
2023'te Hala Yakalanamayan Seri Katil - Long Island Seri Katili
3 Şubat 2023 · 21 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Her şey Shannon Gilbert ismindeki bir kadının ortadan kaybolmasıyla başladı.
Gilbert, Craigslist adlı bir sitede kendi reklamını veren bir seks işçisiydi.
1 Mayıs 2010 günü gelen iş üzerine şoförüyle beraber Oak Beach'teki adamın evine gitti.
Genelde böyle yerlere kendisini götürmesi için anlaştığı bir şoförü vardı.
Shannon o gün gittiği müşterisiyle evde anlaşamayınca şoförle irtibat kurarak geri dönmek istedi.
Ama bu irtibatı kuramayınca evden yaya olarak çıkmaya karar verdi.
Karanlıkta yürürken bilinene göre telefon etmek için etraftaki birkaç evin kapısını çaldı.
Bundan sonra Gilbert bir daha da görülmeyecekti.
İşte her şey Shannon Gilbert'ın bu şekilde ortadan kaybolmasıyla başladı.
Shannon o gün kaybolunca sık sık görüştüğü annesini merak etmeye başladı.
Polis merkezinin yolunu tutarak kızının kayıp olduğuna dair ihbarda bulundu.
İlk başlarda polisler bu olayla pek ilgilenmediler.
Kayıp kızın annesinin ısrarı ve baskısıyla ancak olayın üzerinde durmaya karar verildi.
Tabi yine araştırmada öyle detaylı yapılmıyordu.
Mayıs ayında başlayan bu olaylar Aralık ayında bambaşka bir boyut kazandı.
Shannon Gilbert olayıyla ilgilenen bir polis Alman kurt köpeğiyle birlikte arabasıyla devreye atıyordu.
John Mally isimli polis kayıp vakasını Gilbert'ı bulmayla görevlendirilmişti.
Suffolk Polis Departmanı'nın bu kayıp vakasıyla ne kadar ilgisiz olduğu buradan da belliydi.
24 yaşındaki genç kızı bulması için sadece bir polis görevlendirilmişti.
Malya sahilde tuvaletini yapmak için durunca köpeği de aşağıya indirdi.
Eğitimli köpek o sırada bir koku almaya başladı.
Malya köpeğin bir şeyin peşinde çalılar arasına girdiğini görünce onu takip etmeye karar verdi.
Çalıların arasında bir çuval keşfedildi.
Çuvalın içindeyse bir kadının cansız bedeni.
Memormalya şok olmuştu.
Durumu hemen telsizle merkeze bildirdi.
Olay yeri inceleme ekipleri Oak Beach'te şeritlerini çekerek detaylı bir araştırmaya geliştiler.
Bulunan kalıntılar ilk incelemeye göre Shannon Gilbert'a ait değildi.
Daha sonra arama bölgesi biraz daha genişletildi.
Oak Beach ve Gilgo Beach arasında araştırma kapsamı iyice büyüyordu.
İşin daha da korkunç olan kısmı bölgede 3 çuval daha bulundu.
Üçünün de içinde yine ceset kalıntıları vardı.
Çuvallar bölgeye gelişi güzel atılmıştı.
Dördü de aynı renk çuvalın içindeydi.
Bu da demek oluyor ki cinayetlerin arkasında aynı kişi olabilirdi.
Ayrıca hiçbiri Shannon Gilbert'a ait değildi.
Gilbert kayıp soruşturması başka bir soruşturmaya dönüşüyordu.
Sahilde yapılan bu araştırmalar medyanın da gündemine oturmuştu.
Long Island'da bir seri katil vardı ve seks işçilerinin peşindeydi.
Medyanın tüm olay yeri incelemelerini yayınlaması ve yazmasından dolayı bölge halkı da korkuyla yaşamaya başlamıştı.
Arka arkaya bulunan çuvalların içindeki kalıntılar araştırılarak hemen kimlik tespiti yapılmak isteniyordu.
Kimdi bu hayatını kaybedenler?
Bulunan ilk kalıntılar 24 yaşındaki Melissa Martellemi'ye aitti.
