mattis'in bulunmasından sonra bu kez bir görgü tanığı ortaya çıktı.
Bir arkadaşı onu mavi bir arabaya binerken görmüştü.
Olaydan sonra gazetede arkadaşının resmi paylaşılınca bunu hatırlamıştı.
Söylediğine göre mavi arabayı kullanan kişi beyaz bir erkekti.
Jeffrey arabaya binerken arabanın içindeki kişi ona silah çekmişti.
Yani arabaya silah zoruyla biniyordu.
Polisler bu ifadelerin peşinden gitmedi.
Mavi arabayı pek araştırmadılar.
Mayıs ayında Eric Middlebrooks da boğulmuş olarak bulundu.
22 Haziran'da ise çok daha kötü bir şey oldu.
Latonya Wilson adlı kız evinde uyurken birisi tarafından kaçırıldı.
Bir görgü tanığı kaçırma olayını gördüğünü iddia etti.
Siyah bir adamın binadan çıkarken kucağında Latonya vardı diye iddia etti.
Küçük kız uzun bir süre bulunamadı.
Cansız bedeni ancak Ekim ayında bulundu.
1980 yazı Atlanta için inanılmaz geçiyordu.
Olayların arkasında kim veya kimler varsa suç tarihinde rekora gidiyordu.
Atlanta vatandaşları durumdan çok şikayetçiydi.
Bazı kesimler kaçırılanların siyahi olmasından dolayı polislerin bir şey yapmadığını söylüyordu.
Vatandaşlar eğer önlem alınmazsa belli ki katilin durmayacağına inanıyordu.
O yaz için söylenebilecek tek tabir ölüm yazı olduğuydu.
Polislerin olayları çözmedeki başarısızlığı halkın bir komite kurmasına sebep oldu.
İnsanlar bir araya geliyor ve çocuklarını nasıl bulabileceklerini konuşuyordu.
Grubun kurulmasını ateşleyen olay Latonya Wilson'ın kaçırılmasından hemen bir gün sonra Aaron Wychin'in de kaçırılması oldu.
Aaron'un cansız bedeni hemen ertesi gün bulundu.
Onun da otopsi sonucunda nefessiz kalması çıkmıştı.
Temmuz ayı da beklenildiği gibi oldu.
Çocuklar kaybolmaya devam ediyordu.
Polisler asla tek bir kişi üzerinde durmuyordu.
Onlara göre hepsi birbirinden farklı olaylardı.
Belki de en büyük hataları böyle düşünmek olmuştur.
Vatandaşlar tarafından kurulan grup siyasilere ciddi bir baskı oluşturunca sonunda olaylarla ilgili ekip kurulmasına karar verildi.
Bu arada gerçekten de farklı kaçırma veya cinayet olayları yaşanıyordu.
Atlanta suç oranı yüksek bir yerde.
Belediye başkanı FBI'in olaya dahil olması gerektiğine inanıyordu.
Ama şimdilik eyaletler arası bir suç olmadığı için FBI dahil olmuyordu.
Ta ki Earl Terrell kaçırılana kadar.
Earl kaçırıldıktan sonra evlerine gelen telefonda çocuğun elinde olduğunu söyleyen bir adam vardı.
Geri dönmesi için 200 dolar istedi.
En önemlisi çocuğun Alabama'da olduğunu söyledi.
Artık eyalet sınırı aşıldığı için FBI olaya dahil olabilirdi.
Bölgede oluşturulan görev kuvvetleri için en zor şey olayları birbirinden ayırabilmekti.
Hangi olay bir diğerine benziyordu bunu ayrıştırmaları lazımdı.
Ellerindeki dosyalara bakılınca gerçekten de farklı bir sürü vaka vardı.
Bu vakaları hangi listeye koyacaklarına karar vermek için coğrafi ve sosyal bağlantılarına baktılar.
Diğer problemlerden birisi de az da olsa kız çocuklarının kaybolması sorunuydu.
Genelde olayların başında bir kişi varsa hedefi hep aynı olmalıydı.
Örneğin erkek çocukları kaçırıyorsa öyle devam etmeliydi.
Veya öldürme şekli aynı olmalıydı.
Ama ellerinde bulunan 90 vakadan benzerlerini ayırt etmek çok zordu.
Titiz davranılması gerekiyordu.
Yapılacak hata daha fazla acıya sebep olabilirdi.
Bazı vakalardaki benzerlikler polislerin karşısında bir seri katil olduğunu ortaya çıkardı.
Artık arayacakları kişinin profilini oluşturabilmek lazımdı.
Sonbaharı girildiğinde her şey yaz aylarında olduğu gibi devam etti.
