
Selamlaaar! Bu bölümde, kokuların beyne gidiş yolunu, nasıl anıları tetiklediğini, hatta duygularımızı nasıl yönlendirdiğini konuşuyorum. Hem bilimsel açıklamalar hem de günlük hayatımızdan nostaljik anlarla dolu bir sohbet seni bekliyor!
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
İNTRO İNTRO Selamlar.
O zaman Sana Bir Soru Podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melisa. Ya geçen gün Duty Free'deyken böyle parfümlere falan bakıyorduk tamam mı?
O Duty Free çılgınlığını yapsam mı diye bir düşünüyordum yani.
Hani kokuları karıştıra karıştıra artık başım, midem, her bir yanım iflas etti.
Araya da böyle şey koymuşlar kahve çekirdekleri.
Diyorum hani ne alaka falan.
Meğer onu koklayınca koku reseptörlerine sıfırlanıyormuş.
Yani kahveyi kokla ve envai çeşit...
koku denemeye devam et.
Bu bilgiyi de orada öğrendim ilk.
Size de satayım dedim hemen.
Neyse efendim ben daha fazla dağılmadan bir odağıma geleyim.
Bu kokuları koklarken böyle burnuma bir koku geldi tamam mı?
Resmen zihnimde bir kapı araladı bu koku.
Çocukluğuma gittim. Annemin bir parfümünü hatırlattı.
Hatta belki de aynısıydı bilemiyorum.
Hani böyle annene sarılarak yatarsın koynundan da bir koku gelir ya.
İşte küçükken anneme sarılarak yattığım bir ana gittim resmen.
Ay böyle bir garip hissettim yani.
Bir de başka ülkedeyim falan ya saçma bir duygusallık geldi o an.
Hani o duygusallıkla da bir düşündüm.
Dedim bazen hiç beklemediğimiz bir anda böyle burnumuza gelen bir koku bizi anında çocukluğumuza yani belki eski bir tatil gününe ya da ne bileyim unuttuğumuzu sandığımız bir ana götürebiliyor.
Zihnimin içerisine konuşmaya devam ederken bir yandan da sorular geliyor aklıma tabii.
Nasıl kaç sene önceki kokuyu hatırlayabiliyorsun ya da işte hadi hatırladın kokuyu sana neyi...
ağrıştırdığı nasıl aklına gelebiliyor?
Ya da nasıl bir şeyle bağdaştırabiliyorsun bu kokuyu?
Hadi tamam beyin gerçekten çok acayip bir şey.
Bunu diğer bölümlerde de konuştuğumuz olmuştu.
Ama özellikle kokular neden bu kadar güçlü bir şekilde anıları tetikliyor?
Mesela bir şarkıyı duyunca böyle bazen geçmişi hatırlıyoruz.
Ne bileyim böyle işte eski sevgilini falan düşünebiliyorsun.
Ama kokuların etkisi bambaşka.
Çünkü o koku seni yalnızca zihinsel olarak değil duygusal olarak da geçmişe ışınlıyor.
Sanki o anı yaşıyormuşsun gibi oluyor.
Peki bu nasıl oluyor?
Bunu anlamak için böyle bilimsel takılalım şimdi biraz.
Ama korkma tabii. Sıkıcı böyle akademik bilgilerle falan kafanı ütülemeyeceğim.
Sadece basitçe değineceğim anlamak için.
Şimdi kokuların beyne gidiş yolunu anlatayım önce.
Diğer duyular yani işte görme, işitme falan önce beyin tarafından süzgeçten geçirilip işleniyor.
Ama koku öyle değil. Burnumuza gelen bir koku doğrudan limbik sistem dediğimiz bölgeye gidiyor.
Bu sistem bizim duygu...
Yani hop...
doğrudan hipokampus ve amigdala denen yere ulaşıyor.
Bunu şöyle düşün. Hani bir arkadaş grubunla sohbet ederken birisi bir anısını anlatır ve sen de işte aynısı bana da olmuştu falan diye zıplarsın ya.
İşte beyin de kokuyla öyle bir bağlantı kuruyor.
O yüzden bir anda çocukluğundaki o işte yatakta annene sarıldığın ana dönebiliyorsun.
Çünkü hipokampus hafızayı amigdala ise duyguları yönetiyor.
Ve bunlar kokularla direkt bağlantılı.
Yani aslında şu olay yaşanıyor.
Burnuna gelen bir koku beyninde bunu daha önce nerede koklamıştım diye bir arama yapıyor ve hop!
Eski bir anıya bağlıyor.
Bunu fark etmem bir saniye bile sürmüyor.
Yani gerçekten zaman makinesi gibi bir şey.
Mesela bazı kokular var ya direkt kültürel hafızaya kazınmış kokular yani böyle.
Atıyorum yağmur yağdıktan sonra gelen o toprak kokusu.
Hani böyle huzur gibi kokar o.
O aslında petriçor denen bir şey.
Toprak suyla birleştiğinde salgılanan doğal bir koku ve beynimiz bunu rahatlamayla ilişkilendirmiş.
