
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikincilerBabasını öldürüp annesiyle evlenen Oedipus'un yüzyıllardır konu edilen traijik hikayesi. Oedipus ve Electra kompleksleri
Transkript
Merhaba Mitoloji Merakları.
Size Regina Spector'ın Oedipus adlı şarkısından bir parça dinlettim.
Ama bugünkü konumuzdan önce bir duyuru ile başlayalım.
Instagram'da kitap çekilişi yapıyoruz.
Hayırsever bir takipçimiz 5 kişiye birer kitap hediye etmek istedi.
Yanılmıyorsam 20 Ağustos tarihli bir posta paylaşmıştım.
Postunun altına hashtag vererek Eğer bir mitolojik karakterle tanışma imkanınız olsaydı kimle tanışmak isterdiniz ve neden sorumu cevaplarsanız çekilişe katılmış oluyorsunuz.
Sonucu da 28 Ağustos'ta açıklayacağım.
Eğer kazanırsanız posta gördüğünüz alt kitaptan istediğinizi seçeceksiniz, size göndereceğiz.
Gelelim bugünkü konumuza.
Oedipus. Azza Erhat onun için Yunan mitolojisinin en trijik kahramanıdır der.
Ve Yunan mitolojisi genelde tanrı hikayeleriyle dolu olmasına rağmen Oedipus bu hikayeler arasında bu kadar ünlü olabilmiş belki de tek ölümlüdür.
Mitolojiye ilgisi olanlar Oedipus kompleksini duymuşlardır.
Bu terimin nereden geldiğini de ilerleyen dakikalarda öğreneceğiz.
Bu hikayede ismini duyacağınız karakterler Oedipus, Laius ve Iokaste.
Laius, Tebae şehrinin kralı.
Iokaste ise onun karısı yani Tebae'nin kraliçesi.
Oedipus, Laius ve Iokaste'nin oğlu.
Şimdi Oedipus doğmadan önce bir gün Laius bir misafirlikteyken ev sahibinin oğlunu taciz eder ve tanrılar tarafından lanetlenir.
Sonra Iokas de Oedipus'a hamile kalır.
Kahinler doğacak çocuğun babasını öldürüp annesiyle evleneceğine dair korkunç, iğrenç bir kehanette bulunurlar.
Laius ve Iokas de endişeye kapılıp çocuğu gözden çıkarmaya karar verirler.
Oedipus'u hizmetçiye verip al bunu bir dağın eteğine götürüp bırak derler.
Emekleyerek kaçamasın diye de ayaklarını birbirine bağlarlar, topuklarından bir mil geçirirler.
Hizmetçi bebeği alıp bir dağ başına gider ama gönlü bebeği kurda kuşa yem etmeye el vermez, onu bir çobana emanet eder.
Bu arada Paris'in çoban olma hikayesi de buna benziyor.
Merak edenden Netflix'teki Truva Bir Şehrin Düşüşü adlı diziyi seyretsin.
Bence baya bir şey öğrenirler.
Çoban da bir gün bu bebeği Korint kralına verir.
Korint kralı onu kendi oğlu gibi büyütür.
Ama bir gün bir ziyafet esnasında sarhoş olmuş biri Oedipus'a evlatlık olduğunu söyleyerek onunla dalga geçer.
Oedipus gerçekleri anlamak için Delphi'ye Apollo'nun rahibine gider.
Ama orada rahip yani kahinde deniyor ona bir kehanet açıklar.
Bir gün babasını öldürecek ve annesiyle evlenecektir.
Dikkat ederseniz kahin ona direkt sorduğu sorunun cevabını vermiyor.
Kafasına göre bir kehanet veriyor yani kabul edeceksiniz.
Odypus duyduklarının korkunçluğuyla Delfi'den dönerken Korinth'e gitmemeye karar verir.
Bu şekilde babasını öldürmeyecek ve kehaneti gerçekleştirmeyecektir.
Tabi Korinth'e gitmeyip nereye gitmeye karar verir bilin bakalım.
Tabi ki Tebai'ye. O Delfi'den dönerken yol üzerinde darbe geçitte Delfi'ye gitmekte olan yani Tebai'den Delfi'ye gitmekte olan başka bir yolcu ile karşılaşır ve kim kime yol verecek anlaşmazlığıyla kavgaya tutuşurlar.
