
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikincilerZeus'un son karısı, Olimpos'un kraliçesi kıskanç Hera.
Transkript
Merhaba mitoloji merakları.
Her ayı anlat, her ayı anlat diyenlerin bölümü geldi.
Benim kadar Hera'dan rahatsız olan biri için bu bölümü yapmak kolay değil.
Ben Onedio'nun hangi Yunan tanrısının diye bir testi vardı.
Onu yapıp Hera çıktığımda bile gıcık olmuştum.
O yüzden kıymetinizi bilin yani.
Hera'yı çoğunun Zeus'un eşi olarak biliyorsunuz.
Zeus Olympos'un kralı, Hera da kraliçesi gibi.
Hera'yı uzun boylu, ciddi bakışlı ve elinde bir asayla hayal edin.
Sembolü de erkek tavus kuşudur.
Neden öyle olduğuna sonra değineceğiz.
Gelin biraz soy ağacına bakıp kim nasıl doğmuştu bir hatırlayalım.
İlk başta toprak ana gayya vardı.
Uranüs'te birleşip 12 Titan'ı doğurdu.
Titan kardeşler Rhea ve Kronos'ta birleşip 6 tanrıyı doğurdular.
3 erkek, 3 kız.
Zeus, Poseidon, Hades, Hera, Hestia, Demeter.
Sonra bu tanrıların kendi aralarında birleşmelerinden 6 tane tanrı daha doğdu.
Ares, Afrodit, Athena, Artemis, Apollo, Hermes ve bunları ek olarak Hephaistos ve Dionysos'u da bu önemli tanrılar arasında anmadan geçmeyelim.
Yani Zeus ve Hera kardeşler.
Hera evlenmeden önce de Zeus'un gönül ilişkilerinin ne kadar fazla olduğunu bilir.
O yüzden Zeus'a yüz vermez.
Ama Zeus guguk kışı kılığına girer ve gökten inanılmaz sağanak yağmur yağmasını sağlar.
Kuşu o halde gören Hera ona kıyamaz.
Onu alıp elbiselerinin arasında kurutmaya çalışırken Zeus gerçek haline döner ve ona tecavüz eder.
Bu olaydan sonra Hera boyun eğip onun karısı olmayı kabul eder maalesef ki.
Hera Zeus'un ilk evliliği değil bu arada.
Ama o kadar gönül ilişkisi yaşarken son eşi olarak Hera'yı seçmesinin sebebi onun ne kadar hırslı olduğunu bilmesi ve yönetimde kendisine destek vereceğini düşünmesi biraz da.
Iliada'ya göre Zeus ve Hera'nın düğünü Kaz Dağı'nın doruğunda, başka kaynaklara göre tanrıların Girit'ten dönerken mola vermek için kullandıkları Eğriboz Adası'nda ya da dünyanın en batısındaki Hesperitlerin bahçesinde
gerçekleşir. Tabii düğün çok görkemli olur.
Gaia, Hera'ya altın elmalar veren bir ağaç harman eder.
Bu ağaç Hesperitlerin bahçesine dikilir.
Hera'nın en sevdiği Hera'yı temsil eden meyveler elma ve nardır.
Bu yüzden eskiden Atina'da düğünlerde gelinlere elma ve nar verilirmiş.
Hera'nın gelinlikli heykeli sokak sokak gezdirilirmiş.
Hatta bazen gelin ve damadın gerdek yatağına bile taşınırmış.
Orada heykeli ne yapacaklarsa o da ilginç doğrusu.
Düğünü de genelde Hera'ya adanan ay içerisinde yapmaya çalışırlarmış.
Yani Haziran ayında.
Hera'nın Roma biterisindeki adı Juno.
Haziran ayının İngilizcesi de June, oradan geliyor yani.
Hera, kısaca evlilik tanrıçası diyebilir.
Çok kıskanç. Kıskançlığının Zeus'a da ilgisi var tabii ama Hera'nın kişiliği zaten kıskanç.
İhanetleri çok fazla cezalandıran, genelde kendinden kibirli ve öfkelendiğinde her şeyi yakıp yıkarcasına öfkeli.
Zeus ve Hera'nın çocukları, savaş tanrısı Ares.
Doğum tanrıçası Eiletia, gençliğin sembolü Hebe ve bazı kaynaklara göre de demirci tanrı Hephaistos.
Hera tabi ihanetleri cezalandırır ama Zeus'un kendisine yaptığı ihanetlere karşı yani Zeus'a karşı çaresizdir.
Çünkü Zeus'u cezalandıracak kadar güçlü değildir.
O yüzden genelde hırsını Zeus'un gönül ilişkisi yaşadığı kadınlardan ve onlardan olan gayrimeşru çocuklarından alır.
