
Hiç olacakları görüp kimseyi inandıramadığınız oldu mu?
Cambly ücretsiz deneme dersi linki: https://cambly.biz/60pandora
Kod: 60Pandora
Transkript
Merhaba mitoloji meraklıları.
Bugünkü bölümümüzde Truva Savaşı'nı konuşurken kendisinden pek söz etmediğimiz ilginç bir karakteri Cassandra'yı konuşacağız.
Bu hikayede adını duyacağınız en önemli karakterler Apollo ve Cassandra.
Apollo bildiğiniz gibi Zeus'un oğlu.
Işığın, müziğin, sanatın, şifanın tanrısı ve geleceği görme, kehanette bulunma güçlerine sahip.
Cassandra, Truva düşmeden önceki kral Priamos ve karısı Hecabe'nin en güzel kızı.
Yani Prens Hector ve Paris'in kız kardeşi.
Kendisine Alexander dendiğini de duyabilirsiniz ama Cassandra olarak bilin bence daha iyi.
Bazı söylencelere göre Cassandra Apollo'nun rahibelerinden biridir ve bakiredir.
Apollo çok bağlıdır ve onun ve kehanet merkezindeki rahibesi Pitya'nın geleceğe görme yeteneğine sahip olmayı her şeyden çok istemektedir.
Zamanın çoğunu bir prenses olmaktan çok bir rahibi olarak Apollo'nun tapınağında geçiriyordur.
Bir gün Apollo bu güzel kızı görür ve ona aşık olur.
Apollo da baya şıpseydi tanrılarımızdan bildiğiniz gibi.
Hatta Zeus da Cassandra'ya göz koymuştur ama Apollo'nun kendisinden önce davrandığını görünce vazgeçer.
Apollo geleceğe görme arzusuyla yanıp tutuşan bu kıza onu elde etmek için şöyle bir teklifte bulunur.
Benimle beraber ol ben de sana geleceğe görme yeteneği bahşedeyim.
Cassandra bu teklifi heyecanla kabul eder.
Bir söylenceye göre Apollo kızın ağzına tükürerek kehanet yeteneğini ona geçirir.
Siz yine de ne olur ne olmaz ağzınıza tükürenlere dikkat edin efendim.
Başka bir söylenceye göre bir gün Cassandra tapınakta uyuyakaldığında bir yılan gelip onun kulağını yalamıştır ve Cassandra'ya geleceği görme yeteneği kazandırmıştır.
Keşke bir yılan bizim kulağımızı yalasa da biz de böyle bir anda çok istediğimiz bir şey yapabilmeye başlasak değil mi?
Mesela İngilizce öğrenmek ya da şakır şakır konuşmak gibi.
Ama merak etmeyin arkadaşlar.
Kulağımızı yalayıp bize yetenek kazandıran bir yılanımız olmasa da Cambly var.
Birçoğunuz artık online İngilizce platformu Cambly'i duymuşsunuzdur.
Ben de birkaçtır seve seve öneriyorum.
Çünkü mitoloji merakı olan, mitolojik gezi yapmak için ta Yunanistan'a gitmiş biri olarak İngilizce'ye akıcı konuşmanı gezerken hayatı nasıl kolaylaştırdığını, oralara adapte olup aradığınızı kolayca bulabilmeyi nasıl rahat hale
getirdiğini iyi bilenlerdenim.
O yüzden size bu konuda destek olmak isteyen Cambly'e de çok teşekkür ediyorum.
Çünkü süper bir bahar kampanyası var şu an.
Henüz denemediyseniz hemen ücretsiz hesap oluşturup ilk dersinizi ücretsiz alıp dilediğiniz paketi de 60 Pandora koduyla %60 indirimle alabilirsiniz.
Yılın bu en büyük ve kısa süreli geçerli kampanyasını kaçırmayın derim.
Mesela kendinize bayram hediyesi olarak bunu alın bence.
Hem de kendi de aldığınız bir dersi tekrar izleyebiliyorsunuz.
Yani aldım unuttum gitti falan yok.
Süper değil mi? Kodu ve linki bölümün açıklamasına bırakıyorum.
Şimdi dönelim Cassandra'ya.
Cassandra Apollo ile bir anlaşma yaptı.
