
Müzik Hayatımıza, Ruhumuza ve Sağlığımıza Nasıl Dokunuyor?
16 Aralık 2024 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Selamlaaar! Bu bölümde müziğin büyülü dünyasına daldık ve dinlediğimiz şarkıların beynimizi, ruh halimizi ve enerjimizi nasıl etkilediğini konuştuk. Hangi beyin dalgalarını harekete geçiriyoruz? Müzik gerçekten bir terapist olabilir mi? Hepsi ve daha fazlası için bölümü dinle.
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar. O zaman sana bir soru.
Podcast kanalıma hoş geldiniz.
Ben Melisa. Spotify karnelerimiz geldi biliyorsunuz.
Ben bu haftada o kadar çok şey dinledim ki karnem değişmiş bile olabilir.
Hani yılın son haftası falan ama yani o kadar çok şey dinledim.
Müzikler, şarkılar, podcastler havada uçuştu bu yıl yine.
Bazıları güzel şeyler hissettirdi.
Aktık, gittik.
Bazıları bizi kötü ruh halimizin...
Kör kuytularına itti iyice.
Bazılarını can kulağıyla dinledik.
Bazıları da arkadan gelen bir ses olsun diye çaldı.
İşte tam bunları düşünürken dinlediğimiz müzik, şarkı, ne bileyim podcast bir şeyler.
Ruh halimizi ve düşüncelerimizi hatta bedenimizi nasıl etkiliyor?
Bir konuşalım istedim.
Müziğin beynimizde nasıl bir etki yarattığını konuşarak başlayalım bence.
Araştırmalara göre sevdiğimiz bir müziği dinlediğimizde beynimizin ödül merkezi devreye giriyor ve dopamin salgılanıyor.
Bu hormon mutluluk, keyif ve motivasyon dolu hissetmemizi sağlıyor tabii.
Müzik beynin birçok bölgesini...
aynı anda aktive edebiliyor.
Mesela işte planlama ve karar almadan sorumlu prefrontal korteksi ama tabii çok da yüksek bir müzik dinleyip aşırı kararlar verin diye de değil.
Ya da duygusal tepkilerimizin merkezi amigdalayı da mesela uyarabiliyor.
Ve hızlı bir şarkı dinlediğimizde böyle kalbimizin hızlandığını hissettiğimiz oluyor değil mi?
Bu işte müziğin otonom sinir sistemimiz üzerindeki doğrudan etkisiyle ilgili ve bu etki o kadar güçlü ki müzik spor performansımızı bile arttırabiliyor.
Hatta mesela böyle sabahları enerjim düşükse işe giderken hızlı tempolu bir şarkı açıyorum.
Ve bir anda kendimi daha motive, daha gaza gelmiş falan hissediyorum.
Tabii sadece tempolu müziklerin etkisinden bahsetmiyorum burada.
Mesela sakinleştirici bir müzik dinlediğinizde de beyniniz farklı bir şekilde etkileniyor.
Beyin dalgalarımızı yavaşlıyor, alfa seviyesine geliyor ve bu bizi daha rahat, daha huzurlu bir moda sokuyor.
O yüzden işte böyle meditasyon yaparken ya da stresli bir günü bitirirken...
Sakin bir müzik açmak neden bu kadar etkili?
Artık biliyoruz ve bilmeye de devam edeceğiz.
Devamı şimdi geliyor tam olarak.
Şimdi az önce dedim ya hani alfa dalgası falan diye.
Hani alfa seviyesine geliyor.
Bu alfa seviyesi nedir?
Bu alfa dalgası nedir?
Biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.
Beynimiz farklı zihinsel durumlara bağlı olarak çeşitli frekanslarda dalgalar üretiyor.
İşte bunlar beta, alfa, theta ve delta dalgaları gibi.
Alfa dalgaları saniyede 8 ila 12 hertz arasında bir frekansa sahip olup genellikle rahatlama, işte yaratıcı düşünme ve hafif meditasyon hallerinde ortaya çıkıyor.
Araştırmalar özellikle sakinleştirici müzik dinlemenin alfa dalgalarını arttırdığını ve bunun da stres seviyesini azaltmada etkili olduğunu gösteriyor.
Frontiers'in Neuroscience dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre yavaş tempolu müzik dinlemek stresli bir durumda olan bireylerde kortizol seviyelerini düşürüyor ve tabi bu da rahatlama hissinin
artmasına sebep veriyor.
sebep veriyor derken sanki kötü bir şey gibi.
Rahatlama hissini arttırıyor aslında.
Harika, muazzam bir şey yani.
Ayrıca bu dalgaların arttırılmasıyla dikkat, odaklanma ve duygusal denge üzerinde de olumlu etkiler gözlemlenmiş.
Bu yüzden meditasyon müzikleri ya da işte doğa sesleri içeren melodiler zihni sakinleştirmek ve günün stresinden arınmak için sıklıkla öneriliyor.
Bir başka çalışmada alfa dalgalarını arttıran müziğin hafif depresyon ve anksiyetisi olan bireylerde iyileştirici etkileri olduğu bulunmuş.
