
Kader, Masumiyet ve Diğer Acılar: Zeki Demirkubuz
22 Haziran 2026 · 6 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Masumiyet'ten Kader'e uzanan yolculukta, Demirkubuz sinemasının neden hâlâ bu kadar konuşulduğunu birlikte keşfediyoruz.
Peki sizce insan kaderinden kaçabilir mi?
Transkript
Merhaba, hoş geldiniz.
Ben Özlem. Bugün Türk sinemasının işlediği konularla, konu ettiği öykülerle, karakterleriyle, sinemasal üslubu ile en tartışmalı, en özgün, en tutarlı ve belki
de en cesur yönetmenlerinden biri olan Zeki Demirkubuz'dan bahsediyorum.
Bazı yönetmenler bize hayal kurdurur, bazıları umut verir.
Zeki Demirkubuz ise çoğu zaman bizi kendimizle baş başa bırakıyor.
Onun filmlerini izlediğimizde rahatlamayız.
Tam tersine. İnsanın görmek istemediği duygularla karşılaşırız.
Kıskançlıkla, takıntıyla, yalnızlıkla, suçlulukla, çaresizlikle karşılaşırız.
Zayıflıklarıyla ve zaaflarıyla başa çıkamayan karakterlerin kayboluş öykülerinin sinemacısı da diyebiliriz.
Peki neden yıllardır onun filmleri üzerine konuşuyoruz?
Neden bazı insanlar Demir Kubuz sinemasını bir başyapıt olarak görürken bazıları birkaç dakikadan fazla izleyemiyor?
Bugün biraz bunu konuşacağız.
Kimdir Zeki Demir Kubuz?
1964 yılında Isparta'da doğan Zeki Demirkubuz, Türk sinemasında tamamen kendine özgü bir dil kurmuş yönetmenlerdendir.
Gençlik yıllarında siyasi nedenlerle cezaevine giriyor ve burada Dostoyevski ile tanışıyor.
İlk okuduğu romanı ise Suç ve Ceza.
Dostoyevski, Demirkubuz'u çok etkiliyor.
Kimi etkilemiyor ki? Bunu izlediğinizde filmlerinde de görüyorsunuz.
Ya bir kitabına denk geliyorsunuz Dostoyevski'nin ya da masanın üstünde çerçeveli bir fotoğrafına.
Hapisten çıktıktan sonra Zeki Ökten sineması ile tanışıyor.
Zeki Ökten Yeşilçam'ın usta yönetmenlerinden biri.
Zeki Ökten'in yanında set asistanlığı yapıyor.
Sinemaya merakı da böyle başlıyor aslında.
O zaman şunu söylüyor.
Ben de filmler çekmek istiyorum.
Çünkü artık Dostoyevski'den etkilenmiştir.
Ve hapishanede kendi yaşadıkları olsun, gözlemledikleri olsun, anlatacağı birçok hayat vardır artık.
İlk olarak kısa filmle başlıyor.
Daha sonrasında ilk uzun metraj olan C blok ile giriş yaptığını söyleyebiliriz.
Masumiyet, yazgı, itiraf, kader gibi filmleri ile serüven devam ediyor.
Başta da söylediğim gibi kendisiyle başa çıkamayan karakterlerin portresini sinemanın araçları ile beyaz perdeye çok iyi aktaran bir yönetmen Zeki Demirkubuz.
Filmleri için karamsar, kasvetli denir.
Estetikten özellikle kaçar.
Yani güzellemeye çalışmaz.
Çünkü anlattığı karakterler ve karakterlerin içindeki durumlar böyle bir sinematografi gerektirir.
13 filmden oluşan bir arşivi var.
Peki biz hangi sırayla izlemeliyiz Demir Kubuz filmlerini diye soracak olursak, özellikle masumiyet ve kader filmleri özelinde çok geliyor bu soru.
Masumiyet kaderden önce çekiliyor.
Masumiyette bir sahne var.
O izlemeyenlerin bile bildiği tirat sahnesi.
Oğlum, Bekir dedim kendi kendime.
Yolu yok, çekeceksin.
İsyan etmenin faydası yok.
Ey başını, usul usul yürü şimdi.