Odypus Delphi'de duyduğu korkunç şeylerin ve bir anda kimsesiz kalmış olmasının gerginliğiyle tartıştığı adamı öldürür.
Bilin bakalım öldürdüğü bu adam kim?
Tabii ki biyolojik babası Laius.
Yani eften püften sebeplerle yolda her gördüğünüzde kavgaya tutuşup canlılık yapmanın alemi yok.
Oedipus sonra Tebaa'ya doğru ilerler.
Vardığında Sphinx denilen canavarla karşılaşır.
Sphinx nasıl bir şey?
Başı ve göğüsleri kadın, bedeni aslan.
Kuyruğu yılandır ve bir alıcı kuşun kanatlarına sahiptir.
Acımasızdır ve insan eti yer ama avını yemeden önce onunla oyunlar oynar.
En sevdiği oyunda bilmece sormaktır.
Eğer avı bilmeceyi doğru cevaplarsa onu serbest bırakır, yanlış cevaplarsa onu yer.
Ama tabi kimse doğruyu bulamamıştır bugüne kadar.
Sphinx genelde tebaa çevresinde dolaşır, etraftaki gezginleri ve kent halkını sık sık taciz eder.
O dipusta tebaye geldiğinde Sphinx onu durdurur ve bilmecesini sorar.
Sabahleyin dört ayak, öğleyin iki ayak, akşamleyinde üç ayak üzerinde yürüyen yaratık hangisidir?
O dipus düşünür ve insan diye cevap verir.
Çünkü bilmece de aslında sabahtan kısıt yaşamın ilk yıllarıdır.
Yaşamın ilk yıllarında insan emekler yani dört ayak üstündedir.
Öğleden kısıt yetişkinlik zamanıdır.
İnsan büyüdüğünde iki ayak üstünde durur.
Ve akşamdan kasıt yaşlılıktır.
İnsan yaşlandığında baston kullanır yani üç ayak üstünde durur.
Sphinx ikinci bilmecesini sorar.
İki kız kardeştirler.
Biri ötekisini doğurur ve ikincisi birincisinden doğurur.
Odipus bunu gün ve gece diye cevaplar.
Oedipus iki bilmeyeceği de doğru cevap vermiştir.
Sphinx aşırı şaşırır ve sırrı açığa çıktığı için öfkelenip kendini uçurumdan aşağı atar.
Böylece Tebal kenti bir süredir başına musallat olan bu canavardan kurtulmuştur.
Halk Oedipus'a minnettardır.
Elaeus ölünce de kraliçe yeni dul kalmıştır.
Yani kendilerine bir kral gerek.
Onlar da Oedipus kral olsun diye kraliçeyle evlendirirler.
Yani gerçek annesiyle.
Oedipus ve Iokaste'nin iki kız iki erkek çocukları olur.
Yıllar geçer, tebaide felaketler üst üste gelir.
Veba salgını çıkar.
Ekinler daha topraktayken, hayvanlar ayaktayken birer birer ölürler.
Kadınlar çocuk doğuraması hale gelir.
Oedipus, tanrıların kendilerini lanetlediğinden şüphelenir.
Çünkü başınıza böyle kötü olaylar geliyorsa tanrılara karşı bir suç işlemişsiniz demektir genelde.
Ve nedenini anlamak için birini Delfi'ye gönderir.
Yani Apollo'nun kainlerinden gerçek sebebi öğrenmeye.
Delfi'den gelen cevap şudur.
Kral Laius'un katili bulunmalı ve şehirden sürülmeli.
Bunun üstüne Oedipus canla başla kralı öldürenin kim olduğunu araştırmaya başlar.
Tebain'in kahinine de sorar ama kahin Laius öldükten sonra gelip kraliçeyle evlenip kral olmuş Oedipus'a yıllar önce gördüğü o korkunç kehaneti anlatmaya çekinir.
Sonra Iokas de...
Oedipus'a kocasının dar bir geçitte bir yabancı tarafından öldürüldüğünü anlatır.
Bu hikayeyi duyunca Oedipus'un içine bir kuşku kaplar.