Kendi hayatınızda da bunu deneyimlemiş olabilirsiniz.
Mesela böyle gözlerinizi kapatıp hafif bir piyano melodisi dinlediğinizde ya da belki de deniz dalgalarının sesini duyduğunuzda beyninizin ritmi yavaşlar ve vücudunuzun gevşediğini hissedersiniz.
İşte bu alfa dalgalarının devreye girmesiyle olan bir şey.
Beta dalgaları var. Bu da yine beynimizin uyanık ve aktif olduğu anlarda devrede.
Bu dalgalar işte problem çözme, mantıksal düşünme ya da işte karar alma gibi yüksek zihinsel aktiviteler sırasında Çok yoğun şekilde üretiliyor.
Örneğin iş yerinde böyle bir projeye odaklandığımızda ya da önemli bir konuşma yaptığımızda mesela beta dalgalarınız yüksektir.
Ama beta dalgalarının aşırı yüksek olması da kaygı ve stres seviyelerinin artmasına yol açabilir.
Bu nedenle de uzun süreli yoğun stres altında olan bireylerde bu dalgaların fazlaca aktif olduğunu gözlemliyorlar.
Teta dalgaları ise beynimizin hayal kurduğu ya da daha derin gevşeme halindeyken aktif hale getirdiği dalgalar.
Bu dalgalar yaratıcı düşünceler işte bilinçaltı bağlantılar, içsel farkındalıklarla ilişkili.
Araştırmalar teta dalgalarının hafıza konsolidasyonu ve öğrenme üzerinde önemli bir rol aldığını gösteriyor.
Yani yeni bir bilgi öğrenip uyuduğunuzda beyniniz bu bilgiyi teta dalgaları aracılığıyla işlemeye devam ediyor gibi düşünebilirsiniz.
Delta dalgaları ise beynimizin en yavaş frekanslı dalgaları ve genellikle derin uyku sırasında üretiliyor.
Bu dalgalar vücudun ve beynin kendini onardığı, iyileşme süreçlerinin devreye girdiği zamanlarda aktif.
Gama dalgaları var. Bunlar da beynimizin en hızlı dalgaları arkadaşlar.
Ve genellikle yüksek bilinç durumları, yoğun odaklanma ve hatta öğrenme sırasında aktif oluyorlar.
Bu dalgalar beynin farklı bölgeleri arasındaki bağlantıyı arttırıyor ve bilgi işlemeyi hızlandırıyor.
Örneğin bir sorun üzerinde çalışırken Yureka anı dediğimiz o parlama anında gama dalgalarınız zirve yapabilir.
Yureka anı dediğimiz de şu aslında bir problem üzerinde düşünürken veya belki de bir konuya çözüm ararken aniden bir çözümün veya fikrin zihne geldiği o parlama anına deniyor.
Bu terim genellikle yaratıcı ve yenilikçi düşünce süreçleriyle ilişkilendirilen bir terim.
İnsanlar bu anı bir iç görünün, anlayışın veya çözümün beklenmedik bir şekilde zihinde belirmesi olarak tanımlıyor.
Hatta bir söylenceye göre Arşimet bir hamamda yıkanırken bir cismin suyun kaldırma kuvvetine bağlı olarak ağırlığını kaybettiğini fark etmiş ve bu buluşuyla hacim yoğunluk ilişkisini keşfederek
heyecanla yüreka işte yani hani böyle antik Yunanca'da buldum diye bağırmış ve hamamdan dışarıya koşmuş.
Peki. Dalgalara dönecek olursak bu konuştuklarımızı bir araya getirdiğimizde müzik ne yapıyor mesela?
Aslında müzik beynimizdeki bu farklı dalga türlerini dengeleyerek bir tür senfoni yaratıyor.
Dinlediğimiz müziğin temposu, tonu ve ritmi hangi beyin dalgalarının baskın olacağını belirliyor.
Hızlı tempolu bir şarkı beta dalgalarını arttırarak bizi daha enerjik böyle daha odaklanmış bir hale getiriyor.
Sakinleştirici bir melodi ise alfa dalgalarını yükselterek stresi azaltıyor ve huzuru sağlıyor.
Derin ve yavaş bir ritim teta dalgalarını harekete geçiriyor, yaratıcı düşünme ve bilinçaltı süreçlerini destekliyor.
Derin böyle bas tonlarıyla birleşmiş bir ritim ise delta dalgalarını aktive ediyor ve uykuya geçişini kolaylaştırıyor.
Aslında müzik beynimizin ihtiyaç duyduğu dalga türünü tam da doğru zamanda aktive ederek adeta böyle zihinsel bir terapist gibi çalışıyor.
O yüzden bazen hislerimizi kelimelerle ifade edemediğimizde bir şarkı bizim yerimize konuşuveriyor hemen.
Ve işte bu müziğin bence kesinlikle bir büyüsü.
Sadece o anki ruh halimizi değiştirmekle kalmıyor.
Aynı zamanda beynimizi uzun vadede dönüştürebiliyor.
