
(Yunan) 7: Aşk tanrıçası Afrodit & Çirkin kocası Hephaistos
23 Eylül 2020 · 6 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikincilerMitolojik bir aşk-ı memnu: Afrodit - Hephaistos - Ares
Transkript
Merhaba mitoloji meraklıları.
Şimdi dürüst olalım.
Muhtemelen çoğumuz zaman zaman şunu diyoruz değil mi?
Su gibi kızın yanındaki kazmaya bak ya.
Ya da jilet gibi çocuğun yanındaki kıza bak ya filan.
Jilet gibi tabi de kaç yılından kaldı günceline bilmiyorum.
Kimseye ve hiçbir çifti dış görünüşleri değerlendirmek bize düşmez tabi.
Ki ilişkiler sadece görüntü uyumundan ibaret değildir.
Ama zaman zaman bunu düşündüğünüzü biliyorum.
Bu bölümde mitolojiden buna benzer bir ilişkiyi konuşacağız.
Afrodit ve Hephaistos.
Hikayede bir de Ares var.
Hemen konuya uyumlu müziğimizi girelim.
Afrodite artık biliyorsunuz aşk ve güzellik tanrıçımız, işveri cilveli, daha çok cinsel tüsküyü temsil ediyor.
Hephaistos demirci tanrı, oldukça çirkin ve topal.
Hephaistos'un nasıl doğduğu ve neden bu kadar çirkin olduğu ile ilgili her kaynakta farklı hikayeler var.
Bunların birine göre Hephaistos Zeus ve Hera'nın oğlu.
O kadar çirkin ki doğduğunda Hera ondan utandığı için onu Olympos dağından aşağı fırlatır.
Bu yüzden Hephaistos topağa kalır.
Ancak oldukça yeteneklidir.
Ateşi ve demir işlemeyi çok iyi bilir.
Tanrıların saraylarını, savaş aletlerini, mücevherlerini yapar.
Minik bir bilgi. Bazı eski kabilelerde demir zanaatkarları çok önemli kişiler olduğu için kabileyi terk edip başkalarıyla birlik olmasınlar diye topağa bırakılırlarmış.
Hephaistos'un topalı olması da temsil ettiği zanaata bir gönderme aslında.
Ares savaş tanrısı.
Şiddete ve kan dökülmesine bayılır.
Tanrıların arasında en sevilmeyenlerden biri.
Hikayemize geçelim. Hera bebekken Hephaistos'u reddedip aşağı fırlattı demiştik.
Yalnız daha sonra Hephaistos ondan intikam alır.
Sonunda Hera özür diler ve barışırlar.
Bunların hepsi ayrı ayrı hikayeler.
Asıl hikayemize gelmek için ben kısa kesiyorum.
Bir gün Hephaistos, Aphrodite'i görür ve aşık olur.
Tanrıların kralı ve kraliçesi olan anne ve babasını onunla evlenmek için yalvarır.
Ezeus ve Hera da Aphrodite'i zorla onunla evlendirirler.
Ancak Aphrodite bu evlilikten mutlu değildir.
Gözü dışarıdadır. Üstelik güzelliğiyle birçok başka tanrınınla ilgisini çekmektedir.
Bunlardan biri de savaş tanrısı Ares.
Aphrodite, Ares'le çok tutkulu bir ilişki yaşar.
Fırsat buldukları her gece beraber olurlar.
Ancak güneşin efendisi olan, güneşi oradan oraya sürükleyen Titan Helios görmesin diye...
Helios, Aris ve Aphrodite'i görür ve Hephaestus'u söyler.
Hephaestus çok öfkelenir ve onlardan intikam almak için bir plan yapar.
Çelikten örümcek alandan ince ancak sadece kendisini kaldırabileceği bir ağ yapar.
Aphrodite'in yatağının üstüne fark edemeyecek şekilde asar ve gider bir gün.
O gider gitmez Aphrodite Aris'i çağırır ancak tam yatağa girdiklerinde ağ üzerlerine düşer ve hareket edemezler.
Hephaistos, Arfudit ve Ares'i Olimpos tanrıdaki diğer tanrıları rezil etmeyi planlayarak diğer tanrıları alır eve götürür.
Yalnız Arfudit ve Ares'i o halde gören tanrılar yalnız bu iki aşıkta değil düştüğü durumdan dolayı Hephaistos'a da dalga geçerler.
Eee burası mitolojik dünya.
Tanrıların bile kötü özellikleri var, zaafları var.
Böyle dalga geçebiliyorlar.
Hephaistos bunu beklemiyordur.
Çok bozulur. Ancak daha sonra kendisini aldatan karısını ve aşığını serbest bırakır.
Şimdi biz bu hikayenin neresinden tutalım?
Önce çirkin diye kendi olduğundan bile utanan Hera.
Sen ki tanrıların tanrıçasısın.
Bu nasıl bir narsistlik, beğenilme arzusu ve acımasızlıktır ki kendi öz oğlunu bile kendine yakıştıramayıp ona zarar verirsin.
Üstelik bilmez misin ki senden doğan çocuk senin özelliklerini taşır.
Belki de tüm bu kötü huyların onun yüzüne yansımıştı kim bilir.
Sonra Zeus. Sen ki aşkın karşı konulmazlığını en iyi bilenlerdensin.
Afrodit'i nasıl istemediği bir evliliğe mecbur bırakırsın?
Sonunun böyle olacağını bilmez misin?
Peki sen ne payıs dost?
Birini seninle evlenmeye mecbur edecek kadar çaresiz olmak senin kadar güçlü bir tanrıya yakıştı mı?
Biliyoruz çocukluğunda alamadığın anne sevgisini yerini doldurmak istedin.
Ama gördün ki sevmek zorlu olacak şey değil.
Ya sonra aldatıldığın diye öfkeyle hareket edip milleti kendine güldürdüğüne değdi mi?
Tabii ki suç senin değil ama intikam hırsıyla zayıf yönünü tüm çıplaklığıyla göstermeden önce keşke bir daha düşünseydin.
Kapatmadan önce hikayeden son bir kare paylaşalım Marvel filmlerindeki gibi.
Bu olaydan sonra Ares uyuyakaldığı için başına bu işleri aşan nöbetçisi Elektron'u horoza çevirir.
Elektron antik Yunanca horoz anlamına geliyor.
Bu lanettendir ki horozlar hala güneşte olmadan öterler.
Son son bir bilgi.
Ares'in Roma mitolojisindeki adı Mars, Arfudit'in adı ise Venüs'tür.
Erkekler Mars'tan kadınlar Venüs'ten söyleme bakın nerelere dayanıyormuş.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
