
(Yunan) 60: Sonsuz cezalar serisi - 1: Danaidler: 50 damat & 50 gelin
2 Mayıs 2022 · 12 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Yunan mitolojisindeki sonsuz cezalar serisine başladık. Düğün, katliam, aşk, ceza ne ararsanız bu bölümde.
Instagram: @mitolojikinciler
Reklam ve İş birlikleri için: info@podcastbpt.com
Transkript
Merhaba mitoloji merakları.
Mini mitlerle bir seriye başlamak istedim.
Yunan meteorolojisinde tanrılar ve insanlar eylemlerinin karşılığında cezalandırılabilirler.
Önceki bölümlerde bu konuda birçok örnek gördük.
Bu cezaların bazıları sonsuz şekilde tekrarlanmak üzere verilmiştir.
Örneğin Zeus'un Prometheus'u insanlara ateşi verdiği için cezalandırışını düşünün.
Her gün bir kartal gelip Prometheus'un ciğerini kemiriyor, ertesi gün ciğer kendini yeniliyor ve kartal gelip tekrar kemiriyordu.
Yani sonsuza kadar tekrar eden bir işkence.
Prometheus bir gün bu işkenceden kurtulmuştu, özgür bırakılmıştı ama bırakılmayanlar da var.
Bu seride kısaca o örnekleri konuşacağız.
Sevinin ilk bölümünü Danaidlere ayırdım.
Danaidler, Kral Danaos'un elli kızına verilen isimdir.
Ama önce Kral Danaos'un hikayesinden biraz bahsedelim.
Kral Danaos, Mısır Kralı Belus'un oğludur ve İciptus adında bir ikiz kardeşi vardır.
Başka kardeşleri de vardır ama özellikle bu ikiz kardeşleri vurgulamamın bir sebebi var.
Bu arada dikkat ederseniz Mısır kralı da bir Yunan.
Yani çocukları da öyle.
Böyle de bir hikaye.
İciptus büyüdüğünde Arap yarımadasının kralı olur.
Danaos da Libya'nın.
Ancak ikisi de Mısır'ın kralı olmaya adaydır.
İkisinin de orada gözü vardır.
Dikkat ederseniz Yunan mitolojisi ne zaman Arap yarımadası, Mısır falan konuşuyoruz.
Çünkü Yunanlar hem zaman içinde Mısır'la kültürel etkileşimde bulunmuşlar hem de mitolojik hikayelerde Mısır'ın Yunan krallar tarafından yönetildiğini söyleyerek bir nevi orada hak iddia etmişlerdir aslında.
Neyse hikayeye dönelim.
Danaos'un farklı farklı kadınlardan 50 tane kızı olur.
Bunlara Danaid adı verilir.
İciptus'un da 50 oğlu olur.
Bakın kaderin oyununa.
Bu iki kardeş arasında İciptus daha hırslı olandır.
Sürekli yeni topraklar ele geçirerek krallığını büyütür.
O kadar ki sonunda bir gün o zaman farklı bir isimle anılan Mısır topraklarına kendi adını verir.
İciptus yani İcipt, İngilizce'de Mısır anlamına gelen kelime.
İcittus, Danaos'un elli kızının kendi elli oğluyla evlenmesini emreder.
Bu sayede Danaos'un elindeki topraklarda da hak iddia ederek hükümdarlığını daha da genişletmeyi hedeflemektedir.
Ancak Danaos bunu kabul etmez.
Onun yerine kaçmayı seçer ve bunun için savaş ve strateji tanrısı Athena'dan aldığı akılla büyük bir gemi inşa eder.
Danaos elli kızıyla beraber gemisini atlayıp Argos'a doğru yola çıkar.
Yolda uğradıkları Rodos odasında da tanrıçaya minnetini sunmak için onun adına bir tapınak inşa eder.
Sonunda Argos'a varırlar ve kraldan sığınma talep ederler.
Kral... Başta bu konuya biraz şüpheli yaklaşır.
Çünkü sonuçta Danaos'u koruması altına almak demek, İciptus'un kendisine de savaş ilan edeceği anlamına gelir.
Ama Danaos da bir kral olduğu için ve Zeus'un sevgililerinden biri olan Io'nun soyundan geldiği için, önceki bölümlerden hatırlarsınız Io'yu, halk kabul etmesi için krala baskı yapar ve kral da
bu sığınma talebini kabul etmek zorunda kalır.
Ama gelin görün ki bir zaman sonra Danaos krallıkta hak iddia eder.
Yunan şehir devletlerinin hanedanlarının çoğu bir yerden birbirleriyle akraba oldukları için sonradan böyle anlaşmazlıklar çıkabiliyor.
Yani neymiş? Evinizin kapılarını kime açtığınıza, kim dardayken yardım ettiğinize dikkat etmek gerek.
İki kralın taht üzerinde iddia ettiği hakları halktan oluşan bir jüri dinler ve ikisini de eşit derecede haklı bulur.
