
(Yunan) 54: Olimpos'un playboyu Zeus ve aşkları
8 Mart 2022 · 33 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Nedir bu Zeus'un çapkınlığı böyle? Hera, Danae, İo, Semele, Ganymede ve daha birçokları...
Olimpos magazinine hazırlanın, sonra mitolojinin mesajını fark edince rahatlayın. Korkunç Lamia hariç. Onu duyunca rahatlamayacaksınız.
Instagram: @mitolojikinciler
Reklam ve İş birlikleri için: info@podcastbpt.com
Transkript
Merhaba Mitoloji Merakları.
Bu bölümde çoğunuzun gıcık olduğu Zeus'un çapkamık hikayelerini konuşacağız.
Bu arada Zeus'a özel bir bölüm yapmadığımı fark ettim.
Onu da belki bir gün yaparım ama bu bölümü özel olarak onun aşk hikayelerini ayırdım.
Zeus'u biliyorsunuz. Titanlardan sonra evrenin yönetimini ele alan tanrıların başı o.
Yani tanrıların tanrısı.
Muhtemelen onun Hera ile olan evliliğini hepiniz ezbere biliyorsunuzdur.
Ama Hera Zeus'un tek evliliği değil.
Kendisi birçok kez evlenmiş ve bazıları evliliklerinden bazıları da evlilik dışı olmak üzere birçok çocuğun dünyaya gelmesine sebep olmuştur.
Şimdi Zeus'un aşk hikayelerine tek tek bakalım.
Neden bu kadar çapkın olduğunu ise bölümün sonunda konuşacağız.
1. Metis Zeus ilk evliliğini kuzenin bilgelik tanrıçası yani Titan tanrıça Metis ile yapar.
Bu arada bu ilk evlilik birinci maddeye denk geldi ama diğer maddeleri sırayla anlatmıyor olacağım bilginiz olsun.
Yani öyle denk geldi diye söylüyorum sırayla anlatıyorum sanmayın.
Hatırlayın Zeus kardeşlerinin yutan babası Kronos'tan Metis'in verdiği akıl sayesinde kurtulmuştu.
O yüzden bilge Metis'in kendisine iyi bir eş olacağını düşünür ve onunla evlenir.
Bir süre sonra Metis hamile kalır.
Gelin görün ki tıpkı kendinden önceki hükümdarlar gibi Zeus'u da alır bir korku.
Çünkü babası Kronos ve büyükannesi Gaia, Metis'ten bir kız doğarsa bir de erkek doğacağı ve bu erkek çocuğun büyüyünce aynı Zeus'un yaptığı gibi babasını yani Zeus'u tahttan indireceği kehanetini vermişlerdi.
O yüzden Zeus babası Kronos'un taktiğini kullanır ama bir farkla.
Kronos ne yapmıştı?
Çocuklarını direkt yutmuştu.
Zeus doğan çocukları değil, direkt anneyi yutar.
Yani Metis'i yutar ki...
Zeus Metis'i yutar yutmasına ama Metis hala Zeus'un içinde var olmaya devam ettiği için doğum zamanı yaklaştığında Zeus inanılmaz bir baş ağrısı çekmeye başlar.
Ağrı giderek öyle dayanılmaz olur ki Zeus Hephaistos'a baltayla kafasını yarmasını emreder.
Hephaistos kafasını yardığında onlar içinden bir bebek çıkmasını beklerken yani ağlayan bir bebek çıkmasını beklerken Athena zırhıyla savaşa hazır yetişkin bir kadın olarak yani
bir tanrıça olarak babasının kafasından çıkar.
Tabi tanrılar ölümsüz olduğu için Zeus öyle kafası yarık kalmaz eski haline döner.
Artık o kadarını da söyletmeyin bana.
Bir not Hephaistos Zeus'un Hera ile yaptığı çocuk bu olayda ne iş var demeyin.
Yani çünkü Zeus henüz Hera ile evlenmedi.
Hepaistos nereden geliyor öyle demeyin.
Çünkü biliyorsunuz bitolojik hikayelerde farklı farklı versiyonlar var.
Bazı versiyonlara göre Hepaistos işte Hera'nın çocuğu değil yani.
Siz olaya odaklanın.
Athena stratejik savaş tanrıçası diyorduk.
Neden olduğunu şimdi daha iyi anlamışsınızdır diye düşünüyorum.
Çünkü annesi bilgelik tanrıçası.
Üstelik kendisi de Zeus'un kafasından doğuyor.
Yani Athena'nın hep zeka ile bir ilişkisi var.
O yüzden Athena'nın savaşta olan ilişkisi...
ise çok zekaya dayanıyor, stratejiye dayanıyor.
2. Temiz.
Zeus ikinci evliliğini adalet ve düzenlen sorumlu olan Titan tanrıca temizle yapar.
Hani şu adliyelerde elinde teraziyle gördüğünüz temiz.
