
Merhaba keşifçi ruhlar! İlk bölümle soru sorma eylemiyle dolu bir dünyaya yolculuk yapmaya adım atıyoruz. Her soru, bir keşif kapısıdır ve seni içsel bir yolculuğa davet eder. Haydi, soruların gücünü keşfetmeye hazır mısın? Eğer hazırsan beni takip etmeyi unutma, her hafta yeni sorularla buluşacağız. Keyifli dinlemeler! 🎙✨
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar, hoş geldiniz.
O zaman Sana Bir Soru podcastinin ilk bölümüne bir merhaba diyelim hep birlikte.
Ben Melisa. Sizlere sorularının büyülü dünyasına açılan bir kapı aralamaya çalışacağım bu serüvende birlikte keşfetmeye hazır mısınız?
diyerek ilk sorumu soruyorum o halde.
Bugün... merakın ve öğrenmenin anahtarı olan soru sormak konusunu ele alacağız.
Ben günlük hayatımda aklıma takılan hatta bazen mantıksız gelen her şey için o zaman sana bir soru tepkisini oluşturdum diyebilirim.
Kafama yatana ve öğrenene kadar bu soruyu soruyorum.
Bazen cevabını karşı taraftan almayı bekliyorum.
Bazen de araştırıp öğrenmeyi hedef ediniyorum.
Ve bu süreçte her sorunun bir kapıyı aralayarak bize yeni bir dünya sunduğunu fark ettim.
Sonucundaysa bu kapıları neden birlikte aralamaya diye düşünerek yine kendime o zaman sana bir soru.
Bir podcast serisi yapıp kapıyı beraber aralayacağın dinleyicilerle bu serüvene başlamaya ne dersin dedim.
Cevabı başta beni biraz düşündürdü açıkçası.
İşte hani istikrarlı olabilecek miyim, sürekliliğini sağlayabilecek miyim gibi bir takım soru işaretleri vardı kafamda ama şu an atıyorum bu adımı ve birlikte yapacağımız bu yolculuğa da hazır hissediyorum.
O zaman soru sormaya ihtiyacımızın nasıl doğduğunu konuşarak başlayabiliriz.
Aslında en temelinde insan doğasında bulunan temel bir özellik olarak barındırıyor soru sormayı.
Bu ihtiyaç çeşitli faktörlere dayandırılabilir tabii.
İşte bunlar bireyin merak, bilgiye duyulan açlık, çevresini anlama arzusu, işte iletişim kurma isteği gibi faktörler diyebiliriz aslında başlıca.
İnsan doğuştan meraklı bir varlık.
Çevrelerini, dünyalarını ve kendilerini anlama çabası soru sorma ihtiyacını tetikliyor.
Hatta çocuklar ilk adımlarını atar atmaz böyle işte etrafındaki nesneleri, renkleri ve sesleri keşfetmeye başlarlar.
Bu keşif sonucunda da genelde böyle bize saçma gelen sorular sorarlar.
Bu keşif arzusu da zamanla daha karmaşık düşünce süreçlerine evriliyor.
Ve insanlar çevrelerini daha derinlemesini anlama ihtiyacı duyuyorlar.
Kendimizin farkına varmaya başladığımız ilk zamandan hayatın sonuna kadar bu ihtiyaç peşimizi bırakmayacak bir alışkanlığa dönüşüyor.
Şahsen ben de bazen istemsizce soru sorarken buluyorum kendimi.
Geçen gün okuduğum bir yazıda soru sormanın bilişsel uyarım sağladığından Alzheimer, Parkinson, MS, Epilepsi gibi bazı sinir sistemi hastalıklarına da olumlu katkısının olabileceğini gördüm.
İlk başta böyle bir vav olmadım değil ama sonradan derinlemesine düşününce de yani neyine vav be kızım hani gayet mantıklı yani beynini çalıştırıyorsun sonuçta diye böyle basitçe bir düşünceyle çıkıştım kendime.
Yani diyeceğim o ki soruların bizim iç dünyamızı keşfetmemizde, anlamamızda ve büyümemizde nasıl kılavuzluk ettiğini birlikte deneyimleyeceğimiz bir yolculuğa çıkıyoruz.
Ve bu bölümde yolculuğumuzun ilk adımı.
Her bir soru bir kapıyı açar ve ardında yeni bir maceranın başladığı...
Altyazı M.K. Umarım
dinlerken keyif aldığınız ve devamı için heyecanlandığınız bir bölüm olmuştur.
Lafı çok uzatmadan burada bitiriyorum.
Çünkü çok uzun podcastleri dinlemeye inanın çoğu zaman benim de mecalim olmuyor.
Ve bir süre sonra sıkılıyorum.
Sizi de sıkmak, arkamdan da ay yine konuştun be kızım demenizi ya da diyebilme ihtimalinizi düşünmek de istemiyorum açıkçası pek.
Eğer beni ve bundan sonra gelecek bölümleri merak edip takip etmek isterseniz Instagram hesabımı açıklamaya bırakıyor olacağım.
Ve tabii bu bölüm hakkında...
Yorumlarınızı ve aklınızdaki çılgın soruları da belki benimle paylaşmak istersiniz.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Bir sonraki bölüme kadar kendinize iyi bakın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
