
Amerika'nın En Genç Seri Katili - Jesse Pomeroy
3 Mayıs 2022 · 7 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Jesse 29 Kasım 1859'da Charlestown, Massachusetts'ta doğdu.
İki erkek çocuklu bir ailenin küçük olan çocuğuydu.
Tek gözü abisi tarafından yaralanmış ve iris kısmı zarar görmüştü.
Gerçekleştireceği suçlardan sağ olarak kurtulan çocukların onu tanımlamasında belirleyici olan şey bu kusuru olacaktı.
Bazı kaynaklar Jesse'nin göz kusurunun doğuştan geldiğini yazıyordu.
Fakat gözümdeki kusurun nasıl oluştuğuna dair tam olarak bilgi sahibi değiliz.
Jesse'nin çocukluk döneminde yaşadıkları mücadeleleri uzunca süreler tartışıldı.
Bazı tarihçiler Charles Town donanma tersanesinde çalışan bir iç savaş gazisi olan babası Thomas Pomeroy'un tacizci olduğu konusunda kararlılardı.
Diğerleri onun ve abisi Charles'ın oldukça sıradan bir şekilde yetiştirildiğini iddia ediyordu.
Komşusunun onun bir kediye zarar verip nehre attığını gördüğünü iddia ettiğinde henüz 5 yaşındaydı.
Öğretmenleri tuhaf, inatçı ve anlaşılması zor biri olarak tanımlıyordu.
Jesse başkaları tarafından düzeltilmekten nefret ediyordu ve nihayetinde sınır yaşamının vahşiliği üzerine romanlar okuyan yalnız bir çocuğa dönüşmüştü.
Jesse'nin babasını düzenli olarak onun kırbaçla dövdüğü ve soyunmasını emrettiği de düşünülüyordu.
Ekim 1871'de ciddi bir zatüre onu daha da kötüye çevirdi.
Korkunç suçları işte o kış başladı.
Charlestown civarında çocuklar daha büyük bir çocuk tarafından dövüldüklerini ve cinsel tacize uğradıklarını polise bildirdiler.
Bu saldırganın şeker vaadiyle onları tuzağa düşürdüğünü ve ardından bir bıçak ve toplu iğneyle yüzlerine ve organlarına saldırdığını söylediler.
Çocukların açıklamaları o dönem günlük bir gazete olan The Boston Globe'da yayınlandı.
Bu açıklamalarda Ruth Pomeroy gazetede işkenceci çocuk ve kırmızı şeytan olarak adlandırılan oğlunu gördüğünde adeta şoka girdi.
Bir yanı şaşırmamıştı da çünkü oğlunun şiddete olan eğiliminin farkındaydı.
Sessizce ailesini Güney Boston'a taşımaya karar verdi.
Ancak Ağustos 1872'de bir çocuk sahilde işkence görmüş halde bulundu.
Bir diğeri ise Eylül ayında dövülmüş, cinsel saldırıya uğramış ve bir telefon direğine bağlanmış olarak buldu.
Jesse gittiği yere de şiddeti beraber götürüyordu.
Ancak Jesse'nin şiddeti olan eğilimini 1873'te onun ıslah okuluna gönderilmesiyle daha da kötüleşti.
Burada bir yıl içerisinde çocuklar ortadan kaybolmaya başladı.
Bir kurban yetkililere failin mermerleşmiş bir gözü olduğunu söyledi.
Bu da 13 yaşındaki Jesse Pomeroy'un hızla tutuklanmasına sebep oldu.
Westboro'daki devlet reform okulunda 6 yıl geçiren Pomeroy'un annesi onu aylar içinde serbest bırakmayı sağladı.
Ancak sonuçlar 18 Mart 1874'te trajik ve ürkütücü oldu.
Jesse Pomeroy 10 yaşındaki Katie Curran evinden kaybolduğunda daha bir aydır şartlı tahliye edilmişti.
En son Ruth Pomeroy'un Jesse'nin çalıştığı dükkanında görüldüğünden yetkililer onu sorguladılar ve hiçbir şey bulamamalarına rağmen mağazayı da aradılar.
Ancak 5 hafta sonra Pomeroy'un çizme izleri 4 yaşındaki Horace Milan'ın cesedinin yanında keşfedildi.