Hekim sonlarına doğru Atlanta Belediye Başkanı cadılar bayramından dolayı sokağa çıkma yasağı ilan etti.
Ayrıca akşamları çocuklar sokağa çıkamayacaktı.
Polisler sık sık devriye gezecekti.
Kasım ayının başında başka bir cansız bedenin bulunmasıyla katili önlemenin ne kadar zor olacağının farkına vardılar.
Dostlar kısa bir reklam arasıyla videoyu bölüyorum.
İnternette Binomo diye bir şey keşfettim.
Binomo uygulama üzerinden veya internet sitesinden kar elde edebileceğiniz bir sistem.
Ben de bunu yeni keşfettim ve denedim.
Sizle de paylaşmak istiyorum. Şimdi bu uygulamanın amacı size sunulan süre içerisinde bu grafiklerin yukarıya mı yoksa aşağıya doğru mu olduğunu tahmin etmek.
Eğer ki doğru tahmin ederseniz yatırdığınız üzerinden bir gelir elde edebilirsiniz.
Mesela ben şimdi yanlışlıkla iki kez 200 lira yatırdım ama bakalım ne olacak.
Devam ederken son anda düştü.
Son anda düştü ve benim de Tam istediğim yerin altında kaldı.
Bu durumda yanlışlıkla 2 kez 200 lira yatırdık yani 400 lira yatırdık.
Toplamda da 728 lira kazanmış olduk.
Burada şu sol tarafta gördüğünüz 3 noktaya tıklayarak da para çekme işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
Yatırımınız risk altında olabilir uyarısını lütfen dikkate alın.
En düşük 40 TL ile buraya katılabilirsiniz.
Açıklamalara bırakacağım promosyon koduyla ilk yatırdığınız ücretin iki katını kullanabileceksiniz.
Şimdi videomuza geri dönelim.
Kasım ayında 16 yaşındaki Patrick Rogers ortadan kayboldu.
O da oluşturulan listeyle bağlantılıydı.
Ancak listeye girmesi Aralık ayında oldu.
Çünkü bedeni Aralık ayında nehirde bulundu.
1980'in bitmesi olayların bitmesi için bir şey ifade etmiyordu.
1981 yılında her şey devam ediyordu.
İlk önce Louie Getter daha sonra Terry Pugh bulundu.
İkisinin yaşları birbirine yakındı.
Mart ayında halk polisleri protesto etmek için sokağa döküldü.
Görevlerini yerine getiremediklerini söylüyordu.
Bunda da haklılardı. Halkın artık kendisi sokakta devriye geziyordu.
Eli sopalı insanlar sokaklarda katili yakalamaya çalışıyordu.
Hem polis hem de halk sokakta devriye gezerken Eddie Duncan ismindeki çocuk ortadan kayboldu.
Ne yaparlarsa yapsınlar.
Karşılarındaki kişiyi durduramıyorlardı.
Eddie diğer kurbanlara göre farklıydı çünkü 21 yaşındaydı.
Listeye eklenen en yaşlı kişi o oldu.
Bir ay sonra Nisan ayında o da nehirde bulundu.
Olayların arkasındaki kişiyi bulabilmek için ciddi miktarda ödül konuldu.
Ödülün sponsorlarından birisi de ünlü siyahi boksör Muhammed Ali'ydi.
Ayrıca Başkan Ronald Reagan da Atlantaya soruşturmaya destek olabilmek için 2 milyon dolar yardımda bulundu.
Herkes bu olayların bir an evvel çözülmesini istiyordu.
Atlantada yaşanan olaylar tüm ülke gündemini meşgul ediyordu.
Özellikle siyahilere yapılması ortalığı iyice karıştırıyordu.
Liste 21 yaşındaki ikinci bir yetişkin daha dahil oldu.
Larry Rogers da bu olarak hayatını kaybetmişti.
Larry Rogers ve Wayne Williams arkadaşlardı.
Bilinene göre bir kavga etmişler.
ve Larry kafasından yaralanmıştı.
Onu hastaneye götüren de yine Wayne Williams olmuştu.
Tabi bu suçla ilgili soruşturmaya dahil edilmedi.
Günler geçiyor, nehirde bulunan gençler artıyordu.
Polisler nehrin etrafında gizlice bekleyip bir şeyler görmeyi umuyorlardı.
James Jackson Parkway köprüsünde iki polis memuru şüpheli hareketleri izlemek için konuşlandı.
Ayrıca köprünün altına ve başka bir tarafında da polisler gizlenmişti.
Uzun soluklu bekleyiş sırasında köprüye bir araç geldi.
Köprüden çıkarken de nehirden bir ses duydular.
Duydukları ses nehre sanki bir şeyin atılma sesiydi.