Melissa'nın kalıntılarına bakılırsa çürüme birkaç aydan bir yıla kadar ki zaman aşamasındaydı.
Zaten en son 12 Temmuz 2009'da Bronx'da görülmüştü.
Daha sonra da hakkında kayıp ihbarında bulunulmuştu.
Melissa 2007 yılında Bronx'a taşınmıştı.
Kendine güzellik salonu açıp kendi parasını kazanmak istiyordu.
New York Bronx'a taşındığında ilk başlarına bir salonda da çalışmaya başlamıştı.
Ayrıca yine Shannon Gilbert gibi o da Craigslist adlı sitede seks işçisi olarak çalışıyordu.
Otopsiye göre bu olarak hayatını kaybetmişti.
İkinci beden 27 yaşındaki Amber Lynn Costello'ya aitti.
Kuzey Carolina'da doğup büyümüş ve buraya taşınmıştı.
Bilinene göre... en son Eylül 2010'da bir müşterisinin evinden çıkarken görülmüştü.
Yani daha yakın bir zamanda kaybolmuştu.
Ama canlı şekilde bulunamamıştı.
Üçüncü şahıs Maureen Brainard Barnes adlı 25 yaşındaki bir kadındı.
Maureen Connecticut'da yaşıyordu.
En son 9 Temmuz 2007'de Craigslist sitesinden buluştuğu müşterisiyle bir otelde görülmüştü.
Ertesi gün evine geri dönecekti.
Çünkü evde onu bekleyen biri 8, Diğeri 1 yaşında olmak üzere 2 çocuğu vardı.
O da diğer ikisi gibi minyon bir yapıya sahipti.
Etrafındaki insanların anlattığına göre neşeli ve yardımsever bir insandı.
Ama sonu çok kötü gelmişti.
4. kurban Megan Waterman adında 22 yaşında bir seks işçisiydi.
En son Haziran 2010 tarihinde görülmüştü.
Bir sonraki görülmesi ise cansız bedeni oldu.
4 yaşında bir çocuğu vardı.
O da çocuğunu büyütemeden Costello gibi hayatını kaybetmişti.
Dört kurbanın da ortak özelliği Craigslist'e ilan vermeleriydi.
Dördü de aynı siteleri kullanıyor ve bu olarak hayatlarını kaybetmişlerdi.
Long Island'da daha önce böyle korkunç bir suç olayları duyulmamıştı.
Bölge halkı şok içindeydi.
Aslında burada böyle eylemler oluyormuş ama kimsenin haberi yokmuş.
İleriki günlerde yapılacak araştırmalar bunun doğruluğunu ortaya çıkaracaktı.
Her şeyin daha eskiye bile dayanacağını görecekti insanlar.
Arka arkaya 4 cansız beden bulununca Shannon Gilbert'ın da burada bulunabileceği ihtimali artmıştı.
Bu yüzden Gilgobitch'te arama çalışmaları iyice büyümüştü.
Tabi çalışmaların büyümesiyle yeni keşiflerinde ortaya çıkması bir oldu.
2011 yılında Mart ayının sonlarında ve Nisan ayının başlarında 4 ceset daha bulundu.
Suffolk Polis Departmanı sanki daha çok arama yapsa her yerden cansız bedenler bulacak gibilerdi.
Yeni bulunan dörtlü arasında yine Shannon Gilbert yoktu.
Gilgo dörtlüsünden sonra bulunan ilk kalıntılar 26 Temmuz 2003'te kaybolan 20 yaşındaki Jessica Taylor'a aitti.
Kalıntıların eksik kısımları ise daha önceden başka bir yerde bulunmuştu.
Bir kısmı burada bulununca yapılan DNA testiyle kimliği belirlenmiş oldu.
O da diğerleri gibi seks işçisiydi.
Jessica Taylor'dan sonra bulunan kalıntıların yıllarca kimliği tespit edilemedi.
Nisan ayının hemen başında bulunan kalıntıların devamı yoktu.
Bu yüzden kimlik belirlemesi yapılamıyordu.
