
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikincilerEvreni kim yarattı? Dünya nasıl oluştu? Gaia'dan Uranus'e, Kronos'tan Zeus'a tüm yöneticiler ile düzenin kurulma süreci.
Reklam ve İş birlikleri için: info@podcastbpt.com
Transkript
Kaostu hepsinden önce var olan, sonra geniş göğüsü gayya, ana toprak.
Der Hesiodos Teogonide evrenin nasıl oluştuğunu açıklarken.
Evrenin ve dünyada yaşamın kaynağının nasıl oluştuğu ile ilgili çeşitli teoriler var.
Big Bang'e, her şeyin rastlantısal olaylarla oluştuğuna ya da tek tanrılı dinlerin savunduğu gibi bir yaratılış teorisine, Adem ile Havva hikayesine veya yaratıcı bir enerjiye inanıyor olabilirsiniz.
M.Ö. de insanlar bunu merak etmişler ve bu konuda mitler oluşmuş.
Yunan mitolojisinde evrenin nasıl oluştuğuna aslında 22.
bölümde değinmiştim ama ısrarla tekrar tekrar istendiği için yeterince net olmadığını düşünüp bu bölümde bir baştan alayım dedim.
Konu yeterince karışık o yüzden ben de farklı farklı versiyonları anlatıp kafanızı karıştırmak istemiyorum.
Olabildiğince basit anlatmaya çalışacağım.
Mitolojiye göre evreni bir veya birkaç tanrı ya da titan yaratmamıştır.
Evren zaten kendiliğinden vardır ve o tanrıları kendi içinden doğurmuştur.
O da şöyle. Başlangıçta kaos vardır.
Adı üstünde kaos.
İnanılmaz bir düzensizlik, dağınıklık.
Mesela deniz vardır ama suyu yoktur.
Gökyüzü vardır ama hava yoktur.
Ve tüm bu unsurlar birbirine karışmış haldedir.
Bu karman çorman halde duran güçler birbiriyle savaşır.
Ama neden, kim başlattı bu savaşı diye sormayın çünkü orası tam olarak bilinmiyor.
Birbiriyle savaşıp sonunda ayrışırlar ve sonunda düzen sağlanır.
Söylenceye göre ilk oluşan unsur Gaia'dır yani toprak ana.
Üstünde bitkilerin yetiştiği toprağın ta kendisi.
Gaia bir tanrı ya da titan olarak değil de evrenin bir unsuru olduğu için primordial deity yani ilkel ilah, ilkel güç diye geçiyor.
Genelde kendisine tapınılmaz yani onun adına tapınaklar vesaire yapılmaz ama ona çok saygı duyulur.
Hesiodos'a göre Gaia gibi diğer ilkel ilahlar Tartaros yani yer altı, Erebos yani karanlık ve Eros yani aşktı.
Evet Hesiodos Eros'un Afrodit'in oğlu olduğunu değil onun da evrenin oluşumunda rol oynayan bir unsur olduğunu savunur.
Yani biz bugüne kadar nasıl biliyorduk?
Eros Afrodit'in oğlu diye biliyorduk.
Ama Hesiodos'a göre Eros Afrodit'in oğlu değil aslında en başta var olan bir ilkel güçtü.
Yani işte dediğim gibi yani mitolojide farklı kaynaklar farklı şekilde ele alıyor.
Bunu da bilin diye anlatıyorum.
Şimdi özet geçelim. Ne dedik?
Kaostan sonra düzen oluştu.
Gaia'mız yani toprak var.
Tartaros'umuz yani yeraltı var.
Erebus'umuz yani karanlık var.
Bir de Eros'umuz yani aşk var diyelim.
Peki neyimiz yok?
Gökyüzümüz ve denizlerimiz yok değil mi?
Gaia uykusunda oğlu Uranüs'ü yani gökyüzünü doğurur.
Sonra da Hesiodos'a göre Gaia tek başına, başka söylencilere göre Uranüs'e çiftleşerek Pontus'u yani denizi doğurur.
Şimdi artık gökyüzü ve deniz de var.
Farkındaysanız Yunan mitolojisi bir doğa dini.
Doğanın nasıl oluştuğunu ve o güçlerin kendi aralarındaki dengesini anlamaya ve anlatmaya çalışan bir din.
O yüzden zaten ilerleyen bölümlerde de işleriz.
Bu dinde doğa yasaları çok temeldir.
İlahların bile uyumak zorunda oldukları, değiştiremeyecekleri güçlerdir doğa kanunları.
Gaia ile Uranus'un başka çocukları da olur.
En önemlileri Kikloplar yani tek gözlü devler.
Hecatonkeres yani 150'ler, 100 tane eli olan devler ve Titanlardır.
Bu Titanlar hangilere?
