
Artık Erkek Arkadaşa Sahip Olmak Utanç Verici Mi?
6 Kasım 2025 · 11 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Selamlaaar! Bu bölümde Vogue’da Chanté Joseph’in yazdığı o olay yaratan yazıyı okudum, düşündüm ve konuştum. Hem yazının özetine hem de kendi eleştirilerime yer verdim: ilişkilerde görünürlük, imaj yönetimi, bağımsızlık takıntısı, modern kadınlık çelişkisi ve duyguların kaybolduğu yeni çağ… hepsi burda!
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar, O Zaman Sana Bir Soru podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melisa. Şu an sosyal medyanın yıkıldığı, şu Şante Josef'in 25 Ekim'de yazdığı Vogue yazısı hakkında konuşmak istedim biraz.
Artık erkek arkadaşa sahip olmak utanç verici mi?
Yani başlık inanılmaz sansasyon yaratacak bir başlık ki öyle oldu da.
Herkes bunu konuşuyor.
Ama ben çoğu kişinin böyle açıp da yazıyı baştan sona okuduğunu düşünmüyorum açıkçası.
Ben bir açtım okudum.
Katıldığım yerleri oldu, katılmadığım yerleri oldu.
Ama günün sonunda şunu söyleyebiliriz.
Başlıktaki kadar sansasyon yaratacak bir olay olduğunu düşünmüyorum açıkçası.
Biz tabii böyle meraklıyız tam olarak böyle şeylere.
Hemen olay yaratmaya, etkisine kapılmaya.
Yani TikTok hele dolmuş bak.
Herkes bu yazıyı konuşuyor.
Herkes böyle kendi tarafından bakıyor tabii olaya.
Manitacılığa küsmüş biri acayip hak vermiş.
Yeni manita yapmış heyecanlı arkadaşlar hemen böyle ne alaka ya moduna falan geçmişler.
Ben de dedim ki ben eksik kalmayayım ya.
Hemen bir bonus bölümle şunu konuşalım.
Dedikoduysa dedikodu, eleştiriyse eleştiri, incelemeyse inceleme abicim.
Yani şimdi bu yazı ne diyor?
Ben sana bir özet geçeceğim önce.
Zaten kendisi de çok uzun değil bu arada da hani okumak istiyorsanız okuyabilirsiniz.
Yazar kadınların sosyal medyada ilişkilerini sergileme biçimlerinin nasıl değiştiğini inceliyor aslında yazıda.
Kısaca diyor ki kendisi.
Eskiden kadınların çevrim içi kimlikleri büyük ölçüde erkek arkadaş merkezliydi.
Bir partnerinin olması toplumsal statü ve onay getiriyordu.
Ancak bu durum kadınları ilişkiyle tanımlı hale getirdiği için zamanla sıkıcı ve hatta boğucu bir hal aldı.
Bugünse kadınlar partnerlerini açıkça paylaşmak yerine daha gizemli, ima dolu biçimlerde gösteriyorlar.
İşte mesela direksiyon tutan bir el, bir yemek masasındaki iki kadeh ya da arkası dönük bir silüet.
Bazıları ise partnerinin yüzünü özellikle gizliyor diyor.
Bunun nedeni hem nazar veya işte o uğursuzluk korkusu hani ilişkinin göz değmesiyle bozulacağı inancı hem de ilişkinin bitmesi durumunda geçmişteki paylaşımlardan pişmanlık duyma ihtimali.
Bir diğer nedense imaj yönetimi.
Kadınlar bir ilişki içinde olmanın sağladığı prestiji korumak istiyor ama aynı zamanda sevgilisiyle kafayı bozmuş ya da sıradan biri gibi gözükmek istemiyorlar.
Heteroseksüellik artık eleştirilir bir hale geldiği için erkek arkadaşlı kadın olmak sosyal medyada cool olmayan bir kimliğe dönüştü.
Hatta bazı influencerlar sevgilileri olsa bile erkekleri eleştiriyor.
İşte erkek arkadaşların dönemi bitti gibi ironik ifadelerle kadın dayanışması için de konumlandırıyorlar bu olayı.
Çünkü izleyiciler artık boyfriend content yani işte o erkek arkadaş içerikleri dediğimiz şeyi görmekten sıkılmış durumda.
Sonuç olarak ilişkide olmak artık kadınlığın bir göstergesi değil, tam tersine bekar olmak modern, özgür ve güçlü bir imajın sembolü haline geldi.
Kadınlar romantik ilişkileri artık kimliklerinin merkezine koymak istemiyorlar, bunun yerine bağımsızlıklarını ve bireyselliklerini vurgulayan bir anlatıyı benimsiyorlar diyor.
Şimdi, günümüz dijital kültüründe kadın kimliğinin dönüşümünü anlatan bir yazı, evet bunda okeyiz.
Sosyal medya herkesin olduğu gibi kadınların da kendilerini ifade ettiği bir vitrine haline geldi.