Hani böyle gözleri bağlıdır, bir elinde terazi vardır, bir elinde kılıç vardır, o temiz.
Temiz, Gaia ve Uranüs'ün kızıdır.
Yani Zeus'un teyzisidir.
Mitolojiye göre temiz, adaletin düzenin ta kendisidir.
Yani kişileşmiş halidir, bedene bürünmüş halidir adaletin.
Zeus ve Temiz'in birleşmesinden Horae yani mevsimler, Unomia yani hukuk, kesin bunları doğru telaffuz etmiyorumdur ama kusura bakmayın, Dike yani adalet, Irenia
yani barış, Ve bir söylenceye göre Moirai yani kader tanrıçaları doğar.
Yani Moirai bölümünden hatırlayanlar vardır.
Aslında ben onların Zeus ve Temis'ten doğduğunu anlatmadım.
Ben o versiyonu anlatmadım size.
Çünkü bana diğer anlattığım versiyon daha mantıklı geliyor.
Ama bir söylenceye göre de Moirai yani kader tanrıçaları Zeus ve Temis'in çocukları.
Demeter'i biliyorsunuz tarım ve bereket tanrıçası.
Kendisi Zeus'un kız kardeşi olur.
Demeter ve Zeus'un birleşiminden Persephone doğar.
Persephone da bitkilerden sorumludur.
Onun hikayesini önceki bölümlerde işlemiştik.
Hades'in kaçırmasıyla Persephone ölüler diyarının kraliçesi olmuştu.
4. Euronom Euronom Titan, Okeanus ve Tethys'in kızıdır.
Bazı eserlerde bir deniz kızı olarak gösterilir.
Zeus'un onunla birleşmesinden Charites ya da Graces olarak adlandırılan zerafet tanrıçaları doğar.
Bu zerafet tanrıçalarına Charites de deniyor, Graces de deniyor artık.
Hangisini kullanırsanız ama Zeus'la Euronom'un birleşmesinden zerafet tanrıçaları doğmuş.
Onu bilelim yeter. 5.
Minimozle Minamozne hafıza tanrısıdır.
Hatta bu kelimenin kökenini hala günümüzde kullanıyoruz.
Mesela minamonik hatırlama teknikleri var.
Minamonik hafıza teknikleri var.
Belki kullanıyorsunuzdur bile de o teknikleri ama adını bilmiyorsunuzdur.
İşte o kelime Minamozne'den geliyor.
Zeus bir gün bir çoban kılığına girerek Minamozne'yi kandırır ve 9 gece ard arda onunla beraber olur.
Bu birleşmeden Musalar dediğimiz 9 ilham perisi doğar.
Kendileri müziğin ve sanatın tanrısı Apollo'ya bağlı çalışırlar.
Bunu da önceki bölümlerden hatırlıyorsunuzdur.
Yani Zeus'la hafıza tanrıçası Minimozden'in birleşiminden 9 ilham perisi yani Musalar doğmuş.
Bu arada hatırlarsanız Ölüler Diyarı'nda unutulandan sebep olan bir Lete Nehri vardı.
Orfizme inananların inancına göre ölü ruhlar reenkarnı olmadan önce yani yeniden doğmadan önce Lete nehrinden içip önceki yaşamlarını unuturlar.
Ve dünyaya tekrar temiz bir hafızayla doğarlar.
Yani siz belki de şu an bilmem kaçıncı hayatınızı yaşıyorsunuz bu dünyada.
Bu ilk değil belki de.
Ama önceki hayatlarınızı tamamen unuttunuz.
Çünkü siz önceki hayatlarınızda öldüğünüzde Lete nehrinden içtiniz.
O hayatı unuttunuz.
Şimdi sıfırdan başladığınızı sanıyorsunuz diyor yani.
Orfistler. Ki hatırlarsanız bir ara böyle çok ünlüydü.
Televizyonlara falan çıkarlardı işte.
Reenkarnasyon geçirdiğini iddia eden çocuk işte.
8 yaşında çocuk şey diyor işte.
Benim bilmem ne köyünde karım var, 5 tane çocuğum var falan diyor mesela.
Yani tabii inanıp inanmamak size kalmış.
Benim de çok yakın hissettiğim bir düşüncedir bu arada reenkarnasyon düşüncesi.
Dalga geçmiyorum yani yanlış anlamayın.
Ama işte Orfistler bu şekilde söylüyor.
söylüyordu. Lete nehrinden içince önceki yaşamını unutuyorsun.
Bu inanca göre Lete nehrinin karşısında bir de Minamoze'nin nehri vardır.
Bu nehirden içenleri ise reenkarnasyonları durur.
Yani yeniden doğmazlar. Orfise inancına göre.
Yani Lete nehrinden unutkanlık nehrinden içersen unutursun.
Minamoze nehrinden yani hafıza nehrinden içersen unutmazsın.