Yılan kulağını yaladı ve Cassandra geleceği görme yeteneğine sahip oldu.
Bu olaydan sonra Cassandra'nın hayatı değişir.
Aşırı mutludur. Ama tabi anlaşma gereği Apollo da verdiği yeteneğin karşılığını ister.
Cassandra'nın onunla yatması gerekiyordur.
Ancak ömrünün sonuna kadar bakire kalmak isteyen Cassandra Apollo'ya verdiği sözü tutmaz ve onunla birlikte olmayı reddeder.
Bunun üzerine Apollo çok öfkelenir ve verdiği yeteneği geri alır diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Neden? Çünkü tanrılar bir intikam fırsatını kaçırmazlar.
Apollo verdiği yeteneği Cassandra'dan almaz ama onu lanetler.
Geleceği gör ama söylediklerine hiç kimse inanmasın der.
Çok fena bir intikam değil mi?
İşte o saatten sonra bu yeteneği Cassandra'ya zevk değil acı vermeye başlar.
Mesela bir çoban olarak prens olduğundan habersiz yetiştirilen Paris saraya geri döndüğünde Cassandra onun Truva'ya acı ve kan getireceğini görür.
Onun yüzünden Truva da taş taş üstüne kalmayacağını görür.
Ama ne kadar söylese de kimseyi inandıramaz.
Herkes ona geleceği gördüğünü zanneden bir deli gözüyle bakmaya başlar.
Hatta babası kral Priamos bu kız delirdi diye ondan vazgeçer ve onu bir odaya kapatıp başına bakıcılar diker.
Paris bir prens olarak artık babası tarafından dostça bir ziyaret için Sparta'ya gönderilmeden önce Cassandra olacakları görür ve onun Sparta kraliçesi Helen'i Truva'ya getireceğini ve ikisinin korkunç
bir savaşa sebep olacağını söyler ama tabii ki yine kimse ona inanmaz.
Paris gerçekten de Sparta'dan Helen'i kaçırıp döner ama hala kimse Cassandra'ya inanmaz.
Bakın kızın dediğinin çıktığını görüyorlar hala inanmıyorlar.
Lanet gözlerini bu kadar kör etmiş durumda.
Tüm bu olanlara kızan ve Helen yüzünden krallığın çökeceğini gören Cassandra öfkesinden Helen'in altın peçesini çeker ve saçlarını da beraberinde yolar.
Ama bu hareketleri onun sadece öfkeli bir deli olarak görülmesine sebep olur.
Çünkü kimse ona inanmıyordur.
Ve Cassandra öfkelendikçe öfkeleniyordur.
Netflix'teki Troy dizisinde Cassandra'yı oynayan oyuncu onun boğuştuğu hisleri çok iyi anlatmış.
İzlemenizi öneririm. Asiklios'un anlatımına göre Cassandra bu acısıyla şöyle yakarır.
Apollo. Apollo, tüm yolların tanrısı ama benim için sadece ölüm.
Bir kez daha ey sen yok edici, beni mahvettin.
Sen eski aşkım.
Cassandra o kadar güzeldir ki Truva Savaşı boyunca talipleri çıkmaya devam eder ve babası Kral Priamos kendilerinin tarafında savaşmaları karşılığında Cassandra'ya onları vereceğini söyler ve böylece birçok kişiyi
kendi taraflarına çeker.
Hem kıza inanmıyor hem de onu böylece kullanıyor yani.
Aka ordusu tahta at numarasını yaptığında Cassandra bu atı görür görmez rahatsız olur.
Bunun bir oyun olduğunu, bu atı şehre almamaları gerektiğini söyleyip durur.
Aşırı gergindir ama her zaman olduğu gibi yine kimse ona inanmaz.
Atı içeri alırlar ve akalıları geri püskürttük savaşı kazandık diye ziyafet yaparlar.
Sarhoş olup danslar ederler ve onları uyarmaya çalışan Cassandra'ya hakaret ederler.
Koskoca prensesin geldiği duruma bakın.
O kadar korunmasız kalmış durumda ki herkes onunla dalga geçiyor.
Cassandra öfkeyle bir eline balta bir elini meşale alıp atı yok etmeye çalışır ama Truvalılar onu durdururlar.
Ancak bildiğiniz gibi gece yarısı atın içinden akalılar çıkıp şehri ele geçirir.