Aslında Hera'nın gazabını ara ara hikayelerde anlattık.
Semele'nin ölümüne sebep olduğunu, Dionysos'u delirttiğini hatırlarsınız.
Diğer hikayeleri de gelecek bölümlerde anlatırız ama kısaca sıralayacak olursak mesela Zeus'un Hera'dan saklamak için buz aya dönüştürdüğü Io'ya bir at sineği musallat edip ona işkence eder.
Zeus'un Açiman'dan olan oğlu Herakles'i yani Herkül'ü doğduğundan beri öldürmeye çalışır ama başaramaz.
Aslında Herakles ilk doğduğunda ona Ançides adı verilir.
Ama ömrü boyunca ona işkence eden Hera'yı hoşnut etmek için sonradan adı Herakles yani Hera'nın onuru olarak değiştirilir.
Ama tabii gaddar Hera buna aldırış etmez.
Çünkü Hera öfkeli olduğu kişi ölmeden ya da ömür boyu sürecek inanılmaz bir işkenceye maruz kalmadan sakinleşmez.
Herakles'in hikayesini de başka bir bölümde anlatacağız.
Roma İmparatorluğu'nun kuruluşunda da Hera'nın bir parmağı var.
Şimdi o hikayeye geçelim.
Hikayelere göre aslında İtalya'da olan halk, Truvalılar ve Roma İmparatorluğu'nu kuranlar hep akraba.
Şimdi en başına dönecek olursak Zeus'un Atlas'ın kızı Elektra'dan bir çocuğu oluyor, Dardanus.
Bu Dardanus'un vatanı aslında İtalya ama sonra Çanakkale'ye gidip Truva Krallığı'nı kurar Dardanus.
Hatta Çanakkale boğazının diğer adı Dardanus'un geçidi anlamına gelen Dardanel'dir.
Hera Dardanus'a Zeus'un gönül ilişkisinden doğduğu için aşırı gıcıktı.
Tabi onun torunu Truvaları olmayacak sanıyorsanız yanılıyorsunuz.
Onlara da gıcık olacak çünkü Hera'nın öfkesi asırlar boyunca bitmez.
Sizin çocuklarınıza torunlarınıza kadar sürer.
Bir de hatırlarsanız Truva Savaşı'na neden olan Paris en güzel tanrıç olarak Hera'yı değil Afrodit'i seçmişti.
Tabii ki Hera Truvaları tutmayacaktı bu yüzden.
Truva Savaşı'nda Yunanların tarafını tutar.
Zaten tahta alt numarasından sonra Truva düşmüş çok az insan hayatta kalmıştır.
Truvalı kahraman Aeneas hayatta kalan Truvalılar ve birkaç gemiyle kendilerini yeni bir vatan bulmak için yola düşer.
Bir gün yeni vatanlarını eski analarının topraklarında bulacaklarına dair bir kehanet duyarlar.
Kehanetin kendilerine Girit'i işaret ettiğini sanırlar.
Ancak Girit'e gittiklerinde kıtlık yaşayıp kehaneti yanlış aldıklarını fark ederler.
Sonrasında ataları Dardanus'tan dolayı İtalya'yı düşünürler.
Hera yolda da onları etmedik işkence bırakmaz.
Fırtına çıkarmaya çalışıp geminin rotasını şaşırtır.
Tabi Poseidon yetişince tüm gemileri alabora edemez.
Gemideki kadınları isyana teşvik eder.
Gemi Sicilya'da mola verince kadınların bazılarını gemileri yakmaya ikna eder.
Zeus müdahale edince bazı gemiler kurtarılır.
Aeneas yine de yeni vatan aramaktan vazgeçmez.
Kadınlar gemilerin bazılarını yaktığı için kalan gemiler herkes taşıyamayacağı için turvaların bir kısmı Sicilya'ya yerleşirler.
Aneas ile devam eden tayfa İtalya'nın kalbine ulaşır.
Aneas ne yapacağını bilemediğinden yeraltı dünyasına gidip ölü babasına akıl danışır.
Babasının gölgesi ona Roma kavminin temellerini atacağını ve çocuklarının da Roma kentini kuracağı kehanetini söyler.
Sonrasında Aneas, Latinlerin prensesi Lavinia ile uzun mücadeleler sonucu Hera'nın bütün engellemelerine rağmen evlenir ve Truvalılarla Latinler karışıp Roma kavmini başlatırlar.
Ama aslında bu tarihte hala kendilerine Romalı denmiyor.
Çünkü daha ortada Roma diye bir kent yok.
Sonrasındaki hikaye Hera'dan bağımsız ama merak edenler için ben kısaca anlatayım.
