
Selamlaaar! Bu bölümde romantik ilişkilerin genç yetişkinlikte neden bu kadar merkezde olduğunu, romantik ilişki yetkinliğinin ne demek olduğunu ve ilişkileri ayakta tutan ya da yıkan görünmez kuralları konuşuyoruz.
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar, o zaman sana bir soru podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melisa. Geçen hafta bir dating app'ler ve izdivaç bölümü gelmişti, biliyorsunuz.
Orada bir anlamsız deneyimler falan konuştuk, sonra derinleştik, yine podcast gibi konuştuk yani.
Ben normal hayatta da çok böyleyim arkadaşlar.
Olayları hep böyle anlamlı yerlere bağlamaya çalışırım.
Arkadaşlarım da tamam be, yeter artık hani podcast gibi konuşma.
Falan derler. Böyle bir dalga geçme konusu oldu yani aramızda benim bu çabam.
Ve şunu da inkar edemeyeceğim.
Ben bu çabanın kendisiyim.
Yani o yüzden de bugün 14 Şubat öncesi bir anlam yaratayım diye romantik ilişkileri konuşayım istedim.
Şöyle bir gerçek var ki romantik ilişkiler yakın ilişkilerimizin çok önemli bir parçası.
İlişki kurma biçimlerimizden en derin olanı belki de.
İşte ne giriyor bunların içine mesela?
Flört, birlikte yaşama, evlilik, uzun süreli birliktelik falan gibi.
Her yakın ilişki biçimlerinden ayırt edici özellikleri var tabii.
Ve tam da bu noktada zaten tarafların gönüllülüğü ve karşılıklı kabulünü içeren yoğun bir ilişki biçimi olarak tanımlanıyor.
Yakın ilişki kurmak dediğimiz şey genç yetişkinlik döneminin en önemli gelişimsel görevlerinden biri arkadaşlar.
Ve birey diğerleri ve kendi içsel kaynaklarıyla yakın ilişki kuramazsa gerçekten yalnızlık yaşıyor.
Bunu herkes bir kere en az yaşamıştır hayatında diye düşünüyorum.
Ve şu an bu genç yetişkinlikten bakış açımla konuşacağım sizinle.
Çünkü genç yetişkin bir bireyim şu anda neticesinde.
Bu dönemde romantik ilişkiler böyle bireylerin birçok anlamda gelişimiyle de ilgili diye düşünüyorum.
Ve yetişkinlik döneminde kurulacak yakın ilişkilerin niteliğini de belirliyor gibi geliyor bana.
Hani bu dönemdeki bu ilişki algı, bu bakış açın falan senin bir sonraki dönemde bireylerle yaşayacağın romantik ilişkilerin çok yüksek oranda nasıl olacağını belirleyen bir şey.
Hani ergenlik döneminde böyle romantik ilişkileri biraz daha eğlenme, deneyim kazanma falan gibi amaçlarla yaşarız ya.
Genelde daha kısa süreli ilişkiler olur bunlar.
Ama genç yetişkinlik döneminden itibaren artık daha farklı bir noktaya evrilmeye başlıyorlar.
Daha ciddi, daha fazla yakınlık ve bağlılık içeren bir hale dönüşmeye başlıyorlar.
Yapılan bir çalışma genç yetişkinlerin eğitim ve işin ardından böyle gelen önemli hedeflerine baktığımızda ilk sırada romantik ilişki olduğunu ortaya koymuş.
Geriye hani bir ok alıyor ya çünkü.
Ya tabii tek hedef haline yine bence gelemiyor.
Çünkü hayatın telaşı ve yeni hedefler de böyle bir yandan devam ediyor ya.
Ama büyük oranda bizi etkileyen bir şey olmaya başlıyor diye düşünüyorum.
Çünkü o taraftaki kimlik ihtiyacımız da bir böyle kabarıyor yani.