Çünkü yıllar önce o dar geçitte öldürdüğü yabancıyı anımsar.
Sonra Korint'le görüşür yani bir şekilde.
Kendine babalık etmiş Korint kralıyla filan.
Gerçekleri öğrenir.
Sonra yıllar önce kendisini Korint kralına teslim eden çobanı çağırtır.
Ve ondan gerçekleri duyunca artık her şey apaçık ortadadır.
Oedipus evlendiği kadının annesi olduğunu yani ne yapıp edip engellemeye çalıştığı o kehanetin asıl Oedipus engellemeye çalışırken yaptıkları yüzünden gerçekleştiğini öğrenince inanılmaz üzülür.
Annesi Iokas de olanlardan tiksinerek kendini asar.
Bunun üzerine Sophocles'in tragedisinde Oedipus şöyle der.
Yazık, çok yazık, her şey gerçekleşiyor.
Ey ışık! Seni son kez göreyim.
Öyle bir lanetmiş ki bu.
Doğmamam gerekirken doğdum.
Evlenmemem gereken insanla evlendim.
Öldürmemem gereken insanı öldürdüm.
Ve İokasten'in saçındaki mille yani tokasıyla kendini kör eder.
Gerçekten tragedinin hakkını veren bir trajedi yani bu.
Psikanalizmin temelini atan nörolog Sigmund Freud bu hikayeden yola çıkararak Oedipus kompleksi terimini ortaya atmıştır.
Bu neye deniyor? Hani mesela kız çocuğuysanız bilirsiniz genelde annenizi başkalarından kıskanmazsınız.
Hatta annenizle birçok konuda yarışırsınız ama babanızı çok kıskanırsınız.
Ona ayrı bir sevgi duyarsınız.
Ya da erkek çocukları da genelde babayla yarışırken annelerini ise herkesten kıskanırlar, sakınırlar.
İşte bu olaya Freud Oedipus kompleksi demiş.
Bunun erkek tarafından olanına yani erkek çocuğun babasıyla yarışıp anneye ayrı bir sevgi duymasına Oedipus kompleksi, kız çocuğun anneyle yarışıp babaya duyduğu özel ilgiye de Elektra deniyor.
Elektra kompleksi terimini de Carl Jung ortaya atmış.
Hani dedik ya Oedipus Yunan mitolojisinin en trajik karakteridir diye.
Yukarıda alıntı yapmıştım.
Sfokles'in Oedipus adına düzenlediği bir tragedyası bulunuyor.
Tragedyalarda genelde bir kişi ya da onun soyundan herkes bir şekilde lanetlenir, kaderin oyuncağı olur, kadere karşı gelemez ve bilerek ya da bilmeyerek korkunç günahlar işler ve başına
türlü türlü belalar gelir yani bir trajedi izleriz.
Bu hikayede de mesela babanın işlediği bir günahtan dolayı evlat da çekiyor, işte karısı da çekiyor yani bütün bir soy hatta bir krallık çekiyor yani hiç hoş değil kanınca.
Bu arada Oedipus şiş ayak demek nedenini anlatalım.
Hani bebekken onu dağa bırakmadan önce ayaklarından mil geçirmişlerdi ya emekleyerek yürüyüp bir yere varamasın da kurda kuşa yem olsun diye.
O yüzden Oedipus'un ayakları şişmiştir yani o bağlanmadan o milden dolayı.
Yani mitoloji burada bize diyor ki onun ayaklarını da bağlasanız dağlara da atsanız bu çocuk yürüyecek, babasını öldürecek ve annesiyle evlenecek.
Kadere engel olamazsınız.
Yani aşırı pesimist bir bakış açısı.
Ben buna karşı İsra suresindeki şu ayeti çok severim.
Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağladık.
Bazıları bu ayetin yanlış yorumlandığını söyler ama ben bu yorumu çok seviyorum.
Oedipus, M.Ö.
yazılıp yüzyıllardır çok kez oynanmış bir oyun.
Youtube'da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nin 2019'da oynadığı oyunu buldum.
İzlemek isteyenler için bölümün açıklamasına link bırakıyorum.
Instagram'dan çekilişe katılmayı unutmayın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
