
2024'ten ne öğrendim, 2025'ten ne istiyorum?
23 Aralık 2024 · 13 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Selamlaaar! Bu bölümde, 2024’te öğrendiklerimi değerlendiriyor ve 2025’ten neler istediğimi konuşuyorum. Bölüm geçmişten ders çıkarıp geleceğe umutla bakmak isteyenler için :)
Instagram: melisaersahiin
Mail: ozamansanabisorupodcast@gmail.com
Transkript
Selamlar, O Zaman Sana Bir Soru podcast kanalına hoş geldiniz.
Ben Melisa. Bugün yepyeni bir yıla hazırlanırken, geçen yılın bize neler kattığını ve önümüzdeki yıldan neler beklediğimizi konuşalım istedim.
Çünkü şunu biliyorum, yılın bu dönemleri hem böyle nostaljik hem de heyecan dolu oluyor.
Bir yandan böyle geriye dönüp bakıyorsun, ne başardım, ne öğrendim diye soruyorsun.
Diğer yandan yeni yılda neleri değiştirebilirim diye düşünüyorsun.
İşte tam da bu sorulara yanıt arıyorum ben de bu aralar.
Sizde de durumlar aynıdır diye geldim açtım mikrofonumu.
Bilgisayarımı da açtım başladım konuşmaya.
Geçen gün bir düşündüm.
Ya dedim eğer benim 2024'üm bir film olsaydı türü ne olurdu?
Aksiyon mu, dram mı, romantik komedi mi falan karar veremedim valla.
Hepsi de olabilir gibi geldi.
Kendi içimde bile o kadar değişkenlikler olmuş ki bütün yıl.
Ya zaten hepimizin hikayesi bambaşka ama her birimizin bu yıldan alıp cebine koyduğu bir ders var diye düşündüğümden içimden geldi bu bölüm.
Bu bölümle 2024 filmimizi yeniden yazmak istesek ve 2025 için bir fragman çekmek istesek nasıl olurdu düşüncesini canlandırmak istiyorum.
Kendi aklınızda bir board yapın.
Zaten bu aralar işte biliyorsunuz vision boardlar falan çok meşhur.
Ama sadece vision board değil, past vision board da yapmak lazım bence.
Sonuçta geçmişi, oradaki hataları, güzellikleri de görerek bir adım atmak gerekiyor diye düşünüyorum.
Hem bu bir karşılaştırma da olur.
Ben böyle bir dönüp bakıyorum 2024'de bana öğrettiği ya da fark ettirdiği bir sürü şey görüyorum arkadaşlar.
Mesela bana sabrın ne kadar güçlü bir silah olduğunu öğretti arkadaşlar.
Ama yanlış anlamayın hani bu bahsettiğim sabır trafikte sıkışıp beklemek ya da işte ne bileyim bir market sırasındaki sabır falan değil.
Bahsettiğim gerçekten hayatın akışına güvenmeyi öğrenmekte saklı olan bir sabır.
Çünkü bazen kontrol edemediğimiz şeyler oluyor ve en iyisi kendimize şu soruyu sormak diye düşünüyorum.
Şu an neyi değiştirebilirim?
Yılın başında planladığım şeylerin bazıları oldu, bazıları ise tamamen bambaşka bir yöne saptı ve işte bu sapmaların beni en çok büyüten, en çok dönüştüren şeyler olduğunu fark ettim.
Hayatın en büyük öğretisinin planladığımız değil, yaşadığımız anlar olduğunu öğrendim.
Mutlu olmak için her şeyin mükemmel olmasına gerek yok.
Küçük şeylerde de büyük anlamlar taşınabiliyor.
Sabah uyanıp güneşin ışığını görmek, ne bileyim böyle bir fincan kahve içmek ya da sevdiğiniz birinin sizi gülümseten bir mesajı.
Bunlar güzel şeyler gerçekten, çok güzel hissettiren şeyler.
Ve hani böyle bir düşünüyorum, sadece bu farkındalıklar değil, zorluklar da aklıma geliyor.