6 erkek Titan, Kous, Krius, Kronos, Hyperion, Iapetus ve Okeanus.
6 dişi Titan, Minamozne, Fiobe, Rea, Tetis, Theia ve Temis.
Bu titanların da evrende kendi görevleri var tabii.
Mesela Minamozne hafızadan sorumlu, Tethys denizlerden, Kronos zamandan, Hyperion güneşten sorumlu gibi gibi.
Bunların dışında kim ne yapıyor?
Gaia Erebos'la yani karanlıkla çiftleşerek Nyx'i yani geceyi doğurur.
Gece deyip geçmeyin. Nyx çok güçlüdür.
Önceki bölümlerde anlatmıştım.
Bir sürü de çocuk doğurur.
Mesela Moiralar, Kaderler, Nemesis, İntikam, Eris, Kavga, İhanet, Kara Sevda, Thanatos yani ölüm, hipnoz, uyku bunlar hep Nyx'in çocuklarıdır.
Evrende görev ve güç dağılımı ilkel ilahlar ve titanlar arasında bu şekilde paylaşılmıştır.
Hepsini yöneten de Uranüs yani gökyüzüdür.
Ancak Uranüs güç zehirlenmesi yaşar ve bu gücü kaybetmekten inanılmaz korkar.
Korkusunu tetikleyen başka sebepse çocukları Kiklop ve Hekatonkeriz'dir.
Çok güçlü ve korkunç olan bu çocukları Uranüs kendisine tehdit olarak görür ve onları Tartaros'a hapseder.
Bu da yetmez. Titan çocuklarından da korkmaya başlar ve onları da Gaia'nın rahmine yani toprağa geri sokar.
Uranüs tam rahatlamışken bu kez Gaia huzursuz olur.
Çünkü 12 çocuğu geri rahmine sokulunca rahatsız olmuştur.
Çok acı çekmiştir. Bu yüzden gizli gizli rahmindeki çocuklarla konuşup onları babalarından öç almaya teşvik eder.
Hesiodos Theogony'de Gaia'yı şöyle konuşturur.
Benden ve azılı bir varlıktan doğan oğullarım.
Suçlu bir babanın cezasını verelim.
Dinleyin beni. Ne kadar babanız da olsa bu varlık, odur kötülükleri ilk tasarlayan.
Dikkat ettiyseniz gayya sadece oğullarına sesleniyor, kızlarına değil.
Kızların gücünün yetmeyeceğini ima eden ateerkil düzen.
Babalarının gazabından korkan Titanlar, annelerinin hırsına cevap vermezler.
Ama en genç Titan oğlu Kronos, zamandan sorumlu olan Titan, annesinin isteğini kabul eder.
Gaia'nın planını uygulamaya geçerler.
Gece olunca Uranüs, Gaia ile sevişmek için ona yanaşır.
Yani gökyüzü ve toprağı düşünün burada.
Ama elinde bir orakla pusuda bekleyen Kronos, babasının cinsel organını parçalara ayırır ve denize fırlatır.
Bu sırada toprağa dökülen kan damlalarından devler ve erinyeler doğar.
Erinyeleri de önceki bölümlerde konuşmuştuk ceza tanrıçalarıydı.
Denize düşen parçalardan da Kıbrıs açıklarında güzellik tanrıçası olan Afrodit doğar.
Sonunda Uranüs gücünü kaybeder ve ortalıktan yok olur.
Kimse ona tapınmaz.
Artık güçsüzdür.
Tartaros'a hapsedilen Kiklop ve 150'ler ile annelerinin rahmine hapsedilen Titanlar ise özgür kalır.
Peki şimdi evreni kim yönetecek?
Babasının yerine onu alaşağı eden oğlu Kronos başa geçer.
Kronos kız kardeşi Rhea ile evlenir.
Peki yeniden bir düzen kurulmuşken şimdi ne olacak tahmin edin.
Yine en baştaki kişi yani bu kez Kronos güç zehirlenmesi yaşar ve egemenliğini kaybetmekten korkar.
Zaten babasının söylediği kehanete göre Kronos'un sonu da ona benzeyecektir.
Kronos Titan kardeşlerine bir şey yapmaz ama babası gibi Kiklov ve Hekatonkeris kardeşlerinden korkarak onları yeniden Tartarus hapseder.
Ama bu da yetmez.
Sonunda babası gibi olacağı kehaneti içini kemirip durur.
Bu sırada Rhea ile birlikteliğinden Tanrı çocukları doğar.
Hades, Poseidon, Hera, Hestia ve Demeter.
Onları doğar doğmaz bütün halinde yutarak kendi bedeninde taşır.
Bu sayede kendisinin babasına yaptığı gibi çocukları onu deviremeyecektir.
