
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikincilerEfes, Milet, Assos, Troya, Afrodisias ve daha birçokları... İçinde birçok tapınak ve antik döneme mimari yapıların yer aldığı, çoğu UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan antik kentlerimizi keşfedelim.
Reklam ve İş birlikleri için: info@podcastbpt.com
Transkript
Merhaba Amita Hacı Meraklıları.
Bu bölümde bana ara ara tatile gidesiniz geldiğinde sorduğunuz ''Şuraya gideceğim, orada gezecek mitolojik alan var mı?'' gibi sorulara biraz cevap almaya çalışacağım.
Bölümlerde ara ara hikayelerin geçtiği yerlere değiniyorum zaten.
Mesela Apollo'dan kaçan Daphne'nin Hatay'ın Defne ilçesinde ağaca dönüştüğünü, dokunduğu altına dönen Midas'ın bundan kurtulmak için Manisa'nın Sart Çayı'nda yıkandığını, Ay Tanrıçası Selena'nın Bafa
Gölü'nde yıkandığını biliyorsunuz.
Bunları da toplamak için ayrı bir bölüm yaparız ama şimdi gezebileceğiniz antik kentlerden bahsedelim.
Ama öncesinde bilmeniz... gereken bazı terimlerden bahsedeceğim.
Çünkü antik Yunan ve Roma kentlerinde tekrar eden belli yapılar var.
Mesela birçok antik kente evlerin yanı sıra tapınak, sunak alanı, tiyatro, hamam, agora, nekropol, stoa, latrina, blüterion, odeon gibi alanlar fiks bulunuyor.
Yani kentin büyüklüğüne göre değişiyor ama genelde bunlardan yapmaya çalışıyorlar.
Şimdi önce bakalım bu saydığım terimler ne demekmiş.
Sunak alanı adı üstünde tanrılara hediyelerin ve kurbanların sunulduğu alan.
Agora. Toplanma alanı demek.
Çarşı gibi. İnsanlar burada sosyalleşiyor, konuşuyor, alışveriş yapıyor, bir şeyler içiyor.
Zaten kurum binaları da burada.
Bir işleri varsa onları hallediyorlar falan.
Nekropol, mezarlık demek.
Ölüler yakılıp sonra burada defnedilirmiş.
Nekros, Yunanca ölü demek.
Polis de şehir demek. Nekropolis yani ölüler şehri anlamına geliyor.
Stoa, bir sokak ya da Agora'nın yanında yer alan üstü kapalı, sütunlu galeriye deniyor.
Belki gözünüzde canlandırmanız zor ama Instagram'dan örnek fotoğraflarını paylaştığımda kafanıza daha net oturacak.
Mesela Vatikan'da da vardı bundan böyle sütunlu bir yürüyüş alanı ama üstü kapalı.
Latrina, halka açık toplu tuvaletlere verilen isim.
Hani Instagram'da görseli dolaşıyor böyle yan yana klozete benzer alanlar ama birbirlerinden ayrılmamışlar.
O yüzden baya alay konusu oldu.
Ama gerçekten zamanında öyleymiş.
Ben de Efes'e gittiğimde size direkt oradan fotoğrafını paylaşmıştım.
Bolüterion, meclisin toplandığı yer.
Son olarak Odeion, içinde müzik yapılan, konserlerin verildiği mini bir amfiteyatroya benzeyen yapı.
Şimdi Türkiye'de gezebildiğiniz antik kentlerden söz etmeye başlayalım.
Bu arada bunların hepsine henüz ben de gidemedim maalesef.
Umarım hepimiz bu güzellikleri gezme şansı yakalarız.
Leton, antik kenti.
Bugün Muğla'nın Kumluova köyünde M.Ö.
7. yüzyılda Likyalılar tarafından kurulmuş.
İsminden de anlayacağınız üzere kent Tanrıça Leto'ya adanmış.
Ama burada sadece Tanrıça Leto'ya değil, ikiz çocukları Apollon ve Artemis'e de tapınılmış.
Zira Leto, Apollon ve Artemis tapınakları bulunuyor.
Şimdi kısaca hikayesine değinecek olursak, Leto'nun Zeus'tan olma çocukları Apollon ve Artemis'i ne zorluklarla doğurduğunu önceki bölümlerde anlatmıştım.
