
Merhaba sevgili dinleyiciler! Yeni bir podcast bölümüyle karşınızdayım: Karar mı, kararlılık mı? Hayatın kritik noktalarında verdiğimiz kararlarla, bu kararlara nasıl kararlılıkla bağlı kalabileceğimizi keşfetmeye hazır mısınız? Bu bölümde, karar alma sürecimizi ve kararlılığın gücünü ele alıyoruz. Keyifli dinlemeler!
***Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar, hoş geldiniz.
Bu haftaki podcast bölümümüzde hayatımızda büyük yeri olan iki önemli konuyu ele alacağız.
Karar ve kararlılık.
Gündelik yaşantımızda büyük ve küçük kararlarla sürekli yüzleşiyoruz aslında.
Bu kararlar hayatımızı nasıl etkiliyor ve bu süreçte kararlılık ne kadar kritik?
İşte bu sorulara derinlemesine inmek ve kendi yaşantımızda bu kavramları nasıl anlamlandırabileceğimizi keşfetmek için buradayız bugün.
Kararlar yaşamımızın dönüm noktalarını oluşturuyor.
Küçük bir karar büyük bir etkiye neden oluyor.
Ancak bu süreçte hangi faktörler etkili?
Mantık mı? Duygu mu?
Yoksa dış etkenler mi daha belirleyici?
Şimdi biraz daha karar sürecini ve bu süreçte bilinçli kararlar vermenin önemini anlamaya çalışalım.
Kararlarımın hayatım üzerindeki etkilerini düşünüyorum bazen ben.
Ve karar alma sürecinin karmaşıklığını anlamak için de çaba sarf ediyorum çoğu zaman.
Yani aslında anlaması o kadar kolay değil.
Nasıl karar veriyorum? Bu kararı niye aldım?
Veya şu an niye alıyorum?
Aslında bu soruların cevabı da değişkenlik gösteriyor.
Bazen bir kararı alırken belirli bir anlık dürtü veya bir içsel sesi yani kendi içsel sesimi daha doğrusu dinlerim.
Aynı zamanda uzun vadeli hedeflerime ulaşma arzusu ve mevcut durumu iyileştirme çabası da bu noktada bir etken olabilir.
Bazen de... Çevresel etmenler veya dışarıdan gelen baskılar karar alma sürecimde etkili oluyor.
Özellikle toplumsal beklentiler, aile veya arkadaş çevresinden gelen görüşler, işte aman o ne diyecek, aman bu ne diyecek gibi düşünceler.
Kararlarım şekillendiren unsurlar arasında yer alıyor diyebilirim.
Bir karar alırken bu dış etkilerle kendi içsel değerlerim ve aynı zamanda da hedeflerim arasında denge kurmaya çalışmak benim için oldukça önemli ve çoğu zamanda güç bir süreç.
Geçmiş deneyimlerim de karar alma sürecime etkiliyor.
Bu hepimiz için böyle zaten yani.
Bir önce yaşadığımız bütün konular, olaylar bizim bir sonraki vereceğimiz karar üzerinde büyük etkiye sahip.
Daha önce de bu durumlara benzer bir durum yaşamış olmak o anki kararımı daha bilinçli bir şekilde almamı sağlıyor.
Ya da geçmişteki olumsuz deneyimler kararsızlık yaratıp kendi kararımı etkilememe de neden olabiliyor.
Yani aslında geçmişten gelen öğrenimlerde karar alma sürecim...
bir parçası haline geliyor.
Ama bazen de geçmişte olumsuz bir deneyim yaşamış olmasına rağmen insan ısrarla aynı kararları alabiliyor.
Bunu da biraz gerçekleşmesinin çok şiddetli arzulama isteğine bağlıyorum ben.
Hadi diyelim kararı aldık, tamam.
Yani bir karar almak yetiyor mu?
Yetmiyor herhalde, biz de biliyoruz bunu.
O kararı uygulamak, sürecin içinde kararlı kalmak aslında sürecin en önemli parçası.
Kararlılık ne peki? Yani hedeflerimize ulaşmak veya bir değişiklik yapmak istediğimizde karşılaştığımız engellerle başa çıkma, sürekli bir ilerleme sağlama yeteneğimizi mi ifade ediyor?
Ki bence öyle. İşte bu yüzden sürecin en kritik, aynı zamanda da en önemli parçası.
Ancak kararlılık nasıl?
Nasıl geliştirilir? Nasıl güçlendirilir?