Bu kalıntıların sahibi hayatını kaybedeli 10 yıldan fazla olmuştu.
Ama bir kadın olduğu belliydi.
Bu yüzden kendisine Jane Doe 6 numara adı verildi.
Amerika'da kimliği belirlenemeyen cinayet vakalarında kadınlar için Jane Doe, erkekler için de John Doe adı kullanılır.
Dava dosyasına bu nedenle Jane Doe olarak geçmişti.
Ta ki 2020 yılına kadar.
28 Mayıs 2020 yılında hala yakalanamamış seri katil hakkında soruşturma devam ettiği için yeni detaylar ortaya çıkabiliyordu.
2011'de kalıntıları keşfedilen Jane Doe No.
6 yıllar sonra başka kalıntıları da Manorville'deki Halsey yolu üzerinde ağaçlık bir alanda bulundu.
DNA eşleştirmesi sonunda yapılabilmişti.
Çıkan sonuca göre kalıntılar 2000 yılında Philadelphia'da kaybolan seks işçisi Valerie Mac'e aitti.
Bilinene göre genç kızın Long Island'la hiçbir bağlantısı yoktu.
Nasıl oldu da bazı kalıntıları buraya gelmişti?
Valerian Mac'den hemen sonra yine kimliği belirlenemeyen ama bu kez bir erkeğe ait olan kalıntılar bulundu.
Erkeğin Asyalı olduğu keşfedildi.
Yeni bulunan kalıntıların erkeğe ait olması ilginç karşılanmıştı.
Herkes yine bir seks işçisi kadın bekliyordu.
Adliyatıpa göre Asyalı erkek hayatını kaybettiğinde 17 ile 23 yaş arasındaydı.
Kalıntılara bakılırsa 5 ile 10 yıl arasında hayatını kaybetmişti.
Hemen aynı gün bir de 12 ile 24 aylık arasında olan bir bebek bulundu.
Jane Doe ve Asyalı erkekle yakın bölgedeydi.
Araştırma büyüdükçe vahşet de artıyordu.
Ama bebeğin bu olaylarla ne alakası olabilirdi?
Suffolk ilçe komiserine göre bulunan Asyalı erkek de bir şekilde seks ticaretinin içinde olabilirdi.
Ancak bebek alakasızdı.
Onun da kimliği tespit edilemeyince bebek Do olarak kayıtlara geçirildi.
İlk bulunan Yeligo dörtlüsünden aylar sonra bulunan yeni dörtlü farklı şekilde bulunmuştu.
Bu dörtlü öncekiler gibi çuvalda değildi.
Hatta bazı parçalara başka yerlere atılmıştı.
Tabi yine aynı bölgede bulunması hala olayların arkasında bir kişinin olduğunu gösteriyordu.
Çünkü son bulunan kalıntılar ilk bulunanlardan çok önce hayatını kaybetmişti.
Belki de katil yeni bir yöntem bulmuştu ve artık çuvallığa sağa sola bırakıyordu.
Yalnızca Bebek Doğ davaya dahil edilmedi.
Etraf araştırıldıkça yeni cinayetlerin ortaya çıkmasıyla yakındaki Naso ilçesi de olaya dahil oldu.
Sahil hattındaki araştırmalar oraya doğru genişletildi.
6 Nisan 2011'de Naso ilçe polis departmanı yetkilileri Safık polisiyle birlikte çalışarak bu davayı aydınlatmak istediklerini açıkladılar.
Yine araştırma alanı büyüyünce başka kalıntılar da ortaya çıktı.
11 Nisan 2011'de kimliği belirlenemeyen Jane Doe No.
3 dosyaya dahil edildi.
Yapılan incelemeye göre bebek Doe'nun annesi olduğu düşünülüyordu.
2016 yılında kimliği belirlenemeyen kadının burada bulunan kalıntılarıyla 1997 yılında Lake Park'ta bulunan kalıntıların eşleştiği açıklandı.
Yani 1997'den beri burada cinayetler işleniyordu.