Çocuğun başı neredeyse vücudundan ayrılmış ve sahile atılmıştı.
Polis Pomeroy'u sorgulamak için geri döndüğünde Pomeroy'un cildinde çizikler ve kıyafetinde kanlar buldular.
Yüzündeki kesiklerin sebebini açıklamasını istediler.
Jesse tıraş olurken kestiğini iddia etse de inandırıcı bulunmadı.
Kendisine ait bir bıçağı olup olmadığı sorulduğunda evde bir adet çakısı olduğunu söyledi.
Polisler eve giderek üzerinde kurumuş kan izleri olan bıçağı buldular.
Cinayet mahallinde tespit edilmiş olan ayak izleri de Jesse'nin ayak izlerine tam uyuyordu.
Ve Jesse tutuklandı.
Yaptığını itiraf ederken kendisini bir yere kapatmalarını ve böyle şeyler yapmaya devam etmesini engellemeleri için yalvarıp ağladı.
Jesse Pomeroy 24 Nisan 1874'te tutuklandı.
Mila'nın cansız bedenini gördükten sonra cinayeti itiraf etmişti.
Ne yazık ki Jesse Pomeroy'un ailesi için de işler kötüye gidiyordu.
Ruth oğlu tutuklandıktan sonra mağazasını ihtiyaç duyduğu para için sattıktan sonra işler daha da kötüleşti.
Yeni kiracılar Katie Curran'ın Bodrum'da çürüyen cesedini keşfetmişti.
Pomeroy bir kez daha itirafta bulunmak zorunda kaldı.
Duruşması Jesse'nin 15.
yaş gününden kısa bir süre sonra 9 Aralık 1874'te başladı.
Ertesi gün sona erdi.
Her ne kadar jüri savunmanın delilik savunmasını reddetse de Pomeroy'a yaşı nedeniyle müsamaha gösterdi.
Ancak yargıç bu karara şiddetle karşı çıktı ve onu ölüme mahkum etti.
Böyle bir kader için onu çok genç bulan valilik hakimin infaz emrini imzalamayı reddetti.
2 yıl ve 3 aylık oylamanın ardından Pomeroy'un cezası hücre hapsinde ömür boyu hapse çevrildi.
6 yaşındaki çocuk 7 Eylül 1876'da Massachusetts Eyalet Hapishanesine gönderildi.
Sonraki 50 yıl boyunca Jesse Pomeroy ondan fazla kez kaçma girişiminde bulunacaktı.
Bir patlamayı tetiklemek için hücresinin gaz borularını yeniden yönlendirdikten sonra neredeyse başarılı oldu.
Ancak patlama onu da etkisiz hale getirdi.
Sonunda zamanını birkaç dil öğrenerek, şiir yazarak ve iddiaya göre borsaya yatırım yaparak geçirdi.
1929'da geri kalan günlerini yaşamak için Massachusetts Bridgewater'daki eyalet hapishanesinin çiftliğine transfer edildi.
3 yıl sonra 29 Eylül 1932'de 73.
doğum gününden önce kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti.
Öldüğü zaman Amerika nihayet suçları için bir terim icat etmişti.
Seri cinayetler. Jesse Pomeroy sadece iki kişiyi öldürmesine ve bazı seri katil tanımları için çok az özelliklere sahip olmasına rağmen suçları Amerikan Psikoloji Derneği'nin seri katillerin
ayırt edici özelliği olarak gördüğü bir patolojiyi paylaşıyordu.
Kurbanlar yerin ve yöntemin seçiminde belirgin bir model olmuştu.
Bugüne kadar Amerika'da Amerika'nın en genç seri katili ünvanı Pomeroy'la rekabet edebilecek tek bir kişi daha var.
1987'de ilk kurbanını 13 yaşında öldüren Rhode Island Warwick'te tutuklanmadan önce henüz 15 yaşındayken 2 kişiyi daha öldüren Craig Price adında bir katil.
Pomeroy yine de Amerika'nın en genç seri katili olarak biliniyor.
Jesse Pomeroy hayatı boyunca 59 yıl hapis ve ıslah evlerinde devletin bir koğuşunda hapsedildi.
Bu Amerika'nın bir insanı parmaklıklar ardında tuttuğu en uzun süreydi.
Manşetler ona hala erkek avcısı diyordu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
