
24 Yıl Öz Kızını Evinin Bodrumuna Hapsetti - Yüzyılın Canavarı: Josef Fritzl
2 Kasım 2021 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Josef Frisell Avusturya'nın Amstetten şehrinde 1935 yılında doğdu.
Tüm yaşamı bu kasabada geçti.
Babası Josef daha 4 yaşındayken ailesini terk etti.
Evin tek çocuğu olan Josef annesi tarafından bitmek bilmeyen bir hor görülmeye maruz kaldı.
Annesi oğluna sürekli hem fiziksel hem de psikolojik şiddet uyguluyordu.
Anne Maria Josef'e şeytan diye sesleniyordu.
Arkadaş edinmesi yasaktı.
Spor yapmasına bile izin yoktu.
Haliyle insanlardan kopuk, soğuk bir insan oluyordu.
İkili ilişkilerden bir haberdi.
Annesiyle yalnız kalan Joseph katı bir eğitimle büyütülüyordu.
Büyüdüğü dönem zaten 2.
Dünya Savaşı'na denk gelmişti.
Savaş şartlarında okula gitmeye çalışıyordu.
Despot annesiyle geçen yıllardan sonra 1956'da Rosemary adında 17 yaşındaki bir kızla evlendi.
Joseph onu görür görmez aşık olmuştu.
Rosemary kibar bir kızdı.
Çok merhametliydi.
Joseph'in annesinden görmediği sevgiyi gösteriyordu.
Rosemary hayatında ilk defa biriyle beraber oluyordu.
Joseph 1967 yılında da ilk kez raydan çıktı.
24 yaşındaki bir hemşirenin evine girerek cinsel saldırıda bulundu.
Bu olaydan hemen sonra yakalanarak 18 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Etrafındaki herkes şaşırmıştı.
Joseph gerçekten sapık mıydı?
Onlar bu yönünü daha önce görmemişlerdi.
Eşi Rosemary 1968 yılında Joseph hapishaneden çıktıktan sonra onu affetti.
Aşkı gözünü kör etmişti.
Böyle bir adamı bile affedebiliyordu.
Fritzl ailesinin 7 çocuğu vardı.
Joseph elektrik mühendisiydi ve inşaat sektörünün çelik bölümünde çalışıyordu.
Başarılı bir iş adamıydı.
Bu sayede maddi durumları iyiydi.
Ama çocukluğunda yaşadığı katı yaşam biçimi onu etkilemişti.
Eşi Rosemary'e de son derece katıydı.
Kadını sürekli çalıştırıyordu.
O da sesini çıkarmıyordu.
Aralarında değişik bir ilişki vardı.
Bu şekilde ilişkileri devam ederken 1966 yılında dördüncü çocukları olan Elizabeth dünyaya geldi.
Daha Elizabeth küçük yaşlardayken Joseph Fritzl'ın sert eğitimine maruz kalıyordu.
Kız 1977 yılında 11 yaşına geldiğinde de tacizler başladı.
Bunun dışında dayak da yiyordu.
Genç kız yaşadığı kötü günlerden dolayı kaçıp gitmek istiyordu.
Elizabeth Fritzl 15 yaşında liseyi bitirdikten sonra garson olmak için kursa gitti.
1983 yılında 17 yaşında daha fazla bu acılara dayanamadı ve evden kaçtı.
Bir arkadaşıyla birlikte Viyana'ya gitti.
Polisler ailesinin ihbarından sonra kızı aramaya başladı.
Çok geçmeden 3 hafta sonra Joseph Fritzl'ın eline geri teslim edildi.
Hiç geri verilmemesi gereken yere getirilmişti.
Bunu tabii ki o zamanlar polisler bilemezlerdi.
Onlar evden kaçan bir ailenin kızını bulmuşlardı sadece.
Yani görevlerini yerine getirmişlerdi.
Joseph bu sıralarda evinin Bodrum katında kendisine bir çalışma alanı yaratıyordu.
En azından eşi Rosemary'e söylediği buydu.
Elizabeth sürekli evden kaçıyordu.
Bu çalışma alanı onun dış dünyayla bağlantısını kesmek üzere tasarlanıyordu.
1983 yılında projesi belediye tarafından onaylanınca inşaat işi başlamıştı.
Öyle bir yer yapıyordu ki içeriden dışarıya birazcık bile ses çıkmayacaktı.
1984 yılının sonunda kendi hapishanesini bitirebildi.
En son kapıyı takarken kızı Elizabeth'den yardım istedi.
Joseph Elizabeth'in arkasından gelerek bir mendile döktüğü eterle bayılmasını sağladı.
Daha sonra da uzun yıllarca çıkmayacağı o kafese kapatıldı.