1997'de bulunan kalıntılarda kadının sol göğsünde belirgin bir şeftali dövmesi vardı.
Jane Doe No. 3'ün hayatını kaybettiğinde 20-30 yaş aralığında Afrika Amerikalı bir kadın olduğu tespit edildi.
Kadının adı dava dosyasına şeftali veya Jane Doe No.
3 olarak dahil edildi.
Kadının kafası da bulunamadığı için neye benzediği resmedilemedi.
Bunların hemen yakın tarafında bir de dosyaya adı Jane Doe No.
7 olarak geçen kimliği belirsiz bir kadın daha eklendi.
Onun buradaki kalıntıları 1996 yılında hayatını kaybeden kimliği belirsiz kadınla eşleşti.
Long Island sakinleri sessiz rahat bir hayat yaşadıklarını zannederken etraflarında kıyamet kopuyormuş haberleri yokmuş.
Shannon Gilbert ismindeki kadının kaybolması Suffolk Polis Departmanı'nı inanılmaz bir davanın ortasında bırakmıştı.
Evet bir seri katil vardı ama o kimdi?
Safak Polis Departmanı katille ilgili bilgi verecek kişilere ödül olarak 5000 dolar sözü vermişti.
Sonuçturma iyice büyüyünce ödül 25.000 dolara kadar çıkarıldı.
Bu ödül Safak ilçesinde bugüne kadar taahhüt edilen en büyük ödül oldu.
29 Kasım 2011'de yetkililer kesinlikle olayın arkasında bir kişi olduğunu ve onun da Long Island'da olduğunu açıkladı.
Böylelikle adı tarihe Long Island Seri Katil olarak geçti.
Bu arada hala Shannon Gilbert'la ilgili hiçbir şey bulunamamıştı.
Annesi Mary adeta polis merkezinin kapısında yatıyor kalkıyordu.
Yetkililer Gilbert vakasının bu olaylarla ilgili olmadığını düşünüyordu.
Eğer ilgili olsa onun da bedeni burada bulunabilirdi.
Daha sonra Shannon Gilbert'ın da bedeni Oak Beach'ten yaklaşık 800 metre uzaklıkta bir bataklıkta bulundu.
Polisler ilk incelemede uyuşturucu madde etkisiyle bataklığa düştüğünü ve boğularak hayatını kaybettiğini açıkladı.
Otopsisini yapan adli tıp doktoru Michael Baden beden üzerindeki değişimin boğulmayla tutarlı olduğunu not etti.
Ama kesin bir ölüm nedeninin belirlenmesinin imkansız olduğunu söyledi.
Ayrıca polislerin söylediği gibi vücudunda hiçbir yasa dışı madde rastlanmadı.
Bu bulgulara rağmen Suffolk Polis Departmanı Shannon Gilbert davasının Long Island seri katilinden ayrı olduğunu düşünüyordu hala.
Onlara göre bu sadece bir kazaydı.
Uzun zamandır kızının başına ne geldiğini arayan annesi Mary de 2016 yılında bıçaklanarak hayatını kaybetti.
Mary kızı Sarah ile beraber kalıyordu.
Sarah da şizofren hastasıydı.
Aslında bu suçu Sara'nın işlediği belliydi ama mahkemece suçsuz olduğuna karar verildi.
2015 yılına kadar elle tutulur doğru düzgün bir şüpheli yoktu.
Bu yüzden bölge polisinin üzerinde baskı da büyüktü.
Dönemin polis departmanı şefi James Burke işleri biraz ağırdan alıyor gibiydi.
Hatta daha sonra yıllarca FBI'yi olaya dahil etmemek için büyük çaba harcadığı ortaya çıktı.
Ortalıkta bir seri katil rahatça gezince sonunda 2015 yılında FBI olaya dahil olmuştu.
Tabi süreç böyle olunca James Burke ile ilgili bazı detaylar da ortaya çıktı.
Burke aslında şiddete meyilli bir polisti.
Eskiden bir seks işçisine de şiddet uygulamıştı.
Bunu herkes bilmiyordu.