Aneas ve Lavinya'nın soyunan torunları ikiz kardeşler Romulus ve Remus tahta geçmek için sıralarını bekliyor.
Ve kendilerini yeni bir vatan ararlar.
Bir kent bulduklarında kentin adı ne olacak, kenti kim yönetecek gibi konularda anlaşamazlar ve Romulus kardeşi Remus'u öldürüp kendi kentini kurar ve Roma adını verir.
Ama tabii her krallıkta bir halk bulunmalıdır.
O yüzden Romulus buraya kanun ve asker kaçaklarını toplar.
Yani Roma'nın ilk sakinleri suçlularmış arkadaşlar.
Sonra niye İtalyan mafyası ünlü?
Ama Romulus bir şey fark eder.
Kentte hiç kadın yoktur.
Bravo Romulus. Ufak bir detaydı.
İyi fark ettin. Romulus erkeklerin çevre kentlerdeki kadınlarla evlenmesini teşvik eder.
Ama kimse kızlarını Romalı serserilerle evlenmesini istemez.
O yüzden çakal Romulus bir plan yapar.
Çok büyük bir şenlik düzenleyip çevre kentlerdeki kadın ve erkekleri davet eder.
Konuklar kente girince Romalılar kapıları kilitler, konuklardan kadınları yakalayıp kaçırırlar, erkek olanları da ya tutsak ederler, yaralarlar ya da öldürürler.
Yakalanan kadınlar korku içindeyken Romulus onlara çok güzel bir konuşma yapar, tatlı diliyle onların kalbini kazanır ve onları Romalı olmaya ikna eder.
Demek ki neymiş? Kadınların İtalyan erkeklerinin tatlı sözlerine yelken indirmesi ta mitolojik zamanlara, şehrin kuruluşuna dayanıyormuş.
Hera'ya geri dönüp bir de Zeus'a karşı isyan çıkartmasından kısaca söz edelim.
Hatırlarsanız Özgür Hüseyin'le yaptığımız bölümde o da söylemişti.
Hera'nın aslında Zeus'u gerçekten sevdiği yok.
Zaten severek evlenmedi.
Hera'nın kıskançlığının iki sebebi var.
Bir, kendi kıskanç yapısı.
İki, Zeus'un evlilik dışı ilişkileri ve bunun da Hera'nın mevkisini sarsması.
Yani Hera'nın temsil ettiği evlilik kurumunu sarsması.
Yani Hera atıyorum baharı temsil eden bir tanrıça olsaydı belki bu konuyu o kadar da takmayacaktı.
Hera Zeus'u sevmediği için, o da gücü sevdiği için bir gün Olympos'ta Zeus'tan daha iyi bir yönetici olacağı iddiasıyla Zeus'a karşı isyan başlatır.
Yani bakınız kraliçe, kocası krala karşı isyan başlatıyor.
Zeus olaya hakim olunca ceza olarak Hera'ya zincir vurup gökyüzünden aşağı sarkıtır ve ayaklarını ağırlık olarak Earth bağlatır.
Aralarındaki ilişki böyle bir ilişki yani.
Son olarak bir de Zeus ve Hera'nın ünlü bir tartışmasına değinelim.
Bir gün Zeus ve Hera kadının mı yoksa erkeğin mi seksten daha çok zevk aldığını dair bir tartışmaya tutulurlar.
Zeus kadınların daha çok zevk aldığını, Hera ise tüm zevki sade ve sadece erkeklerin aldığını iddia eder.
Tartışmayı sonuca bağlayamayınca kararı Tiresias'ın vermesini isterler.
Çünkü Tiresias hem kadın hem de erkek olarak yaşamış bir kahindir.
Nasıl derseniz hikayesi şöyle.
Tresias bir gün çiftleşen iki yılan görür.
Bir sopayla dişi olanı öldürünce kadına dönüşür.
Yedi yıl öyle kalır.
Yedi yıl sonra aynı yerde yine çiftleşen iki yılan görünce bu kez erkek olanı öldürür ve tekrar erkeğe dönüşür.
Bu yüzden Zeus ve Hera kadın mı çok zevk alır yoksa erkek mi zevk alır diye tam adamına sorarlar.
Tresias şu cevabı verir.
Erkek bir zevk duyuyorsa kadın onun dokuz mislini duyar.
Bu cevaba Zeus kıs kıs gülerken çok sinirlenen Hera Tiresias'ın gözlerini kör eder.
Yalnız bu mini hikayede şu noktaları dikkat ettiniz mi?
Birincisi Hera kadının hiç zevk almadığını iddia ediyor ki bu çok acıklı.
İkincisi Tiresias dişi yılanı öldürüp 7 yıl kadın olduktan sonra bu kez olayın mantığını anlayıp erkek yılanı öldürüyor ki tekrar erkek olabilsin.