Yani Cassandra yine haklı çıkar.
Aka ordusu galip gelip Truva düşünce Akalılar şehri yağmalayıp buldukları tüm erkekleri öldürürler.
Kadınlara da yapmadıklarını bırakmazlar tabi.
Ajax adındaki bir savaşçı da Atene tapınağına sığınmış.
Tahta bir Atene heykeline sarılmış duran Cassandra'yı bulur ve ona tapınakta tecavüz eder.
Atene başta olmak üzere tüm tanrılar buna çok öfkelenirler ki düşünün Atene Akalıların tarafındaydı aslında.
Hatırlayın... Truva savaşı bitip Aka ordusu evlerine dönerken onların Truvalılara yaptığı haksızlıklardan, gaddarlıklardan ötürü Akalıların tarafında olan tanrılar bile onlara kızıp yolda çok büyük badireler atlatmalarına
veya ölmelerine sebep olmuşlardı.
Kassandra'nın tapınakta tecavüz edilmesi de bunlardan biridir.
Cassandra'ya tecavüz eden Ajax adındaki savaşçı gemisine binip eve dönüş yolunda yelken açtığında Athena onun gemisine bir yıldırımın isabet etmesini sağlar.
Gemi paramparça olur ama Ajax karaya çıkmayı başarır.
Ve sonra da ben Athena'nın beni öldürme niyetine rağmen hayatta kaldım diye övünür.
Ah dostum sıvamak diye buna derler.
Tanrılara karşı ki bir en büyük günahtır.
Ona gıcık olan Poseidon, Tridenti ile kaya vurduğu gibi kaya ikiye ayrılır ve Ajax fırtınalı denize düşüp boğulur.
Ak ordusunu yöneten kral Agamemnon, ülkesine dönerken Cassandra'yı esir olarak yanına alır.
Yani Cassandra ile yatar o da.
Hatta hatırlarsınız Agamemnon'u öldüren karısı Clitamineste ne demişti?
O yatağımıza başka bir kız aldı demişti değil mi?
İşte o kız Cassandra.
Ve Cassandra, Agamemnon'un iki çocuğunu hamile kalmış durumda bu arada.
Neyse Agamemnon ülkesine Cassandra ile beraber döner.
Cassandra bu sırada hala kehanette bulunuyordur.
Mesela Agamemnon'un karısı tarafından banyoda öldüreceğini görür.
Ona ölümü hak ettiğine dair şöyle bir kehanette bulunur.
Babam Truva ile beraber gömülü.
Kardeşim Truva'nın kalesi.
Öldü. Senin eski güzelliğini ya da yanmış gemilerin sıcağında ellerini ısıttığını görmüyorum.
Ama yırtık uzuvlarını ve o meşhur omuzlarının ağır zincirlerle savrulduğunu görüyorum.
Ama tabii ki Agamemnon da ona inanmaz.
Cassandra sürekli korku ve endişeyle dolu ve zihni kötü görüntülerle kaplanmış bir şizofren gibi görülmektedir.
Hatırlarsınız Agamemnon evine döndüğünde karısı Ayşe ile beraber onu banyoda öldürür ve Cassandra'yı da onunla beraber öldürürler.
Virgil'in Aneid adlı destanına göre Cassandra Truva'nın başına gelecekleri, Agamemnon'un ve kendisinin ölümünü, kendilerini öldüren Critemnestra ve aşığının, Agamemnon ve Critemnestra'nın çocukları
Elektra ve Orestes'in elinde öleceğini, hatta Truva'dan kaçmayı başarabilen kuzeni Aeneas'ın Roma'da yeni bir ulus kuracağını önceden görmüştür.
Bir söylenceye göre de Cassandra, Agamemnon'la beraber Truva'dan ayrılırken bilerek orada bir sandık bırakır.
Bu sandık demirci tanrı Hephaistos tarafından yapılmıştır ve içinde şarap tanrısı Dionysos'un resmi vardır.
Bu sandık Truvalılara Zeus tarafından armağan edilmiştir.
Cassandra sandığı bilerek orada bırakır ve Truva'yı yağmalamakta olan akalı krallardan Euryplus sandığı kendi payını alır, içinde ne var diye açıp Dionysos'un resmini gördüğü anda çıldırır.