Yani tamam hani karar veriyoruz da hani hep bir karar veriyoruz zaten.
Hayatın kendisi kararlardan oluşuyor ama kararlı kalabilmek için ne yapacağız değil mi?
Hani bunu bir bulabilmek lazım.
İlk başta böyle hevesli ve motive oluyoruz.
Genelde hani karar verme sürecinde.
Ama zamanla karşılaştığımız engeller ve güçlüklerle mücadele etmek gerçek bir kararlılık gerektiriyor.
Anlık bir olayın sürdürülebilirliğinden ziyade devamını getirebilmek adına o kararlılık...
evresini yaratmayı gerektiriyor aslında.
Belki de önemli olan kararlılığımızı korurken hedeflerimize ve nedenlerimize odaklanmak ya da bir noktada bu kararı uygulamak aynı zamanda bir öğrenme süreci sonuçta.
Belki buna da odaklanılabilir.
İlk adımlarda hata yapabiliriz.
Beklenmedik durumlarla karşılaşabiliriz.
İşte bu da bizi çoğu zaman demoralize edebilir.
Ancak bu çalışmalarda pes etmek, bu aşamalarda pes etmek yerine her karşılaştığınız zorluğu Bir fırsat olarak görürsek belki bu süreçte edindiğimiz deneyimler bize daha güçlü ve dirençli bir karakter kazandırma
anlamında yardımcı olur.
Ayrıca destek sistemimiz de bu süreçte çok büyük bir rol oynuyor.
Yani hani destek sistemi derken şundan bahsediyorum.
Arkadaşlar, aileler, bizi yakından tanıyan ve düşüncelerinin bizi çoğu zaman etkilediği insanlar.
Onların bize verdiği destek kararlılığımızı arttırabilme yolunda baya büyük bir önem sarf ediyor diyebilirim.
Bazen bir karar için sadece motive edici bir söz duymak ve işte bu güveni hissetmek kararlılığımızı korumamıza yardımcı olabilir.
Yani mesela geçen gün annemle konuşurken yeni aldığım yani daha doğrusu almak istediğim bir karardan bahsettim.
Bu karar için adım atmakta da zorlanıyordum açıkçası biraz.
Bana yapmadan bilemezsin yap.
Olmazsa da yani dilediğin gibi olmazsa dilediğin gibi gerçekleştiremezsen de tecrübe eder geçersin dedim.
Ya adım atmamda çok büyük bir motivasyon oldu bu cümle açıkçası.
Ve hemen aksiyona geçtim.
Yani soracak olursanız henüz bir kararlı kalma aşamasına dönüşmüş değil.
Ama dönüşmesi için zaman harcadığımı söyleyebilirim.
Ben bu noktada size çokça söylenen hani işte adım at, kendine inan, aman motivasyonunu arttır, işte hedeflerine sıkıca bağlan falan gibi klişeleri ve saçmalıkları söylemeyeceğim açıkçası.
Yani çünkü zaten adım atabilsem niye atmayayım?
Ya da işte nasıl her zaman kendime inanma eylemini kusursuzca gerçekleştirebilirim?
Veya motivasyonumu arttırmayı bilsem, hedeflerime sıkıca bağlanabilsem ve bunu hep becerebilsem neden böyle sorunlarım olsun ki değil mi yani?
İnsanız sonuçta ve bir robotmuş gibi kendimi...
böyle söylenmesi kolay ama uygulaması mesai gerektiren klişe şeylere programlamak hiç istemiyorum açıkçası.
Ve çoğu kişinin de böyle bir şey istediğini de düşünmüyorum.
Yani bunu söyleyenler çok kolaysa kendi programlasın.
Öyle bir şey oluyorsa bize de anlatsınlar yani.
Şimdi soracaksınız tabii hani o zaman sen ne söyleyeceksin ya falan diye.
Ben bu konuda duygusal çeşitlilikle çalışmak yolunu öğrenmeye çalışıyorum ve çok az bilinen bu yolu da sizinle paylaşmak isterim.
Çünkü konunun temelinin bu yola dayandığına inanıyorum açıkçası.
Şimdi duygusal çeşitlilikle çalışmak nedir?
Biraz ondan bahsedelim. Duygusal çeşitlilikle çalışmak, yaşadığımız duygusal deneyimlere daha açık olmayı, bu duyguları anlamayı, hissettiğimiz duyguları, o an sizi kapsayan duyguları anlamayı
içeriyor. Bir kararın arkasındaki motivasyonun ne olduğunu, işte o kararı almanın sizi hissettirdiği duyguları anlamak, kararlı kalabilme yolculuğuna başlamanın en önemli adımı diyebiliriz.
