
Yaris Poster'de OZAMANSANABİSORU60 koduyla sürprizler seni bekliyor. İncelemek için tıklayınız.
---
Selamlaaar! Bu bölümde, küçük değişikliklerle nasıl büyük dönüşümler yaratabileceğimizi konuşuyoruz. Geçmişin enerjisinden kurtulup, yeni başlangıçlara nasıl adım atabileceğimizi keşfediyoruz.
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
---
Bu bölüm ''Yaris Poster'' hakkında reklam içerir.
Transkript
Yarisposter O Zaman Sana Bir Soru Podcast'i sunar.
Selamlar O Zaman Sana Bir Soru Podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melisa. Öncelikle şunu söyleyerek bölüme başlamak isterim ki bugün 10 Kasım Atatürk'ü anma günü.
Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete uğurladığımız o gün.
Bugün bu podcast kanalını açabildiysem, bu bölümleri kaydedebiliyorsam ve sizler de dinleyebiliyorsanız...
Hepsi onun sayesinde minnettarım ve ölene kadar da onun ilke ve inkılaplarıyla yaşamaya devam edeceğim.
Ve evet arkadaşlar geçtiğimiz hafta dönüp dolaşıp hep eskilerden konuştuğum bir hafta oldu.
Arkadaşlarımla işte ailemle falan yani ben bu eski enerjisini pek sevmiyorum bu arada.
Geçen günde yine bir arkadaşım derken ulan acaba geçmişte hata mı yaptık şu konuda bu konuda falan diye baya bir süre konuştuk.
Sonra dedim ki ne oluyor abi ya?
Yani geçmiş geçmişte kaldı.
Şu an geçmişe dair neyi değiştirmeyi düşünürsen düşün hiçbir şey değişmeyecek.
Dedim ki yani sana iyi gelen şeyleri çekmek istiyorsan hayatına Zaman eskiler zamanı değildir.
Zaman yeni başlangıçların zamanıdır.
Ya bazen yeniden başlamak da iddialı bir şey bu arada.
İçine sıkışıp kalabiliyorsun.
Ve sonuçta yeniden yaptığın başlangıçlar da geçmişten izler taşıyor haliyle.
Hani burada dediğim eskiyi sil eskiyi yok say değil de onun enerjisinden kurtul.
Yeni başlangıçlarla yeni enerjiler çek hayatına.
E tabi bunu söylemek de kolay.
Kulağı da çok güzel geliyor.
Ama işin aslı bu insanın en çok zorlandığı şeylerden biri.
Çünkü eski tanıdık bir yerden.
Belki hatasıyla, belki güzelliğiyle, belki üzüntüsüyle ama sonuç olarak güvenli bir yerden.
Yeni dediğimiz bilinmiyor ya.
Bilinen bir şey değil, ne olacağını bilmiyorsun.
Ne getireceğini bilmediğin bir yol.
Ve insan zihni belirsizliği sevmez maalesef.
Benim de gerçekten nefret ettiğim bir şeydir belirsizlik.
Ne olacak şimdi abi? Hani seçeneklerin var ama ne zaman gerçekleşecekleri, nasıl gerçekleşecekleri, kimle gerçekleşecekleri.
Ya bunlar meçhul, cevapsız.
Yani anlayacağın iğrenç bir durum.
Belirsizlik seçenek arttıkça da artıyor falan ya böyle hani uğraş babam uğraş.
Bu yüzden de bitmiş bir dönemde kala kalıyoruz bazen.
Çünkü tanıdık bir mutsuzluk bilinmeyen bir mutluluktan daha konforlu geliyor.
Ve ilginçtir çoğu zaman yeniden başlamaya en çok ihtiyaç duyduğumuz anlarda bunu yapacak enerjimiz de pek kalmamış oluyor.
Çünkü değişim düşüncesi bile yoran bir şey bazen ya.
Ama yeniden başlamak aslında hani öyle dev bir karar da değil.
Yani bazen dev bir karar da olabilir tabii ki ama her zaman öyle olmak zorunda değil.
Küçük hareketlerin de yeri vardır bu eylemde.
Beynimiz alışkanlıkla çalışır arkadaşlar.
Gün içinde tekrarladığımız davranışları böyle bir otomatiğe bağlar.
Çünkü enerji tasarrufu yapar.