Hera'nın öfkesinden kaçıp doğurmayı başaran Leto, sonrasında da kaçmaya devam etmek zorundadır.
Yolculuğu sırasında bugün Eşençay denilen Kantos nehrine ulaşır ve çocukları burada yıkamak ister.
Ancak bölge halkı Hera'nın gazabından korktuğu için Leto'nun çocukları burada yıkamasını istemez.
Bunun üzerine Leto tüm halkı kurbağa çevirir.
Bu olayın olduğu söylenen bu yere Leto Tapınağı inşa edilmiş.
Romalılar zamanında kente 8000 kişilik bir tiyatro eklenmiş ve kent kültür merkezi haline gelmiş.
Burası 1988'den beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor.
Fethiye'den başlayarak Antalya'ya doğru uzanan Likya Yürüyüş Yolu Rotası'nda görebilirsiniz.
Bu arada tapınaktan çıkarılan üç dildeki yazıt işte Likçe, Aramice ve Grekçe olan yazıt ve Apollon ve Artemis'e dair mozaiklerin orijinali de Fethiye Müzesi'nde sergileniyor.
Knidos Antik Kenti Muğla'nın Datça ilçesinde bulunan Antik Kent, zamanında bilime ve sanata verdiği önem ve bu alanda yetiştirdiği kişilerle
biliniyor. Kentin tarihinin M.Ö.
4. yüzyıla dayandığı tahmin ediliyor.
İçinde bir nekropol, 5000 kişilik tiyatro ve Apollon Tapınağı, Afrodit Tapınağı, Dionysos Tapınağı ve daha birçok tapınağın yanı sıra bir de güneş saati bulunuyor.
Lagina Antik Kenti Muğla'nın Yatağan ilçesinde bulunan kentin tarihi M.Ö.
3000'lere dayanır. Karya dönemine ait kentte Hekate Tapınağı bulunmaktadır.
Tapınağın firizleri İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne sergileniyor.
İASOS antik kenti. Muğla'da bulunan kentin tarihinin M.Ö.
5. yüzyıla kadar dayandığı biliniyor.
Antik dönemde kentin koruyucu tanrıları Apollon ve Artemis'miş.
Kente Agora, Bolüterion, Demeter ve Persefon kutsal alanları, Artemis ve İmparator Komodos'a ithaf edilen Stoa gibi yapılar yer alır.
Euromos Antik Kenti Muğla'nın Milas ilçesinde yer alan kentin M.Ö.
6. yüzyıl civarında kurulduğu tahmin ediliyor.
Kentteki agora, tiyatro, hamam ve başka çeşitli yapılara ek olarak Zeus Lepsinos tapınağı çok iyi korunmuş yapılardandır.
Pergamon Antik Kenti İzmir Bergama'da yer alan antik kentin tarihi Helenistik döneme kadar uzanıyor.
İçinde birçok tapınak, kütüphane, tiyatro gibi eserler bulunuyor.
Kent döneminin şifa merkezi olarak biliniyor.
Hastane görevi gören Asclepion'da zamanında müzikle, çamurla, sporla, afyonla tedaviler yapılırmış.
Gittiğinizde ziyaret edebileceğiniz Athena Tapınağı, Dionysos Tapınağı, Hera ve Demeter Kutsal Alanları, Tıp Tanrısı Asklepios Tapınağı'nın yanı sıra 10.000 kişilik bir tiyatro ve ünlü İskenderiye Kütüphanesi
'nin rakibi olarak görülen Pergamon Kütüphanesi de var.
Kent 2014'ten beri UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor.
Maalesef çıkarılan birçok eser bugün Berlin'deki Pergamon Müzesi'ne sergileniyor.
Efes Antik Kenti İzmir'in Selçuk İçesi'nde bulunan kentin tarihi M.Ö.
9000'lere dayanıyor. Artemis Tapınağı, Büyüleyici Selsüz Kütüphanesi ve 19.000 kişilik devasa tiyatrosu, latrina, aşk evi denilen genele ve daha birçok yapısıyla Efes Antik
Kenti mutlaka görülmesi gereken kentlerden.
Afrodizyaz Antik Kenti Aydın'ın Karacası ilçesinde bulunan kentin bu adı M.Ö.
2. yüzyılda aldığı biliniyor.
Tanrıça Afroditi'ye adanan birçok kente Afrodisiyaz denir.