Ne oldu? Kadın olmak öyle kolay gelmedi herhalde.
Keşke gerçekten de böyle olsa.
Tiresias'ın dişi yılanı öldürünce kadına dönüşmesi gibi kadın cinayeti işleyen bir adam da kadına dönüşse birden ve aynı şeylere maruz kalsa keşke.
Neyse bir de Hera'nın simgesinin neden erkek tavus kuşu olduğuna bakalım.
Bu bölümde çok bahsettim keşke aslında size önceden Zeus'un İeo ile olan kaçamanı anlatsaymışım.
Neyse kısaca Io bir nimp yani nimpa da deniyor biliyorsunuz ve Zeus onu baştan çıkarıp beraber olup sonra da Hera'nın gazabından korumak için beyaz bir buzuğaya dönüştürür.
Tabi Hera bunu yemez ve Zeus'tan bu buzuğayı kendisine vermesini ister.
Zeus Hera'yı şüphelendirmemek için vermek zorunda kalır.
Hera da buzuğayı bütün gün gözetlemesi için başına yüz gözlü hizmetçisi Argos'u diker.
Zeus Io'yu kontrol etmesi, koruması ve Argos'tan kurtarması için Hermes'i gönderir.
Hermes Argos'u uyutur ve başını kesip Io'yu serbest bırakır.
Hera Argos'un anısına onun gözlerini erkek tavus kuşunun kuyruğuna takar.
Bu yüzden Hera'nın sembollerinden biri de erkek tavus kuşudur.
Neden özellikle erkek tavus kuşu dediğimi söylememe gerek yok sanırım.
Çünkü dişi tavus kuşunun kuyruğunda öyle göz desenleri olmuyor.
Erkek de oluyor. Antik Yunan'daki Argos şehri Hera'nın kutsal şehridir.
Argos dışında Ege denizindeki Sisam adasında da bir Hera'ın yani Hera tapınağı bulunuyor.
Ve Knossos, Platoa gibi daha birçok yerde de var.
Olimpiyatların simgesi olan Olimpiyat ateşi Yunanistan'daki antik kat Olimpiyadaki Hera tapınağında yakılır.
Olimpiyatın yapıldığı ülkeye kadar getirilir.
Azra Erhat mitoloji sözlüğünde Hera'yı şöyle anlatır.
Bütün kusurlarıyla kadını canlandırır Hera.
Dırdırcı, kıskanç, hırçın, inatçıdır.
Düzen kurar ama hiçbir işi açık değildir.
Hasır altından sürütür.
Gizli kapaklı yapar ne varsa.
Sevgi ve nefretleri hiçbir mantığa dayanmaz.
Silah ve yetkilerini kötüye kullanmaktan çekinmez.
Benzetmek gerekirse her zaman ve özellikle zamanımızda örneklerine çok rastlanan varlıklı ve bencil bourgeois kadınla tizim geler.
Yani benim gözümde de Hera, Hugo ve Tolga habideki cadısıyla ya da roket takımındaki Jesse'den farksız.
Çünkü kendi oğlu çirkin doğdu diye onu aşağı fırlatan, Zeus'a gücü yetmediği için gönül ilişkisi yaşadığı kadın ve çocuklardan hırsını alan, sevgisinden değil mevkisini düşündüğü için Zeus'u bırakmayan biri Hera.
Hera severler kusura bakmasınlar.
Ya en uysal tanrıçalar olan ablaları Hestia ve Demeter'i bile çileden çıkarıyor Hera.
O kadar huysuz yani.
Daha fazla çıkarım yapmadan, kapatmadan önce birkaç duyur yapayım.
Bir bölümü sizin sorularınıza ayırmaya karar verdim.
Çünkü mesaj olarak çok fazla soru geliyor.
Şu şununla nerede ne yapmış, onunla onun ilişkisinden bu mu olmuş falan diye.
Bakamadığım mesajlar da oluyor farkındayım.
O yüzden bir post atayım.
Herkes sorusunu onun altına yazsın ki orada toplu olarak görüp bir cevap bölümü yapayım istiyorum.
Bir de bir arkadaş önerdi mitolojik şarkılar listesi yapar mısın diye.
Çok iyi fikir olduğunu düşündüm.
Çünkü mitolojik hikayelere dayanan ya da mitolojik karakterlere gönderme yapan bazı parçalar var.
Ara ara sizle Instagram'dan paylaşıyorum biliyorsunuz.
Bari onları bir yerde toplayalım diye bir arkadaşımın Spotify hesabından bir çalma listesi oluşturdum.
Mitolojik İnciler Müzikleri adında.
Spotify'da arayıp parçalara göz atabilirsiniz.
Hoşçakalın. Kısa
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