O yüzden karar ertesi güne ertelenir.
Ertesi gün şöyle bir olay yaşanır.
Bir boğanın liderlik ettiği bir öküz sürüsüne dışarıdan bir kurt gelip dadanır.
Olayı izleyen jüri boğayı Argos'un o anki kralına, kurdu da kral Danaos'a benzetirler.
Sonradan gelip sürüye hakim olmaya çalıştığı için yani.
Hayvanlar arasındaki bu mücadelede kurt boğaya galip gelir ve sürünün hakim olmayı başarır.
Bunun üzerine jüri kral Danaos'un Argos'un yeni kralı olması gerektiği yönünde karar verir.
Çünkü tanrıların böyle istediğini düşünürler.
Gördüğünüz gibi antik dönemde yaşamak tehlikeli.
Böyle birkaç hayvan arasındaki bir olayı bile tanrıların hükmü diye yorumlayıp kral devirebiliyorlar.
Bu arada kurdu sürüye Apollo'nun getirdiğine inanıyorlar.
Çünkü Apollo'nun kurt Apollo diye bir sıfatı var.
Hatta daha ilgincini söyleyeyim size alıca karanlık Apollo diye bir sıfatı bile var.
Neyse bu olayla Danos Argos'un kralı olur ve teşekkür etmek amacıyla kentte Apollo adına bir tapınak inşa ettirir.
Yıllar boyunca da Argos'u yönetir.
Gün gelir oğullarını Danaidlerle evlendirme hevesinden vazgeçmeyen İciptus oğullarıyla beraber Argos'a varır ve ya kızlarını oğullarınla evlendirirsin ya da Argos'u alırım diye Danaos
'u tehdit eder. Danaos bir savaşa girip bu güzelim kenti helak ettirmemek için İciptus'a tamam der.
Kızlarımı oğullarına vereceğim.
Danaus tamam der demesine ama kızlarını İcittus'un oğullarıyla evlendirmek gibi bir niyeti asla yoktur.
Bu yüzden onlara düğün gecesi kocalarını öldürmelerini tembih eder ve hepsine gizlice birer hançer verir.
Düğün biter tüm çiftler odalarına çekilirler.
Düşünsenize elli oda böyle yan yana falan.
Hani o kadar odayı da nereden bulacaksın?
Ve elli kızdan kırk dokuzu kocaları kendilerine yaklaştığı anda onları öldürüp başlarını lerna bataklığına atarlar.
Kızlardan sadece bir tanesi Hipermnesra adındaki kız kocasını öldürmez.
Çünkü düğün gecesi bakire kalmak istediğini adama söylemiştir ve adam da kabul etmiştir.
Birbirlerine aşık olurlar böyle birbirlerine dokunmama sözü vererek.
O yüzden kız adama kıyamaz.
Ancak kızının emirlerine uymamasına çok kızan da...
Thanos onu mahkemeye teslim eder ve çok ağır bir ceza almasını bekler.
Ancak tam o sırada aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite kızın yardımına koşar.
Mahkeme sırasında bir anda belirir ve kız ne yaptıysa aşkından yaptı, onu cezalandıramazsınız diyerek Hipermnes'i kurtarır.
Hikayenin devamında bazı versiyonlara göre Kral İciptus oğulları gibi kendisinin de öldürülmesinden korkarak Argos'tan kaçar.
Bazı versiyonlara göre ise Kral Danaos'u öldürerek oğullarının intikamını alır.
Gelelim kocalarını öldüren 49 kıza.
Athena ve Hermes onları kutsar ve günahlarından arındırır.
Danaos'un tanrılarla arası çok iyi biliyorsunuz.
Zırt bir tapınak yaptırıyor ondan olsa gerek.
Bu sırada kentte su kıtlığı çıkar.
Çünkü Poseidon'un Argos kentine çok eskiden gelen bir öfkesi vardır.
Argos halkı zamanında tıpkı Atinalıların yaptığı gibi koruyucu tanrıları olarak Poseidon yerine Athena'yı seçtiği için Poseidon kentteki tüm su kaynaklarını kurutmuştur.
Bu yüzden Danaos da ara sıra kızlarını su taşımaları için yakın çevrelere göndermektedir.
Bir gün kızlardan Amimon adındaki Danaid yakın bir yerden su getirmeye gittiğinde birden ayağının altında bir şeyin kıpırdadığını fark eder.
Bir de bakar ki o da ne?
Uyuyan bir satir. Kız onu yanlışlıkla uyandırınca satir de şehvetli ve karaktersiz bir yaratık olarak direkt kızın üstüne atlar.
Ama o sırada buna şahit olan Poseidon kızı satirin elinden kurtarır, ona aşık olur ve onunla evlenir.
Kaldı 48 kız.
E tamam da bu kızların sonunda bir gün evlenmesi gerek.
O yüzden kral Danaus talipler arasından seçtikleriyle kızlarını evlendireceğini duyurur.
