
Selamlaaarrr! Sevgiyi ifade etmenin çeşitliliğini ve derinliğini keşfetmeye ne dersiniz? Melisa rehberliğinde, sevginin çeşitli dillerini araştıracağınız ve kendi sevgi dilinizi bulacağınız eşsiz bir serüvene katılın bu bölümde. Gary Chapman'ın "Beş Sevgi Dili" kitabından ilham alarak, sevginin ifade edilişinin farklı bir yönlerini keşfedecek ve ilişkilerinizi daha anlamlı kılacak ipuçlarıyla dolu keyifli sohbetlere dalacaksınız.
İçten hikayeler ve güçlü mesajlarla, sevginin sınırlarını zorlayacak ve kendinizi ve ilişkilerinizi derinlemesine anlamaya odaklanacaksınız. Kendi sevgi dilinizi keşfetmek ve sevdiklerinizle daha yakın bir bağ kurmak için bu muhteşem serüvene katılın!
Yeni bölümleri kaçırmamak için hemen takibe alın ve bilgi dolu bir yolculuğa çıkın! 🚀
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar, hoş geldiniz.
Ben Melisa. Umarım hepimiz için harika bir hafta olur.
Hatta çok enerjik bir hafta olsun.
Her haftaya böyle bir dilek dileyim bari de kuru kuruya güzel hafta olsun, harika hafta olsun falan demeyeyim yani.
Bu hafta konumuz sevgi ve dilleri olacak.
Buraya nasıl geldim peki ben yine?
Hayatta hepimizin her ilişki, her olay için beklentileri var.
Bir takım süreçlerin içine giriyoruz.
Haliyle beklentiler doğuyor.
Bu beklentiler istediğin karşılığı almak olabilir, anlaşılmak olabilir.
Güzel sonuçlar doğurmak olabilir.
Aslında çok fazla seçenek olabilir.
Ben de geçenlerde psikologla görüşürken bir aydınlanma yaşadım.
Her şeye aşırı mantıkçı yaklaşan ben.
İnsanların bana olan yaklaşımlarına aslında hiç de mantıkçı yaklaşamamışım.
Kaçırdığım bir nokta olmuş.
Peki ne kaçırmışım? Nasıl kaçırmışım?
Şimdi konuşuyorduk biz. Ben bazı insanların karşısındaki değer gösterme oranı ve şeklinin asla gelişmediğinden şikayetçi bir halde girdim konuya.
İşte benim beklentilerim nedir?
Ben karşıdan neler beklerim?
falan konuştuk biraz. Ben böyle sevdiğim, değer verdiğim birine bir katkım olması ama yormadan bir katkım olması yönünden bakıyorum olaya hep.
Hayat zaten yeterince yorucu.
Bir de kendi tercihim olan ilişkilerim beni neden yorsun ki?
Ya da ben onları neden yorayım ki?
Aslında doğru soru buna neden izin vereyim?
Çünkü ben sınırlarını aşırı iyi çizebilen bir insanım ve hep de böyleydim.
Hayatta insan kaybetmek gibi bir korkum olmadı hiç.
Çünkü benim bakış açımda birini kaybetmek başka birine yer açabileceğim anlamda.
Ve bu beklentilerimi anlatırken de şöyle bir soruyla karşılaştım.
Melisa ya, sevgi dili nedir biliyor musun?
Ben de tabii hemen başladım bana mantıklı gelen bir açıdan yorumlamaya.
Ama yorumlarken de şunu fark ettim.
Yani abi bu benim açım.
Ben bu açıdan bakıyorum ama karşımdaki bu açıdan bakmak zorunda mı?
Ya da o nasıl bir açıdan bakıyor acaba diye ben düşünüyor muyum?
Sonra işte herkesin sevgisinin ifadesinin aynı olmadığı konusuna girdik.
Bir yandan da şey diyorum içimden.
Nasıl yani tamam hani herkes...
sevgisinin ifadesi aynı olmasın da ne kadar çeşitlilik olabilir ki?
Ve bu çeşitlilik bizi ne kadar etkileyebilir ki?
Çünkü aslında çok net görmeye ve gözlemlemeye çalışmıyoruz durumu ve sorular da bu durumdan çıkıyor ortaya.