Yani bize der ki bildiğin yolda kal orası güvenli.
Bu yüzden de her yeni başlangıçta içimizde böyle bir direnç olur.
O ses var ya hani boş ver şimdi sonra bakarız diyen.
İşte o beyninin savunma mekanizması.
Yeniden başlamak istediğinde bile seni böyle eskiye çeken şey tam olarak da bu.
Ama değişim dediğimiz şey yeni başlangıçlar genelde devrim değil evrimdir bunu unutmayın.
Yavaş, sessiz, böyle çok da fark ettirmeden gerçekleşen o küçük değişimlerdir.
Bazen yeni bir hobi edinerek başlarsın.
Bazen kendine daha fazla vakit ayırırsın.
Bazen etrafında yani böyle yaşam alanında değişiklikler yaparsın.
Mesela ben geçenlerde fark ettim.
Odamda uzun zamandır her şey aynı.
Aynı masa, aynı duvar, aynı renkler, hatta aynı köşede duran kahve bardağım bile var.
Hani hep o köşede duruyor yani.
Ve o an bir gıcık oldum kendime.
Dedim kalk şuraya bir yenilik getir ya.
Sonra küçük bir şey yaptım.
Masanın yerini değiştirdim.
Çok abartılı bir hareket değil ama nedense o gün gerçekten bana çok iyi hissettirdi.
Dediğim gibi hani mesele büyük kararlar değil.
Küçük değişiklikler bile beynine şunu söylüyor.
Artık başka bir dönemdeyim.
Ve gerçekten de o masa değişikliği bana sonra başka şeyler de yaptırdı.
Yeni nevresim aldım, odama posterler aldım.
Zaten duvarımda posterler vardı yarısı posterden aldığım.
Hadi dedim sizi de değiştiriyorum ya ki zaten aklımda almadığım başka posterler de kalmıştı.
Yarısı poster siteye her girdiğimde yaşadığım şeydir diyebiliriz.
Ve siz de böyle küçük değişiklikleri yapıp yeni başlangıçlara bir adım atın, evinizin havasını, duvarlarını hatta modunu değiştirin diye bu bölümümüzün sponsoru olan Yarisposter'den güzel bir haber
getirdim size. O zaman sana bir soru 60 koduyla, %60 indirimimiz var arkadaşlar.
Linki ve detayları açıklamaya bırakıyorum.
Tıklayarak küçük değişikliğinizi yapmanız için çok iyi bir fırsat bence.
Yarisposter de tam da bu küçük değişikliklerin markası benim için.
Yeni başlangıçlara destekleri için de buradan çokça teşekkür ediyorum.
Anlamlı bir çalışma oldu.
Sen de posterlerini ve çerçevelerini seç, duvarına as ve o hissi fark et.
Sonra da şöyle güzel bir kahve demleyip içerken bana nasıl hissettiğini yaz arkadaşım olur mu?
Anlayacağın insanın enerjisi de bu küçük değişiklik ihtiyaçlarının yarattığı gibi bazen birikiyor, tıkanıyor.
Bir şeyleri azıcık oynattığında içinde de bir yer kıpırdıyor.
Benim için yeniden başlamak biraz böyle bir his.
Bir sabah uyanıyorsun ve diyorsun ki ben artık bu enerjiyle devam edemem.
O anda böyle bir şeyler değişiyor.
Henüz adım atmamışsın ama niyet etmiş oluyorsun.
Ki bence değişim çoğu zaman niyetle başlıyor zaten.
Ama şöyle bir şey de var.
Biz bazen bu küçük yenilenme anlarını ciddiye almıyoruz.
Sanki illa büyük olaylar olacak bir devrim yaşayacağız da hani o zaman yeniden başlamak sayılacak.
Halbuki dediğim gibi bazen sadece duvarına yeni bir şey asmak bile beynine artık böyle farklı bir enerji var burada dedirtiyor.
Yani yeniden başlamak deyince aklına hep bir böyle sıfırdan başlamak geliyor sanki insanın.
Ama öyle değil. Zaten hiçbir şey sıfırdan başlamaz ki.
Hep biraz geçmiş taşırız yanımızda.
Ama o geçmiş seni geride tutmak zorunda değil.
İstersen seni daha güçlü yapan bir zemine dönüşür.
Yeniden başlamak aslında bir şeye son vermek demek de değildir her zaman.
