
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikinciler
Medusa'dan Skyla'ya bugüne kadar hikayelerde hangi canavarları tanıdık, toparlıyoruz. Medusa kısmında çalan şarkı: Nada - Medusa
Transkript
Merhaba Mitoloji Meraklıları.
Instagram'dan bir çift başlı yılan paylaşıp size mitolojiden hangi canavarı anımsattı diye sordum.
Erin Yeler mi? Lernalı Hidra mı?
Bayağı bir kişi Erin Yeler demiş.
Yani tebrik ediyorum. O yüzden dedim ki bizim bu canavarları tekrar hatırlamamız lazım.
Bu bölümde Yunan mitolojisindeki canavarları ve tuhaf yaratıkları tekrar inceleyelim istedim.
Ne kadar uzun olacağına dair hiçbir fikrim yok.
Çünkü çok fazla canavarımız var.
İki bölüm yapmayı düşünüyorum.
Bu bölümde bugüne kadar hikayelerde ara ara söz ettiklerimizi, ikinci bölümde de bugüne kadar konuşmadıklarımızı kısaca anlatmak istiyorum.
Duruma göre bakacağız. Konuya girmeden iki duyuru yapayım.
1- Yunanistan'dan getirdiğim birkaç hediyelik eşya için çekiliş yapıyorum.
İnstagram'da sanıyorum 20 Temmuz tarihli postumda görebilirsiniz.
Altına bir arkadaşınızı etiketleyip eğer o kişi mitolojik bir karakter, bir tanrı, bir tanrıça olsa kim olurdu?
Bunu yazdığınızda çekilişe katılmış oluyorsunuz.
Sonucu da 29 Temmuz'da açıklayacağım.
2- Başka mitolojileri de anlatacak mısın sorusu çok geliyor.
O yüzden şimdi topla cevap vereyim.
Bir daha bu soru gelirse tek tek cevap yazmayacağım.
Yunan mitolojisinden sonra Mısır mitolojisi anlatacağım.
Ondan sonra da inşallah İskandinav mitolojisine geçeceğim.
Çok uzun bir zaman sonra.
Ancak hala Yunan mitolojisine konuşmadığımız önemli olaylar var.
O yüzden içime sinecek kadar ki kısmı bittiğinde Mısır'a geçebileceğim.
Birazcık sabır lazım.
Şimdi konumuza dönelim.
Bugüne kadar bazı canavarların isimleri hikayelerde geçti.
Nasıl oluştuklarının ya da nelere sebep olduklarının hikayelerde yeri geldikçe anlattım.
Bu bölümde o kadar detaylı değil de hepsinden daha genel bahsetmek istiyorum.
İlerleyen bölümlerde yeni hikayelerde geçtikçe olayın kurgusundaki yerlerini detaylı inceleriz.
Bir de anlattığım her canavar için Instagram'da bir görüntüsünü paylaşacağım aklınızda kalması için.
Şimdi öncelikle önceki bölümlerden hatırladıklarımızla başlayalım.
1. Minotaur Belden yukarısı boğa, belden aşağısı insan olan canavar.
Mitolojide yarı hayvan, yarı insan olan canlılar zaten biraz sıkıntılıdır.
Hayvani özellikler de gösterdikleri için daha vahşilerdir.
Bir tek Bilge Sentor Kiron bir istisna.
Onun dışında diğerleri bu şekilde.
Hele ki hayvan olan kısmı belden yukarısıysa daha da fena.
Çünkü kafası yani düşünme şekli hayvani demektir.
Minotorun da belden yukarısı boğa olduğu için baya tehlikeli bir yaratık.
Minotaur'a özel bir bölüm yapmıştım ama kısaca hatırlayalım.
Girit kralı Minos'un karısı Cadıninpapasipe bir boğaya aşık olur ve ne yapıp edip onunla çiftleşmenin yolunu bulur.
Bu birliktelikten Minotaur doğar.
Ancak Minotaur çok vahşidir.
İnsan yer ve onu doyurmak çok zordur.
2. Skyla Söylenceler Skyla'nın nasıl göründüğüne dair ikiye ayrılıyor.
Bazıları onun belden yukarısının güzel bir kadın, belden aşağısının canavar olduğunu söylüyor.
