
17 Yıl Sonra Çözülen Dava - Jessica Keen Davası
27 Eylül 2021 · 9 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Altyazı M.K. That's
ZipRecruiter.com slash post.
ZipRecruiter.com slash post.
Jessica Keen 1975 yılında doğmuş eğlenceli bir kızdı.
Yaşadığı Ohio'da Columbus şehrinde bir okula gidiyordu.
Jessica başarılı bir öğrenciydi.
Hatta okulun onur öğrencisiydi.
İlerideki hedefi zoolog olmaktı.
Bunun için de derslerine önem veriyordu.
Jessica ayrıca okulun takımında amigo kızlardan birisiydi.
Güzel, genç kız okulda popülerdi.
Kendi yaşındaki çoğu insan gibi yaşından büyüklerden hoşlanıyordu.
Jessica lise okuyup üniversiteye hazırlanırken bir yandan da kendisinden büyük 18 yaşındaki Sean'la sevgililerdi.
Sean'ın liseyi bitirmeden okulu terk etmiş olması genç kızın annesini rahatsız ediyordu.
Daha da önemlisi anne Rebecca, Sean'ın yaşının kızı için uygun olmadığına inanıyordu.
İlişkinin ilerlemesiyle Jessica'nın ders notlarında gözle görülür bir düşüş yaşanmaya başladı.
Zamanının çoğunu Sean'la geçirdiği için okuluna yeterince önem veremiyordu.
Hatta sevgilisi için okuldan da kaçıyordu.
Bu da yetmeyince daha fazla görüşmek için Amigo takımından bile ayrıldı.
Jessica'nın hayatının odağında sadece Sean vardı.
Annesi tabii ki bu durumun bu noktaya gelmesinden daha da rahatsız olmaya başladı.
Kızının üniversiteye gidemeyecek olması onu korkutuyordu.
Eğer bu şekilde devam ederse gidemeyecekti de.
Jessica da annesine ilişkisine karıştığı için sinirliydi.
Evi terk edebileceğini bile söylüyordu.
Ailesi bu durumun değişmesi için yaşadıkları bölgede gençler için ücretsiz danışma servisi sağlayan Huckleberry House'a gitmesine karar verdi.
Jessica da bunu kabul ederek 1991 yılının Mart ayında yatılı danışma merkezine gitti.
15 Mart'ta Jessica yatılı kaldığı kurumdan çıkmasına bir gün kala Sean'ı aradı.
Onunla bir kez daha konuşmayı umuyordu.
Kurumda geçirdiği zaman pek işe yaramamış.
Jessica ve Sean o gün telefonda uzunca tartıştılar.
Tartışma bir süre sonra münakaşaya döndükten sonra ayrıldılar.
Kurumdaki herkes bu hiddetli tartışmaya şahit oldu.
İnsanların gördüğü şey Jessica'nın çok üzgün olduğuydu.
Huckleberry House'da arkadaşlarına alışveriş merkezine gideceğini söyledi.
Danışma merkezinin otobüs durağında bekliyordu.
Bu Jessica Key'nin son kez canlı olarak görüldüğü andı.
O akşam geriye asla dönmedi.
Kurumda insanlar Jessica geri dönmeyince kayıp ihbarında bulundular.
Polisler eşliğinde her yerde genç kız aranıyordu.
42 saat sonra Jessica Keene'in cansız belinle bir mezarlıkta rastlandı.
Kızın bulunduğu yer Huckleberry House'a yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Foster Chapel mezarlığıydı.
Üzerinde bir süt yen ve çorap dışında hiçbir şey yoktu.
Ağzı koli bandıyla sarılmıştı.
Görünene göre... yanında bulunan mezar taşıyla kafasına darbe almıştı.
Mezarlıkta yapılan incelemelerden sonra özel ajan Greg Costas, Jessica'nın bir arabada esir tutulduğu ve arabadan bir şekilde kaçıp buraya geldiği sonucuna vardı.
Canını kurtarmak için bir köy yolundan kaçtıktan sonra son durağı olan mezarlığa geldi.
Ne ironik bir durum değil mi?
Mezarlar geldikten sonra bir mezar taşının arkasında saklandığına dair diz izleri bulundu.
Daha sonra mezarlığın karşısında gördüğü bir çiftlik evine yardım için gittiği düşünülüyor.
Korku içerisinde zifiri karanlıkta eve doğru koşarken bir çit direğiyle çarparak yere düştü.