Uzun yıllar boyunca da bu ifade biçimi hani böyle ilişki üzerinden var olmaya dayalıydı.
Belki de böyleydi tamam.
Yani kadın sadece birinin sevgilisi, eşi falan filan olduğu ölçüde toplumsal onay alabiliyordu.
Yani bu bence çok daha öncesine dayanan bir şeydi.
Bu yani aslında ateerkil bir yapının dijital yansıması diyebiliriz kısaca.
Artık kadınlar bu kalıba karşı sessiz bir isyan içinde bu da okey.
Tam bir karşı çıkış değil ama ince bir mesafe koyma hali diyelim.
Örneğin işte partner olduğunu belli edip yüzünü göstermemek.
Ya da onunla yemek paylaşımı yaparken adını anlamak.
Ya da işte ilişki var ama görünmez kılmak falan filan.
Bu hem sevgilim var ama bağımlı değilim.
Yani ama ona bağımlı değilim mesajı.
Hem de ilişkideyim ama kendi başıma da bir bireyim demenin bir yolu.
Ki böyle olduğu versiyonları var tabii ama artık herkes böyle yapıyor diyemeyiz bence yine de.
Neyse eleştirilerimi sona saklayacağım.
Çok da burada hemen girmeyeyim olaya.
Yazar heterofatalizm terimini kullanıyor.
Yani heteroseksüel ilişkilerin artık doğal bir norm olarak değil sorgulanması gereken bir toplumsal yapı olarak görülmesi.
Kadınlar bu yapının içinde erkeklerle birlikte olmanın bile artık bir siyasi duruş haline geldiğini düşünüyor.
Ki düşündürüyor bazı eylemlerde.
Bunda okeyiz. Yani artık aşk bile bir tür böyle marka yönetimi gibi.
Kadınlar ilişkide olmanın getirdiği riskleri ve sosyal tepkileri böyle bir nevi yönetmeye çalışıyorlar.
Bu da benim için çok okey bir durum.
Çok paylaşmak işte sıkıcı, cringe.
Hiç paylaşmamak gizemli, güçlü, özgür imajı yaratıyor falan.
Dolayısıyla da ilişkiyi yaşamak değil, stratejik biçimde sunmak önemli hale geliyor.
Eskiden bekar kadın işte yalnız, eksik, üzgünken şimdi bekar kadın bağımsız, kendine yeten, özgür imajıyla sergileniyor.
Heteronormatif masallara işte hani vardır ya bu prensini bul, evlen, mutlu ol falan bu masallara meydan okuyor.
Artık kendiyle mutlu olma hali bir güç göstergesi.
Bunlar okey, net çıkarımlarda zaten.
Ama gel gör ki kadınlar bu yeni kültürde iki arada kalmış durumda abi.
Partnerleriyle mutlu olmak istiyorlar ama bu mutluluğu göstermekten utanıyorlar.
Bu da modern kadınlığın çelişkisini gösteriyor.
Hem sevgiye açık hem de bağımsızlığa takıntılı bir kimlik gibi.
Yani şöyle ben baskı yaratan şeylere çok net şekilde karşıyım.
Kendi hayatımda da baskıyı hiç sevmediğimden de olabilir.
Bir şeylerin arasına sıkışmak zorunda mıyız gibi bir düşüncem var.
Ve bencesi de değiliz.
Bu yazı kadınların sosyal medyada böyle erkek arkadaşlarının gizleme eğilimini özgürleşme göstergesi olarak yorumluyor.
Yani kadınlar artık ilişkiyle tanımlanmak istemiyor.
Bu ilk bakıldığında yeni bir baskı biçimi yaratıyor diye düşünüyorum ben.
Artık kadınlar ilişkide olmak zorunda değiller.
Ama ilişkide görünmemek zorundalar gibi.
Yani eskiden hani böyle ilişkin yok mu sorusu baskı unsuruyken şimdi ilişkin mi var ya sorusu baskıya dönüşmüş durumda.
Bu da özgürlükten çok normların sadece yön değiştirdiğini gösteriyor benim için.
Kısacası kadınların kendi arzularına göre değil, izleyicinin algısına göre davranmak zorunda kaldığı yeni bir toplumsal estetik oluşturuyor resmen.
Eskiden erkekleri paylaşmak kadınlığın kanıtıysa şimdi gizlemek mi bağımsızlığın kanıtı?
Yani bu durum özünde yine aynı şeyi yapıyor bence.
Kadının davranışını toplumun gözündeki imajla ölçüyor yine.
Değişen bir şey göremedim açıkçası.
Metin boyunca erkekler pasif varlıklar, kadınlar onları ya gizliyor ya kırpıyor ya da işte utanılacak unsur haline getiriyor falan.
Bu toplumsal cinsiyet açısından tersine çevrilmiş bir güç oyunu gibi geldi bana.
Hani kadın görünür, erkek silik.
Ama bu görünmezlik gerçek bir eşitlik mi?
Yoksa duygusal bir silme biçimi mi yani?