Hani ben nasıl biriyim sorusunun yanı sıra yaşamım boyunca nasıl bir partnerle olmak istiyorum sorusu böyle kafamızda belirmeye başlıyor.
Tam da bu dönemde bireylerin böyle romantik ilişkilere karşı algısı değişiyor diye düşünüyorum.
Bir kişiyle böyle uzun süreli duygusal yakınlık kurmanın değerini anlıyoruz.
Ve ilişkilerinde güven, bağlanma, istikrar, konfor aramaya başlıyor insan.
Tabii bu noktada da seçenekleri değerlendirmeye başlıyoruz.
Kişilerle birliktelik kurmaya itiliyoruz aslında bir noktada.
Ve farklı romantik ilişkiler kurmak da bize böyle partnerde ve ilişkide kendimiz için önemli özellikleri öğrenmeyle ne istediğimizi ve ne istemediğimizi keşfetme fırsatını sunuyor.
Genç yetişkinlerle yapılan bir çalışmada bireylerin partnerlerine karşı hissettiği yakınlık duygusuyla iyi oluşları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki gözlemlenirken yalnızlık ve sosyal kaygılarıyla
iyi oluşları arasında olumsuz bir ilişki gözlemlenir.
Sağlıklı romantik ilişkiler kurmak ve sürdürmek kuşkusuz bir takım beceriler gerektiriyor arkadaşlar ve hiç de kolay olduklarını düşünmüyorum.
Romantik yetkinlik dediğimiz şey de sağlıklı romantik ilişkilerin işleyişine ilişkin bir takım beceriler dizisi aslında.
Yetkinlik anlayışı böyle her biri biraz bir noktada aslında sosyal yetkinlikle ilişkili olduğu belirlenen.
Kişiler arası problem çözme, bağlanma kuramı ve duygu düzenleme modellemelerine de dayanan bir şey.
Sosyal etkileşimlerde karşılıklılığın önemini vurgulayan, böyle kişilerin problem çözme ve sosyal bilişsel modellerinde şunlar var aslında.
Kendi ve başkaları hakkında düşünme.
Önceki deneyimlerinden öğrenme.
Yakınlık ve özellik ihtiyaçları arasındaki denge.
Sıkıntıyı düzenleme ve özdeğer algısı.
Ve tabii bunların yanında güveni sürdürme kapasitesini vurgulayan bağlanma kuramı.
Duyguları esnek bir şekilde deneyimleme, ifade etme, bu deneyimi bağlama göre değiştirebilme, tutarlı ve olumlu benlik duygusu geliştirebilme gibi becerileri böyle vurgulayan duygu düzenleme kuramları romantik
yetkinliğe böyle... temel oluşturan şeyler olarak adlandırılmışlar.
Ve tam da buradan şuna gelmek istiyorum arkadaşlar.
Romantik yetkinlik dediğimiz şey böyle kulağa büyük büyük laflar gibi geliyor olabilir ama aslında çok temel bir yerden bahsediyoruz.
Yapılan araştırmalar şunu söylüyor.
İlişkide mutlu olup olmamamızı en çok belirleyen şey ne kaç yaşında olduğumuz, ne kadın mı erkek mi olduğumuz, ne de kaç yıldır beraberiz meselesi.
En güçlü belirleyici şey romantik yetkinlik dediğimiz şey.
Yani ilişki içinde ne yaptığımız.
Bir çalışmada genç yetişkinlerin böyle ilişki doyumuna bakmışlar ve romantik yetkinliğin ilişki doyumunu en güçlü şekilde yoğurdayan değişken olduğunu ortaya koymuşlar.
Romantik yetkinlik arttıkça ilişkiden alınan doyum da artıyor.
Bu bana şunu düşündürüyor açıkçası.
Demek ki mesele doğru insanı bulmak değil sadece.
O insanla ilişki kurabilecek donanıma sahip olmak.
Bir de işin şu tarafı var tabii.