Polisler aralarında hemen telsizle birbirlerine bilgi verip köprüden çıkan aracı durdurdular.
Durdurdukları aracın içinde müzik prodüktörü 23 yaşındaki Wayne Williams vardı.
Polislere bir seçme için köprüden geçmekte olduğunu söyledi.
Shirley Johnson adında bir kadın için şehir dışına gidiyordu.
Polislere güven vermek için kadının telefon numarasını ve adresini verdi.
Kısa bir araştırma yapılınca ikisinin de sahte olduğu hızlıca fark edildi.
Tabii ki Wayne Williams gözaltına alındı.
Bir saat boyunca köprüde ne yaptığına dair sorgulandı.
Ama bir şey öğrenemediler.
Ertesi gün yeniden sorgulamak üzere evine gitmesine izin verdiler.
Bu sırada nehirde de o gelen sesin araştırması yapılıyordu.
O gece bir şey bulamadılar.
Üç gün sonra Nathaniel Carter'ın boğulmuş olarak cansız bedenin nehirde ortaya çıktı.
Wayne Williams en son köprüde görülmüştü.
Tekrardan onu sorgulamak için karakola götürdüler.
Williams suçlamaları kabul etmiyordu.
Sorguya giren FBI ajanlarının elinde de onu içeride tutacak kesin bir delil henüz yoktu.
Wayne Williams'ın evinin önüne kamp kurdular.
Bir yere giderse takip edilecekti.
Tabi olay medyaya da yansıdı.
Medya mensupları Williams'ın evinin önünde bekliyordu.
Williams kameralar karşısına çıkıp bir basın toplantısı verdi.
Masum olduğunu söylüyordu.
FBI evini ve arabasını aramak için izin çıkardı.
Bazı kurbanların üzerinde köpek kılı vardı.
Williamson da köpeğinden örnek alarak eşleştirmeye çalıştılar.
Adli tıptan haber gelene kadar Wayne Williamson sorgulamaları devam ediyordu.
Söylediği şeyler birbiriyle uyumlu değildi.
FBI ajanlar bunu fark ediyorlardı.
Bu yüzden onun yalan makinesine bağlanmasını istediler.
Yalan makinesinde başarılı olamadı.
Adli tıptan gelen rapora göre arabasından ve evinden çıkan bazı ip örnekleri kurbanların üzerinde bulunanla direk eşleşti.
21 Haziran 1981 günü Wayne Williams yargı karşısına çıkarıldı.
Bu duruşmada iddianame hazırlandı.
Ama sadece iki cinayetten yargılanacaktı.
1982'de başlayan duruşmalarda eldeki kanıtlarla Wayne Williams'ı içeriye atmak istiyorlardı.
Aleyhindeki tüm deliller mahkemeye sunuldu.
Duruşmalar 2 ay sürdükten sonra Wayne Williams hakkında müebbet hapis cezasına karar verildi.
Cezanın ardından polisler 29 cinayetin 22'sinin kesin olarak bu adam tarafından işlendiğine inanıyordu.
Wayne Williams yakalanıp hapse gönderildi ama hakkındaki şüpheler hiç bitmedi.
Birçok siyahi insan FBI, savcılık ve hükümetin kanıtları kendilerinin ürettiğini düşündü.
Çünkü bölgelerinde yaşanan bu durumu bitiremiyorlardı.
Wayne Williams'ın ortaya çıkması köprüden geçmesiyle olmuştu.
Yani köprüden geçmese yakalanmayacaktı.
Polislerin elinde katilin Williams olduğuna dair tek kanıt buydu.
Williams da kendisini açıklayamamış, yalan söylemişti.
Şüphe çekici hareketleri onu öne çıkarmıştı.
1985'te Washington Post'a çıkan bir yazıda Wayne Williams'ın hiçbir cinayetle alakalı olmadığı yazıyordu.
Görgü tanığı yok, itiraf yok, cinayet silahı yok.
Kısacası bu suçları Williams'ın işlediğini kanıtlayan hiçbir detay yok.
Bir ara Ku Klux Klan üyesi olan Charles Sanders bu olayları yapan kişi olarak gündeme geldi.
Yalan makinesinde yalan söylemeyerek geçince serbest kaldı.
Detektiflerin ve savcıların elindeki tek kişi Wayne Williams'dı.
Mindhunter kitabının yazarı Williams'ın birkaç cinayete karıştığını ama tüm çocukları onun kaçırmadığını düşündüğünü söyledi.
Ona göre birkaç farklı kişi vardı bu olayın içinde.
Belki masumdu.
Belki de bir canavardı. Ama Wayne Williams yakalandıktan sonra Atlanta'da çocuk kaybolmaları da bir anda durdu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