Ne bileyim işte böyle ilişkiler bitirdim, başaramadığım şeyler oldu.
Yalnız kaldım, gereksiz kalabalıklarla boğuştum.
Bazen birilerini çok taktım.
Bazen de umursamam gereken birilerini bile umursamak istemedim.
Bazen duygusal boşluklara düştüm.
Bazen herkesten nefret ettim.
Bazen kendime çok kızdım.
Bazen bir sürü yanlış karar aldım.
Ve bunlara daha birçoğunu ekleyebilirim de.
Ama zorlandığım anlarda şunu fark ettim.
Hayatta her şey bizim kontrolümüzde değil.
Ama önemli olan kontrol edemediklerimizle nasıl başa çıktığımız.
Bazen bir sorun böyle çözümsüzmüş gibi görünebiliyor.
Ama belki de çözüm o soruna farklı bir açıdan bakmak oluyor.
Hatta bazen belki de yok saymak.
Bu arada bu bazen de yanlış bir şey.
Yok sayılan problem hiçbir zaman çözülemez sonuçta.
Ama bazen de her şeyi de çözmeye gerek yoktur sanki ne diyorsunuz?
2024'te bir hedefim vardı.
Kendime daha fazla zaman ayırmak ve kendimi daha derinden keşfetmek.
İlk başta bunu çok ciddiye almadım.
Sürekli işler ve sorumluluklarla tabii ki meşguldüm.
Ama yılın ortasında kendimi tükenmiş hissetmeye başladığımda durmam gerektiğini fark ettim.
Küçük molalar vermek, belki bir yürüyüşe çıkmak, belki bir şeyler okumak bunları yapmam gerektiğini fark ettim.
Bunlar aslında hayatta en çok ihtiyacımız olan şeyler ama sıklıkla da yok saydığımız şeyler.
Çıkardığım bir başka önemli ders de hayır demek.
Bu yıl başkalarını memnun etmek için gereğinden fazla sorumluluk aldığımı fark ettim.
Hatta bunu da yine 2024'e girerken 2023'e dönüp baktığımda fark etmiştim.
2024'te de şunu öğrendim.
Kendimi önceliklendirmek bencillik değil öz saygıdır.
Hayır demek kendi sınırlarını belirlemek ve bu sınırlara sadık kalmaktır.
Hee bak bu arada şunu da fark ettim.
İnsan ilişkilerinde derinlik nicelikten çok daha önemli.
Bu yıl böyle gerçek dost kavramını bir kere daha iyi anladım.
Beni yargılamadan dinleyen yanında kendim olabildiğim birkaç insan onlarca yüzeysel ilişkiden çok daha kıymetli oldu benim için.
Ben böyle çok whatsapp insanı değilimdir tamam mı?
Her zaman ilk tercihim hani böyle kanlı canlı konuşmak ne bileyim o mimikleri o hareketleri falan hissetmek olur.
O yüzden de çoğu şeyi biriktirir biriktirir.
Arkadaşlarımla buluşunca da böyle güzelce de bir dökülürüm.
Bazı arkadaşlarım da böyle WhatsApp insanı olmamama çok kızarlar.
Ben de hani bazen hadi onlarla da bir noktada buluşayım deyip özen göstermeye çalışırım ama karşımda benim için aynı özeni gösterebilen insanları bulamam genelde.
Ah be kızım Melisa.
Neyse buradan şunu diyecektim.
Uzun süre hiç görüşmeyip sonra görüştüğünde sanki her gün görüşüyormuşsun gibi hissettiğin arkadaşların var ya.
İşte onlar iyi ki varlar çünkü özellikle bu sene başka bir şehre taşınıp herkesten iyice uzaklaşınca bunu o kadar iyi anladım ki.
Belki en yakın arkadaşımla iki ya da üç kere buluşabildim bu sene ama her buluştuğumda her gün buluşuyormuş hissiyatını yaşadım ve ne kadar doğru bir en yakın arkadaş tercihi yaptığımı hatırladım.
Bunlar ufak ama gerçekten çok değerli hissettiren şeyler bakınca.