Ayrıca Burke yakın bir zamanda sadece hırsızlıktan yakalanmış birisini de öldüresiye dövmüştü.
Nedense kendisine ses çıkaran olmuyordu.
Birileri tarafından korunuyor gibiydi.
Long Island davası bu kadar uzayınca onunla ilgili böyle şeyler de gün yüzüne çıkmaya başlamıştı.
Daha sonra 2011'de Burke'la ilişkiye girmiş bir hayat kadını da bunları teyit eder nitelikte bir açıklama yaptı.
Shannon Gilbert ve Gilgo Beach'te yaşanan seks işçilerinin cinayetlerinin umursanmaması ve FBI'in olaya dahil edilmemesi Burke'ün bu düşüncelerine bağlanmaya başlandı.
Medya bu konunun üzerine biraz daha gidince ve hırsıza uyguladığı şiddet ortaya çıkınca 2016 yılında hakkında soruşturma açıldı.
Saldırı ve komplo kurmaktan 46 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkemede bu suçlarını da kabul etti.
Onun suçlarını örtbas etmeye çalışan zamanının savcısı da 2019 yılında mahkemece tutuklandı.
James Burke'ün adalet anlayışının şiddete dayalı olması ve davanın çözülmemesi bir ara Long Island seri katili olabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.
Ancak buna dair kuvvetli deliller yoktu.
Burke sadece bu davanın çözülmesini engellemeye çalışmıştı.
Aslında kendisi de katile yardım ve yataklık yapmış oluyordu.
Onun sayesinde belki seri katil çoktan ülke değiştirmiş olabilirdi.
Şüphelilerden birisi de Shannon Gilbert'ın kaybolduğu gece gittiği müşterisi olan Joseph Brewer'dı.
Gilbert'ı canlı gören son insanlardan birisi oydu.
Joseph'in ifadesine göre Shannon geldikten sonra garip davranmaya başlamış ve evden koşarak kaçmıştı.
Daha sonra 911'i arayarak kendisinin öldürüleceğini söylemişti.
911 ile telefon görüşmeleri yine ihmalin olup olmadığı anlaşılması için Mayıs 2022'de medyayla paylaşıldı.
Ses kayıtlarına göre Shannon polislerden yardım istiyordu.
Yaklaşık 21 dakika süren konuşmadan sonra Shannon'dan bir daha haber alınamadı.
Daha sonra kamuoyu peşinde birisinin olduğunu ve öldürüleceğini söyleyen birisine 21 dakikada yardım edilemez miydi diye önemli bir tartışma konusu çıkardı.
Bugünlerde adı sadece Shannon Gilbert davasına şüpheli olan Brewer'da aklanarak bu davadan kurtulmuş oldu.
Bu arada Suffolk ilçe polis departmanının başına yeni geçen Harrison'da ödülü bir daha arttırarak 25 bin dolardan 50 bin dolara çıkarılmasına karar verdi.
Yine o zamanlar Shannon Gilbert'ın annesi Mary'e gelen bir telefon üzerine Peter Hackett ismi de gündeme gelmişti.
Mary'i arayan şahıs kesin suçlusunun Hackett olduğunu söylüyordu.
Bu isim gündeme gelince anne Mary kızının kaybolmasından 2 gün sonra gelen telefonu hatırladı.
Hackett bir cerrahdı ve Joseph Brewer'ın da komşusuydu.
Mary Gilbert'ı arayarak kızına baktığını ve sakinleşmesi için ona ilaç verdiğini söylemişti.
Mary'i arayan şahsın Hackett'ın suçlu olduğunu söylemesi üzerine bu bilgi hemen polisle paylaşıldı.
Fakat adam bu sefer de Mary'i aramadığını söylüyordu.
Ama telefon kayıtları araştırılınca Mary'i tam iki kez aradığı anlaşıldı.
İşin daha da ilginci Hackett bir bakım evi işletiyordu.
Haliyle kapısının önünde kameralar vardı.
Kamera kayıtlarında ilginç bir şekilde Shannon'ın kaybolduğu gün yoktu.
Bu da haliyle şüpheli bir durumdu.