Ancak kızların ilk kocalarının başlarına gelenlerden korkan hiçbir erkek onlara talip olmaz.
Bunun üzerine Danaus taliplerden hiçbir düğün hediyesi, çeyiz, altın bilmem ne vs.
istemeyeceğini duyurur. Ondan sonra talipler çıkıp çıkıp gelmeye başlar.
Ne önemli bir teşvikmiş arkadaş.
Gören de sanır Türkiye'de kız veriyor adam.
Danağız talipler arasında bir koşu yarışı başlatır.
Koşuyu ilk bitiren aday 48 kızdan istediğini seçecek.
İkinci bitiren aday kalan 47 kızdan istediğini seçecek filan derken bu böyle gidecek ve son bitirende son kalan kızla evlenecek.
Böylece hepsi evlenmiş olacaktır.
Yarış bu şekilde yapılır ve tüm Danaidler evlenmiş olurlar.
Bu sırada hani kocasından bakire kalmayı talep eden Hipermnesra vardı ya o da fikir değiştirir ve birkaç çocuk yapar.
Biliyorsunuz aileden birini öldürmenin günahı çok büyüktür.
Yaşarken Hermes ve Athena onları kutsadıkları için Elinyelerin işkencelerinden kurtulsalar da kocalarını öldüren bu 49 kız öldüklerinde ölüler diyarının cehennemine yani Tartaros
'a götürülürler ve orada dibi olmayan bir küvete testiyle su taşıyarak onu doldurmaya çalışmakla cezalandırılırlar.
Küvet dolunca orada yıkanacaklar ve günahlarından tamamen arınacaklardır.
Ve kızlar sonsuza kadar aynı döngüde su taşıyıp duruyorlar.
Yani günahlarını bir türlü temizleyemiyorlardır.
Bazı versiyonlarda küvet dipsiz bir küvet değil de bir tarafından sızıntılı bir küvet olarak anlatılır.
Hani havuz problemlerinde bazı musluklar havuzu doldururken bazıları da boşaltırdı ya.
Onun gibi küvet bir yandan da olsa da onu boşaltan bir delik vardır ve bu yüzden asla dolmaz.
Hikayenin çok cani bir tarafı olsa da bir yandan düşününce zorla birisiyle evlendirilmek de baya canice.
Mitolojinin aterkil bakış açısı ne olursa olsun kızların cezalandırılması gerektiğini söylüyor.
Ama şükürler olsun ki modern literatürde bu hikaye genelde zorla evlendirilmenin kötülüğünü anlatmak için çokça kullanılmış.
Mesela Dan Olsun Kızlar adında bir roman var.
1894'te yazılmış. İngiltere'de geçiyor ve zorla yapılan bir evliliği anlatıyor.
Pazartesi Cumartesi'den Başlar adındaki fantastik bir roman da hikayeyi yeniden ele almış ve kızların cezasını onlara yapılan baskıyı hafifletici sebep göstererek değiştirmiş.
Danaidlerin fıçısı diye bir tabir kalmış bu hikayeden.
Bir türlü tamamlanamayan, sonuca ulaşmayan bir iş için boşa verilen çabayı anlatacağınız durumlarda artık siz de bu tabiri kullanabilirsiniz.
Umarım hiç kullanmanıza gerek kalmaz çünkü bu müebbet durumlar oldukça yıpratıcı ve sinir bozucudur.
Ünlü besteci Antonio Salieri'nin Danaidlerin hikayesinden esinlenerek oluşturduğu bir eseri var.
Spotify'daki mitolojik inciler müzikleri isimli çağma listemize bir parçasını ekledim.
Hikayeye başka bir açıdan bakarsak kadınların evlenince...
nasıl büyüdükleri aileleri ve yeni aileleri arasında kaldıklarını görüyoruz.
Bir yanda kocanız var, bir yanda babanız.
Ateerkil düzende normalde bekarken sizin üzerinize söz söyleme hakkı babanızdadır.
Evlenince kocanıza geçer.
Ama bu hikayede kızlar arada kalıyorlar ve babalarını seçiyorlar.
Çünkü kocalar daha yeni ve kendi istedikleri adamlar değiller.
Yani aslında günümüzde hala bazı insanların evlendiklerinde bir yandan büyüdükleri aile, bir yandan yeni kurdukları aile arasında kalmalarına bakarsanız Bu bayağı antik bir problemmiş.
Hikayenin yorumunda Madeline Miller'ın da bakış açısını size anlatayım.
Ona da aşırı katılıyorum.
Madeline Miller diyor ki dikkat edin öldüklerinde kızlar cezalandırıldı.
Okey çünkü kocayı öldürmek günah.
Ama katliam planını yapan ve kızlarına öldürün emrini veren baba cezalandırılmadı.
Bu nasıl bir adaletsizlik?
Yani kadınsan kocanı öldüremezsin.
Öldürürsen sonsuza kadar affedilmeyeceksin.
Ama erkeksen ve bir katliam planı yapıp uygularsan sana ceza yok.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
