
Selamlaaar! Bu bölümde NLP yani Sinirsel-Dilsel Programlama’nın temel prensiplerini, günlük hayatımızdaki etkilerini ve nasıl kullanılabileceğini keşfediyoruz.
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar. O zaman Sana Bir Soru podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melisa. Benim bazı özelliklerimi zaten çözmüşsünüzdür artık ama sürekli bahsediyorum ya ben her şeyi yazıyorum falan diye.
Bölümleri de yazıyorum mesela aklıma geldikçe.
İşte şunu konuşalım, bunu tartışalım falan diye.
Yine bayağı bir şey yazmışım.
Bazı yazdıklarım da eskilerde kalmış.
Bir bakayım şu eskilere dedim ve NLP diye koca bir başlık attığımı gördüm.
Yani... Neuro Linguistic Programming.
Bu insan davranışlarını, düşüncelerini ve dil yapılarını anlama hatta değiştirme üzerine kurulu bir yaklaşım.
2019'da eğitimini almıştım ben bunun.
Haliç Üniversitesi ile SEM Akademi'nin bir programı vardı, işbirlikli bir program.
O zamanlarda psikolojik anlamda böyle çok çalkantılı bir dönemdeydim ve bana iyi geleceğini düşündüm.
Kaldı ki geldi de başlangıç seviyesini almıştım sonra parasızlıktan devam edemedim de.
Belki kaldığım yerden ilerlemek isterim vakit bulabilirsem.
Hani deriz ya böyle hep vakit varken nakit yok, nakit varken vakit yok diye.
Yemin ederim öyle ya.
Yani nasıl bir çark döndürüyoruz anlamadım ki hocam.
Velhasıl siz de belki ismini duydunuz belki merak ettiniz bu kavramı.
Hani bazen böyle karşınızdaki insanın düşüncelerini, davranışlarını anlamakta zorlanırız ya.
İşte NLP tam da bunun sırrını çözmeye çalışan bir yöntem.
Size bugün anlatacaklarım sayesinde belki kendi hayatınızda, ilişkilerinizde ve belki de işinizde yeni kapılar açılacak.
Peki NLP tam olarak ne?
Neuro Linguistic Programming yani sinirsel, dilsel programlama.
Adı kulağa karmaşık geliyor olabilir ama aslında çok basit.
Beynimiz yani nöro dediğimiz kısım, dilimizin yani linguistik dediğimiz kısmın Ve davranış kalıplarımızın o da işte programming dediğimiz kısım oluyor.
Birbirine bağlı olduğunu keşfeden bir bilimsel yöntemler bütünü.
Yani bilimsel diyorum da bu kısmı tartışma konusu aslında.
Psikoloji camiası içinde yaygın bir şekilde kabul görmemiş çünkü.
Popülerlik kazanmış ancak bilimsel geçerliliği sınırlı bir teknik desek daha doğru olur belki.
Bunu ilk olarak 1970'lerde Richard Bandler ve John Grinder isimli iki araştırmacı ortaya koyuyor.
İnsanların başarılı iletişim kurma, kendini geliştirme ve davranışlarını değiştirme yollarını araştırırken NRP'yi ortaya atıyorlar.
Bir konuşmacının kalabalığı nasıl etkilediği ya da işte bir terapistin danışanını nasıl hızlı iyileştirdiği gibi konuları düşünebilirsiniz.
Hani böyle aklınızda biraz daha oturması için.
Hatta öyle ki zamanla dünyaca ünlü motivasyon konuşmacılarının, satış uzmanlarının ve terapistlerin sıklıkla kullandığı güçlü bir araç haline gelmiş durumda.
Ve bence NLP'nin en ilginç yönlerinden biri de bize böyle dünyayı nasıl algıladığımızı fark ettirmesi.
Her insanın kendine özgü bir bilişsel haritası var.
Yani dünyayı algılayış şekli.
Örneğin senin renklerle düşünme biçimin benim kelimelerle düşünme biçimimden farklı olabilir.