Buna göre belinden aşağısında dört azalı köpek başı vardır ve bu köpekler sürekli avlanırlar, önüne çıkanla beslenirler ve asla doymak bilmezler.
Skyla belden aşağısını suda saklar, belden yukarısıyla denizcileri kandırıp kendine çeker ve yaklaştıklarında onları yer.
Hatta Kirk'e ümit verip sonra Skyla'ya aşkını ilan eden Glaucous'un da bu şekilde öldüğü düşünülüyor.
Diğer söylencelere göre ise Skyla'nın tüm vücudu canavar şeklindedir.
6 kafası ve 12 ayağı vardır.
Kafaların her biri 3 sıra dişle kaplıdır.
Yine aşırı saldırgandır ve Sicilya tarafında bir mağarada yaşayıp yakınlarından geçen denizcileri yakalayıp yer.
Skyla'yı aslında cadı Kirke bölümünde konuşmuştuk.
Aslında doğuştan bir canavar değil bazı söylencelere göre.
Güzeller güzeli bir nimpa iken Kirke'nin büyük aşkı Glaukos Kirke'ye ümit verip Kirke'nin onun için yaptığı onca şeye rağmen sonra Skyla'ya aşık olunca Kirke bu güzel ve sürekli kendisiyle alay eden nimpayı
bir büyü ile canavara dönüştürür.
Skyla bir mağaraya, bir anafora yakın bir yere yerleşir.
Anafor aslında bildiğiniz bir şey.
Yani hani böyle denizde burgaçlar oluşur, hortum gibi etrafındaki şeyleri içine çeker ya.
İşte ona anafor deniyor.
İşte Skyline'ın yakında yerleştiği anaforda ünlü Carbidis anaforu.
Oradan geçen denizcilerin çok fazla bir opsiyonu yok.
O yüzden maalesef bu anafora yakın geçmek zorunda kalıyorlar.
Ama bir yandan anafor tehlikeli bir şey zaten.
Hele bu karbidis daha tehlikeli.
Çünkü her gün 3 kez çevresinde ne varsa yutar.
Sonra da yine günde 3 kez yuttuğu ne varsa kusar.
Yani dışarı püskürtür. O yüzden denizciler anaforun ne yutma zamanına ne de kusma zamanına denk gelmemelilerdir.
Anafordan çekindikleri için ondan birazcık öteye gitseler bu sefer de skyla mağarasında pusuda bekliyor.
O yüzden yeterince yaklaştıklarında skyla olmalıdır.
Onları yutar. 3.
Medusa Onu anlatmama
gerek yok artık diye düşünüyorum.
Hepiniz biliyorsunuz. Bakışları göreni taşa çeviren yılan saçlı kadın.
Hatırlamayanlar Medusa bölümünü dinleyebilir.
Bazı kaynaklara göre Medusa'nın böyle olmasının sebebi bir gorgon olmasıdır ve tüm gorgonlar aynı şekildedir.
Bazı kaynaklarsa Athena'nın onu böyle bir canavara dönüştürdüğünü anlatır.
4. Kerberos Hades'in üç başlı köpeği, ölüler diyarının bekçisi.
Biliyorsunuz ölü olmayanların onu atlatıp kapıdan geçmesi çok zordur.
Çünkü Kerberos vahşi ve azgın görünümlü bir köpektir ve çiğ et yemeye bayılır.
Ama ölü olup ölüler diyarında dolaşanlara zarar vermez.
5. Sirenler.
Sirenlerden de bahsettik.
Kimi kaynaklara göre deniz kızı gibi belden aşağıları balıktır.
Bazı söylencelere göre ise yarı kuş yarı kadın şeklindedirler.
Gövdeleri kadındır ama kuş kanatları vardır ve uçabilirler.
Ama şu kesin ki sesleri çok güzeldir.
Yalnız insanları güzel sesleriyle kandırıp ele geçirdiklerinde yerler.
Bazı mitler de sirenlerin insan yemediğini ama hipnoz eder gibi kendilerini hayran bıraktıkları için onları dinleyenlerin mantıklı karar veremediklerini ve o kayalıklarda çürü...
...gittiğini söyler. Odise'de Odysseus meraktan illa da sirenleri dinlemek ister ama Kirke onu şöyle uyarır.