Bu kent de Tanrıça'ya adandığı için bu adı almış.
Kentteki Afrodit tapınağının ortasında sadece rahiplerin girebildiği bir oda ve bu odada zamanında Afrodit'in heykelinin olduğu düşünülüyor.
Her alan tiyatronun duvarlarındaki yazılarda İmparator Sezar'ın Afrodite'ye hediye ettiği altın bir Eros heykelimden söz ediliyor.
Bu yüzden Sezar'ın zamanında kente gelip tanrıçaya sadakatini sunduğu düşünülüyor.
İsa'dan sonra 5. yüzyıl civarında kent Hristiyanlığı kabul edince tapınak kiliseye dönüştürülmüş.
O yüzden içinde İsa, Meryem ve Cebrail, Mikael gibi melek figürleri de yer alıyor.
Kenti fotoğrafçı Aragüler bölgede kaybolduğu bir gün keşfetmiş.
Bölge halkının haberi dahi yokmuş.
O yüzden çok komik anıları var.
Kentte yapılan kazılardan çıkarılan eserler Afrodisias Müzesi'nde görülebilir.
Millet Antik Kenti Aydın'ın Didim ilçesinde bulunan Millet Antik Kenti, tarihte kültür ve felsefe başkentlerinden olarak bilinir.
Pozitif bilimlerin tebeynine attığı kabul edilen ünlü düşünür Thales de burada doğmuştur.
Şehrin tarihi M.Ö.
700'leri dayanır. Mitolojiye göre şehri Apollo'nun oğlu Miletus kurmuştur.
Şehirdeki bulateryon yani meclis binası, Tanrılar Apollon, Hestia ve Demos yani halka adanmıştır.
Ek olarak Atena Tapınağı, Asklepios Tapınağı ve yer yer Yunan tanrılarıyla beraber tapınan bir Mısır tanrısı olan Serapis Tapınağı da bulunmaktadır.
Kentte ayrıca Agora, 15.000 kişilik tiyatro ve hamam da bulunmaktadır.
Bu kentin bazı yapıları da Berlin'deki Pergamon Müzesi'ne sergileniyor.
Priene Antik Kenti Aydın'ın Söke ilçesinde yer alan kentin M.Ö.
8. yüzyıl civarında kurulduğu tahmin ediliyor.
İçinde Zeus Olympos Tapınağı, Athena Tapınağı, Demeter Kutsal Alanı, Agora, Blüterion ve bir de tiyatro bulunuyor.
Maalesef içindeki birçok eser zamanında Berlin Müzesi'ne ve Britanya Müzesi'ne götürülmüş.
Athena ve Demeter'in zamanında burada yaşadığına inanılıyormuş.
Bu yüzden kentte onların adına yapılmış kutsal alanlar ve bir Athena heykeli varmış.
Çünkü kent halkı koruyucuları olarak Athena'yı seçmişler.
Didim Antik Kenti Aydın'ın Didim ilçesinde bulunan Antik Kent zamanının ünlü kehanet merkezlerinden biriydi.
Hatta bir kentten çok kutsal alan olarak inşa edilmişti.
Kehanet denince aklımıza tabii ki Tanrı Apollon'un gelmesi gerekiyor.
Zaten Apollon'un da Didin'de yaşadığına inanılırmış.
O yüzden bu kentteki Apollon Tapınağı'nı ziyaret etmelisiniz.
Tapınağa giden yola zamanında Kutsal Yol adı verilirmiş.
Ve tapınağa gelenler bu yola törenlerle çıkar, bu yolda günlerce mola vererek ilerlerlermiş.
Aydın'ın Germancık ilçesinde bulunan, söylemesi çok zor bu kentin tarihi, M.Ö.
600'lere dayanır. Kentin baş tanrıçası Artemis olduğundan içinde bir Artemis tapınağı ve sunağı bulunur.
Onun dışında birçok antik kenti olduğu gibi tiyatro, latrine, agora ve stoğa bulunur.
Arikan da antik kenti.
Antalya'nın Finike ilçesinde yer alan kentin tarihinin M.Ö.
4. yüzyıla kadar ulaştığı söylenir.
Adalikya dilinde Arikavanda yani yüksek kayalığın yanındaki yer anlamına geliyor.
Burada bahsedilen yüksek kaya bugün Şahinkaya olarak anılan Sarpkaya'dır.
