
İsveçten Dünyaya: Spotify Nasıl Dijital Müzik Dünyasında Lider Oldu?
3 Haziran 2024 · 9 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Selamlaaaar! Dijital müzik dünyasının lideri Spotify'ınsıradışı yolculuğuna hoş geldiniz! Bu bölümde, Spotify'ın müzik endüstrisinde nasıl bir devrim yarattığını ve nasıl küresel bir başarıya dönüştüğünü adım adım keşfedeceğiz. İsveçli girişimci Daniel Ek'in cesareti ve kararlılığıyla başlayan bu hikaye, teknoloji ve inovasyonun müzik dinleme alışkanlıklarını nasıl kökten değiştirdiğini gösteriyor. Spotify'ın nasıl bir vizyonla ortaya çıktığını, zorlukları nasıl aştığını ve sonunda nasıl bir lider konuma geldiğini bu bölümde detaylı bir şekilde inceliyoruz. Müzikseverlerin vazgeçilmez adresi haline gelen Spotify'ın etkileyici hikayesini kaçırmayın!
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar, hoş geldiniz.
Ben Melisa. Umuyorum ki bu hafta kazançlı bir hafta olur.
Çünkü ayın ilk haftası, maaşlar yatar diye düşünüyorum.
Bu bölümün yani 16.
bölümün hazırlıklarını yaparken şunu düşündüm.
Ben üniversiteye başladığımda podcast mecrası yeni yeni ayaklanıyordu.
Müzik platformlarının kullanımı bile yeni yeni yaygınlaşıyordu hatta.
Herkes böyle şeylere korkulu gözlerle yaklaşırken ki sebebi de çoğunuzun bildiği gibi internetin bizden böyle her şey için para alabileceğini düşündüğümüz zamanlardı o zaman.
Hatta çocuklar böyle anne babaların telefonunu alır bir yerlere falan tıklayıp telefon faturasını 3'e 5'e katlayıp anne babayı şoka uğratırlardı.
O yüzden de insanlarda bir korku vardı yani böyle sanki her türlü internet içeriği paralarını alabilir gibi düşünüyorlardı.
Ki bundandır ki yeni uygulamalara falan böyle kolay kolay cesaret edip kimse girmezdi.
Ama bir kırılım oldu bir noktada.
Artık bu korkuyla yaşamak istemedi bence kimse yani.
Ve bu sebeptendir ki biz...
çok aktif bir şekilde platformları kullanmaya başladık.
Bunlardan biri de o günlerden bugüne Spotify oldu.
Benim de işimin büyük bir kısmını kapladığından dedim ki bu Spotify ne yaptı da böyle müzik endüstrisinde devrimci bir konuma yerleşti?
Yani kimin fikriydi, nasıl çıktı, olaylar nasıl gelişti falan.
Üzerine de bir bakındım tabii.
Şimdi bu bakıntılardan bahsedip Spotify'in gizemli dünyasına bir adım atacak olursak 2000'li yılların başında böyle müzikseverler genellikle korsan sitelerden müzik indiriyordu.
Hatta belli başlı müzik indirme siteleri vardı ben çok net hatırlıyorum.
Böyle telefonun hafızası doldukça indirilen müzikleri silip yerine yenilerini falan indiriyorduk.
Bu da müzik endüstrisinde büyük bir sorundu aslında yani.
Apple'ın iTunes platformu kullanıcıların müzik satın almasını sağlasa da bu dönemde bu modelde tam olarak oturmuş değildi.
Bu sebepten de İsveçli bir genç olan Daniel Ek bu sorunu çözmek, aynı zamanda da müziği yasal, erişilebilir ve kullanıcı dostluğu bir şekilde sunmak için bir model geliştirdi.
Çünkü kendisi de müziğin bu kadar zor ulaşılabilir olmasından bir hayli şikayetçiydi aslında.
Daniel Ek, müzikseverlerin istedikleri şarkıyı anında dinleyebilmesi gerektiğine inanıyordu.
Ve bu hedefi gerçekleştirebilmek için büyük bir teknik altyapı yatırımı yapmaya karar verdi.
Ve bu fikrin ışığında Spotify, Daniel Ek ve Trey Dubler'ın kurucu ortağı olan Martin Lawrence'ın tarafından İsveç'in Stockholm şehrinde küçük bir startup şirketi olarak kuruldu.
