
(Yunan) 6: Narcissus & Echo: Narsistliğin sonu
14 Eylül 2020 · 4 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikinciler
Transkript
Merhaba mitoloji merakıları.
Bu sabah uyanıp aynaya baktım.
Allah'ım dedim bu güzellikte kim?
Böyle harika, böyle mükemmel bir insan olabilir mi ya?
Aa! Benmişim demiyorum tabii ki.
Kendimi seviyorum.
Son yıllarda popüler olan canım kendi bakımına da katılıyorum ama kendime tapmıyorum tabii ki.
Kendini sevmek sağlıklı bir şey iken narsistlik kendine aşık olma derecesinde bir kişilik bozukluğudur.
Şimdi bunun mitolojide nasıl anlatıldığına bakalım.
Hikayemizin başlıca karakterleri narsisus, eko ve nemesis.
Narsisus, narkisos diye dokunabiliyor.
Ben narsisus diyeceğim. Irmak tanrısı Kepisos ve su perisi Liriope'nin oğlu.
Çok yakışıklı ve kendini beğenmiş bir avcı.
Eko bir su perisi.
Çok geveze. Zeus su perileriyle vakit geçirmek istediğinde kıskanç aşı Hera'yı oyalaması için Eko'yu kullanıyor.
Nemesis intikam ve adalet tanrıcısı.
Bazı kaynaklarda Eko'nun annesi olduğu da söyleniyor.
Hikaye şöyle. Hera bir gün Echo'nun kendisini Zeus'un ne işler çevirdiğini anlamasın diye oyaladığını fark eder ve bu geveze periyi bir daha konuşamamak sadece karşısındakini son kelimesini tekrarlamak üzere lanetler.
Echo yani yankı kelimesi dilimize buradan gelir.
Echo bir gün ormanda dolaşırken yakışıklı Narcissus'u avlanırken görür.
Ona aşık olur. Seslenmek istese de Hera'nın lanetinden dolayı tek kelime edemez.
Çalı arasına saklanan Echo'nun ayak seslerinden ürken Narcissus kim var orada diye seslenir.
Eko sadece orada diye cevap verir.
Narsisus tekrar sorar.
Kimsin sen? Eko sadece sen diye seslenir.
Narsisus benimle dalga mı geçiyorsun der.
Eko sadece geçiyorsun diyebilir.
Üzerine kızan narsisus okunu çıkarır ve sesin geldiği yöne doğru fırlatır.
Ekoyu yaralamıştır.
Hikayenin bundan sonrası kaynaklarda farklı farklı anlatılır.
Ben sevdiğim tarafını anlatacağım.
Yaralanan eko hem acısından hem üzüntüsünden zamanla ölür ve bir kayaya dönüşür.
Yani yankılara sebep olan bir kayaya.
Kızının ölümüne çok kızan intikam tanrıcısı Nemesis, Narsisus'u kendine aşık olmakla cezalandırır.
Narsisus bir gün ormanda gezerken çok susar ve bir gölün kenarında oturur.
Su içmek için uzandığında gölle kendi görüntüsünü görür ve aşık olur.
Elini uzatır ama ulaşamaz.
Suya atlar. Görüntüye doğru yüzdükçe görüntü kendinden uzaklaşmaktadır.
Nefessiz kalıncaya kadar derinlere gider.
Sonunda su peyleri onu gölün dibinden kurtarıp gölün kenarında bir ağaca bağlarlar.
Narsisus aşkından gözünü görüntüden alamamaktadır.
Yemeden içmeden kesilir.
Sadece görüntüyü izler ve zamanla eriyip biter.
Ve narkisos yani nergis çiçeğine dönüşür.
Nergis çiçeğinin adı da buradan geliyor.
Peki hikaye bize ne anlatıyor?
Sonunu düşünmeden hareket edeceği kadar kendini beğenmiş olmanın cezalandırıldığını görüyoruz.
Çok konuşanın sesinin kesildiğini de.
Yani aslında adalet ve denge önemli.
Kendini beğenmiş birinin en ufak bir çalı sesinden nasıl ürktüğünü görüyoruz.
Ki bu bence günlük hayatta narsist insanların o büyük egolarının altında en ufak bir yorumu bile kendilerine test olarak algılamalarına güzel bir gönderme.
Kendini beğenmiş birine aşık olmanın ekoya acı ve ölüm getirdiğini ve tabii ki narsistus tarafında kendine aşık olmanın ölümcül sonunu ve yalnızlığını görüyoruz.
Kendinizi sevdiğiniz ama bir narsisus olmadığınız günler diliyorum.
Ha bu arada etrafınızdaki narsisuslara da dikkat edin.
Aman diyeyim onlara eko olmayın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