O yüzden de reenkarnı olamazsın.
6. Leto Yine bazı söylencelere göre Zeus, Leto ile evlenmiş, bazılarına göre de evlilik dışı ilişki yaşamıştır.
Biz evlilik dışı ilişki yaşadığı versiyonları anlattık önceki bölümde.
Çilerine özel bir bölümde anlatmıştım.
Detaylı olarak ona özel bir bölüm yapmıştım.
Burada da yeri gelmişken kısaca bahsedeyim kendisinden.
Leto bir Titan kızıdır.
Çok güzeldir. Altın rengi saçları vardır ve siyahlar giyer.
Herkese her zaman çok nazik ve çok yardımseverdir.
Zeus bir gün Leto'yu gözüne kestirir.
Onunla beraber olur ve Leto bu birliktelikten...
Artemis ve Apollo'ya hamile kalır.
Kalır kalmasına da Zeus bu sırada Hera ile evlidir.
Hera'yı biliyorsunuz kıskanınca nasıl korkunç olur.
Hera Leto'nun hamile kaldığını duyunca dünya üzerinde güneşin değdiği hiçbir kara parçası üzerinde doğuramasın.
diyerek onu lanetler ve üzerinde dev bir yılan olan canavar Piton'u gönderir.
Leto bir yandan hamile haliyle Piton'dan kaçarken bir yandan doğum yapacak sığınacak yer ararken sonunda yüzen Ortige adasına yani bu ada yüzüyor böyle ortada sabit
bir ada değil orada kız kardeşinin yanına sığınır.
Poseidon onlara yardım etmek için adayı dalgaların arasında iyice saklar Leto burada Artemis'i doğurur.
Ancak doğum henüz bitmemiştir.
Leto birkaç gün daha doğum sancısıyla kıvranırken bu sırada Artemis büyüyüp cevval bir kız oluverir.
Yani birkaç gün içinde Artemis bir bebekken birdenbire büyüyüp yetişkin bir tanrıç oluyor.
Ve annesinin kardeşi Apollo'yu doğurmasına yardım eder.
Yani bir nevi ebelik yapar.
Aslında Olympos'un ebesi kimdi?
Eiletia. Hera ile Zeus'un kızı Eiletia.
Ama burada Eiletia onlara yardım etmediği için yani Hera'nın kızı tabii ki de Hera'nın gıcık olduğu kadına niye yardım etsin?
O yüzden de burada Artemis bir nevi ebelik yapar kardeşinin doğumuna.
Ünlü Hera da Zeus'un kız kardeşi ve en genç eşidir.
Kendisi evliliklerin ailenin koruyucusudur.
Aslında Hera, Zeus'un dişil versiyonu olarak kabul edilmesine rağmen antik dönemde başta Hera'ya çok fazla tapınılmamış.
Ama sonra bu tanrıçanın evlilik tanrıçası yönü çok öne çıkarılmış.
Yani bakın buna tapmıyorsunuz ama bu kadın evlilik tanrıçası.
Sizin evliliğinizi koruyacak diye böyle o yönü çok populanmış.
O yüzden de insanlar giderek Hera'ya daha fazla tapınmaya başlamışlar.
Hikaye şöyle Zeus Hera'yı baştan çıkarmaya çalışır ama Hera ona pas vermez.
Sonra Zeus bir fırtına çıkarır.
Gökyüzünün hakimi ya doğa olaylarını böyle yönlendirebiliyor Zeus.
Çakallık yapıp kendisi de bir gugu kuşuna dönüşür.
Hera'nın karşısına bir kuş olarak çıkar.
Hera kuşun fırtınada kalıp ıslandığını, çaresizce etrafına bakındığını görünce kıyamaz ve onu paltosun içine alıp ısıtmaya çalışır.
Gördüğünüz gibi aslında Hera genelde iyi kalpli bir tanrıca.
Tam o sırada Zeus gerçek haline döner ve onunla beraber olur.
Yani işte burada birlikte olurlar, sevişirler.
Bir söylenceye göre Hera başta Zeus'a karşı koyar ama sonra Zeus ona benimle beraber olursan seninle evleneceğim diye söz verir.
Hera da kabul eder. Mitoloji dinlerken bile evlenmeden olmaz diyen kız ve evlenme vaadiyle kız kandıran erkek klişesinden kurtulamıyoruz arkadaş.
Neyse tabii Zeus adaletli bir tanrı.
O yüzden Hera'yı kandırmaz onunla evlenir.
Başka bir söylenceye göre ise Hera aslında onunla gül oynayıp evlenmez, sırf maruz kaldığı tecavüzden utandığı için evlenmek zorunda kalır.
Namusu temizlensin diye evlenme saçmalığı yani.
Bakın bizim o dalga geçtiğimiz töreler, ata erkek toplumun kadına ettiği zulümler taa milattan öncelere dayanıyor görüyorsunuz.