Genç yetişkinlik dediğimiz dönem bazen böyle zaten başlı başına karmaşık bir dönem olabiliyor ya.
Kimlik arayışı var, belirsizlik var, ben ne yapıyorum sorusu var.
Araştırmalar buna çeyrek yaşam krizi diyor.
Ve ilginç bir şekilde kriz arttıkça ilişki doyumu düşüyor.
Yani hayatın diğer alanlarında sallanıyorken ilişkiden memnun olma halini böyle bir mucize bekleme halini sürdürebiliyor olmamız aslında çok zıt bir şey.
İlişki kötü diye düşünüyoruz böyle bazen ama ilişki değil hayatın kendisi zor oluyor o noktada.
Bu dönemde yaşanan kaygı, kararsızlık, güvensizlik böyle romantik ilişkilerin resmen içine sızıyor.
Ve biz de bunu çoğu zaman uyumsuzluk sanıyoruz.
Bir de şunu çok önemli buluyorum.
Romantik yetkinlik sadece ilişki içindeyken devreye giren bir şey değil.
Araştırmalar diyor ki romantik yetkinlik dediğimiz şey ilişkinin başında, ortasında, sonunda yani her aşamasında insanın romantik yaşamında uyumlu işlev görebilme kapasitesidir.
Bu ne demek biliyor musunuz? Tetiklendiğinde kaçmamak, kırıldığında susarak cezalandırmamak, seviyorum diye kendinden vazgeçmemek ya da kaybetmemek için her şeye katlanmamak.
Bunlar aşkın değil yetkinliğin konusu işte tam olarak.
ve bir ilişkide sürekli aynı tartışmaları yaşıyorsak, aynı yerden kırılıyorsak, aynı tip insanlara çekiliyorsak belki de sorun şu değildir.
Ben neden hep yanlış insanlara çekiliyorum?
Belki de sorman gereken soru şudur.
Ben ilişkide hangi becerilerimle var oluyorum?
Çünkü araştırmalar gösteriyor ki romantik yetkinlik güvenli bağlanma, sağlıklı karar verme ve ilişkide sosyal destek alışverişiyle çok yakından ilişkili.
Yani iyi bir ilişki iki iyi niyetli insanın tesadüfen denk gelmesi değil arkadaşlar.
İki insanın ilişkiyi taşıyabilme becerisidir.
Bunun için de bazı kurallara ihtiyaç var bence.
Ki araştırmalar da bunu söylüyor.
İlişki kuralları teorisi diye bir şey var arkadaşlar.
Bu teorinin temel varsayımı işte arkadaşlık, aşk, aile ve iş ilişkilerinin belirli kurallar doğrultusunda sürdürüldüğü.
Bu kurallar ihlal edildiğinde ilişkiler zayıflıyor ve hatta sona erebiliyor.
Teori ilişkilerin iki önemli yönünü bulmaya ve anlamlandırmaya tabii yardımcı olan bir teori.
İlk olarak kurallar başarılı ve yıkıcı ilişki davranışlarını ayırt etmemize olanak tanıyor.
Bu sayede hangi kuralların ihlal edildiğini ve ilişkinin nasıl onarılabileceğini değerlendirebiliyoruz.
İkinci olarak da bu kuralları bilmek, ilişkilerimizi sürdürebilmek ve tabii güçlendirebilmek için gerekli sosyal becerileri daha etkili bir şekilde kullanmamıza yardımcı oluyor.
Kişiler arası ilişkilerde kuralların böyle olması ilişkinin sürdürülebilmesinde önemli bir etken.
İlişkilerde yaşanacak sorunlar, çatışmalar ve çözülmeler kuralların ihlali sonucu ortaya çıktığından dolayı kurallar aslında ilişkilerin geleceği için oldukça önemli.
Önemli bir noktada. Romantik ilişki dediğimiz şey böyle arkadaşlık ve dostluk ilişkilerinden bir tık daha ötede bir niteliğe ve güce sahip olabiliyor ya.