Kronos zamanı temsil eden Titan olduğu için onun kendi çocuklarını yutması zamanın kendi yarattığı şeyleri yutması olarak yorumlanır.
Ancak Rhea babalarının çocuklarını reva gördüğü bu işkenceden hiç hoşlanmaz ve intikam planı yapmak için deneyimli annesi Gaia'ya danışır.
Gaia'nın verdiği akılla Rhea son çocuğu Zeus doğar doğmaz Kronos'a vermek yerine onu Girit adasında saklar.
Kronos'a da çocuk diye kunduğa sarılmış bir taş verir.
Kronos taşı bir hamlede yutar ve içi rahatlamış bir şekilde devam eder.
Bu sırada Girit'te Zeus'a orman perileri, su perileri bakmaktadır.
Zeus büyüyünce babasından intikam alma vaktinin geldiğini düşünerek Bilge Tanrıça diye ünlenen kuzeni Metis'e gidip danışır.
Metis, Titanlar Tetis ve Okeanus'un kızı.
Metis ona önce kardeşlerini babasının midesinden kurtarmasını önerir.
Zeus hizmetkar kılığında Kronos'un yanına girecek, içkisine karıştırdığı şeyle onu kusturup kardeşlerini oradan çıkaracak ve sonra babasının hesabını görecektir.
Zeus planı uygulayıp kardeşlerini özgür bıraktıktan sonra Kronos ve Zeus arasında bir çatışma başlar.
Tabi diğer Titanlar ve Tanrılar da taraf olurlar.
Bu arada Titanlar derken sadece yukarıda saydığım 12 Titan'ı düşünmeyin.
Arada onların birbiriyle çiftleşmesinden bir sürü başka Titan ve Tanrı doğuyor, onlar da var.
Savaşta dişi Titanlar tarafsız kalırlar.
Erkeklerden Okeanus tarafsız kalır.
Babası Hyperion gibi güneşten sorumlu olan oğlu Helios da tarafsız kalır.
Iapetus'un oğulları Prometheus ve Epimetheus kardeşler Zeus'tan taraf olurlar.
Ama Atlas gibi başka Titanlar da Kronos'tan taraf olurlar.
Zeus'un tarafındakiler Olimpos dağında, Kronos'un tarafındakiler Otiris dağında mevzilenir ve 10 yıl sürecek evreni alev alev yakacak bir savaşa tutuşurlar.
İşte bu savaşa Titanomiki yani Titanların Savaşı deniyor.
Sonunda Gaia Zeus'a akıl verir.
Kronos'un Tartaros'a kapattığı Kiklov ve Hekaton Kairis yani 150'leri oradan çıkarıp onlardan yardım almasını söyler.
Gördüğünüz gibi her mantıklı hareketin arkasında bir dişi aklı var ama evren erkeklerin yönetiminde.
Zeus hemen Tartaros'a iner Kronos'un hapsettiği Kiklov ve 150'lerin başına Kampe adında bir canavar diktiğini görür.
Kampe boynunda 50 çeşit vahşi hayvan başı olan ayaklarından sürüngenler fışkıran bir dişi canavardır.
Skyla ve Echidna yandırır.
Gövdesinin etrafında azgın köpek başları bulunur.
Zeus bu zehir tüküren canavarı öldürür ve Kiklop ve 150'leri serbest bırakır.
Bu devlerin Zeus'a katılmasıyla güç dengesi iyice sarsılır.
Çünkü Kiklop'lar şimşek, gök gürültüsü, deprem, görünmezlik miğferi gibi silahlar yaparak tanrılara verirler.
150'ler de bütün elleriyle o turistteki titanlara koca kayalar fırlatarak onların kalelerini yerle bir ederler.
Sonunda Kronos ve ordusundaki Titanlar savaşı kaybeder ve Zeus onları Tartaros'a hapseder.
Bildiğiniz gibi Atlas'a yani Kronos'un ordusunu yönettiği için ayrıca ağır bir ceza verir.
Atlas bölümünden hatırlıyorsunuzdur.
Ve böylece evreni yönetmekte Olimpik tanrıların devri başlar.
Olimpos dağında oturdukları için Olimpik deniyor.
Üç erkek kardeş Zeus, Hades ve Poseidon evreni gökyüzü, denizler ve ölüler diyarı olarak üç ana parçaya ayırıp paylaşmak için aralarında kura çekerler.
Zeus'a gökyüzü, Poseidon'a denizler ve Hades'e ölüler diyarı çıkar.
Zeus'a gökyüzüyle beraber evrenin yönetimi de verilir.
Yani tanrıların başı olur.
Şimdilik bu bölümü burada bırakalım.
Başka bir bölümde de devlerle tanrıların yaptığı Cajentomaki Savaşı ile devam ederiz.
Altyazı M.K.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