Daniel fikrini masaya koyarken Martin de...
ona ihtiyacı olan sermayeyi sağladı diyelim.
İlk kurduğu günden beri streaming yöntemi yani dijital medya içeriğinin işte hani müzik, video, podcast gibi falan internet üzerinden anlık olarak oynatılması ve tüketilmesini sağlayan bir teknolojiyle
müzik dinletmeyi amaçlıyordu Spotify.
Böyle bol hengameli günler geçirmedi bu süreçte desek de yalan olur.
Daniel'ın amacı o güne kadar korsan sitelerden bilgisayarına mp3 olarak indirdikleri müzikleri dinleyen müziksevere bu işi yalan Yani aslında dinlemek istedikleri müzikleri mp3 olarak bilgisayarlarına indirmeden
sadece Spotify'a bağlanarak bir tıklama ile dinlemelerini sağlamaktı.
Daniel bunu hesaplarken yarım saniyelik bir gecikmeye bile tahammül eremez bir durumdaydı.
Aslında biraz da mükemmelliyetçi bir adamdı belki bir noktada.
Hedefi kullanıcıya şarkıyı tıkladığı anda dinleyebilme fırsatı sunmaktı çünkü.
Hem tıklar tıklamaz şarkıyı çalmaya başlamalıydı hem de şarkı hiçbir takılma yaşamadan sağlıklı bir şekilde dinlenmeli.
Bu yine 2000'lerin başlangıcı için mümkün ama oldukça zor bir şey.
Bunu başarabilmek için de milyonlarca dolarlık bir server yatırımı yapılması gerekiyordu.
Üstelik satın alacağı serverların hızı da hani tam olarak buna müsaade etmeyebilirdi.
Yani aslında ortada birçok zorluk vardı.
Bu konuda Daniel çok büyük bir savaş verdi diyebiliriz.
Kurduğu startup şirketinin küçük ofisinde topladığı yazılımcı arkadaşlarıyla bu konuda sayısız denemeler yaptılar.
Hedefi dijital müzik sektöründe bir devrim yaratmaktı.
Bu devrimi de Spotify'ın ilk versiyonunu kullanıma açtığı 2008 yılının son çeyreğinde başardı.
Başlangıçta davetiye sistemiyle sınırlı bir kullanıcı kitlesine hizmet veriyordu Spotify.
Bu model kullanıcı tabanının hızla büyümesini engelledi aslında bir noktada.
2009 yılında platformu herkese açarak bu sorunu açtılar diyebiliriz.
Ama bu noktada da teknik giderler ve müzik şirketlerinden gelen telif baskıları nedeniyle bu baskılar yüzünden de tabii gelirinin %70'ini telif ödemelerine ayırmak zorunda kalan Spotify.
Spotify yasal ve finansal bazı zorluklar yaşadı.
Hatta ilk yıllarda 4,5 milyar dolar zarar etmelerine rağmen bakın ne kadar büyük bir para.
Yani şu an bile bu parayı ben hayal edemiyorum.
O zaman için hani Allah yardımcıları olsun ne diyeyim hani.
Ve bu zararı etmelerine rağmen müzik dinleme deneyimini geliştirmeye de devam ediyorlar.
Bu yaşananların üzerine hemen zekice bir hamle yapıp 2009 yılında isteyen herkesin kullanımına ücretsiz olacak şekilde açıyorlar platformu.
Zaten Daniel ve arkadaşlarım Arkadaşlar böyle biraz da aktivist olmalarının verdiği etkiye dayanarak da aslında Spotify'da ücretli aboneliğe her zaman karşılardı.
Ama bir noktada bir iş modeli de oluşturmak gerekiyordu.
Teknik giderler, işte telif isteyen müzik şirketleri Spotify'ı sıkıştırıyordu çünkü sürekli.
Müzik endüstrisi belki de biraz kıskandıklarından Spotify'ın mahkeme üstüne mahkeme açıyor ve kullanılan müzikler için telif ödemesi gerektiğini söylüyordu.
Bu sırada da ilk yatırımcı olan Martin'in verdiği yatırım bütçesi de suyunu çekmişti.
da bir para sıkıntısı da vardı.
Tam da bu noktada Spotify kullanıcılarına iki farklı abonelik modeli sundu.