Ama aynı kalan bir tarafı varsa o da hani yine arkadaşlık ve dostluk ilişkisini de yakalayabilmek o ilişkinin içinde.
Ve bu nedenle de arkadaşlık ve dostluk ilişkisinde geçerli olan kurallar romantik ilişkiler içinde geçerli.
Sevgi, güven, yardımlaşma ve diğer iyilik biçimleri dostluğun olmazsa olmazlarından zaten.
Bu bağlamda dostluğun bazı kuralları var ama Aris.
Onlar da şunlar.
1- Yardımlaşma.
2- Duygusal karşılıklılık.
3- İyiliğini isteme.
4- Yarar sağlama.
5- Haz. 6- Birlikte zaman geçirme.
7- Eşitlik.
Romantik ilişkiler de kurallar perspektifinden değerlendirilebilir.
Mesela bir araştırma romantik ilişkilerde kurulan ve takip edilen bazı kuralları tanımlamış.
Bu kurallar ilişkiyi bir arada tutar ve ihlal edildiğinde de bozulmasına ve nihayetinde sona ermesine yol açar diyor o araştırmada.
Genel varsayım eğer insanlar yakın bir romantik ilişki içindeyse şu kurallara uymalıdırlar diyor.
Bu kuralları söylüyorum şimdi size.
Birincisi birbirinin bireysel kimliklerini ve ilişkiden bağımsız hayatlarını kabul etmek.
İkincisi benzer tutum, inanç, değerler ve ilgi alanlarını ifade etmek.
Üçüncüsü birbirlerinin öz değerini ve öz güvenini arttırmak.
Dördüncüsü birbirlerine karşı açık, dürüst ve samimi olmak.
Beşincisi birbirlerine sadık ve bağlı kalmak.
Altıncısı birlikte önemli miktarda zaman geçirmek.
Yedincisi yatırımlarına karşılık gelen ödülleri almak.
Ve sekizincisi birbirlerinin varlığından gizemli ve açıklanamaz bir büyü hissetmek.
çok önemli şeyler arkadaşlar. Özellikle büyü kısmı beni en heyecanlandıran şey.
O büyüyü böyle hep hissetmek isterim ben ya.
İçimde bir yerde o alev böyle yansın isterim hep.
Böyle çok hayalperest gibi bir yerden de gelebilir bu söylediklerim.
Ama inanın biliyorum böyle ilişkiler var yani.
Her zaman bu bahsettiğim kuralları uygulamak da içerisinde bulunduğumuz şartlardan dolayı mümkün olmuyor.
Ama zihin dediğimiz şey genel olarak bir sistematiğe oturtabildiği şeylerde her zaman daha iyidir ve onu daha iyi hatırlar.
Ona bunları kendiliğinden hatırlatabileceği şeyler vermek de ve o şekilde vermek de gerekiyor tabii.
Ve tam burada şunu söylemek istiyorum arkadaşlar.
Bu kurallar meselesi bana şunu hatırlatıyor.
İlişki dediğimiz şey aslında spontane bir mucize değil sadece.
Aynı zamanda emek verilen bir alan.
Biz genelde şuna inanmak istiyoruz.
Doğru kişi gelince her şey kendiliğinden olur.
Ama araştırmalar ve hayat diyor ki hayır ya.
Bazı şeyler kendiliğinden olmuyor kardeşim bunu kabul et.
Bazı şeyler bilinç istiyor.
Ve bu kuralları okurken şunu fark ettim.
Bunlar bizi kısıtlamak için değil ilişkiyi korumak için varlar.
Mesela birbirinin bireysel kimliğini kabul etmek maddesi.
Bu bana şunu söylüyor açıkçası.
Seviyorum diye seni yutamam.
Biz olduk diye sen de yok olamazsın.
Ya da işte birbirinin öz değerini ve öz güvenini arttırmak.
Bence bu çok kritik bir madde.
