
Transkript
Junko Furuta 18 Ocak 1971 günü Misato Saitama Japonya'da dünyaya geldi.
Güzel bir çocukluğu vardı.
Büyüdükçe de popüler bir insan haline geliyordu.
Liseye geldiğinde popüler ve güzel bir öğrenci olmuştu.
Junko okul dışında da part time bir işte çalışıyordu.
Ailesiyle birlikte yaşayan Junko mezun olduktan sonra bir elektronik firmasında çalışacaktı.
Hayat planı hazırdı.
Buna odaklanmış olarak yaşıyordu.
Güzel ve popüler bir kız olmasına rağmen partilerle de pek alakası yoktu.
Mütevazı bir hayat yaşıyordu.
Onun bu mütevazılığı ve güzelliği okulda Hiroshi Miyano adlı zorba bir çocuğun ilgisini çekmişti.
Hiroshi Yakuza'nın genç üyeleriyle bağlantılıydı.
Bu yüzden okulda insanlar ondan çekiniyordu.
Junko'ya yaklaşıp onu elde etmek istiyordu.
Hiroshi bugüne kadar istediğini elde eden bir genç olmuştu.
Ama Junko onun duvara toslamasına sebep oldu.
Junko, Hiroshi'nin sevgili olma teklifini kabul etmedi.
Bu da Hiroshi'yi deliye çevirdi.
Kimse ona hayır diyemezdi.
Ona karşı gelmek başına çok kötü şeylerin gelmesine sebep olabilirdi.
Öyle de oldu.
Junko Furuto 28 Kasım 1988'de her zamanki gibi okuldan çıkmış, çalıştığı işten evine bisikletle gidiyordu.
Yolda şeytana denk geldi.
Hiroshi'nin arkadaşı Minato kızın kullandığı bisiklete tekme atarak yere düşmesine sebep oldu.
O sırada da sanki kıza yardım edecekmiş gibi Hiroshi meydana çıktı.
Junko'nun yanına gelerek ona yardım etmeye çalıştı.
Daha sonra birlikte yürümeye başladılar.
Yolun sonunda bir depoyla karşılaştı.
Hiroshi onu çetesiyle birlikte kullandıkları bir depoya götürmüştü.
Kızı zorla içeriye soktu.
Junko'ya neden kendisiyle sevgili olmak istemediğini kızarak sorduktan sonra saldırmaya başladı.
Junko burada Hiroshi tarafından tecavüze uğradı.
Eğer herhangi bir ses çıkarırsa onu öldürmekle tehdit etti.
Kız korkudan sesini bile çıkaramıyordu.
Hiroshi buradan sonra kızı bu kez de çete üyelerinin de takıldığı bir otele götürdü.
Burada bir kez daha cinsel saldırıda bulundu.
Üç arkadaşını arayarak onlara durumu anlatıp yanına gelmelerini istedi.
Hiroshi kadar şeytani arkadaşları öğrenir öğrenmez oraya gelip onlar da kıza saldırmak istediler.
Junko'nun çantasında ev adresinin olduğu bir kağıt buldular.
Hiroshi eğer yanlış bir şey yaparsa Yakuza üyelerini ailesinin evine göndereceğini söyledi.
Zavallı Junko'nun yapacağı pek bir şey yoktu.
Bu dört kötü insanla birlikte Ayase semtinde Minato'nun evine gitmek zorunda kaldı.
Bu evde Junko'nun bitmek bilmeyen cehennemi başladı.
Her gün 4 kişi tarafından saldırıya uğradı.
Çok ama çok kötü bir durum söz konusuydu.
27 Kasım'da yani Junko'nun kaçırılmasından 2 gün sonra kızlarını merak eden aile polise gidip ihbarla bulundu.
Hiroshi ve arkadaşları bunu fark edince soruşturmanın kapatılması için bir plan yaptılar.
Junko'ya ailesini aratarak güvende olduğunu bir arkadaşın da kısa süreliğine kalacağını söylettiler.
Genç kız ailesini korumak adına yalan söylemek zorunda kalmıştı.
Ama kendisini koruyamıyordu.
Minato'lara ait bir eve götürülen kızı Minato'nun ebeveynleri tabii ki fark etti.
Ama Hiroshi'nin Yakuza bağlantıları onların da korkmasına sebep oldu.
Kızın başına nelerin geldiğini biliyorlardı.
Ama hiçbir şey yapamıyorlardı.
Minato ailesini polise asla gitmemeleri konusunda böyle ikna etmişlerdi.
Geçen günler Junko'nun daha da kötü şeyler yaşamasına sebep oluyordu.
Sayısız kez saldırıya uğradı.
Genç kız hep bir şekilde telefona ulaşıp yardım istemenin yollarını kolluyordu.
Hatta bir keresinde bu imkanı da buldu.
Tam polisi arayıp durumu anlatacaktı ki o sırada Hiroshi bunu gördü ve elinden telefonu alarak kapattı.
Daha sonra polis evi tekrar aradığında yanlışlıkla arandığını söyledi.
Junko'nun bu hamlesi ciddi bir ceza çekmesine sebep oldu.
Ayaklarını yaktılar. Genç kızı sürekli aç ve susuz bırakıyorlardı.
Kızın karşısındakiler adeta insan değildi.
Bunlar insan olamazdı.
En azından hiçbir insan böyle şeyler yapmazdı.
Bu bambaşka bir kötülüktü.