Erkekleri gizlemek geçmişte erkeklerin kadınları sahiplenici biçimde sergilemesine tepki olarak doğmuş olabilir tamam.
Ancak duygusal bağın kamusal alandan silinmesi ilişkilerin doğallığında törpüler diye düşünüyorum açıkçası.
Sadece erkekleri değil duygusallığı da saklama kültürüne dönüşme riski var.
Bu da aslında hani kadınların kendi duygusal taraflarına bastırmasına yol açabilir.
Yazı büyük ölçüde böyle biraz da hani orta üst sınıf kadınların dijital hayatına odaklanıyor gibi geldi bana.
Sevgilisini paylaşmamak gibi tercihler hani belirli bir sosyal medya ekosistemine ait davranışlarmış gibi.
Ama bu dönüşüm örneğin işte çalışan sınıf taşrağı ya da geleneksel çevrelerdeki kadınlar için geçerli değil.
Bu kesimlerde ilişkide olmak hala toplumsal saygınlık ve güvence kaynağı sonuçta.
Yani bunu biz her ne kadar kabul etmek istemesek de dönüp baktığımızda böyle.
Dolayısıyla Metin kadınlık deneyimini evrenselmiş gibi sunuyor ama aslında oldukça sınırlı bir kültürel alanın sesi.
Yani ben öyle hissettim.
Bir de kadınların erkek arkadaşlı kadınları cringe bulması durumu dayanışma olarak yorumlanmış da.
Yani bu dayanışma her zaman samimi bir şey değil bence.
Bazen rekabetin bir yeni biçimi gibi.
Ben sevgilimi göstermiyorum çünkü cool'um tavrı başka kadınların seçimlerini küçümseyen böyle sanki bir statü gösterisine dönüşebiliyor gibi.
Yani patriarkal düzenin yarattığı o kadınlar birbirini yargılar refleksi bu kez farklı bir...
Ambalajla hani böyle bezenmişle karşımıza çıkmış gibi bir hissiyat uyandı benim içimde.
Hani erkek arkadaşını paylaşan kadın değilim.
Ben farklıyım. Bu da aslında feminist bir dayanışma değil.
Böyle estetikle süslenmiş bir üstünlük biçimi geliyor.
Yani bana öyle geliyor bilmiyorum.
Belki de yanlış düşünüyorum ama çok böyle hissettirdi açıkçası.
Yazının sonunda bekar olmak artık güçlü bir kimlik deniliyor.
Bu olumlu bir değişim gibi görünse de bu kez hani ilişki içindeki kadınlar küçümsenmeye başlıyor gibi geldi bana.
Yani bekarlık özgürlükle ilişki ise zayıflıkla özdeşleşiyor sanki.
Bu da kadınları yine ikiye ayırıyor bence.
Bağımsız olanlar ve bağımlı görülenler.
Yani gerçekte özgürlük ne bekar ne sevgili olmakla ilgili arkadaşlar.
Kendi seçimini yapabilme cesaretiyle ilgili diye düşünüyorum.
Ama bu yeni kültürde bile kadınlar hala izleyiciye ben modernim deme ihtiyacını hissediyor.
Ya en derin eleştirim de şu artık kimse duygularını yaşamak için değil nasıl göründüğünü yönetmek için yaşıyor resmen.
Kadınlar ilişkilerini gizlerken bile aslında yine böyle bir görünürlük biçimi yaratıyorlar.
Bu hem bireysel hem kültürel bir yorgunluk hali bence ya.
Yani gerçek aşk, dostluk, aidiyet gibi insani duygular bile artık algıya göre düzenleniyor resmen.
Ben karşıyım abi ben karşıyım yani.
Böyle şeyler yapmayın ya düzelteceğiz sanıp daha da batırıyoruz.
Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama benim düşüncelerim bu şekilde açıkçası.
Size de bölümün sorusu şu olsun.
Erkek arkadaş ya da işte eş her neyse sizce utanç verici bir şey mi?
Ben utanç vericiliğin onlara sahip bir birey olmaktan ziyade onlarla nasıl bir kişi olduğunuzla doğru orantılı olduğunu düşünüyorum.
Yani yazıda da zaten buna değinen taraflar var tabii ama benim için hani kendinden çok uzaklaştığım bir ilişki yaşamaya başladıysan utanç verici olur.
He tabii erkekler kendilerine de bir çeki düzen verseler iyi olur hani.
Orası ayrı. Bu da başka bir bölümün konusu olsun artık ama.
Ya neyse başka bölüm, o bölüm, şu bölüm boş ver şimdi.
Bonus bölüm yapacağım diye kısa yaparım diye de düşünmüştüm bu arada.
Ama konuştum da konuştum yine.
Bölümü sonuna kadar dinlediğin için çok teşekkür ederim.
İlgisini çekeceğini düşündüğün bir arkadaşınla paylaşmayı ve yeni bölümleri kaçırmamak için Spotify'dan takip edip zili açmayı unutma lütfen.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum.
Kendine çok iyi bak.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