Çünkü bir ilişki sen sürekli daha az hissediyorsan orada aşk olabilir belki okey.
Ama sağlıklı bir ilişki değildir.
Ve bu büyü meselesi dediğim şey de o gizemli açıklanamaz büyü var ya.
Bunu okuduğumda böyle gülümsedim.
Çünkü evet yani dediğim gibi böyle ilişkiler var ve biliyorum.
Ve hayır bu hayalperestlik falan değil.
Lütfen şimdi öyle şeyler söylemeyin bana.
Ama şu farkla.
O büyü sürekli kendiliğinden böyle var olan bir şey değil.
Korunması gereken bir şey.
Güvenle korunuyor, saygıyla korunuyor, açık iletişimle korunuyor.
Büyü bozuluyorsa çoğu zaman bir ihlal vardır.
Bundan emin olun. Küçük gibi görünen ama biriken bir ihlal orada bir yerde sizi rahatsız ediyordur.
Zaten bence bu birikme olayında şöyle bir şey var.
Özellikle biz kadınlarda hani böyle çıkıp ayrılmak istiyoruz diyoruz ya.
Sonra da ortaya çıkıyorlar şey diyorlar.
Ya bir anda ne oldu ya? Kanka bir anda olabilir mi sence?
Allah bilir neler neler ne kadar süredir.
Biriktirdim ben onları arka planda ya.
Takipteyim seni. Neler konuşuldu da olmadı.
Ne sözler verildi de tutulmadı.
Ne çabalar verildi de karşılık görülmedi.
Seni izledim. İzledim ve kafama bir şeyleri attım.
Ve onlar orada birike durdular.
Sonra da bir noktada ortaya çıktılar.
Sadece sen bir anda olduğunu düşünüyorsun.
Haberin olsun hani. Bu konuda bir aydınlanmış ol şurada.
Neyse. Bu konu çok uzar.
Belki ilişkilerdeki kurallarla ilgili başka bir bölümde yapabiliriz.
Özet olarak şunu söyleyebiliriz.
Romantik yetkinlik dediğimiz şey maalesef herkeste karşılaşabileceğimiz, herkesin yetkisi olan bir şey değil.
Biraz bilinçli farkındalık, biraz böyle yüksek olgunluklu bir çaba gerektiren bir şey.
Ve bunlar herkesin harcı da değil maalesef.
Belki de bugüne kadar yanlış insanlarla değil de eksik becerilerle sevdik.
Beceri diyorum çünkü neticede öğrenip geliştirebileceğimiz bir özellik.
Sadece o farkındalığı yakalayabilmek gerekiyor.
Ve belki de romantik ilişki yetkinliği hani birini kaybetmemek için her şeye katlanmayı, yalnız kalmamak için yanlışta kalmayı öğrenmemek demek.
Bunu birine değil önce kendimize borçluyuz bence.
Bu çabaları böyle göstermeyip sonra bir şeylerin eksik olduğu ağlamasını yapmayı bırakalım.
Ve bu sevgililer günü öncesi biraz bu yetkinliğimizi sorgulayalım istedim.
Belki de aşk doğru insanı bulmak değil de doğru ilişki insanı olabilmek.
Yani böyle diyeyim hemen böyle üstüne romantik romantik.
O zaman sana bir soru.
Sen romantik yetkinlikte biri olup olmadığını ya da bu yetkinlikte birilerini hayatına çekebildiğini düşünüyor musun?
Ben bugün bunu biraz düşünmek istedim.
Eğer yerinde durup bir düşündüysen sen de tam da amacına ulaşmıştır bu bölüm.
Bölümü sonuna kadar dinlediğin için çok teşekkür ederim.
İhtiyacı olduğunu düşündüğün bir arkadaşınla paylaşmayı ve yeni bölümleri kaçırmamak için Spotify'dan takip edip zili açmayı unutma lütfen.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendine... çok iyi bak.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