Nasıl bir kötülüğün içinde kalmıştı.
Altı üstü birisini sevgili olma teklifini kabul etmemişti.
Junko çok kötü işkencelere maruz kalıyordu.
20. günün ardından artık yürüyemez olmuştu.
Ayakta zorla duruyordu.
Bu yüzden sürekli yerdeydi.
Günler geçiyor Junko'nun çilesi hiç bitmiyordu.
İçinden daha ne kadar sürecek diye düşünüyordu.
Yeni yıl geliyor ve Junko ailesinden çok uzaktaydı.
1989 yılını yerde berbat bir halde yalnız bir şekilde karşılamak zorunda kaldı.
Genç kız artık bu kötü insanları kendisine öldürmesi için yalvarıyordu.
Çektiği acıların son bulması için bunu bile istiyordu.
Çünkü üzerinde havayı fişek bile patlatıyorlardı.
Bu yüzden kulakları duymamaya başladı.
Daha sonra yapılan incelemeye göre Beyninin boyutu da küçülmüştü.
Artık yaşamına da zaten böyle devam edemezdi.
Uzun zaman aç ve susuz kalması yüzünden iç organları çalışmaz olmuştu.
Su içtiğinde vücudu kabul etmiyordu.
Yere kusunca yeniden dayak yiyordu.
4 Ocak'ta yaşamına son vermeleri için yine yalvardı.
Ona bir oyun oynama teklifinde bulundular.
Junko oyunu kazanınca yeniden dayak yemeye başladı.
Çocuklar oyunu kaybettikleri için çok sinirlenmişlerdi.
Tam 40 gün uğradığı işkenceden sonra Junko'nun vücudu daha fazla dayanamadı.
Acı içerisinde hayatını kaybetti.
Hiroshi ve arkadaşları ilk başta hareketsiz kalmasını önemsemediler.
Baygınlık geçirmiş diye düşünüyorlardı.
Daha sonra Minato'nun kardeşi kızın hayatını kaybetmiş olduğu bilgisini verdi.
Gençler eve gelerek cinayetten yargılanmamak için kızın bedenini bir yere atmaya karar verdiler.
Battaniyeyi sarıp evden çıkardıktan sonra Yaklaşık 200 litrelik bir yağ varilinin içine atıp üzerine beton döktüler.
Beton donunca Tokyo, Kyoto'da bir araziye öylece bıraktılar.
Hayalleri olan Junko Furuto'nun sonu işte böyle olmuştu.
Yapılan araştırmalarda Hiroshi Miyano ve Joe Ogura'ya ulaşıldı.
İkisinin de evinde yapılan araştırmalara göre kadın iç çamaşırları bulundu.
Polisler ikisini de tutuklayıp ayrı ayrı sorgulamaya aldı.
Hiroshi'ye zarf atarak işlediği suçu bildiklerini söyledi.
O da arkadaşının sorguda konuşmuş olabileceğini düşünüp polislere variliği nerede bulacaklarını söyledi.
Varil çok geçmeden polisler tarafından bulundu.
İçinden çıkan şey ise onları şok etti.
İkisi de tutuklanarak mahkemeye çıkarılacaktı.
Bu sırada diğerlerinin isimleri de polislere verildi.
Dört genç de mahkemeye çıkarıldı.
Ama dördü de reşit olmadığı için çocuk prosedürüyle yargılandılar.
Yaptıkları çok net olmasına netti de yaşları küçüktü.
Mahkeme sonucuna göre Hiroshi 20 yıl, diğerleri de 8'er yıl civarında çok az bir ceza aldılar.
Junko'nun ailesi bunu duyunca dehşete düştü.
Nasıl bu kadar az ceza almış olabilirlerdi?
Bu çocuklar toplumda yeniden mi dolaşacaklardı?
Otopsi raporunda bu 4 genç dışında başkalarının da cinsel saldırıda bulunduğu anlaşıldı.
Alınan örneklere göre Tetsuo Nakamura ve Koichi Ihara'ya ulaşıp onlar da cezalandırıldılar.
Yaşları büyük olduğu için diğerlerinden daha fazla ceza aldılar.
Koichi aslında Junko'ya saldırması için diğerleri tarafından tehdit edildiğini söyledi.
Minato'nun kardeşine evde yaşananları arayıp polise haber vermesini istediğini söyledi.
Bu Junko'nun kaçırılmasının 16.
günüydü. Eve gelen polis memurları görevini yerine getirmeyip evde arama yapmadıkları için Junko'nun belki de kurutulma hayali ortadan kalkmıştı.
Daha sonra bu bilgi ortaya çıkınca İki polis memuru da görevinden alındılar.
Junko Furuta'nın acılı cenazesi 2 Nisan 1989 günü gerçekleşti.
Yaşadığı kötü günleri öğrenen herkes cenaze törenine katılıp yas tuttular.
Zavallı Junko Furuta hayatının baharında güzel günler geçirmek yerine bir insanın yaşayabileceği en kötü günleri geçirmişti.
Dört genç hapishanede cezalarını tamamladıktan sonra serbest kaldılar.
Toplumda yaşayabilmek için kimliklerini değiştirdiler.
Ama asla rahatta durmadılar.
Her biri farklı zamanlarda işledikleri suçlarla hapishaneye girdi serbest kaldı.
Şimdilerde ise Japonya'da yaşamaya devam etmektedirler.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