Hackett Mary'nin gözünde kesin katildi ve kızını da ilaçla uyuşturduktan sonra evinin bahçesine gömmüştü.
Shannon'ın cansız bedeni bataklıkta bulunsa bile bu ihtimal hep devam etti.
Çünkü bataklık Hackett'ın evinin hemen yanıydı.
Ancak Shannon'ın bulunmasından sonra otopsi raporuna göre vücudunda ilaç veya benzeri bir madde tespit edilememişti.
Yani Hackett kıza ilaç verdiğini söylerken de yalan söylemişti.
Durduk yere söylenen bu yalan okları üzerine çevirmişti.
Daha sonra polisler Peter Hackett'ın bu tarz olayların içine girmek gibi bir alışkanlığının olduğunu öğrendi.
Adamın psikolojisi bozuktu.
Kendisini durduk yere olayların içine atmıştı.
Haliyle polisler şüpheli sıfatını reddettiler.
Sonra da Hackett ailesiyle birlikte Florida'ya taşındı.
Shannon Gilbert'ın bulunmasından iki gün sonra James Bissett diye bir adam arabasında kendi canına kıymış olarak bulundu.
James bölgede çuval üreticilerinden en büyüğüydü.
Gilgobitch'te bulunan kalıntılarsa çuvalların içindeydi.
Bu yüzden kısa süreliğine pişman olup kendi canına kıymış gibi düşünülse de onu suçlayacak bir delil yoktu.
Asıl şüpheli sıfatıyla gündeme gelen isim benzer suçlar işlemiş olan John Bittroff'tu.
2017 yılında Suffolk ilçe savcısı Robert Bianca Villa onun Long Island'da işlenen suçlardan en az birisinden şüpheli olduğunu söyledi.
Betroff 2017 yılında üçüm giymişti.
İki seks işçisini canına kıymış, üçüncüsünü de öldürmekten şüpheleniliyordu.
Betroff 93-94 yıllarında Rita Tengredi ve Colleen McNamee adlı iki kadını öldürmüş, DNA eşleşmesi de 2014 yılında anca yapılmıştı.
Testin sonucuna göre cinayetlerden suçlu bulununca da mahkeme süreci başlamıştı.
2017 yılında iki olaydan da suçlu bulunarak toplamda 50 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Savcıya göre yeni yakalanan bu katil Long Island seri katil olabilirdi.
Suçlar birbirine çok benzerdi.
Ancak Bittroff ve avukatı bu suçlamaları kesinlikle reddediyordu.
Belki 1993 ve 1994'teki suçların arkasında olabilirdi ama gerisi yoktu.
Yapılan araştırmalara göre Jessica Taylor ve Valerie Mac'in bedenlerinin bulunduğu yere çok yakında oturuyordu.
Ayrıca hayvanları eziyet etmekten de zevk aldığı öğrenilmişti.
Gilgoviç'te bulunan bazı beden parçaları başka yerlerde bulunmuştu.
Betrolf'te kesici aletlere erişimi olan bir marangozdu.
Oklar doğrudan ona çevrilmişti.
Ayrıca Rita Tengredi'nin kızı Gilgo dörtlüsünden Melissa Bartelleme'nin arkadaşıydı.
Bağlantılar kuruluyordu ama hepsi birer soyut delildi.
Gerçekte önceki cinayetler gibi somut bir delil yoktu.
2014'te yakalandıktan sonra bölgede yaşananlar olaylarla ilgili yine gündeme gelince dönemin polis şefi James Burke bu iddiaları reddetmişti.
Sonuç olarak Bitrolf'ün ne kadar seri katil olabilme ihtimali olsa da hakkında gerçek deliller olmadığı için Yeligo dörtlüsü davasından yargılanmadı.
İnternet ortamında bu tartışmalar hala devam etmektedir.
Bazı internet dedektiflerine göre asıl suçlu John Bittrofken bazılarına göre de adam suçsuz.
Kesin bildiğimiz tek bir şey var.
Long Island seri katilinin hala yakalanmamış olduğudur.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