Elizabeth birkaç kez kaçma deneyimi yaşadığı için babasının işi kolaydı.
herkese kızının yeniden kaçtığını söylüyordu.
Kızın kaybolmasından bir ay sonra kendi elleriyle yazdırdığı bir mektup hazırladı.
Mektuba göre Elizabeth bir arkadaşıyla kaçmıştı ve ailesinin peşine düşmesini istemiyordu.
1984 yılında artık 18 yaşında reşit bir insan olduğu için mektuptan sonra kanun birimlerinin de yapacağı bir şey yoktu.
Joseph de mektupla birlikte hem eşi Rosemary'e Hem de etrafındaki insanlara kızının bir tarikata katılmış olabileceğini söylüyordu.
Kendisi üzerinde hiçbir şüphe yoktu.
Zaten Rosemary Joseph ne dese inanıyordu.
Sanki büyüsü altında gibiydi.
Joseph her gün Bodrum katını ziyaret ediyordu.
Onun dışında oraya kimse inemezdi.
Bu katı kurallarla belirlenmişti.
Rosemary o çalışırken yemek bile götüremezdi.
Joseph her gün indiği Bodrum'da Elizabeth'i bir duvara zincirlemişti.
Yalnızca ona saldırdığında zincirleri çözüyordu.
Kız çoğu zaman karanlıktaydı.
İnanılmaz kötü zaman geçiriyordu.
Kimse babasından başına bunların gelebileceğini hayal bile edemezdi.
1984'te başlayan tecavüzler sonunda 1988'de Elizabeth hamile kalarak babasından ilk çocuğu Kirsten'i doğurdu.
Artık kilerde bir çocuk olduğu için Elizabeth zincirlenmiş şekilde duramazdı.
Joseph bunun için iyi bir taktik düşündü.
Yıllarca yarattığı korku imparatorluğu sayesinde eğer kapıyı açarsa elektrik çarpacağına inandırmıştı.
Bu yüzden Elizabeth kapıya doğru yürüyemiyordu bile.
Hatta kaçma girişimi olursa içerinin bayıltıcı gazla dolacağına bile inandırmıştı.
Joseph gerçek bir canavardı.
1993 yılına gelindiğinde aşağıdaki çocuk sayısı artıyordu.
Stephen ve Lisa adında başka çocuklar da doğmuştu.
Lisa biraz büyüyünce 7 aylıkken Joseph yukarıdaki eve çıkarılmasını gerektiğini düşündü.
Bunun içinde plan hazırdı.
Lisa güya annesi tarafından kapıya bırakılacaktı.
Kızın yanına da bir mektup sıkıştırılmıştı.
Mektupta Elizabeth iyi olduğunu fakat kızına bakamadığı için ailesine teslim etmesi gerektiği yazıyordu.
Rosemary de en azından kızından haber aldığı için memnundu.
Yapacak bir şey yok torununa göz kulak olacaktı.
Eve yeni gelen üyenin Joseph'in çocuğu olduğunu bilmiyordu.
Lisa'dan sonra Monica ve Alexander da kapının önüne bırakıldı.
Arka arkaya Elizabeth'in diğer çocukları da geliyordu.
Her bebek Elizabeth'den bir notla geliyordu.
Aşağıdaki ortamda nüfus artınca Joseph biraz daha büyütmeye karar verdi.
Kızına ve çocuklarına yetecek bir alan yapıyordu.
Onlara bir televizyon ve radyo vermişti.
Elizabeth bu kötü şartlarda çocukları büyürken onlara okuma yazma öğretmeyi de...
İhmal etmiyordu. Bazen Joseph içerideki korkunun azaldığını fark edince günlerce onları karanlıkta bırakarak üzerlerindeki gücünü gösteriyordu.
İş sadece karanlıkta bırakmakla da kalmıyordu.
Çoğu zaman onları aç da bırakıyordu.
Hepsinin kendisine muhtaç olduğunu bilmelerini istiyordu.
Elizabeth çocuklarla 24 yıldır aynı bodrumda gün yüzü görmeden geçiriyordu.
Öyle ki ilk kızı Kirsten 19 yaşına gelmişti.
Dünyanın nasıl bir yer olduğunu henüz görmemişti.
19 Nisan 2008 günü Elizabeth'in en büyük kızı Kirsten ciddi bir hastalıkla karşı karşıya kaldı.
Bilinci gidip geliyor ve felçli gibi yerinden kalkamıyordu.
Elizabeth babasına yaptığı yoğun ısrarlarla kızının hastaneye götürülmesi konusunda ikna etmeyi başardı.
Joseph 24 yıl sonra Elizabeth'i Kirsten'i taşıması için dışarıya çıkardı.
Kız ambulansa bindirildikten sonra Bodrum'una yeniden kilitlendi.