Bu yüzden bazılarımız görerek öğrenir, bazılarımız duyduklarıyla daha kolay anlar.
Bazıları ise böyle dokunarak ve hissederek bağlantı kurar.
NLP buna duysal sistemler diyor.
Görsel, işitsel ve kinestetik.
Böyle biraz daha yakından bakacak olursak diyelim ki bir arkadaşınız size işte kendimi kötü hissediyorum dedi tamam mı?
Bu cümle çok genel bir şey aslında.
Hani sıklıkla da karşılaşmışsınızdır.
NLP'de bunun altında yatan dil kalıplarını ve duygusal durumları anlamaya çalışıyoruz.
Mesela o kişi gözlerini kaçırıyor.
Ne bileyim böyle ellerini ovuşturuyor.
İşte NLP o kişinin aslında ne hissettiğini dil ve beden diliyle çözmemize yardımcı oluyor.
Ve burada mesela raport diye bir kavram var.
Bu karşımızdaki kişiyle kurduğumuz uyum ve güven bağı demek.
Bu durumda kişiler arasında böyle işte empati, aktif dinleme, güven ve anlayış, doğal bir uyum, işte bazen beden dili, konuşma hızı, tonlama gibi bunlar gözlemleniyor.
Mesela iyi bir satışçı müşterileriyle doğal bir bağ kurar ve onları rahatlatır.
ya da işte bir terapist danışanına hem sözleriyle hem beden diliyle içten bir şekilde ilgi gösterdiğinde danışan da kendini açar ona.
Bu durumda bir raport oluşmuş olur işte.
NLP teknikleriyle de bunu bilinçli olarak yapabiliriz.
Başka bir teknik anchoring yani çapağı.
Örneğin hayatınızda çok mutlu olduğunuz bir anı düşünün.
O anki bir kokuyu, müziği veya dokunuşu tekrar yaşadığınızda aynı duyguyu hissetmek istersiniz.
Bir kişi belirli bir duygusal durumu yaşarken işte coşku olabilir, güven olabilir, sakinlik olabilir.
Bu duyguya eşlik edecek fiziksel bir hareket, avuç içini sıkmak gibi ya da işte bir noktaya dokunmak gibi veya dışsal bir uyaran, örneğin belirli bir müzik parçası, bir hoşuna giden bir şarkı falan
gibi bunlarla eşleştirilir.
Zihin bu eşleşmeyi tekrar ettiğinde çapa devreye girer.
ve kişi o duygusal durumu yeniden yaşayabilir.
Bu teknik özellikle stresle başa çıkmak, özgüven arttırmak veya sahne korkusunu yenmek gibi durumlarda kullanılan bir teknik.
Örneğin sizi motive eden bir anı böyle gözünüzde canlandırırken sağ elinizi yumruk yaptığınızı varsayalım.
Bu hareketi birkaç kez aynı olumlu duyguyla eşleştirdiyseniz daha sonra bir sunum öncesi aynı hareketi yaptığınızda o güven duygusu tekrar geri gelir.
NLP'de işte tam da bu noktada bu tür çapaların nasıl oluşturulacağını ve kullanılacağını gösteriyor.
NLP teknikleri arasında en çok dikkat çekenlerden biri de modelleme.
Başarılı insanların düşünce ve davranış kalıplarını inceleyip onları adım adım kendi hayatımıza uyarlamak anlamına geliyor.
Mesela bir sporcunun odaklanma biçimi ya da bir liderin kriz yönetimindeki tavrı NLP ile çözümlenip öğrenilebilir bir hale geliyor.
Ancak burada önemli bir nokta var.
NLP bir sihir değil tabii ki.
bilinçli ve düzenli pratikle etkisini gösteren bir yöntem.
Zaten bu yüzden bazıları NLP'yi hızlı çözüm vaadiyle pazarladığı için, aslında böyle bir vaat verdiği için olumsuz eleştiriler alıyor.
