
Küçük Evde Yaşamak Hayatı Nasıl Değiştirir?
12 Ağustos 2024 · 10 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Selamlaar! Küçük bir evde yaşam nasıl olurdu sizce? Minimalist yaşamaya nasıl bakarız? Bu bölümde, bir yıldır 20-25 m² bir odada yaşamanın bana kattığı deneyimleri paylaşıyorum. Küçük alanlarda yaşamınavantajları, karşılaştığım zorluklar ve çözüm yollarını konuşuyorum. 🌱
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar. O zaman sana bir soru podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melisa. Umarım bu hafta minik şeylerin bile sizi kocaman mutlu ettiği bir hafta olur.
Zira bugün minimal bir yaşam tarzını konuşacağız.
Ben son bir senedir yaklaşık 20-25 metrekare bir odada yaşıyorum.
Hatta bir otel odası gibi düşünebilirsiniz.
İş için şehir değiştirdim ve işin bana sağladığı konaklama imkanından yararlanıyorum aslında.
Çünkü böyle bir imkanım varken neden para vereyim?
Zaten şey diye düşündüm.
Hani sabahtan... akşama kadar işte olacaksın.
Sadece akşam kullanacaksın.
Hafta sonunda çoğu zaman gezentilikten evde olmuyorum açıkçası.
Neyse zaten öyle böyle şöyle derken bu habitatta bir sene geçirmiş bulunmaktayım.
Bu deneyim beni hem fiziksel hem de zihinsel olarak nasıl etkiledi?
Bunu sizlerle paylaşmak istedim.
Bu bölümde küçük evde yaşamanın getirdiği avantajlardan, yaşadığım zorluklardan ve bu zorlukları nasıl aştığından bahsedeceğim.
Hadi başlayalım. İlk olarak küçük bir evde hatta odada diyeyim yaşamanın benim için.
en büyük avantajlarından biri az eşyayla daha az karmaşa yaşamak oldu.
Daha az eşyaya sahip olmak zihinsel olarak da daha rahat hissetmeme yardımcı oldu bir noktada.
Sadece gerçekten ihtiyaç duyduğum ve sevdiğim eşyalara sahip olmak evdeki düzeni korumayı çok daha kolay bir hale getirdi.
Bir şeyi alacakken ilk düşündüğüm şeylerden biri hani böyle sokuşturacak bir yerim var mı bunun?
Bu soruyu sormaya başladım ben.
Çoğu zaman da almaktan vazgeçtim hani sırf yerim olmadığından ve param da cebimde kalmış oldu.
Bir diğer avantaj avantajsa temizlik.
Küçük bir alanın temizliği ve düzenlemesi çok daha az zaman alıyor.
Bu da bana daha fazla zaman ve enerji kazandırdı haliyle.
Büyük bir evde temizlik yapmanın getirdiği yorgunluk ve stresi de yaşamıyor oldum.
Öğrenciyken 2 artı 1 evde kalıyordum ben.
Her hafta temizlik için bir günümü net ayırmam gerekiyordu yani.
Hatta yılda 2 kere de böyle büyük temizlik yapmak falan da gerekiyordu.
Şimdi 2 saatte odayı ve banyoyu temizliyorum.
Zaten 20 metrekare odaya da hani neyin büyük temizliğini yapacağım onu da eğiliyorum.
Ve benim için en büyük avantajlardan biri de bir göz odada saatlerce tek durmak çok sıkıcı.
Ve bu noktada da işte çeşitli aktivitelere hatta spora yöneldim.
Zaten yaptığım şeylerdi ama vakit ayırmak çok daha kolay bir hale geldi.
Yani bu duruma minimalist yaşam tarzı falan diye yaklaşmak ne kadar doğru bilmiyorum.
Ama zorunlu minimalistlik yapmak durumunda kaldığım bir noktaya doğru ilerledim.
Bu noktada da daha az eşyaya sahip olmak gerçekten önemli olan şeylere odaklanmamı sağladı.
Daha az eşya daha az dikkat dağınıklığı ve daha fazla huzur demekmiş.
Aslında bunun farkına vardım.
Çünkü kontrol edilmesi gereken şey miktarını azalttıkça başka istek ve arzu...
Ya da bazen de o vakti dinlenmeye ayırıyorsun.
En önemlisi bence bana bağımsızlık ve özgürlük hissi verdi.
Daha az eşyayla daha rahat hareket edebiliyorum çünkü.
Taşınmak veya seyahat etmek gibi durumlarda daha az eşya taşımanın rahatlığını yaşıyorum açıkçası.
Çünkü kısa sürede organize etmem kolay oluyor.
Bir de ben hep böyle garantici her şey elinin altında bulunsun isteyen biri olarak aslında çoğu zaman buna gerek olmadığını, gerek olduğunda düşünülmesi gereken bir durum olduğunu fark ettim.