Kentte tiyatro, agora, bulüteryon, hamam, mezarlık gibi alanların yanı sıra Güneş Titanı Helios'a adanmış bir tapınakta bulunuyor.
Troya Antik Kenti Birçoğunuzun bildiği Çanakkale'nin Tevkifiye köyünde yer alan antikken, Homeros'un İlyada destanında geçen
Truva Savaşı'na el sahipliği yapmasıyla bilinir.
Mitolojik öyküler ve tarihsel olaylar arasında köprülere örnek olan Truva Savaşı, yani neden?
Çünkü tarihte böyle bir savaş gerçekten olmuş ve aynı zamanda mitoloji konu olmuş bu savaş.
Bu Truva Savaşı hikayesi kentin ünlenmesini sağladı.
Kentin tarihi M.Ö.
3000'lere uzanıyor. Kentte çeşitli ev örnekleri, hamamlar, müzik yapılan odeonlar, tiyatro ve glüterion gibi mekanlarda bulunuyor.
Kent 1998'den beri UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor.
Görüyorsunuz arkadaşlar ülkemizde ne kadar çok dünya mirası var.
Asos Antik Kenti. Çanakkale'nin Behramkale köyünde yer alan kentin tarihi M.Ö.
6. yüzyıla dayanıyor. Kentte 2500 kişilik bir tiyatro, agora, bulüterion, nekropol alanının yanı sıra bir de Athena tapınağı bulunuyor.
Zamanında kentin koruyucu tanrısı Athena'ymış.
Antik çağ filozoflarından Aristo zamanında burada 3 yıl yaşayıp felsefe okulu kurduğu için Asos felsefe branşı açısından daha öneme sahip.
Bir de ilginç dondurmalarıyla ünlü benden söylemesi.
Hierapolis Antik Kenti.
Denizli'de bulunan kent adını Bergama şehrinin kurucusu Telefos'un karısı Hiera'dan alır.
Kentte Helenistik dönemde kentin...
koruyucusu olan Apollon Tapınağı ve Kibele, Artemis, Hades ve Poseidon adına yapılmış kutsal alanlar bulunuyor.
Hades'e ait bir yapıdan bugüne kadar çok bahsetmedik.
Çünkü zamanında insanlar onun adını dahi anmanın uğursuzluk ya da ölüm getirdiğine inandıkları için ondan korkarlarmış.
Ama burada Plütonyum denilen bir mağara bulunuyor.
Bunun girişine Plüton'un kapısı yani Hades'in kapısı deniyor.
Hatırlayın Hades'in Roma mitolojisindeki adı Plüto'ydu.
Bu girişten girilen mağarada yerini altındaki coğolojik faaliyetlerden doğan karbondioksit salınımı mevcutmuş.
Gaz zehirli olduğu için mağara o dönem cehennemin kapısı olarak adlandırılmış.
Antik dönemde rahipler mağaraya girip tekrar canlı olarak çıkarak kutsal insanlar olduklarını kanıtlarlarmış halka.
Tabi muhtemelen nefeslerini tutuyorlardı ya da türlü çakallıklar filan.
Kent zamanlı şifa merkezi olduğu için insanlar burada banyo yapmaya gelirlermiş.
Çünkü suyunun şifalı olduğuna inanılırmış.
Ünlü Kleopatra'nın havuzu da bu amaçla kullanılan bir termal havuz.
Kentte ayrıca Agora, Tiyatro ve Latina bulunmakta.
Uzunca Buç Dio Saraya Olba antik kenti.
Umarım doğru telaffuz etmişimdir.
Mersin'in Silifke ilçesinde bulunan antik kentin en önemli yapıları Zeus Olbios Tapınağı ve şans tanrıçası Tike Tapınağı'dır.
Şimdilik burada bırakalım. Gezebileceğiniz mitolojik alanları anlatmaya başka bölümlerde devam edeceğim.
Bana hep soruyorsunuz hikayeleri 10 kere tekrar dinliyorum ama yine de aklımda kalmıyor ne yapacağım diye.
Bu kentleri gezerken ilgili karakterlerin, tanrıların vesaire hikayelerini yanınızdakilere anlatırsanız aklınızda kalır.
Yanınızda kimse yoksa da yoldan çevirdiklerinizi anlatın.
Ya sizi bedava rehber sanırlar ya da antik kentin değilse.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