Tabii 2024 sadece ilişkiler değil, yalnızlık konusunda da bana çok şey öğretti.
Yalnız kalmak korkutucu gibi görünebiliyor bazen ama aslında kendini anlamanın, hayallerini dinlemenin ve duygularını tanımanın en güçlü yollarından biri.
Bu yıl çok fazla yalnız kaldım arkadaşlar ve bu anlarımda kendimi tanımayı öğrendim gerçekten.
Yalnız kalmayı sevmeye başladım çünkü bazen kendi sesini duymak için etrafının iyice sessizleşmesi gerekiyor.
Ve tabii yine bu yıl aldığım yanlış kararlara da bir parantez açmak istiyorum.
Hepimiz zaman zaman yanlış kararlar alıyoruz değil mi?
Ama işte bu yıl şunu fark ettim.
Yanlış kararlar aslında doğru yola çıkaran gizli kapılar gibi.
Bir hata yaptığında bu neden oldu diye sorarsan o hatanın sana öğreteceği aslında çok şey var.
Hatalar benim için artık bir düşman değil, bir öğretmen gibi.
Bir de tabii bu yıl başarı ve başarısızlık kavramlarım da biraz değişti.
Eskiden başarı dediğim şey büyük hedeflerime ulaşmakla ilgiliydi daha çok.
Çok hırs ve inat yapar kendimi mahvederdim.
Ama bu yıl fark ettim ki başarı aslında her gün küçük şeyler başarmakla ilgili en çok.
Bir gün spor yapmak, bir kitabın bir bölümünü okumak ya da sadece sabah erkenden kalkıp güne başlamak bile bir başarı.
Özellikle kurumsal hayat beni bu hale getirdi de diyebilirim.
Ya bu arada 2024'te sadece derin dersler de almadım hani.
Kahkahalarla güldüğüm anlar da oldu.
Ne bileyim böyle güzel yolculuklar yaptım.
Taşındığım şehirde yeni arkadaşlıklar edindim.
Gezdim, okudum, sevdim, sevildim.
Çok güzel insanlar tanıdım.
Hepsine buradan da teşekkür edeyim.
Beni dinliyorlarsa da 2x teşekkür edeyim hatta.
2024 günlüğüme yazdıklarımı da görmenizi isterdim.
Ama bir gün cesaret bulursam o dili paylaşmaya belki de benden nefret edersiniz.
Peki. Ben 2025'ten ne istiyorum?
2025 beni nasıl karşılasın, nasıl misafir etsin yıl boyunca?
Bir kere 2025'e dair en büyük dileğim daha çok anda kalabilmek ve hayatı daha az ciddiye alabilmek.
Çünkü bazen hayat biraz böyle fazlaca dramatik bir dizi gibi oluyor.
Bu yüzden 2025 benim için bir komedi dizisi gibi olsun istiyorum.
Hani ilk başta da sormuştum ya nasıl bir film olurdu diye.
Mesela 2025 benim için böyle bir romantik komedi olsa güzel olur sanki ya.
Çünkü hiç böyle tam olarak romantik komedi vibe'ında dediğim bir yılım olmadı.
Ama olsun isterim.
Tam da güzel bir yaştayım bence bunun için.
25 çok ideal bir yaş bence bir romantik komedi yılı geçirmek için.
Yani güldüğüme de bakmayın bu arada.
Hani ciddiyim. artık hayatın içinde biraz daha hafiflik böyle biraz daha gülümseme ve daha spontane anlar istiyorum yani şöyle düşündüm mesela işte ne bileyim biriyle tanışsam ve bir kafede tesadüfen
aynı masaya otursak falan hani tam romantik komedi başlangıcı değil mi?
hadi bunu geçtim Trafikte beklerken böyle biri camdan gülümseyecek falan hani işte böyle absürt ama tatlı şeyler gelsin hayatıma.
Tabii romantik komedi sadece aşk demek değil bu arada.
Aynı zamanda hayatın eğlenceli taraflarını keşfetmek de demek.
2025'te daha çok kahkaha, daha çok macera, daha çok an istiyorum.