İşte bu noktalarda kendimi tanıma sürecimde minimalist yaşam...
çantanızın gerçekten büyük bir etkisi oldu diyebilirim.
Gerçekten neye ihtiyacım olduğunu ve nelerden vazgeçebileceğimi daha iyi anladım.
Bu da kişisel olarak büyümeme ve gelişmeme katkı sağladı.
Ama bunların yanında tabii zorlukları da var mı?
Var. Yok desek...
Çok gerçekçi bir yaklaşım olmaz.
En büyük zorluklardan biri de alan yetersizliğiydi benim için.
Özellikle depolama alanı konusunda gerçekten büyük sıkıntılar yaşadım.
Bu durumu çözmek için çok fonksiyonlu mobilyalar, akıllı depolama çözümleri falan kullanmaya başladım.
Mesela duvar rafları bu konuda baya bir işime yaradı.
Hatta bir diğer noktada yine misafir ağırlamak da başka bir zorluk arkadaşlar.
Küçük bir alanda misafirleri rahat ettirmek gerçekten çok zor olabiliyor.
Mesela geçtiğimiz bayranda annem, babam ve kardeşim...
Yani de sığışamadık eve ya.
Odaya daha doğrusu sığışamadık.
Herkes çok rahatsız oldu. Yani tuvalet desen zor oluyor.
Üst baş değiştirmek desen zor.
Kimsenin kendi alanı yok en nihayetinde.
Bu durumu çözmek için de hatta arkadaşlarımla falan buluşmalarımızı genelde dışarıda yapmaya ve evdeki alan sorununu da minimize etmeye çalışsam da başka şehirden gelen misafirler için maalesef biraz çile oluyor.
Yalan yok. Yani sadece onlar için değil.
Benim için de çile bu arada. Zaten tek başıma zar zor yettirdiğim alanı bir de paylaşmak zorundayım.
zorunda kalıyorum. Küçük bir alanda maksimum verimle yaşamak için organizasyon da çok önemli.
Eşyalarınızı düzenli tutmak ve her şeyin bir yeri olmasını sağlamak alanı verimli kullanmanın büyük anahtarlarından biri.
Çok fonksiyonlu mobilyalar da bu konuda büyük bir yardımcı aslında.
Yani mesela açılabilir masalar, katlanabilir sandalyeler falan gibi.
Hatta ben şöyle bir şey yaptım.
Bir tane şilti aldım. Şiltiyi de yatağın üstüne koydum.
Yatak biraz yükseldi ama problem değil.
Rahatsız etmedi. Bir tane de katlanabilir masam var.
Misafirim geldiğinde masanın olduğu alandan masayı katlayarak kaldırıyorum.
Ve yatağın üstünden şilteyi indirip yere yatak yapıyorum.
Bu da büyük bir avantaj sağlıyor konaklama ve alanı efektif kullanma açısından.
Zaten yani o şilteyi başka şekilde değerlendirmek de pek mümkün değil.
Çünkü alan yok. Yine bir diğer noktada dekorasyon konusunda da minimalist bir yaklaşım benimsemek alanı daha ferah ve daha davetkar kılabiliyor.
Açık renkler kullanmak, doğal ışığı maksimize etmek ve fazla eşya yerine sade ve işlevsel dekorasyonlar üyeleri.
tercih etmek küçük bir evi daha geniş ve aydınlık gösterebiliyor çoğu zaman.
Ben bulunduğum ortama estetik göstermeyi severim mesela.
Çünkü benim için alanı daha yaşanabilir kılıyor.
Çok yerim olmadığından da işte bunu mumlarla, küçük ışıklarla, mini biblolarla, hatıra resimleriyle falan sağlıyorum.
Ben bu kadar şey söyledim ama bir şey fark ettiniz mi bilmiyorum.
Mutfakla ilgili hiçbir şey söylemedim.
Çünkü neden? Çünkü mutfağım yok maalesef.
Bu kadar da minimalist olmayın abi ama.
Hani buna da gerek yok yani. Benimki zorunluluktan.
Odada böyle küçük bir otel tipi buzdolabım var.
Ve onun üstündeki küçük masamsı alanında kendime mini bir mutfak yaptım.
İşte air fryer, elektrikli ocak falan aldım.
Böyle basic mutfak malzemelerim zaten var.
Tabaktır, çanaktır falan.
Ya ben zaten yemek yapmayı hatta daha da ötesinde sağlıklı beslenmeyi seven bir insanım.
Ve bu sebepten yarattığım alanını da çok aktif kullanıyorum.
Bulaşıkların nerede yıkadığımı sormayın ama.
Sadece... tahmin edin. Çok zor değil.
Sadece tahmin edin yani. Hayatta her şeyin bir zorluğu var be abicim.
Ne yapacaksın? Ama bu zorluklar beni yıldırır mı?