Ve mitolojinin en baş tanrıları Zeus ve Hera.
Burada bir tecavüz hikayesi var.
Zeus, Hera tecavüz ediyor.
Ve Hera... tecavüzcüsüyle evlenmek zorunda kalıyor başına gelen şeyden utanç duyduğu için.
Yani bu bizim genlerimize kodlanmış neredeyse milattan önceden beri işlenmiş.
Kadınlar ya da şöyle diyeyim daha doğrusu cinsiyet eşitliğine inanan bireyler olarak mücadele etmemiz gereken kara cahil fikirler tam milattan öncelerden beri kafamıza işlenmiş.
İşimiz çok zor yani bunları kırmak için bu inançları, bu kötü kalıpları kırmak için çok çalışmamız lazım.
Neyse hikayeye geri dönelim.
Zeus ve Hera'nın düğünü tabi tanrılara yakışacak şekilde görkemli olur.
Kimileri bu düğünün bugün Kaz Dağları dediğimiz İda Dağı'nda yapıldığını, bütün tanrıların onlara muhteşem hediyeler sunduklarını söyler.
Biliyorsunuz bu Kaz Dağları olayları vardı yok işte maden arama bilmem ne şeyiyle yabancılara kiralandı oralar.
Hatırlıyorsunuzdur. O bölgeye bir sürü zarar verecek bir projeydi o.
Yani mitoloji diyor ki M.Ö.
insanlar bakmışlar bu kaz dağlarına aman Allah'ım demişler yani buralar öyle güzel yerler ki burada ancak Zeus ve Hera'nın düğünü olur.
Tanrıların en büyüklerinin düğünü burada yapılır yani.
Bu dağ öyle bir dağ. Burası öyle güzel bir yaşam alanı demişler M.Ö.
insanlar. Sonra Birileri gelmiş demiş ki yo biz burayı bilmem ne şirketine kiralayabiliriz.
Yani bu o kadar da değerli değil herhalde ki o bitki örtüsü değerli görmemişler ki herhalde o tarz şirketlere verebiliyorlar.
Neyse. O konuya da bir değinmiş oldum.
Kimileri bu düğünün kaz dağları dediğimiz yani İda Dağı'nın da yapıldığını, herkesin onlara hediyeler sunduklarını söyler.
Mesela Toprak Anagaya, Hera'ya düğün hediyesi olarak beşi bir yerde niyetine altın elma veren bir ağaç hediye eder.
Altın takamıyor ama altın elma veren bir ağaç veriyor.
Hani Titan Atlas'ın kızları Hesperitlerin bahçelerinde korudukları altın elma veren ağaç var ya hani Herakles'in görevlerinden biri oradan bir elma almaktı.
İşte o ağaç bu ağaç.
Zeus onunla evliyken çok fazla evlilik dışı ilişki yaşadığı için yani Hera'nın temsil ettiği evlilik kurumuna saygısızlık ettiği için Hera genelde hikayelerde kıskançlıktan delirmiş, öfkeli, manyak bir tanrıç
olarak anlatılır. Ama tabii ki Yani Hera'ya da hak vermek lazım.
Yani sürekli bir kıskançlık durumuna maruz kalıyorsunuz.
Sürekli aldatılıyorsunuz yani.
Hani onu da anlamak lazım. Bu arada Hera ile Zeus'un birlikteliğinden savaş tanrısı Ares, demirci tanrı Hephaistos, gençliğin sembolü, gençliğin tanrısı ve Olimpos'un sakisi
yani içki dağıtanı Hebe ve Olimpos'un ebesi Eiletia doğar.
8. Maya Manya Titan Atlas'ın en büyük ve en güzel kızıdır.
E tabi o kadar güzelse Zeus'dan kaçamaz.
Bir gece Hera uyuduğunda Zeus gizlice kaçar ve Manya ile beraber olur.
Bu birleşmeden Olympos'un afacan haberci tanrısı Hermes doğar.
9. Semele Semele Zeus'un ölümlü aşklarından.
Hüzünlü bir hikayesi var.
Ona özel bir bölüm yapmıştım.
Semele istemediği biriyle evlendirilirken Zeus bu güzel kızı fark eder, bir insan kılığına girip kızı kaçırır ve bir mağarada saklar.
Onunla ilgilenir ve gidip gelip onunla beraber olur.
Bu birliktelikten Semele hamile kalır.
Sonra bir gün Semele Hera'nın radarına takılır ve hain tuzağına düşer.
Hera kılık değiştirip Semele ile arkadaş olur.
Hikayesini dinleyince Zeus'un kendisini aldattığını iyice netleştirir ve Semele'yi doldurup onun Zeus'tan şüphe duymasına neden olur.
Bu beraber olduğun adamın Zeus olduğuna nasıl inanıyorsun?