Sirenlere varacaksın sen önce.
Onlar büyüler yakınlarına gelen bütün insanları.
Kim yaklaşırsa bilmeden ve dinlerse onları, yandı.
Bir daha evinde onu ne karısı karşılar ne çocukları.
Sirenler onu çayırda çınlayan ezgileriyle büyüler.
Çayırın çevresinde kemikler vardır, öbek öbek.
Bunlar kemikleridir etleri çüreyen insanların.
Büzük büzük durur kemiklerin üstünde deriler.
Durma orada, yürü.
Arkadaşların da tıka kulaklarını.
Tatlı bal mumuyla tıka ki onların sesini dinlemesinler.
İstersen dinlesen ama bağlasınlar ayakta seni.
Hızlı geminin içinde iplerle bağlasınlar kollarından, bacaklarından orta direğe.
Ondan sonra dinle sirenleri doya doya.
Melih Ceddet Anday'ın da Kolları Bağlı Odysseus diye bir şiiri var.
Orada şöyle bir bölüm var. Kürekçiler hasatsız denizi köpürttüler küreklerimle.
Tez yürüyüştü gemi gün batarken.
Ulaştı sirenlerin adasına.
Yüreğim kopacak gibiydi.
Kanatlanıp uçacak gibiydi.
Ama sirenlerin izi bile yoktu ortada.
Yalnız bir ezgi. Ta derinden, ta içerimden gelen bir ezgi.
Başladı yavaş yavaş yükselmeye.
O yabansı, o büyülü türküleri ben söylüyordum sağır gemicilere.
Yalnız ben duyuyordum sirenleri.
Kirke, bilge tanrıça, selam sana.
Sağ salim geçtim kendimi.
6. Sentorlar Belden yukarısı insan, belden aşağısı at olan adamlar.
Azra Erhat onlardan at adamlar diye bahseder.
Her ne kadar insan gibi düşünme becerileri olsa da senatorlar çok vahşi ve saldırganlardır.
Anne babalarıyla ilgili milyonlarca teori var girmeyeyim.
Ama ana vatanlarının Yunanistan'ın Lekonya şehri ya da Kıbrıs olduğu düşünülüyor.
Ha bir tek bilge senator Kiron var.
O istisnai şekilde akıllı ve makuldür.
Birçok tanrı ve kahramanı akıl verir.
Hatta Akileus'u bile eğitmiştir.
7- Satirler Dionysos'un alayındaki belden yukarısı insan, belden aşağısı at ya da keçi olan yaratıklardır.
Daha çok ayakları aslında.
Keçi ayaklı bir insan görürseniz bilin ki o satirdir.
Kafalarında boynuzları ve genelde sakalları ve çoğunlukla kuyrukları vardır.
Sürekli dağda, su kenarlarında nimpalarla, mayınatlarla çiftleşmenin yolunu ararlar.
Yüzsüz derecede yapışkandırlar.
Satirler genelde böyle çiftleşme delisi, içen, dağıtan, selseri kılıklı tiplerdir.
Dionysos'un beraber dünyayı gezdiği alayında çok fazla satir bulunur.
Uyumlu bir ekip zaten. Satirler aynı bu görünüşleriyle doğayı simgeleyen cinler olarak da görülürler.
Sirenler de böyle bu arada.
Onlar da doğa cinleri olarak görülüyor.
8. Lernalı Hidra Bunu Herakles bölümünden hatırlayacaksınız.
Çok başlı dev bir yılan.
Bir başı kesildiğinde yerine iki yeni baş çıkar.
9. Pegasus.
Bunu bilmeyen yoktur artık.
Kanatlat. Zaten özel havayolu şirketi Pegasus'un dogusu da bu.
Poseidon ve Medusa'nın çocuğu.
Hikayelerde çok fazla yarı tanrı kahramana yardım etmişliği vardır.
10. Kikloplar.
Tek gözlü devlerdir.
Gaia ve Uranüs'ün yani toprak ana ve gökyüzünün çocuklarıdır.
Çok yeteneklilerdir.
Mesela titanlarla savaşta şimşeği yaratıp silah olarak Zeus'a armağan eden Kiklop'lardır.
Ama bazı hikayelerde bazı Kiklop'lar kötü özellikleriyle öne çıkarlar.