O zaman birlikte net görebilmek için deşelim bu konuyu bugün.
Bir sevgi ne demek?
Bunu bir soralım önce kendimize bence.
Benim için sevgi demek neyi ifade ediyor, neyi çağrıştırıyor bana?
Bunu bir kendimize soralım.
Sevginin literatürde Farklı bilimler açısından tanımları var.
Mesela felsefede sevgi başkalarına karşı derin bir bağlılık, iyilik işte yine dediğim gibi o iyiliğe ve karşındakine olan bağlılığın hissi.
Aristoteles'e göre sevgi bir şeyin iyi olduğunu kabul etmek ve onun için istekli olmak.
Psikolojide sevgi duygusal bir bağlanma, yakınlık ve bağlılık durumu olarak tanımlanıyor.
Harry Harlow'un çalışmaları sevginin insanlar ve diğer canlılar arasındaki ilişkilerin gelişiminde kritik bir rol oynadığını gösteriyor.
Sigmund Freud'a göre sevgi yaşamın temel güdülerinden biri ve kişinin davranışlarını etkiliyor.
Peki sosyolojide sevgi?
Sosyolojide de toplumsal ilişkilerin bir yönü olarak inceleniyor.
İnsanların toplumsal bağları, aile ilişkileri, dostlukları, toplumsal dayanışma gibi kavramlar sevginin sosyolojik boyutlarını oluşturuyor.
Bir de dini ve ahlaki bağlamda bir sevgi var.
Bu da diğer insanlara karşı duyarlılık, merhamet...
hoşgörü gibi kavramları aslında ele alıyor.
Dini ve ahlaki...
Bağlamda bu sevgi, Tanrı'ya ve insanlara karşı sorumluluk ve saygıyı içeriyor.
Peki bana göre sevgi nedir?
Aslında daha doğru bir noktadan bakarsak, bana bu soru ilk sorulduğunda aklıma ne gelir?
Mesela ben ilk bakışta sevgiyi karşındaki her ne olursa olsun, işte insan olabilir, hayvan olabilir, bitki olabilir, hatta cansız bir şey de olabilir.
En katkısız haliyle sevebilir miyim diye düşündüğümde, cevabım evetse benim için okeydir diye açıklarım.
Çünkü ben bir şeyleri değiştir...
En azından bir şeylerin doğasını değiştirmenin tamamen mümkün olmadığına inanıyorum.
Eğer bir ilişki içerisinde birini değiştirmeye çalışmadan okeysem onu seviyorum demektir.
Tamam onu sevdim. Peki ona bunu nasıl gösterebilirim?
Tabii çok değişik tercihler olabilir bu noktada.
İşte kimisi sözlü bir şekilde göstermeye meyillidir.
Kimisi fiziksel temasla.
Kimisi hediyelerle.
Kimisi yardımla.
Kimisi zaman ve dikkat ayırarak.
Kimisi empati ve anlayışla.
Kimisi de kaliteli vakit geçirir.
Yani mesela bu aslında çok basit bir yönden baktığımızda işte bir
sırt sıvazlama olabilir. Ne bileyim bir parmak kaldırma olabilir.
Hafif bir dokunarak uyarma olabilir.
Ya da onun seveceği bir şeyi görünce almak olabilir.
Küçük de olsa bu. Ya da en basitinden sevdiği bir yemeği ya da içeceği onunla paylaşmayı istemek gibi şeyler.
Mesela ben genelde böyle evde bir şey yaptığım zaman bunu şu arkadaşım sever ona da götüreyim falan diye düşünürüm.
İşte bunları görmek bende bir ifade uyandırıyor.
Ve bunların yanında benim beklentim de bu yönde oluşuyor.
Hani böyle sanki bana insanlar değer veriyor da beni seviyorsa bunu yapmalıymış gibi hani evet bana bunları yapmalı benim anlamam için ama benim de ona onun anladığı şekilde yapmam gerekir aslında.
Eğer karşındaki sözlü olarak uyarılıyorsa belki de ona güzel sözler, olumlu yanıtlar vermem gerekiyordur.