Belki de seni kullanmak için tanrıyım diye yalan söylüyordur diye kızı doldurur.
Seme ile içine düştüğü bu şüpheden emin olmak için Zeus'un ona tanrı haliyle görünmesini ister.
Zeus Yapma gülüm, yapma balım diyerek onu bu isteğinden vazgeçirmeye çalışır.
Çünkü bir ölümlü bir tanrının gerçek görüntüsünü kaldıracak güçte değildir.
Ama ne derse desin Semele'yi ikna edemez.
Sonunda gerçek haliyle yani tüm şimşekleri, yıldırımları ile ona görünür ve Semele...
Zeus'un yıldırımlarından dolayı yanıp kül olur.
Semele'yi kaybeden Zeus son anda kadının karnındaki bebeği kurtarır ve onu Hera'dan korumak için kendi baldırında saklar.
Bu bebek zamanı geldiğinde Zeus'un baldırından şarap ve eğlence tanrısı Dionysos olarak doğar.
Alkimen bir kralın karısıdır.
Bir intikam alması için kral kocasını darlayıp durmaktadır.
Zeus bir gün Alkimen'in kocasının kılığına girer ve ona intikamın alındı karıcım der.
Duyduklarından çok hoşnut olan Alkimen kocası sandığı Zeus'u yatağına çağırır.
Teşekkür etmek için yani.
Tabi tahmin edersiniz ki Zeus bunu geri çevirecek değil.
Birleşmelerinden Alkimen ünlü Herakles'e namı diğer Herkül'e hamile kalır.
Onun hikayesini geçmiş bölümlerde işlemiştik.
11. Ben anlatmaktan yoruldum.
Zeus kız tavlamaktan yorulmadı arkadaş.
11. Danae.
Danae kimdi? Bir kralın kızı.
Hikayeyi hatırlayalım. Kral bir gün doğacak torununun kendisini öldüreceği kehanetini duyar ve kimseyle birleşemesin de çocuk falan yapamasın diye kızı Danae'yi Tunç'tan bir kafese kapatır.
Ama Zeus Danae'yi gözüne kestirmiştir.
Ne yapıp edip onu elde edecektir.
O yüzden bir altın yağmuruna dönüşerek kafesin içindeki Danae'ye ulaşır ve onu hamile bırakır.
Dikkat edin burada Zeus işte tekrar bir insan kılığına girip falan Danae ile birleşmiyor.
Yani bayağı altın yağmuru olarak yağarak hamile bırakıyor Danae'yi.
Dikkat edin Hristiyanlıkta da Meryem ana bakiredir ama Tanrı'nın ona ruh üflemesiyle hamile kalmıştır.
Baba oğul kutsal ruh olayı.
Çaktınız mı? Neyse işte bu benzerliği bilin diye anlattım.
Hamile kalmasıyla Meryem Hanım'ın hamile kalması arasında böyle bir benzerlik var.
İşte Danae bu altın yağmurundan hamile kalır ve ünlü kahraman Perseus'u doğurur.
Perseus'un hikayesini de önceki bölümde işlemiştim.
12. Europa. Europa Fenike kralının güzeller güzeli kızıdır.
Zeus bir gün onu elde etmek isteyince beyaz çok güzel bir boğa kılığına girip Europa'nın kral babasının sürüsüne karışır.
Europa bu beyaz boğayı görünce ilgisini çeker.
Gider, onu okşar, üstüne biner ve tam o anda Boğa inanılmaz bir hızla koşmaya başlar.
Denizi geçer ve Girit'e gider.
Girit'te Boğa Zeus'a dönüşür.
Yani Zeus normal haline dönüşür.
Europa ile birlikte olur ve onu Girit'in kraliçesi yapar.
Zeus ve Europa'nın Minos, Sarpedon, Radamantis gibi birçok çocuğu olur.
13. Io Özellikle İstanbul'da yaşayanlar burayı iyi dinlesin.
Bir nehir tanrısının kızı olan Io, Hera'nın bakire rahibelerindendir.
Yani anlayacağınız üzere bu kadarı Zeus için bile çok tehlikeli.
Ölümlü ölümsüz istediğin kadınla birlikte oluyorsun.
Bari karının hizmetkarlarına yan gözle bakma yani değil mi ama?
Ama... Zeus Io'yu çok beğenir ve bir gün Io ormandayken onunla beraber olur.
Ama tam bu sırada her yerde sürekli acaba Zeus şimdi ne karıştırıyor bakayım diye aranan Hera ormana gelir.
Zeus tam bu sırada Io'yu bir ineğe bazı söylencelere göre bir öküze yani büyük baş bir hayvan işte anlayın dönüştürür.
Ama Hera bu inekten kıllanır.
Zeus'a der ki ben bu ineği çok beğendim bunu bana hediye et.