Ama ilginç olan şu ki kötü anılar da kokularla tetiklenebiliyor.
Mesela biri hastane kokusunu alır almaz kötü bir anısını hatırlayabilir.
Ya da yangın geçirmiş biri yanık kokusu duyunca böyle bir anda panik olabilir.
Çünkü koku dediğim gibi duyguları çağırıyor anında.
Hatta bununla ilgili çok ilginç bir şey söyleyeyim.
Travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireyler üzerinde bir araştırma yapılıyor.
Bazı kokuların travmalarını anında ve yoğun bir şekilde tetiklediğini görüyorlar.
Yani burada bahsettiğim... Ettiğimiz şey böyle sadece bu koku bana bir şey hatırlattı gibi hafif bir nostalji değil.
Direkt olarak bedenin ve zihnin aynı travmatik durumu yeniden yaşanması gibi bir şeyden bahsediyoruz.
Mesela savaş bölgesinde görev yapmış bir asker düşünelim.
Eğer savaş sırasında yoğun bir barut kokusuna maruz kaldıysa yıllar sonra bambaşka bir ortamda işte mesela bir havai fişek gösterisinde barut kokusunu aldığında bir anda kendini böyle savaş alanında gibi hissedebiliyor.
İşte böyle kalbi hızlanıyor, terlemeye başlıyor, nefesi düzensizleşiyor.
Çünkü beyin o kokuyu tehlike...
Yine başka bir örnek.
Bir yangından kurtulmuş bir insanı düşünelim.
Belki çocukken böyle büyük bir yangın yaşamış ve dumandan etkilenmiş.
Eğer yıllar sonra bir yerde böyle hafif bir yanık kokusu alırsa beyni direkt tehlike çanlarını çalmaya başlıyor.
Ve o kişi hemen panik hissediyor tabii.
Çünkü beyin o kokuyu doğrudan hayatta kalma mücadelesiyle ilişkilendirmiş.
Yapılan deneylerden birinde yine bu travma sonrası stres bozukluğu olan bireylere geçmiş travmaları...
Peki sonuç ne olmuş?
Beynin koku merkezi olan amigdala anında aktif hale gelmiş.
Yani beyin o kokuyu duyduğu anda mantık süzgecinden geçirmeden direkt tehlike var alarmı veriyor.
Bu yüzden bazı insanlar için belirli kokular gerçekten kaçınılması gereken tetikleyiciler olabiliyor.
Mesela hastane kokusunun bazı insanlarda huzursuzluk yaratmasının sebebi de bu olabilir diye düşünüyorum.
Böyle küçükken hastanede travmatik bir deneyim yaşamışsa beyninde hastane kokusu direkt böyle işte stresle, acıyla...
Endişeyle bağlantı kurmuş olabilir.
Yani özetle koku hafızamız sadece hatırlamamızı sağlamıyor.
Aynı zamanda hissettiklerimizi de birebir yeniden yaşatabiliyor.
Sanki beyin bir zaman makinesi gibi.
Ama bazen iyiye bazen de kötüye çalışıyor.
Peki buradan ne çıkıyor?
Kokular sadece hatırlamamızı sağlamakla kalmıyor.
O anın duygularını da beraberinde getiriyorlar.
Hatta bazen biz farkında bile olmadan yapıyorlar bunu.
Bir anda böyle burnuna bir koku geliyor ve senin yüzüne böyle anlamsın.
bir gülümseme yayılıyor ya da tam tersi içini garip bir huzursuzluk kaplıyor.
İşte tüm bunlar beynimizin kokulara karşı verdiği otomatik tepkiler.
Şimdi böyle travma falan dedim ama hani kokuların mutlulukla, huzurla ve nostaljiyle bağlantılı olduğu da o kadar fazla anı var ki.
Hani deniz kokusu mesela.
O tuzlu, yosunlu, hafif rüzgarla gelen koku.
Belki bir yaz tatilinde yaşadığın en mutlu anı getirir aklına.
Kıyafetlerden gelen kokular ya da.
Yani bunu kesin yaşamışsın.
Annenin, babanın ya da işte sevdiğin birinin kıyafetini kokladığında kendini bir anda böyle daha güvende daha iyi hissedersin.
Çünkü koku sadece hafızamızı değil duygusal bağlarımızı da canlı tutan bir şey.
O yüzden kokulara sadece geçmişi hatırlatan şeyler gibi bakmak biraz eksik olabilir.
Aslında kokular duygularımızı yönetiyor.
Hatta bazen hiç farkında bile olmadan ruh halimizi değiştiriyor.
Şimdi bak koku ve psikolojiyle ilgili bir şey anlatacağım sana.
Mesela mağazaların ya da otellerin...
belirli kokuları kullanmasının bir sebebi var.
Büyük markalar müşterilerinin belli duygulara girmesini sağlamak için bilinçli olarak mekanlarını kokulandırıyor.