Örneğin bir hedefe ulaş... Kararlaşma kararı aldığınızda bu kararı düşündüğünüzde hissettiğiniz heyecanı, umudu, aynı zamanda olası endişeleri ve korkuları tanımak çok önemli.
Bu süreç kararlılıkla ilgili olumsuz duygularla baş etmeyi ve olumlu duyguları güçlendirmeyi içeriyor çünkü.
Olumsuz duygularla yüzleşmek kararlılığı sürdürmede karşılaşabileceğiniz engellerle daha etkili bir şekilde başa çıkmanıza yardımcı olabilir.
Ayrıca olumlu duyguları güçlendirmek hedefe odaklanmanızı arttırabilir ve motivasyonunuzu yüksek tutabilir.
araştırmalar olumlu bir duygusal durumdayken alınan kararların daha böyle cesaret ve risk içerdiğini olumsuz bir duygusal durumdayken ise daha temkinli ve güvenli seçimler yapıldığını gösteriyor.
Velhasıl öncelikle duygularımızı kabullenmeyi ve onların eşliğinde yolculuğa çıkmayı öğrenmemiz lazım.
Yoksa öyle motivasyonunu arttır aman hedefine odaklan deyince falan yani herkesin bunu yapabilmesini sağlamak mümkün değil zaten.
Duygularımızın kabullenilmesi ve onlarla birlikte yolculuğa çıkmak kararlılığımızın sürdürülebilir olmasını sağlamak da oldukça etkili olacak.
Yani ben kendimde bunu gözlemleyebiliyorum en azından.
Duygularımızın farkında olmak bu duyguları yönetmek ve duyguları karar alma sürecimizin bir parçası olarak kabul etmek içsel motivasyonumuzu da canlı tutar ve bu da bir noktada kararlılığımızı arttırır.
Bu süreç sadece hedeflere odaklanmaktan ziyade duygusal zenginliği ve kişisel büyümeyi de içeriyor.
Çünkü sonuçta duygularınızı hissetmeyi ve onları kabullenmeyi aslında hedef edindiğiniz bir yolculuk bu.
Bir diğer taraftan da karar ve kararlılık aynı zamanda esnekliği ve adaptasyonu da gerektiriyor.
Hayatın dinamik yapısı içinde bazen planlarımız değişiyor, beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz.
Bu noktada esnek olmak ve değişen koşullara uyum sağlamak gelişimin Bayağı büyük bir parçası aslında.
Deneyimlerimizden öğrendiklerimizle birlikte içsel bir güven duygusu da geliştiriyoruz.
Doğrulukların üstesinden gelme, kararlılık ve ilerleme yeteneği, içsel güvenin temelini oluşturuyor aslında.
Bu güven duygusu gelecekteki kararlarımıza ve kararlılığımıza da daha fazla inanmamıza olanak tanıyor.
Bu noktada unutmayalım ki her karar ve kararlılık süreci kişisel bir gelişim yolculuğudur.
Ve Prof. Dr. Acar Baltaş'ın da dediği gibi her insanın karar süreci parmak izi kadar özeldir.
Bu nedenle kendi karar sürecinizi tanıyın ve buna uygun stratejiler geliştirin.
Buna ek olarak da anlamlı olduğunu düşünerek Alexander Dumas Fils'in kararlar yılan balığına benzer, kolayca yakalanır ama elde tutulması zordur sözünü de burada söylemek istiyorum.
Çünkü bu söz de yine karar vermenin yanı sıra kararlı kalmanın...
zorluğunu vurgulamaya bayağı iyi bir örnek.
Bir de Roy Disney'in değerlerinin ne olduğunu bilirsen karar vermekte güçlük çekmezsin sözü de.
Değerlerini ve hatta bence duygularını çözümlemenin ve kabullenmenin karar vermeyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan güzel bir cümle.
O zaman size bir soru.
Sizce hangisi daha önemli?
Belki de önemli olan ikisini dengelemek ve hayatımızdaki her anı bilinçli şekilde yaşamaktır.
Bu bölümü sonuna kadar dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Sorunun cevabını benimle paylaşmanızı bekliyor olacağım.
Bunun için açıklamada Instagram hesabıma ulaşabilirsiniz.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendinize iyi bakın. Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