Zeus da sırf Hera çakmasın diye tabii karıcım deyip Io'yu yani ineği ya da öküzü neyse Hera'ya armağan eder.
Hera Io'yu yakından gözetlemesi için yüz gözlü hizmetkarı dev Argus'u görevlendirir.
Argus Io'yu gözetlerken Zeus ne yapıp edip Io'yu bu devin gözetiminden kurtarması için Hermes'e emir verir.
Hermes Argus'u uyutup öldürür ve Io'yu serbest bırakır.
Efsaneye göre Hera ölen sadık hizmetçisi Argus'un gözlerini tavus kuşuna verir.
O yüzden erkek tavus kuşunun üstünde öyle göz göz desenler vardır.
Onlar Argus'un gözleridir yani.
Hera'nın armağanıdır.
Hikayeye geri dönelim.
Hera olayı çakozlamıştır.
Io'ya bir sinek musallat eder.
Io sinekten öyle rahatsız olur ki var gücüyle koşmaya başlar.
Koşa koşa İstanbul boğazına gelir ve boğazdan da geçer.
O yüzden İstanbul Boğazı Bosphorus, Öküz Geçidi anlamına gelir.
İstanbullular, bir arkadaşınız geldiğinde boğazı gezdirirken bu hikayeyi anlatıp havanızı atarsınız artık.
Çok uzatmayayım, hikayenin devamında Io, İon denizini de geçer.
Dikkat edin bu denize de ismini vermiş, İon.
Ve Mısır'a gelir.
Burada Zeus onu gerçek haline dönüştürür ve Io hem sinekten hem de Hera'dan kurtulmuş olur.
14. Leda Leda'nın hikayesi çok önemli.
Çünkü Leda olmasaydı ya da Zeus Leda ile beraber olmasaydı tarih bile değişebilirmiş.
Hikaye şöyle. Leda, Sparta kralının karısıdır.
Zeus onu baştan çıkarmak için bir kuğuya dönüşür ve bir kartaldan kaçıyormuş gibi davranır.
Leda kuğuyu kurtarır ve Zeus Leda'yı ele geçirip onunla beraber olur.
Ama gelin görün ki Leda aynı gece kral kocasıyla da beraber olur.
Bu birlikteliklerden sonra hamile kalır ama normal doğum yapmaz.
İki yumurta yumurtlar.
Yumurtluyor yani doğurmak yerine kuğu gibi işte kuş gibi yumurtluyor Leda.
Bu yumurtalardan bazı çocuklar doğar ama Leda aynı gece hem Zeus'la hem kocasıyla beraber olduğu için çocukların hangisinden olduğunu kimse bilemez.
Şimdi asıl tarihi değiştiren olaylara geliyorum.
Leda'nın doğurduğu çocuklardan biri kuğu gibi güzelliğiyle bilinen Sparta prensesi Helen'dir.
15. Ganimed.
Ben bu ismi muhtemelen doğru telaffuz etmiyorum ama böyle demeye devam edeceğim.
Ganimed ya da Ganimede nasıl okunuyorsa Truvalı asil bir ailenin genç oğludur.
Öyle yakışıklı bir adamdır ki dünyadaki tüm kadın ve erkeklerden daha güzel olduğu söylenir.
Zeus onu görür görmez ona aşık olur ve kartala dönüşüp onu kaptığı gibi Olimpos'a getirir.
Bayağı kaçırır yani. Normalde ölümsüzlerin Olympos'a gelmesi yasak bu arada ama Zeus isteyince oluyor gördüğünüz gibi.
Zeus ona ölümsüzlük ve sonsuz gençlik verir ve onu Olympos'un sakisi olarak görevlendirir.
Yani içki dağıtma görevini Hebe'den alıp ona verir.
16. Elektra Bu elektra Titan Atlas'ın kızı olan elektra.
Odypos'un kızı elektra ile karışmasın.
Zeus ve Elektra'nın ilişkisine dair pek bir bilgi yok.
Ama onların çocukları Dardanus çok önemlidir.
Çünkü Truva krallığının temellerini atan kişidir.
Bu arada dikkat edin. Zeus nasıl tanrıların kralıysa aynı şekilde dünyada da kralların koruyucusudur.
Onun bir ölümlüden doğan çocukları da genelde kahraman ve kral olan yarı tanrılar oluyorlar.
Zeus ve bir ölümlünün birleşmesinden doğanlar otomatik olarak yarı tanrı oluyor.
Ve bu adamlar genelde kahraman oluyorlar.
Ve genelde de hikayelerinin sonunda bir ülkeye kral oluyorlar.
Mitolojinin bir din olduğunu düşünürsek bu din kralların çoğunun tanrı çocuğu olduğunu ima ediyor aslında.
Yani din yine kralların işine yarıyor arkadaşlar.
Krallar tarafından kullanılıyor.
17. Kalisto Kalisto Artemis'in bakire hizmetkarlarından biridir.
Ama biliyorsunuz Zeus bekaret yemini falan dinlemez.