Ama gerçek olan şu ki zihinsel ve duygusal değişimler zaman alır ve sabır ister.
Bir diğer faydalı teknik de yeniden çerçeveleme, reframing falan da diyorlar.
Bu yaşadığımız olumsuz deneyimlere farklı açıdan bakmamızı sağlıyor.
Mesela bir hata yaptığımızda bunu böyle başarısızlık olarak görmek yerine öğrenme fırsatı olarak değerlendirmek gibi.
Günlük hayatta da NLP'yi kullanmak kolay.
Mesela böyle birisiyle tartışırken karşınızdakinin hangi duygusal sistemle iletişim kurduğunu anlamaya çalışabilirsiniz.
Görsel ağırlıklıysa belki ona işte bunu kafanda canlandır gibi cümlelerle ya da işte işitsel ağırlıktaysa şunu duyuyorum ki...
falan gibi cümlelerle başlamanız etkili olabilir.
Böylece ufak dokunuşlarla iletişim kalitenizi arttırmanız mümkün olur.
Peki NLP sadece bireysel gelişim içindedir?
Tabii ki hayır. İş dünyasında da büyük bir etkisi var.
Liderler çalışanlarıyla daha sağlıklı ilişkiler kurmak ve tabii takım motivasyonunu arttırmak için NLP tekniklerini kullanıyor sıklıkla.
Satış profesyonelleri müşteri davranışlarını çözerek daha da etkili stratejiler geliştiriyor hatta bu yöntemle.
Ya da işte eğitimciler öğrencilerinin öğrenme stillerine göre yöntemler tasarlıyorlar.
Mesela size çapa tekniği üzerinden kullanabileceğiniz basit bir uygulama söyleyeyim.
Böyle rahat ve mutlu olduğunuz bir anı gözünüzde canlandırın.
O an hissettiğiniz tüm duyguları hissedin.
Sağ elinizin işaret parmağını ve baş parmağını hafifçe birbirine bastırın.
Bu pozisyonda birkaç saniye kalın ve hislerinize odaklanın.
Bunu birkaç kez de tekrar edin.
İhtiyaç duyduğunuzda bu çapayı yaparak kendinizi daha güçlü ve pozitif hissedebilirsiniz.
Zihniniz bu hareketle o duyguları ilişkilendirmiş olacak çünkü.
Dediğim gibi NLP'nin bilimsel geçerliliği uzun yıllardır tartışmalı ama konu üzerine yapılmış çeşitli araştırmalar var.
Örneğin benim ilgimi çeken Ainsproof ve Forman'ın 1985 yılında yayınladıkları makalede bu model özellikle başarılı kişilerin davranış kalıplarını çözümleyip bu yapıların başkalarına öğretilmesine
odaklanan modelleme teknikleriyle bilinir deniliyor.
Bununla birlikte NLP'nin terapötik amaçlarla kullandığı durumlarda özellikle fobiler gibi alanlarda bazı olumlu sonuçlar gözlemlenmiş.
Ancak bu sonuçların diğer yöntemlerle karşılaştırıldığında belirgin üstünlüğü maalesef gösterilememiş yani.
O yüzden de işte zaten hani böyle çok bilimsel olarak yaklaşmak konusunda çekimsel kalıyorlar.
Mesela NLP'nin fobiler üzerine etkisi diye böyle değişik güzel bir çalışma var.
Orada da yine Karun Arat ne diyor ki?
Fobiler dünya genelinde yaygın ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen psikolojik sorunlardır.
NLP'nin fobiler üzerindeki etkisi klinik uygulamalarda olumlu sonuçlar vermiştir.
Ancak deneysel çalışmalar, araştırmalar bu konuda sınırlıdır.
Makaledeki en önemli tekniklerden birisi de VNKD.
Yani görsel kinestetik ayrıştırma dediğimiz şey.
Bu yöntem fobilerin hızlı bir şekilde tedavi edilmesi yöntemi.