Düşün mesela bir mağazaya girdin ve böyle hafif vanilya ya da işte böyle tarçınla birleşmiş hafif bir vanilya kokusu var.
Bu bilinçli bir tercih.
Çünkü bu kokular sıcacık böyle samimi ve huzurlu hissettiriyor.
Yani beynine burada iyi hissediyorum.
Belki biraz daha alışveriş yapabilirim dedirtiyor.
Oteller de bunu çok iyi kullanıyor.
Özel bir koku yaratıyorlar ve sonra her yere bunu yayıyorlar.
Mesela lüks otellerin lobi kokularını düşünün.
Hafif odunsu, temiz ve böyle sofistike kokular.
Bunun sebebi orada kendi özel hissetmeni sağlamak.
Hatta sinemalar bile patlamış mısır kokusunu bilinçli olarak yayıyor.
Çünkü beyin bu kokuyu böyle film izlemekle ve keyifli vakit geçirmekle eşleştiriyor.
Peki biz bunu nasıl kullanabiliriz?
Diyelim ki bir sınava hazırlanıyorsun.
Çalışırken böyle belirli bir koku, ne bileyim mesela nane yağı kullan.
Sonra sınav günü aynı kokuyu duyarsan beynin öğrendiğin bilgileri hatırlamak da daha hızlı olacak.
Ya da yeni bir yere gittiğinde böyle daha önce hiç kullanmadığın bir parfümü sık mesela.
Sonra o kokuyu yıllar sonra tekrar duyduğunda seni anında o seyahatin atmosferine ışınlayacak.
Veya evde tercih ettiğin kokular.
Lavanta uykunu düzene sokar mesela.
Limon ve portakal enerjini yükseltir.
Tarçın ve vanilya huzur verir.
Kokuların ruh halini nasıl değiştirdiğini bilerek evini ve ortamını daha keyifli hale getirebilirsin.
Hadi o zaman sana bir soru.
Seni anında geçmişe götüren, belki unuttuğun ama böyle bir anda burnuna geldiğinde eski bir anıyı hatırına getiren bir koku var mı?
Böyle burnuna geldiği an seni şak...
diye eski bir anı ışınlayan bir kokudan bahsediyorum.
Belki çocukken en sevdiğin oyuncak bebeğinin kokusu.
Belki ilk aşkının parfümü.
Belki de yaz tatilinde güneş kremini sürdüğün o anın kokusu.
Hatta bazen hiç anlam veremediğimiz kokular bile bizi geçmişe götürebiliyor.
Mesela geçen gün bir arkadaşım anlattı.
Yolda yürürken bir arabadan gelen egzoz kokusu onu böyle ilkokulda servise bindiği anlara götürmüş.
Yani hani aynı güzel bir koku falan değil tabii.
Bildiğin egzozdan bahsediyoruz çünkü.
Her şeyi kaydettiği için o kokuda hafızaya bir anı olarak kazınıyor.
Benim aklıma şey geldi mesela şu an.
Hani fırının önünden geçerken gelen o sıcak ekmek kokusu vardır ya.
Ay bayılırım ona ve bana direkt böyle sabah ekmek almak için fırına gönderildiğim zamanları hatırlatıyor.
Özlem de duyuyorum bir noktada o günlere.
Hatta kardeşimle kavga ederdik.
Bugün işte sen git. Hayır bugün sen falan diye.
Sonra sıraya sokmuştu. Annemle kurtulmuştuk.
Ay bir de şeye çok bayılırım.
Konuştukça da açılıyor çenem bu arada.
Yeni alınmış kitap kokusu.
Kitapçıya girdiğinde böyle bir an için her şeyi unutup o kokuyu içine çektiğin anlar var ya.
O koku böyle bana lisedeyken stresli bir sınav döneminden çıkıp kendimi ödüllendirmek için kitap almaya gittiğim günleri hatırlatıyor mesela.
Rahatlatıyor böyle beni. Yani yine görüyoruz ki kokular sadece hafızamızı değil hislerimizi de şekillendiriyor.
Bazen bizi mutlu ediyor.
Bazen hüzünlendiriyor.
Bazen de hiç farkında olmadan böyle bir anda geçmişe götürüveriyor.
Ve bence şu çok güzel bir şey.
Bazı kokular tamamen bize özel.
Yani biri için sıradan olan bir koku senin için çok özel bir anıyı taşıyor olabiliyor.
Ve bu gerçekten çok güzel bir his.
Bu yüzden de bu bölümde kokular ve işte getirdikleri anıları konuşmak istedim.
Seni geçmişe götüren değişik kokular ve anılar varsa...
Duymayı çok isterim.
Her bölümün açıklamasına mail adresi ve Instagram hesabımı bırakıyorum.
Buralardan benimle iletişime geçebilirsin.
Bölümü sonuna kadar dinlediğin için çok teşekkür ederim.
Eğer bu bölümü zevk alarak dinlediysen kanalı takip edip zili açmayı ve arkadaşlarınla paylaşmayı unutma lütfen.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