Bunu algılayabilmek için de bir süre Bir süre bunun tahlilini yapmak, izlemek gerekir karşıdakini.
İşte tam da bu noktada şu sevgi dili olayına detaylıca bir bakalım derim ben.
Gary Chapman tarafından ortaya atılan bu kavramı da en iyi Gary Chapman okuyarak anlayabilirim düşüncesinden yola çıkarak The Five Love Languages, Beş Sevgi Dili kitabını yani bir göz gezdirdim bu kitaba.
Chapman'a göre her insanın sevgiyi ifade etme ve algılama biçimi farklı.
Bu sebeple de farklılıkları tanımlamak için beş ana sevgi dili belirlemiş.
Birincisi az önce de bahsettiğim gibi sözlü ifade.
Bu sevgi dili sözlerle sevgi ve takdir ifade etmeyi içeriyor.
Sözlü ifadelerle yapılan işte övgüler, iltifatlar, sevgi dolu sözler bu kişiler için önemli bir rol oynuyor.
Bir diğeri zaman ve dikkat.
Bu sevgi dili sevilen kişiye zaman ayırma ve ona odaklanmayı içeriyor.
Birlikte vakit geçirmek, derin ve anlamlı konuşmalar yapmak ve birbirine adanmış zaman geçirmek bu kişiler için sevgi ve bağlılık ifadesi haline gelmiş.
Bir diğeri... hediyeler. Bu sevgi dili anlamlı ve düşünceli hediyeler vererek sevgiyi ifade etmeyi içeriyor.
Hediyeler sevgi göstermenin somut bir yolu ve karşı tarafa değer verildiği hissini yaratıyor.
Bir diğeri hizmet. Bu sevgi dili sevilen kişiye yardım etmek veya ona hizmet etmek yoluyla sevgiyi ifade etmeyi içeriyor.
Mesela ev işlerine yardım etmek, pratik bir destek sağlamak ve karşılıklı sorumlulukları paylaşmak bu kişiler için oldukça önemli.
Bir diğeri ve sonuncusu da fiziksel temas.
Bu sevgi dili fiziksel temas yoluyla sevgiyi ifade etmeyi içeriyor.
İşte bu sarılmak olabilir, öpüşmek olabilir, el ele tutuşmak olabilir.
Bu tarz fiziksel jestler bu kişiler için sevginin önemli bir ifadesi.
Ama az önce dediğim gibi daha az duygusal bir noktadan işte tebrik ya da teselli için sırt sıvazlamak gibi durumlarda buna bir örnek aslında.
Chapman'a göre insanlar genellikle bu beş sevgi dilinden birkaçını daha fazla tercih ediyorlar.
Ve bu diller ilişkilerdeki iletişimi ve duygusal bağları güçlendirmeye yardımcı oluyor.
İnsanlar sevdikleriyle olan ilişkilerinde bu sevgi dillerini tanıyarak karşılıklı olarak sevgiyi daha etkili bir şekilde ifade edebilir ve alabilirler.
Benim kişisel deneyimimde ise insanların sevgi dillerinin farklılıklarını anlamak ve kabul etmek ilişkilerimde büyük bir fark yarattı.
Örneğin bir arkadaşımla ilişkimde onun sevgi dilinde sözlü ifadeler olduğunu fark ettim.
Onunla iletişimimde daha fazla onay cümlelerine işte böyle daha tatlı ifadelere yer vererek sevgimi ifade etmek ilişkimizde sizi güçlendirdi ve daha derin bir bağ kurmamıza yardımcı oldu.
Çünkü aslında bunu fark etmeden önce onunla, onun tatmin olacağı şekilde, onun tatmin olacağı cümlelerle iletişim kurmadığımı fark ettim.
Oysa ki bana sorsaydınız ben gayet iyi bir şekilde konuştuğumu zannediyordum.
Sadece onun ihtiyacının farkında değildim.
Yani bunları söylemek kolay tabii ama uygulamaya geçirmek için her insanın sevgi dilini anlamak ve uyum sağlamak zaman alabilir.
Bu yüzden sabır, anlayış ve iletişim ilişkilerde olmalı.
Oldukça önemli. Karşılıklı olarak birbirimizin sevgi dilini anlamaya ve ona göre davranmaya çalışmak ilişkilerimizi daha sağlıklı ve daha mutlu hale getirebilecek bir etken.