O şeye bakışını değiştirmektir bazı zamanlarda.
Bazen artık bitsin dediğin şey bitmez.
Ama sen değiştiğin için aynı da hissettirmez.
İşte o da bir başlangıçtır.
Ben hep şuna inanırım. Yeni dönemler genelde sessizce başlarlar.
Kimsenin fark etmediği bir anda bir kararın böyle bir cümlenin içinde gizlenirler.
Hani bağırmazsın böyle ulu orta ben yeni bir başlangıç yapıyorum diye.
Uzun süredir biriktirdiklerinin içinde yarattığı böyle bir anlık derin farkındalıkla girişirsin.
Hatta kimseye de söyleme gereği de duymazsın.
Belki sen şu an farkında bile olmadan öyle bir döneme girdin.
Belki artık bir şeyleri zorlamıyorsun.
Belki geçmişi anlatırken eskisi kadar dolmuyorsun.
Bu da bir başlangıç. Ve biliyor musun bazen yeni bir başlangıç yaptığını o anda fark etmiyorsun bile.
Mesela işe giderken farklı bir yoldan yürüyorsun, sabah kahveni bambaşka bir kupada içiyorsun ya da uzun zamandır konuşmadığın birine bir nasılsın yazıyorsun.
Aslında bu kadar basit şeyler bile beynine ben değiştim.
Ben yeni bir başlangıç yapıyorum mesajı gönderiyor.
Psikologlar buna davranışsal aktivasyon diyorlar.
Hani bir şey yapamadığın, motivasyonunun olmadığı anlarda bile küçük eylemlerle duygularını tersine çevirebilirsin diyorlar.
Yani önce hissedip sonra hareket etmek yerine önce hareket edip sonra his değişimini yakalayabiliyorsun.
Mesela Northwestern Üniversitesi'nin bir araştırması vardı.
İnsanların büyük kararlar almak yerine küçük çevresel değişiklikler yaptıklarında uzun vadede daha kalıcı bir yenilenme hissi yaşadıklarını söylüyordu araştırma.
Çünkü büyük değişimler genelde beklentiyi büyütüyor arkadaşlar.
Oysa küçük değişiklikler böyle güzel başarmışlık hissini yaratıyorlar ve beyin bunu hemen ödüllendiriyor.
Bak ben yaptım diyor. Bu yüzden bazen sadece masanın yerini değiştirmem bile seni motive ederken taşınmak, şehir değiştirmek ya da ilişki bitirmek gibi büyük değişimlerde daha fazla stres yaşıyoruz.
Çünkü beynin yeniliğe karşı savunma sistemi var.
Her değişiklikte bir belirsizlik alarmı çalıyor bölümün başında da dediğim gibi.
Ama o alarm çaldığında panik olmak yerine fark etmek gerek.
Ha evet ben şu an değişiyorum ya da değişmeye çalışmalıyım ya da yeni bir başlangıç yapmalıyım.
Bu farkındalık bile seni böyle merkezine bir geri getiriyor.
Bazen yeniden başlamak terapiye gitmek gibi bir şey bence.
İlk seferde rahatlamıyorsun hatta belki ilk birkaç seans yoruyor bile seni ama sonra fark ediyorsun ki bazı şeyler senden gitmiş yerini başka hisler almış ve almaya devam da edecek.
Geçen yine bir arkadaşımla konuşuyorduk bana diyor ki Abi şimdi terapiste gideceğim de olaya nasıl gireceğim, ne anlatacağım.
Yani sürekli bunları düşünmekten terapiste gitmeyi ertelemiş de ertelemiş.
Yani direkt dedim ki sadece git ve akışa bırak.
Zaten biri seni yönlendirsin diye gidiyorsun oraya.
Ne anlatacağını da yönlendirecek emin ol yani.
Şu başlangıcı yap artık, harekete geç.
Yani gelecek devamı ya emin ol bundan.
Ya da mesela şey vardır biriyle konuşmuyorsun artık diyelim.
Önceden o kişiyi gördüğünde böyle kalbin sıkışıyordu büyük ihtimalle bu yüzden.
Ama üzerinden bir zaman geçti ve şimdi sadece gülümsüyorsun.
Hani böyle evet ya bu sayfada gerçekten kapanmış hissi geliyor ya.