Premium Premium modelinde kullanıcılar reklamlarla desteklenen ücretsiz bir hizmet alırken Premium abonelikte de reklamsız ve sınırsız müzik dinleme imkanını sağladılar.
Bu iş modeli kullanıcı tabanını hızla büyütmelerine yardımcı oldu ve Daniel buna her ne kadar karşı olsa da haliyle bütçeye de katkı getirmiş oldu.
Ardından 2011 yılında Napster'ın kurucusu olan Seen Parker'dan alınan 100 milyon dolarlık yatırım Spotify'a büyük bir iğme kazandırdı.
Bu yatırım platformun Amerika...
Birleşik Devletleri pazarına girmesini ve dünya çapında tanınmasını sağladı.
2015 yılına geldiğimizde de Spotify'in kullanıcı sayısı 68 milyona, 2020 yılında ise 271 milyona ulaşmış.
Bu büyüme Spotify dijital müzik endüstrisinde tabii lider konuma getiriyor haliyle ve lider konumuna geldiği bu noktada da daha farklı neler yapılabilir düşüncelerine ortaya atmaya başlıyorlar.
Bu düşüncede Spotify sadece müzik akışıyla sınırlı kalmayarak podcast yayıncılığına da yatırım yapmaya teşvik ediyor.
2018 yılında Gimlet, Medya ve Entor gibi şirketleri satın alarak podcast alanında önemli bir oyuncu haline geliyor aslında Spotify.
Özel içerik anlaşmaları ve podcast platformları satın alımlarıyla bu alanda da yine büyük bir başarı elde ediyorlar.
2020 yılında platformun dünya çapında 130 milyon ücretli abonesi varken bu sayı 2021 yılında Bakın ne kadar
fazla, ne kadar görkemli bir büyüme aslında.
Platformun gelirinde de ciddi bir artış yaşanıyor tabii.
Spotify'ın geliri 2013 yılında 746 milyon euro iken 2022 yılında 11 milyar 727.
Bakın söylemekte zorlanıyorum yani.
Milyon euroya yükseliyor.
11 milyar 727 milyon euroya.
Yani platform gelirini 10 yılda neredeyse...
15 kat arttırmış. Acayip bir şey gerçekten.
Şoklar içerisindeyim.
Görüyorsunuz aslında Spotify'ın hikayesi bu anlattığım noktalarda yenilikçi bir fikrin ve azimli bir girişimcinin zorluklara rağmen nasıl küresel bir başarıya dönüşebileceğinin çarpıcı bir örneği.
İsveçli girişimci Daniel Ek'in vizyonu ve kararlılığı, müzik dinleme alışkanlıklarını kökten değiştiren ve aynı zamanda da dijital müzik endüstrisinde kalıcı bir devrim yaratan Spotify'ın temel taşlarını büyük
bir motivasyon başladığı yolda bırakmadan, vazgeçmeden başarıyla oturttu.
Bu hikaye inovasyon ve kararlılıkla nasıl büyük başarılar elde edilebileceğinin en güzel örneklerinden biri bence.
Bu hikayeyle de yeniliklere her zaman alan açarak büyük bir kararlılıkla değişime önce olmanın bizler için de mümkün olabileceği mesajını vermek istedim aslında.
Çünkü çoğu zaman görüyorum ki böyle yeni şeyler bizde hep bir tedirginlik yaratıyor ve onlara karşı sürekli bir kaçma eğiliminde oluyoruz.
Belki de bunu yıkıp hatta özellikle bu yeniliği ben mi yapacağım?
Ya da işte ben başarabilir miyim ki düşüncelerinden çıkarak büyük başarılara imza atma zamanımız gelmiştir.
Ne diyorsunuz? Bu zamanın geldiğine bir işaret arayanlara da bu işaret bu bölüm olsun.
O zaman size bir soru.
Sizin de böyle önderlik eden başarı öyküleriniz ya da işte çevrenizde bildikleriniz var mı?
Bu bölümü sonuna kadar dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Sorunun cevabını benimle paylaşmanızı bekliyor olacağım.
Bunun için açıklamada Instagram hesabıma ulaşabilirsiniz.
Spotify'dan da takipte kalmayı unutmayın.
unutmayın lütfen. Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendinize iyi bakın bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