Kalisto'yu kafaya takar.
Bir gün Artemis'e dönüşerek kıza yaklaşır.
Evet Zeus istediğinde başka bir tanrının, bir tanrıçanın bir şekline dönüşebiliyor.
Ve Kalisto'yu elde eder.
Bu olayın sonunda...
Yani tecavüz kelimesini hiç sevmediğimden kullanmak istemiyorum ama siz anladınız.
Kalisto hamile kalır.
Hamile kalınca Artemis onun bekaret gemini bozduğunu anlar ve onu bir ayıya dönüştürür sinirinden.
Anlayacağınız yine mağdur eden erkek değil, mağdur edilen bir kadın cezalandırılır.
18. Acina Acina bir ırmak tanrısının kızıdır.
Zeus bir kartal kılığına girerek onu kaçırır.
Babası her yerde kızını arasa da Zeus onun kendilerini bulmasını engeller ve kızı bir adaya götürüp onunla beraber olur.
Bu birliktelikten hamile kalan Acina çocuk doğunca adayı terk eder.
Bu ada şu anda Yunanistan'ın bir adası.
İsmi değişmemiş hatta bir gün giderseniz hikayesini anlatırsınız artık.
Taygete. Bu kızcağız da Titan Atlas'ın kızıdır ve bir nimpadır yani peridir.
Ve tıpkı Kalisto gibi Artemis'in bakire hizmetkarlarındandır.
Zeus onun peşinde düşünce kız yüce Artemis lütfen bana yardım et diye yalvarır.
Artemis yardımına koşup kızı bir geyiğe dönüştürür.
Ama Zeus ne yapar eder yine Taygete ile birlikte olmanın bir yolunu bulur.
Nasıl diye sormayın artık bilemeyeceğim.
20. Asteria.
Asteria bir titan kızıdır ve Zeus'a karşı koymayı başarabilmiş ilk kadın olarak bilinir.
Şimdi sizi biraz şaşırtacağım.
Aslında Asteria'dan az önce başka bir hikaye anlatırken bahsettim ama siz fark etmediniz.
Leto'nun hikayesini anlatırken.
Çünkü Asteria, Leto'nun kız kardeşidir.
Hani Leto'nun Hera'nın gönderdiği pitondan kaçarken yanına sığındığı kardeşi var ya işte o Asteria.
Peki Zeus ne yapıp edip her istediğini, her istediği kadını erkeği elde ederken Asteria'yı neden elde edememiş?
Hikaye şöyle. Asteria Zeus'tan kaçarken bir bıldırcana dönüşür ve Ege denizine doğru uçmaya başlar.
Ama Zeus peşini bırakmaz.
O da bir kartala dönüşüp Asteria'yı takip eder.
Asteria artık kaçamayacak kadar yorulduğunda kendini Ege denizine atar ve Ortige adasına dönüşür.
Yani bu şekilde Zeus'tan kurtulmayı başarıyor.
Bir adaya dönüşüyor.
Ortige adası yerinde sabit değildir.
Suların üstünde yüzer.
Leto pitonla kaçarken bu adaya yani bir zamanlar kardeşi olan ve şimdi bir kara parçası olan bu adaya sığınır.
Bu adanın güncel adı Delos diye biliniyor.
Ve ada bıldırcınlar ile ünlüymüş.
Bir gün giderseniz bıldırcınlarla poz verip bu hikayede mutlaka birilerini satın.
Zeus'un 20 macerasını anlattım.
Yani düşünsek daha da çıkar yani işte.
Euromedusa'yı karıncaya dönüşerek baştan çıkardığını ya da bir satir kılığına girip Prenses Antiopa tecavüz ettiğini falan daha çıkar yani.
Artık burada bırakalım.
Ama hadi 21.
de benden bonus olsun.
Lamia. Hani sizin başka bir versiyonuyla Lilith diye bildiğiniz kadın.
Bu biraz korkunç bir hikaye.
Uyarmadı demeyin. Lamia'nın kim olduğuna dair farklı versiyonlar var.
Poseidon'un kızı olduğu, bir Mısır kralının kızı olduğu veya bir Libya kraliçesi olduğu söyleniyor.
Her neyse ama kesin olan bir tek şey var.
Lamia inanılmaz güzeldir.
Tabi bu dillere destan güzelliğiyle Zeus'un dikkatini çeker.
Zeus ona yanaşır ama bu kez zorlamayla değil çünkü Lamia da Zeus'tan hoşlanır.
Zamanla Lamia ve Zeus sık sık görüşmeye başlarlar.
Yani Lamia Zeus'un metresi olur bir nevi ve tabi Hera bu ilişkiyi de fark eder.
Onların gizli gizli buluşup nasıl mutlu olduklarını gören Hera öfkeden deliye döner, doğacak tüm çocukların ellerinde ölsün diyerek Lamia'yı lanetler.