Çılgınlık, çılgın partiler, kendinden geçmeler Dionysus'a çok bağlantılı biliyorsunuz.
O yüzden bu hikayede güzel bir nüans olmuş bence.
Cassandra bir ölümlü olmasına rağmen Yunan mitolojisine yer edilmiş önemli bir karakter.
Bunu Avrupa'nın türlü yerlerinde kendisi adına yapılan heykellerden, tablolardan görebilirsiniz.
Mesela Paris'te Cassandra'nın Athena'ya sığındığı anı tasvir eden bir heykeli bulunuyor.
Fransız filozof Gaston Bachelard'ın 1949'da ortaya attığı Cassandra sendromu ya da Cassandra kompleksi adı verilen bir durum var.
Daha çok bilimde, politikada ya da psikolojiye kullanılan bir metaformuş bu.
Bir konuda doğru bir uyarı, bir alarm verildiğinde ama kimse o alarma inanmadığında bu duruma Cassandra sendromu adı veriliyormuş.
Ben bu kez hikayede Apollo'yu suçlayamıyorum.
Çünkü Cassandra'ya hak ettiği bir cezayı verdi aslında.
Çünkü bir anlaşma yaptılar ve Cassandra sözünü tutmadı.
Ama sonrasında olanlar için tabii Cassandra'ya çok acıyorum.
Hani bazen birilerini bir konuda çok uyarırsınız.
Duruma dışarıdan bakıp olabilecekleri söylersiniz.
Ama o kişiler o kadar geniş bakamadıkları için size inanmaz.
Hatta sizi küçümser.
Ama sonra dediklerinizi yaşarlar ya.
Daha kötüsü eğer Cassandra gibi size inanmayan bu insanları önemsiye onlarla beraber yaşıyorsanız onların başına gelen şeye oh canıma değdi diye sevinemezsiniz.
Çünkü onlarla beraber sizin de canınız yanar.
İşte Cassandra'nın laneti budur.
Theatre of Tragedy'nin bu hikayeyi anlattığı Cassandra adlı bir şarkısı var.
Spotify'daki Mitolojik İnciler Müzikleri isimli çalma listemize ekledim.
Abba'nın Üzgünüm Cassandra, Sana İnanmadım dediği Cassandra adında ona iade itibarda bulunduğu bir şarkısı var.
Ünlü bir şarkı, onu da ekledim.
Yazar Chrystia Wolf'un eşiyle çıktığı Yunanistan gezisinde etkilenip yazdığı Cassandra isimli bir romanı var.
Roman Cassandra'nın bakış açısıyla savaş ve ateerkil düzen eleştirisi yapar ve ileri görüşlü olmayanlarla beraber yaşamak zorunda olan ileri görüşlü insanların toplumda çektiği acıya yani
yaşadıkları Cassandra lanetine gönderme yapar.
Robinson Jeffers'ın Cassandra adlı bir şiiri var.
Maalesef Türkçesini bulamadım.
O yüzden çevirmeye çalışacağım.
Şiir çevirisi kolay değildir.
Kafesini tutturmak vesaire gerekiyor biliyorsunuz ama ben onu gözetmeden dümdüz çevireceğim size ve böylece veda edeceğim.
Yalnız öncesinde size şu soruyu soruyorum.
Sizin hiç içinde bulunduğunuz toplumda Cassandra laneti yaşadığınız oluyor mu?
Dikip baktığı gözleri ve duvarın taşlarına takılan uzun beyaz parmakları olan deli kız.
Fırtınadan sonraki enkaza dönmüş saçlar ve kilitlenmiş bir ağız.
Fark eder mi Cassandra, insanların senin acı pınarına inanıp inanmaması?
Gerçekten erkekler gerçeklerden nefret ederler.
Yolda bir kaplanla karşılaşmayı yeğlerler.
Bu nedenle şairler gerçekleri yalanla tatlandırırlar.
Ama din satıcılar ve siyasi adamlar pıçıdan dökerler eski yalanların üstüne yeni yalanları ve kibar bilgelik övülür.
Zavallı kaltak, akıllı ol.
Hayır. Hala bir köşede erkeklere gerçeğin kabuğunu mırıldanacaksın.
Ve tanrılar iğreniyor.
Senden ve benden, Cassandra.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