Mesela ilerleyen bölümlerde göreceğiz.
Truva Savaşı'ndan sonra krallığına dönmeye çalışan Odysseus'un adamlarını yiyen Kiklop Polipomos'tur.
11. Hekaton Kavis Yani 150'ler.
Onlar da Gaia ve Uranüs'ün çocuklarıdır.
İsimleri 150'ler anlamına gelir.
Çünkü 100 tane elleri vardır.
Bazılarının ise 150 ve 100 kafası vardır.
Allah'ım bir overthinker olarak bir tanesini idare etmek zorken 100 kafayı düşünemiyorum yani.
Bunlar da devler kadar cüsselilerdir.
İnanılmaz güçlülerdir.
Mesela kocaman bir kaya ile bir dağı devirebilirler.
Bu güçlerinden dolayı babaları Uranüs bile evrenin yönettiği dönemde onlardan korkup onları Tartaros'a hapsetmiştir.
12. Erinyeler.
İntikam perileri ya da intikam köpekleri de denir.
Bazı kaynaklara göre köpek şeklini alırken bazı kaynaklar onların peri olduğunu söyler.
Bazen 3 peri bazen de daha çok sayıda oldukları söylenir.
Tartaros'a gönderilen günahkarlara ağır cezalar uygularlar.
Kamçı ve yılanlarla işkence yaparlar.
Mesela bir gölge aç aç acı çekerken bazen önüne yemek konur ve erinyeler onun yemeğe ulaşmasını engellerler.
Bu arada sadece ölülerin değil yaşayanların da peşine takılabilirler.
Mesela cinayet işleyenlerin peşine daha çok da anne ya da babasını öldürenlerin peşine takılırlar.
Çünkü kan kokusunu alırlar.
Vahşi köpekler gibi hiç bıkmadan peşine takıldıkları kişiyi neredeyse çıldırtana kadar kovalarlar.
Nasıl doğduklarını hatırlayalım.
Kronos, babası Uranüs'ün cinsel organını tırpanla kestiğinde parçanın Kıbrıs açıklarında denize düşüp oluşturduğu köpüklerden Afrodit doğmuştu.
Toprağa akan kan damlalarındansa erinyeler doğmuşlardı.
Hesiodos bu anı Theogony'de şöyle anlatır.
Koca Uranüs geldi kara geceyle.
İndi yeri arzudan yanıp tutuşarak.
Yaklaşıp sardı toprağı boydan boya.
Ama pusuda bekleyen oğlu uzattı sol elini ve sağ elindeki tırpanla koskoca upuzun sivri dişli tırpanla bir anda kesti babasının hayalarını.
Ve kaldırıp attı arkasından bir yere.
Ama boş değildi elinden sarılıp giden.
Kanlar fışkırıp saçıldı içinden ve hepsi gömüldü kaldı toprağın bağrında.
Ve bunlardan gebe kalan toprak yıllar sonra doğurdu yaman erinyeleri, öç tanrı çalarını.
Bu arada minik bir bilgi.
Yunanlar çakallık yapıp doğaüstü yaratıkları bile kandırabileceklerini düşünmüşler.
Erinyelere sonradan evmenides yani iyi niyetliler demişler ki bu intikam perileri kendilerine verilen bu güzel isimler etkilenip onları bu kadar işkence etmesinler.
Benzer bir isim çakallığının da Karadeniz için yapıldığını söyler Azarhat.
Tehlikeleriyle ünlü deniz Karadeniz'de aynı mantıkla Pontus Eukseinos yani konuksever deniz demişler.
13. Ladon 100 tane başı olan yılana benzer bir ejderhadır.
Hesperitlerin bahçesinde altın elma veren ağacı korur.
Canavarları anlattığımız birinci bölümümüz burada bitiyor.
Şu ana kadar duyduğumuz yaratıkları size kısaca tekrar hatırlattım.
Umarım gözünüzü canlandırabilmişsinizdir.
Kafanızda görsellerle daha iyi oturtmak için Instagram'a da beklerim.
İkinci bölümde de bugüne kadar işlemediğimiz canavarları tanıyacağız.
Phonics, Sphinx, Harpiler, Tayfun, Chimera ve daha birçoğu.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