İlk çocuğu doğar doğmaz öldüğünde Lamia çok üzülür.
Ama Zeus'la ilişkileri devam eder ve Lamia başka çocuklar da doğurur.
Başka kadınların sağlıklı çocukları olurken kendi doğurduğu her çocuğun nefes alır almaz öldüğünü gören Lamia bir yerden sonra bu acıya katlanamaz ve delirir.
Psikopat bir ruh haline bürünür.
Yeni doğan çocukları annelerinin kollarından kaçırıp mağarasına getirir ve onlarla kendine bir ziyafet çeker.
Yani çocukları yer.
Tüm bunların yanı sıra Hera onun uykusuzluk çekmesine neden olur.
Bir saniye bile gözünü kırpıp sakince dinlenemeyen Lamia her geçen gün daha çok delirir.
Ne zaman yeni doğum yapmış bir anne görse, onun sevinci ve çocuğuna sarılışını izlerken içi kıskançlık ve öfkeyle dolar.
İçindeki karanlık taraf giderek daha çok beslenir ve Lamia artık sadece elimden çocuklarla yetinmemeye başlar, yakaladığı tüm çocukları kaçırıp yer.
Lamia'nın kalbindeki nefret öyle büyür ki o güzeller güzeli kadının tüm güzelliği gider.
Lamia giderek korkunç bir canavara dönüşür.
Yani ruhunuz iyi değilse dış güzelliğiniz de beş para etmez.
Artık canavarlaşmışsınızdır diyor burada bize mitoloji.
Zeus bakar ki Lamia dünyadaki tüm çocukları yemeden durmayacak.
Onunla bir anlaşma yapar.
Lamia sabahları gözlerini çıkarıp bir kavanoza koyacak.
Geceleri isterse kavanozdan alıp kullanacaktır.
Neden? Çünkü Lamia diğer anneleri ve çocukları görüp kıskanıyor ya o yüzden o kıskançlığından artık dayanamayıp sinirinden yiyor ya çocukları.
Yani Zeus da şöyle düşünüyor.
Görmesin, görmezse kıskanmaz diye düşünüyor.
Lamya bu anlaşmaya sadık kalır.
Hala güneş doğarken gözlerini çıkarıp o kavanoza koyar ve güneş batar batmaz onları geri takıp yakaladığı çocukları yemeye devam eder.
Hera'nın sebep olduğu uykusuzluk nedeniyle de bütün gece uyumadan dışarılarda yenecek çocuk arar.
Yani mitoloji burada ne diyor çocuklara?
Güneş battığınızda evinize dönün çocuklar.
Etrafta dolaşmayın yoksa sizi öcüler yer diyor.
Şimdi kapatırken bu korkunç hikayeden çıkıp Zeus'a geri dönerim.
Aslında çok adaletli ve evrende düzenin adaletin temsilcisi bir tanrı olmasına rağmen Zeus neden bu kadar çapkın o konuya gelelim.
Bazı uzmanlara göre Zeus'un bu çiftleşme merakı aslında doğanın doğurganlığını sembolize eder.
Doğa çok bereketlidir ve en zorlu koşullarda bile bir yolunu bulup yeni bir hayat, yeni bir can doğurur.
Yunan mitovisinin bir doğa dini olduğunu ve Zeus'un da gökyüzünü, hava olaylarını temsil eden tanrı olduğunu düşününce mesela yağmurun yağmasının bitkilere iyi gelmesi, rüzgarların polenleri
dağıtması gibi havanın doğanın doğurganlığında ne kadar etkili olduğuna gönderme yapıyor yani bir şekilde.
bu Zeus'un çapkınlıkları.
Yani bu kadar tanrının, kahramanın vesaire yaratılması için Zeus'un çok eşli olması şarttı.
Çünkü o tüm evrenin babasıdır ve evren onun çocuklarıyla doludur diyor teori.
Ama bazı uzmanlarsa Zeus'un bu çapkınlığının sadece bu mitleri yaratanların yani ilk söyleyen kişilerin hayal gücü sebebiyle bu şekilde dizayn edildiğini söyler.
Bir not, çapkınlık ya da aldatmak, çok eşli takılmak artık adına ne derseniz her çağda bir seviyede mevcuttur bence.
Ancak antik dönemde Yunanlarda çok eşlilik yani tam olarak kelime anlamıyla birden fazla eşle evlenmek yok.
O yüzden yani...
Tam olarak çok eşlik olsun işte onunla bununla her yerden çocuğu olsun değil de aslında ben birinci görüşe daha yakınım.
Yani Zeus'un gökyüzünü temsil ettiği ve aslında gökyüzünün doğanın doğurganlığına katkıda bulunduğunu savunuyorum ben de.
Nasıl hatırlamak isterseniz size kalmış.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