Bu tiradı yazdıktan sonra başroller olan Uğur ve Bekir'in kesinlikle gençliğinde yazmalıyım diyor Demir Kubuz.
Çünkü izleyici merak ediyor.
Ne yaşamışlardı bilmek istiyor.
Masumiyeti izleyenler Türk sinemasının çok değerli olan bu tiradından bunu anlayabiliyor ama görmek de istiyor.
Bir yerde izleyicinin de isteğini karşılamak için çektiği Kader filmi en az Masumiyet kadar başarılı oluyor ve listelerde de yerini alıyor.
Kader şu anda da gündemde olan bir film.
İnternette, sosyal medyada kesitleri paylaşılan.
Tiratları dönen, merak edilen ve izlenen zamansız bir film.
Yani çoğu yönetmenin filmi bir akış içerisinde, bir kronoloji içerisinde giderken Demir Kubuz bu kronolojiyi bozuyor.
Çünkü Demir Kubuz hayatın da kronolojik sırada ilerlediğine inanmıyor.
Yaşadığımız şeyler bizi hem geçmişe hem geleceğe götürebilir diyor.
Bu yüzden Demir Kubuz filmlerini şu sırayı izlemeli.
İlk bu filmi izlemeli diyemiyoruz.
Her filmin kendine özel bir zamanı var.
Peki filmleri nasıl? Biraz da filmlerin yapısından bahsedelim.
Bir kere fazlasıyla doğal.
Efekt yok, ışık yok, müzik yok, hayatın hakkında her şey.
Siz film izlerken dışarıdan gelen sokağın sesi, bir sahnede anne kız konuşurken arkada gelen televizyonun sesi, bardağı çayı doldururken o demliğin sesi, çay şekerini karıştırdığın kıyışığın
sesi. Bunlara hiç müdahalesi yok.
Çünkü o gerçek bir şeyi anlatıyor.
Ve demir kubuzu özgü yapan da bu.
Onun filmi olduğunu, Bilmeden izlediğinizde kesinlikle bu bir zeki demir kubus filmi diyebiliyorsunuz.
Yönetmenin son filmi ise 7 yıl ara verdikten sonra 2023 yılında gösterime giren Hayat.
Diğer filmlerinden farklı olarak 3 saat 13 dakika süren bu filmde yine kendisine özgü tarzıyla çıkmazda olan, yol arayan, iyi ya da kötü diyemediğimiz gri renkli arada kalan karakterleri
konu alıyor. Herkesin kendine göre haklı sebebi var.
Herkesin bir derdi var.
Peki kötü kim? Yanlış ne?
İzlediğinizde kendinize soracağınız sorular bunlar.
Size masumiyet filminin ilk 5 dakikasından biraz bahsedeyim.
Ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Mahkumiyet süresi bitmiş.
10 yıl kaldıktan sonra hapisten çıkmak üzere olan Yusuf.
Hapishane müdürünün karşısında.
Neredeyse çocukken girmiş hapse.
Yaşı hala çok genç.
Ellerini birleştirmiş.
Çaresiz bakıyor müdürün gözlerinin içine.
Lütfen beni çıkarmayın diyor.
Dışarıda nasıl yaşanır bilmiyorum.
İşim yok, evim yok, kimsem yok benim, evim burası diyor.
O çaresizliği öyle bir veriyor ki size karakter.
Siz de istemiyorsunuz inanın çıkmasını.
Yusuf için özgürlük neresi mesela?
Onu düşünüyorsunuz.
Önünde yaşanacak uzun yılların olduğu, sonsuz ihtimalin onu beklediği, kafasını kaldırdığında engelsiz gördüğü gökyüzü mü?
Ya da güvenli sığınığı, belki sınırları olan ama onun nefes alabildiği hapishane mi?
Kendi sorgulamalarınızla da hazır olun olur mu?
Çünkü sorulacak çok soru, düşünülecek çok konu var.
Filmleri ve kendisi hakkında saatlerce konuşabiliriz.
Belki de yeni tanışacaksınız kendisiyle, bu bir başlangıçtı.
Ama artık bölüm sonu.
Bölümü beğendiyseniz Instagram'da etiketleyerek ve sevdiklerinizle paylaşarak beni çok mutlu edersiniz.
Sevgiyle.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