Hani o anda kalabilmek olan anlardan istiyorum.
Ve belki de biraz daha cesaret istiyorumdur.
Peki başka ne istiyorum?
Mesela daha çok kendim olmayı istiyorum.
Başkalarının beklentilerine göre değil kendi kurallarıma göre yaşamak istiyorum.
Mesela bazen öyle bir an geliyor ki böyle bir şey yapmak istemiyorum.
Ama sırf başkası mutlu olsun diye yapıyorum.
Her ne kadar bunu azaltmış olsam da.
Bir diğer dileğim de biraz daha yavaşlamak.
2024 bana böyle işte hızın değil de akışın önemli olduğunu öğretti.
Hep bir yerlere yetişme telaşındayız.
Ama aslında oturup bir nefes almanın...
Ne kadar değerli olduğunu unutuyoruz.
2025 benim yavaş yılım olacak.
Daha az acele, daha çok dinginlik.
Bunu söyleyen kişi de bu arada tam bir hiperaktif ama neyse.
2025'de bu tarifime bir son vermek istiyorum.
Evet yani burası kesin.
Beni mutlu etmeyen hiçbir şeyi yapmamaya çalışmaya kararlıyım.
Ve tabii ki bir diğer ama en önemli şeylerden biri de sağlık.
Hem fiziksel hem de ruhsal sağlık.
Kendime daha iyi bakmayı, ne bileyim daha çok uyumayı, daha çok su içmeyi ve tabii ki daha çok kahkaha atmayı planlıyorum.
Çünkü kahkaha ruh sağlığının en iyi ilacı.
Bunun yanında bu yıl biraz daha yaratıcı tarafımı ön plana çıkarmak istiyorum.
Uzun zamandır ben yazarım zaten.
Yazarım derken yani yazıyorum hani bir şeyler yazıyorum anlamında.
Meslek anlamında yazarım değil.
Bir şeyler yazıyorum yani.
Ve yazmaya da bayılıyorum.
Ama bu yıl daha farklı bir boyuta taşımak istiyorum.
Belki bu defterde hayatımın en saçma fikirleri olabilir.
Belki de en parlakları.
Yani kim bilir. Son olarak 2025'in bana daha çok öğrenme fırsatı getirmesini istiyorum.
Yeni bir şeyler öğrenmenin verdiği tatmini hiçbir şeyle kıyaslayamazsınız.
Belki yeni bir dil öğrenirim.
Belki yeni bir beceri.
Ama kesinlikle zihnimi açacak şeylerin peşindeyim.
O zaman sana bir soru.
Sen 2025'ten ne bekliyorsun?
Seni heyecanlandıran bir hedef, bir hayal ya da sadece belki de bir his var mı?
Mesela şu an dinlerken evet ya bu benim yılım olacak dedirtecek bir şey aklına geldi mi?
Eğer geldiyse lütfen bölümden sonra bunu unutma.
Hatta yaz bir yere çünkü yazmak niyetlerimizi daha gerçekleştirilebilir kılıyor.
Ha bu arada hani az önce de bahsettim ya kendiniz için bir vizyon panosu yapın diye.
Ama bunu sıradan bir vizyon panosu gibi düşünmeyin.
Hem geçmişinizi hem de geleceğinizi birleştiren bir şey olsun.
Bir tarafta böyle 2024'te öğrendikleriniz, diğer tarafta 2025'te gerçekleştirmek istedikleriniz.
Hani bahsetmiştim bölümün başında da.
Vizyon ve geçmiş vizyon panosu diye.
Bu hem nereden geldiğinizi görmenizi sağlar, hem de nereye gittiğinizi hatırlatır.
Bu bölümü sonuna kadar dinlediğiniz için çok teşekkür ederim.
2025'in hepimiz için güzel sürprizlerle dolu bir yıl olmasını diliyorum.
Kendinize çok iyi bakın ve yeni yılda hayallerinizin peşinden gidin.
Kucak dolusu sevgi ve öpücüklerimi iletiyorum hepinize.
Bir sonraki bölümde buluşmak üzere.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