19 yaşındaki kızın böbrek yetmezliği vardı.
Hastalığı ciddi boyuttaydı.
Bu yüzden hastanede müşahede altında kalacaktı.
Aradan kısa bir süre sonra Joseph Elizabeth'den yazılmış gibi bir mektupla ortaya çıktı.
Mektup bu kez kızı Kirsten ile alakalıydı.
Hastane çalışanları Joseph'den şüphelendiler.
Çünkü mektupla kızımla ilgili her şeyi babam Joseph'e sorun yazıyordu.
Bununla beraber Kirsten'in hiçbir tıbbi kaydı yoktu.
Yani böyle birisi sanki hiç doğmamıştı.
Kimliği dahi yoktu.
İki gün sonra 21 Nisan'da hastane çalışanları bu durumu polislere bildirdiler.
Polisler Elizabeth Fritzl'ın kaybolma dosyasını yeniden açtılar.
Konuyla ilgili baba Jose Fritzl hemen sorguya alındı.
Aynı hikayeleri anlatmaya devam edip kızından gelen mektupları gösteriyordu.
Kızının hala bir tarikata üye olduğunu söylüyordu.
Polislerin elinde şimdilik bir şey yoktu.
Hastanede geçen birkaç günden sonra Elizabeth kızını görmek istiyordu.
Saatlerce babasına yalvarıp kızını görmek için izin almayı da başardı.
26 Nisan'da Elizabeth, Stephen ve Felix ile beraber onları Bodrum'dan dışarıya çıkardı.
Aynı gün içerisini birlikte hastaneye gittiler.
Doktorlar Elizabeth'in kızı için ortaya çıktığını görünce...
Hemen olayla ilgilenen dedektiflere haber verildi.
Dedektifler kızı ve baba Joseph'i daha detaylı sorgu için karakola götürdü.
Elizabeth çocuklarından dolayı çok korkuyordu.
Çünkü babası tam bir canavardı.
Polislere ilk başta bir şey anlatmıyordu.
Daha sonra babasını bir daha görmeyeceğine dair söz alınca 2 saat boyunca 24 yıllık esaretini anlatmaya başladı.
O anlattıkça dinleyen dedektiflerin ağzı açık kalıyordu.
Kızına bunu yapan yabancı birisi değil, bir babaydı.
Polisler hızlı hareket ederek 27 Nisan'da aileyi güvenli bir yere transfer ettikten sonra 73 yaşındaki Joseph Fritzl'ı şüpheli sıfatıyla tutukladılar.
Joseph fazla direnmeyerek her şeyi anlatmaya başladı.
Polislere Bodrum'a nasıl girileceğini gösterdi.
Toplamda 8 adet kilitten oluşan bir kapıdan geçiliyordu.
Bu sırada hemen DNA testi içinde çalışmalar başladı.
Elizabeth Fritzl'ın anlattığı gibi bir durum söz konusu muydu ortaya çıkmalıydı.
DNA incelemelerinden gelen sonuçlar tüm iğrençliği ortaya koydu.
Baba Joseph kızından 7 çocuk yapmıştı.
Adli psikiyatrlar Joseph Fritzl için şizoid kişilik bozukluğu ve ağır kombine kişilik bozukluğu teşhisi koydu.
Joseph ilk başta tecavüzü reddediyordu.
İlişkinin karşılıklı rıza çerçevesinde olduğunu söylüyordu.
Bu tabi ki yalandı.
Gerçekler kısa sürede ortaya çıkınca 15 yıl şartlı tahliye olmaksızın ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Elizabeth Fritzl ve çocuklar yerel bir kliniğe yerleştirildiler.
Uzun zaman psikolojik tedavi gördüler.
Mahkeme tüm aile üyelerine yeni birer kimlik verilmesine karar verdi.
Bu arada Kirsten de tamamen iyileşerek ailesinin yanına döndü.
Elizabeth ve çocukları dış dünyaya alışabilmeleri için hep tedavi gördüler.
Aile bireylerinin hepsinin psikolojisi bozuktu.
Bu vahşet evinin de Bodrum'u 2013 yılında tamamen betonla doldurularak 2016 yılında 160 bin euroya alıcı buldu.
2017 yılında Joseph Frisell hapishanede bir röportaj sırasında suçlarından hiç pişmanlık duymadığını açıkladı.
Bu da onun ne biçim bir canavar olduğunu bir kez daha gösteriyordu.
Joseph Frisell şimdilerde 86 yaşında ve hapishanede öleceği günü beklemektedir.
Ayrıca konuyla ilgili Netflix'te bir de film yapıldı.
Bodrum'daki Kız adlı film Joseph Fritzen'ın yaptığı vahşeti konu almaktadır.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