İşte yeniden başlamak tam da orada başlıyor gerçekten ya.
Çünkü başlangıç dediğimiz şey genelde bir bitirmenin ardından değil bir kabullenişin içinde oluyor.
Tamam böyle oldu diyebildiğin o an o yük kalkıyor zaten.
Ve o yükün kalkmasıyla birlikte de yeni bir başlangıca acayip hazır bir hale geliyorsun.
Yani belki sen şu an hayatında büyük bir şey değiştirmiyorsun.
Ama artık aynı şekilde düşünmüyorsan o bile yeni bir başlangıç işte.
Ve enteresan bir şekilde beyin yeni deneyimlerle kendini yenileyebilen bir organ.
Buna nöroplastisi de deniyor.
Önceki bölümlerde de çokça söylemiştim bunu.
Yani yeni bir şey öğrendiğinde, farklı bir rota denediğinde sinir hücrelerinin arasındaki bağlantılar değişiyor.
Gerçek anlamda yeni bir sen inşa ediyorsun aslında.
O yüzden hani şey lafları vardır ya.
Ben artık değişmem.
Hani bunlar bana bir miktar saçma geliyor.
Çünkü değişim biyolojik olarak bile mümkün.
Bazen sadece zihnini değil çevreni de güncellemen gerekiyor.
Çünkü her şey birbirine etkiliyor.
Sabah kalktığında aynı manzaraya bakıyorsan, aynı müzikle güne başlıyorsan beynin aynı hikayeyi anlatmaya devam ediyor.
Ama bir gün müziği bir değiştiriyorsun.
Işığı böyle biraz daha içeri alıyorsun.
Duvardaki rengi, posteri, belki küçük bir detayı değiştiriyorsun.
Ve bir anda içinden başka bir cümle geçiyor.
Sanırım artık başka bir dönemdeyim.
Yeni başlangıçlar yapma vaktim geldi.
Ben buna enerji güncellemesi diyorum.
Çünkü ruh hali bazen dışarıdan içeriye akar.
Hani dışarıda güneş açar da böyle fark etmeden yüzün yumuşar ya.
İşte o etkiyi bazen biz kendi iç mekanlarımızda da yaratabiliyoruz.
Mesela sabah işe geç kalıyorsun.
Metroda bir kalabalık, herkes sinirli.
Ama kulaklığında böyle yeni bir şarkı var.
Ve o an kendine diyorsun ki bir dakika ya ben yine de bugün farklı hissediyorum.
O farklı hissi var ya.
İşte tam da yeniden başlamanın psikolojisi bence.
Çünkü yeniden başlamak dışarıda bir olay değil arkadaşlar.
İçinde artık başka bir ben olmak istiyorum diyen minicik bir dürtü.
Bazen o dürtüyle yeni bir iş kuruyorsun.
Bazen yeni birine selam veriyorsun.
Bazen de sadece bugün susmayı tercih ediyorum diyorsun.
Hepsi yeniden başlamaktır benim gözümde.
Ve şunu da fark ettim.
Her yeniden başlangıcın içinde minik bir vedalaşma vardır.
Bir şeyleri geride bırakmadan başka hiçbir şeye yer açılmıyor.
Ama bu hüzünlü bir yerden değil aslında.
Çünkü o bıraktıkların seni buraya getiren versiyonundu.
Artık biraz dinlenebilir kendileri.
Bazen eski senin enerjisi biter ve yeni senin enerjisi doğar.
O zaman sana bir soru.
Yeni bir başlangıç için neye ihtiyaç duyuyorsun?
Belki sadece bir alan, belki bir fikir, belki de bir his.
Onu hemen değiştirmek zorunda değilsin.
Ama bir yerden başla.
Bu bölümde hatta başlaman gerektiğinin bir işareti olsun.
Eğer denk geldiysen, dinlediysen çok güzel bir işaret oldu sana bence.
Bölümün sonuna kadar dinlediğin için çok teşekkür ederim.
İlgisini çekeceğini düşündüğün bir arkadaşınla paylaşmayı ve yeni bölümleri kaçırmamak için Spotify'dan takip edip zili açmayı unutma lütfen.
Bölüm açıklamasına da bakın mutlaka güzel bir Yaris Poster indirimi sizi bekliyor.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendine çok iyi bak.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Yaris Poster o zaman sana bir soru podcastı sundu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