Birbirimizin ihtiyaçlarını anlamak ve karşılık vermeye çalışmak, bunlardan kaçmamak aslında ne kadar önemli.
Yani böyle şimdi kaçmak kaçmamak deyince de aklıma bir arkadaşım geldi.
Çok da yeni bir arkadaşlık aslında.
Daha doğrusu yeni...
Ama hızlı biten bir arkadaşlık.
Çünkü bu arkadaşım her türlü olumsuzluktan kaçan, asla hiçbir olumsuzlukla baş etmeye çalışmayan, tabiri caizse bir miktar korkak bir arkadaşımdı.
Yani böyle olumsuz bir durum olunca hemen böyle ortamdan kaçar, asla muhatap olmaya çalışmaz, sıfır diyalog falan.
Ve onun bu hareketi, yani böyle hiçbir şeyi çözüme kavuşturma amacının olmaması, iletişiminin ve karşısındakinin tatmin etmenin yollarını aramayışındaki başarısı.
Hani çünkü bu artık bir başarıdır yani.
Bir insan... bu durumdan bu kadar rahatsız olmayabilir ve bu kadar çözümlemeye çalışmayabilir.
Bu da bir başarı benim nezimde.
Ve benim onun bu durumu da anlamaya gayret etmeye çalışacağı inancımı yitirmem nihayetinde arkadaşlığımı bitirmeme sebep oldu.
Çünkü bölümün başında da dediğim gibi hayat zaten yeterince yorucuyken ekstra zorlaştırarak bir de diğer yorucu ilişkiler yaşamanın yani bir manası var mı?
Üstelik siz elinizden geleni yapıyorken.
Çünkü ben onun gereksinimlerini karşılamaya dikkat etmeye çalışırken karşıdan bir çaba görmemek, yani sizin gereksinimlerinizin de karşılanması gerektiği gerçeğini acayip hızlı bir şekilde çarpıyor suratınıza.
Yani hayat sadece bir tarafı kabul ettirmek, sadece bir tarafı tatmin etmeye çalışmak değil arkadaşlar.
Siz bu hayatı eğer böyle bir ikili ilişkideyseniz, yani arkadaşlık olabilir, sevgili olabilir, ebeveyn ilişkisi olabilir, her türlü ilişki olabilir, karşılıklı çabayla sürdürmek zorundasınız.
Yani bizim aslında hayatımızda gereksinimlerimizin ve gereksinimlerin karşılanmaya çalışıldığı, anlaşılmaya ve çaba göstermeye layık görüldüğümüzü gösteren ilişkilere ihtiyacımız var.
O yüzden bence bu bölümden sonra oturup bir düşünelim.
Biz hayatımızda buna dikkat ediyor muyuz?
Karşımızdakinin ihtiyaçlarını kabul edebiliyor muyuz?
Ya da karşımızdaki bizim ihtiyaçlarımıza saygı göstermeyi biliyor mu?
Şimdi bu bölümü sonlandırırken yine Gary Chapman'ın sevgi dili bir ilişkideki en önemli iletişim aracıdır.
Karşınızdaki kişinin sevgi dilini anladığınızda ona daha derin bir şekilde bağlanabilir ve ilişkinizi güçlendirebilirsiniz sözünü kullanmak istedim.
Hepimizin hayatında bizim sevgi dilimizi anlamaya çalışan insanlar olmasını dileyelim o zaman bu bölümde.
Tabii bunun için önce biz karşımızdakini anlamaya çalışarak başlangıcı yapalım ki hayatımızda da öyle insanları çekelim.
Bence çok güzel bir bölüm oldu gibi sanki.
Ne dersiniz? O zaman size bir soru.
Sizin sevgi diliniz ne?
Ve siz insanların sevgi...
Sevgi dillerine göre oluşan ihtiyaçlarına dikkat ediyor musunuz?
Bu bölümü sonuna kadar dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
Sorunun cevabını benimle paylaşmanızı bekliyor olacağım.
Bunun için açıklamada Instagram hesabıma ulaşabilirsiniz.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendinize iyi bakın. Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