Burada şöyle yapıyorlar. Kişilerin fobi kanılarını duygusal açıdan uzaklaştırarak bu anları sanki bir başkasının yaşadığı deneyimmiş gibi izlemelerini sağlıyorlar.
Böylece fobinin yarattığı güçlü negatif duygusal tepki azaltılıyor ve tamamen ortadan kalkıyor.
Tedavi sürecinde danışan kendini bir sinema salonunda film izliyormuş gibi hayal eder.
Ve bu filmin kendisi fobik tepki öncesindeki halini gösterir.
Daha sonra filmin içine girerek genç haline güvence verir.
Bu uygulamayla fobi bilinçaltında daha az korkutucu bir hale getirilir yani.
Başka araştırmalarda da NLP tekniklerinin özellikle basit fobilerde hızlı ve etkili olduğunu gösterseler de travma sonrası stres bozukluğu dediğimiz daha karmaşık fobilerde etkisi
sınırlı olabiliyor deniliyor.
Bununla birlikte NLP geleneksel yöntemlerden farklı olarak beynin amigdala bölgesindeki korku tepkisini bilinçli hafızaya dönüştürerek uzun vadeli fayda sağlıyor.
Yani aslında günün sonunda ne kadar bilimselliği kanıtlanmış olmasa da Neuro Linguistic Programming'in yani NLP'nin beynimiz, dilimiz ve davranışlarımız arasındaki derin bağlantıları anlamaya yönelik bir
yaklaşım olduğunu göstermek, bilişsel haritalarımızın ve duyusal sistemlerimizin yani görsel, işitsel ve kinestetik algılayış biçimlerimizin iletişimde ve dünyayı deneyimlememizde ne kadar belirleyici
olduğunu fark ettirmek istedim.
raport kurmanın yani birbirimizle aramızdaki ilişkinin karşılıklı güven ve uyum oluşturmanın önemi üzerinden ilişkilerimizin kalitesini arttırabileceğimizden daha etkili iletişim kurabileceğimizden ayrıca
anchoring yani çapa teknikleriyle olumlu duyguları bilinçli şekilde tetikleyerek stres ve kaygıyla başa çıkma yollarından konuştuk.
Modelleme ve yeniden çerçeveleme teknikleriyle başarılı insanların davranış kalıplarını kendi hayatımıza adapte etme ve olumsuz deneyimleri farklı açılardan görerek dönüştürme becerimizin nasıl
gelişebileceğini paylaştık.
NLP'nin sadece bireysel gelişimde değil, iş dünyasında, eğitimde, terapide bunların hepsinde güçlü bir araç olduğunu hatırlattık aslında.
Ve bence buradan alacaklarımızın en önemlisi...
Bu yöntemin bilinçli ve etik kullanımının kişisel dönüşüm yolculuğumuza bize yol gösterebileceği.
Kim ne derse desin gerçek değişim dışarıda değil arkadaşlar.
İçimizde başlıyor. NLP bize o içsel yolculukta rehberlik edecek bir pusula olabilir belki de.
Küçük bir farkındalık, basit bir teknik ya da yeni bir bakış açısı yaşamımızı adım adım dönüştürmeye başlar.
Siz de bu yolculukta denemekten, keşfetmekten çekinmeyin bence.
Kendinizi ve çevrenizdekileri daha iyi anlamak, iletişimde ustalaşmak ve atacağınız her adımın güzelleşmesi gerçekten hayatınıza değer katacaktır.
Ben denedim ve dediğim gibi faydasını da gördüm.
Tabii böyle şeyler biraz inanç sistemimizle de alakalı.
Yine de denemek ister ve denerseniz bana deneyiminizi anlatmanızı çok isterim.
İletişim bilgilerime bölüm açıklamasından ulaşabilirsiniz.
Bunları dinlemeye ihtiyacı olduğunu düşündüğünüz bir arkadaşınıza bölümü göndermeyi unutmayın.
Ve sonuna kadar dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendinize çok iyi bakın.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