Çit direğinin üzerinde Jessica'dan bazı kalıntılar vardı.
Jessica acı içerisinde yere düştüğünde ise arkasında onu kovalayan kişi yakalamayı başardı.
Sonra da Jessica'nın canına kıydı.
Özel ajan Costas bu olayı çözmek için elinden ne geliyorsa yapıyordu.
Genç kızın parlak geleceğinin bu şekilde son bulması onu çok rahatsız etmişti.
Anne Rebecca da bir yandan dehşete düşmüş, travma geçirmişti.
Kendine gelmesi birkaç gün sürdü.
Madison County'de dedektifler dikkatleri Jessica'nın erkek arkadaşı Sean'ın üzerine çevirdi.
Ama Sean o sırada orada değildi.
Florida'ya gitmişti.
Döndüğünde hemen sorgu için merkeze getirildi.
Sean'ın beraber Florida'ya gittiği arkadaşlarını da sorguladılar.
Hepsinden ayrı ayrı DNA örnekleri alınarak adli tıpa gönderildi.
Alınan örneklerden hiçbirisi eşleşmedi.
Yani Shawn'ın olayla bir ilgisi yoktu.
Hem olay zamanı Columbus'ta değildi hem de DNA eşleşmesi olmamıştı.
Araştırmalar hız kesmeden devam etse de bir sonuç alınamıyordu.
Haftalar, aylar, yıllar geçiyor hiçbir şüpheli bile bulunamıyordu.
Jessica Keen faili meçhul bir cinayet olarak tozlu raflara kaldırıldı.
Ama polislerin elinde kıza ait örnekler hala duruyordu.
Belki bir gün bir detay çıkabileceği düşünülüyordu.
O detay ortaya bir gün çıkabilirdi.
1991'de yaşanan olayın üzerinden tam 17 yıl geçmişti.
2008 yılına kadar herhangi bir şüpheli yoktu.
Ancak Madison County Şerifi Jim Sabin ve özel ajan Greg Costas tekrardan Jessica'nın üzerinde bulunan semen örneğini sistemde taratmak istediler.
Bu kez karşılarına heyecan verici bir sonuç çıktı.
Karşılarına cinsel suçtan tutuklanıp Ohio'ya teslim edilen Mervyn Lee Smith adındaki birisi çıktı.
Columbus da iki kadına saldırmaktan 9 yıldır hapisteydi.
Hapisten kefaletle çıktıktan sonra Jessica Keen ile yollara kesişmişti.
2000 yılında yeniden hapis yatıp serbest kaldıktan sonra DNA'sı formalite icaba alınmıştı.
Tabi o zamanlar kimsenin aklına sistemi yeniden taramak gelmemişti.
Zaten dava da soğumuştu.
Yalnızca 2008 yılında şerif ve özel ajanın aklına belki bir ipucu vardır diye sistemi yeniden taratmak gelmişti.
Yani Jessica Kean'in katili şans eseri ortaya çıkmıştı.
2009 yılında mahkemede Mervin Smith 1991 yılının Mart ayında Jessica'yı otobüs durağında gördüğünü teyit etti.
Arabayla yanaşarak onu bırakabileceğini söyledi.
Genç kızda otobüs beklemek yerine karşısındaki insandan şüphelenmeyince arabasına binmişti.
Arabasına bindiği insanın cinsel suçlardan hüküm giymiş birisi olduğunu nereden bilebilirdi?
Smith mahkemede anlaşmaya giderek ölüm cezasından kurtulmak için yaşananları tek tek anlattı.
Olayı en başından sonuna kadar eksiksiz şekilde ifade etti.
Zaten savunma yapabilecek bir konumda da değildi, her şey ortadaydı.
Bu sayede idamdan kurtulup 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Şu anda bildiğimiz kadarıyla...
2038 yılına kadar hapishanede cezasını çekecek.
Jessica'nın ailesi de en azından ona bunu yapanın sonunda bulunmasıyla birazcık rahatlamış oldular.
Kızlarının faili meçhul bir cinayete kurban gitmesi onlar için en kötü olaylardan birisiydi.
Tabi her ne kadar katil bulunsa da bu Jessica'yı asla geriye getirmeyecek.
15 yaşında hayatının daha başlarında olan genç kızın sonu korkunç bir şekilde mezarlıkta gelmişti.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