Araştırmalar düzenli olarak müzik dinlemenin veya bir enstrüman çalmanın beyin plastistesini arttırdığını yani yeni şeyler öğrenme ve adapte olma kapasitesini geliştirdiğini gösteriyor.
Bu yüzden müzikle büyüyen çocukların hafıza, dikkat ve dil becerilerinde daha başarılı oldukları da söylenen bir şey.
Bununla birlikte müzik sadece bireysel bir deneyim de değil arkadaşlar.
Aynı zamanda toplumsal bağları da güçlendiren, kuvvetlendiren bir şey.
Konserlerde böyle hani hep birlikte söylenen bir şarkı ya da belki de bir koro performansı sırasında hissettiğiniz o bir olma duygusu var ya işte onu da muazzam şekilde sağlıyor bence.
Tüm bunlar müziğin beynimizdeki bağlanma hormonlarını yani oksitosini arttırması sayesinde gerçekleşiyor.
O yüzden müzik sadece bir eğlence aracı değil aynı zamanda bizi birbirimize bağlayan evrensel de bir dil.
Ve tüm bunların yanında iyileştirici bir gücü de var.
Hatta müzik terapisi denen bir şey var.
Özellikle depresyon, anksiyete ya da işte böyle kronik ağrı gibi durumlarda etkili bir destek yöntemi olarak kullanılıyor.
Tarihte de müziğin iyileştirici gücüne çok inanılmış.
Mesela Osmanlı döneminde hastanelerde müzikle terapi yapıldığı biliniyor.
Günümüzde de yine işte Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklarda da müzik terapisi sıkça kullanılan bir şey.
Belki de hepimiz kendi küçük müzik terapilerimizi yapıyoruzdur.
Ben mesela bir ruh halimi değiştirme listesi yaptım tamam mı?
İçinde beni her zaman mutlu eden şarkılar var.
Siz de böyle bir liste yapmayı ve ihtiyacınız olduğunda sadece oradaki şarkıları dinlemeyi düşünebilirsiniz belki.
Bir de şunu unutmamak lazım bence.
Müzik sadece bir araç değil.
Aynı zamanda bir yol arkadaşı da.
Hayatımızın en özel anlarına eşlik eden şarkılar vardır mesela.
İlk dansınızı yaptığınız şarkıyı hatırlayın bir.
belki de hayatınızın en mutlu anlarından birine eşlik etti.
Ya da çok zor bir dönemden geçerken sadece bir şarkı size o duyguyu yaşama gücünü verdi.
Bu arada bilim insanları diyor ki sevdiğiniz müziği dinlemek beyninizdeki ağları yeniden yapılandırabilir.
Örneğin melankolik bir ruh halindeyseniz ve biraz daha neşelenmek istiyorsanız bilinçli bir şekilde hareketli bir müzik seçmek ruh halinizi değiştirebilir.
Hatta böyle spor yaparken açtığınız hızlı tempolu şarkılar bile performansınızı arttırdığı gibi beyninize başarabilirsin dostum mesajını da veriyor.
Sadece ruh halimizi değiştirmek değil, enerjimizi yönetmek için de müzik çok etkili bir araç.
Günlük hayatımda bunu sık sık kullanıyorum ben.
Sabah işe gitmeden önce hareketli bir listeyle güne başlıyorum ki modumu yakalayayım ya da işten çok yorgun geldiysem ama yapacak bir tonda işim varsa o hareketli liste ortaya çıkıyor tekrar.
Günün sonunda her şeyi hallettiğimde ise daha sakin müzikler dinleyerek enerjimi dengelemeye çalışıyorum.
Siz de bunu deneyin bence mi?
Gerçekten işe yaradığına inanıyorum ben.
Ve o zaman sana bir soru diyorum.
Hayatınız bir film olsaydı soundtrackiniz hangi şarkı olurdu?
Hangi anlarınıza hangi şarkılar eşlik ederdi?
Mesela benim listemde mutlaka Queen'den Don't Stop Me Now var.
Çünkü ne zaman motivasyona ihtiyaç duysam bu şarkı böyle beni tutuyor elimden ayağa kaldırıyor.
Ve bu yüzden de bir film yapsam soundtrack yapabilirdim bu şarkıyı.
Ya da mesela hüzünlü anlarda vazgeçilmezim Heming'den Hard On Myself.
Ve bu şarkıyı da o kadar severim ki dinlemeye kıyamam.
Belki senede iki ya da üç kere falan dinliyorumdur hatta.
Büyüsü kaçmasın diye.
Çünkü bende böyle şarkıların bokunu çıkarma huyu var abi tamam mı?
Bir şarkıya takılırım.
Onu böyle kusana kadar dinlerim.
Sonra da yüzüne bakmam.
Ve birkaç sene sonra tekrar hortlatırım onu.
Evet bugün de böyle bir konuyu konuştuk.
Güzel oldu bence ya. O zaman bu bölümü sonuna kadar dinlediğiniz için çok çok çok teşekkür ederim.
Yeni bölümleri kaçırmamak için Spotify'dan takipte kalmayı unutmayın lütfen.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendinize çok iyi bakın.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