Hayır tabii ki. Tam tersine bana çözüm üretme ve yaratıcı düşünme becerisine kazandırmalarına izin verdiğim bir noktaya doğru ilerletir.
Mesela küçük bir alanda yemek yapmanın zorluklarıyla başa çıkmak için tek kapta yapılan yemek tariflerini araştırdım.
Hem malzemeleri daha verimli kullanmış oluyorum hem de daha az bulaşık çıkıyor.
Gerçekten pratiklik kazanmak adına birçok yeni yöntemi öğrendim.
Aynı zamanda Bu yaşam tarzının bana kattığı en güzel şeylerden biri de daha bilinçli ve sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemem oldu.
Gereksiz tüketimden kaçınmak, doğaya olan saygımı ve çevre bilincimi kesinlikle arttırdı.
Burada anladığım şekildeki zorunlu minimalist yaşam tarzı aslında doğayla daha uyumlu bir yaşam sürmemi sağladı.
Daha az tüketmek, daha az atık yüretmek anlamına geliyor ve bu da çevreye olan katkımı arttırıyor bir noktada.
Bu yaşam tarzına geçiş sürecimde de...
teknolojinin yardım ve katkılarını atlamamam lazım tabii.
Ona buradan çok teşekkür ediyoruz.
Dijitalleşen dünyada artık birçok şeye fiziksel olarak sahip olmanız gerekmiyor.
Mesela kitaplarınızı e-kitap olarak okuyabilirsiniz.
Ben her ne kadar dokunarak okumayı sevsem de yani bu da bir yol neticede.
Notlarınızı mesela dijital olarak alabilirsiniz ve hatta bazı eşyalarınızı kiralama veya paylaşma uygulamaları sayesinde sadece ihtiyaç duyduğunuzda kullanma gibi uygulamalarla da tanışabilirsiniz.
Ben biraz küçük bir yerde yaşadım.
Ardımdan bunları kullanmam çok mümkün olmadı tabii de.
Aslında neticede küçük bir evde yaşamanın bana kattığı en önemli şeylerden biri de huzur ve mutluluk oldu.
Daha az eğitilmeyi ve bununla mutlu olmayı öğrendim.
Gerçekten ihtiyacım olan şeylere odaklanmak ve gereksiz olan her şeyden kurtulmak bana büyük bir özgürlük hissi verdi.
Bu süreçte hayatımı değiştirerek daha anlamlı, daha doyurucu bir yaşam sürmenin mümkün olduğunu fark ettim.
Eğer siz de... Küçük bir evde yaşamayı düşünüyorsanız, aklınızdan böyle bir şey geçiyorsa, öncelikle bu yaşam tarzının getireceği avantajları ve zorlukları çok iyi değerlendirin.
Eşyalarınızı gözden geçirin ve sadece gerçekten ihtiyaç duyduğunuz şeyleri saklayın.
Organizasyon ve düzen konusunda pratik çözümler bulun ve en önemlisi süreci kendiniz için bir keşif ve dönüşüm yolculuğu olarak görün.
Minimalist yaşam tarzı size sadece fiziksel olarak değil, zihinsel ve ruhsal olarak da büyük faydalar sağlayabilir.
Evet, bugünkü bölümde küçük evde yaşamanın avantajlarından, zorluklarından ve bu zorlukları nasıl aştığından bahsettim.
Umarım sizler için ilham verici bir bölüm olmuştur.
Siz de küçük bir evde yaşam deneyimlerinizi veya bu konudaki düşüncelerinizi benimle paylaşmak isterseniz bana Instagram'dan ulaşabilirsiniz.
Her ne kadar yasak gelse de gelmeden önce orada bu konular hakkında daha fazla içerik ve fotoğraf paylaşıyordum.
Umuyorum ki bir şeyleri daha az düşünerek, bir şeyleri bu kadar önemsemeyerek...
Çünkü hayatın gerçekten bu kadar önemli olduğunu düşünmüyorum.
Bir noktada bir aydınlanma yaşarız ve böyle küçük şeyler üzerinde oyalanmaktan zaman kaybetmekten ziyade gerçekten daha büyük tablolara, daha önemli şeylere odaklanabiliriz.
Bu konuya da böyle bir değinmiş olayım.
Aslında daha çok fazla şey konuşulur ama diyecek bir şeyin kalmadığı bir noktadayız.
Ben konuma geri döneyim.
Bölümle ilgili bir soru sorayım o zaman.
O zaman size bir soru diyeyim hatta.
Sizin bu konuya yaklaşımınız nedir?
Ben küçük bir evde yapamam diyen...
Bu bölümü sonuna kadar dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Spotify'dan da takipte kalmayı ve soruları, cevapları ya da bölüme yorumları iletmeyi unutmayın.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendinize çok iyi bakın.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
