
(Yunan) 28: Medea: Kendi Çocuklarını Katleden Cadı
28 Şubat 2021 · 20 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikinciler
Medea & İason'un aşk öyküsü Cadılığıyla bir krallığı ele geçiren Medea, her şeye rağmen ona ihanet eden İason ve öfke ve intikamın yol açtığı hazin sonları
Transkript
Kimse beni çaresiz, korkak ve zayıf sanmasın.
Tam aksine düşmanlarıma karşı acımasız, sevdiklerime karşı sadığım.
Merhaba mitoloji meraklıları.
Koşturmacadan her hafta yeni bölüm kaydetmeye zaman bulamıyorum.
Bulduğumda da bazen modumda hissetmiyorum.
O yüzden bazen iki haftada bir yeni bölümü kaydettiğim oluyor.
Yine de beklediğiniz, bölüm çıkınca dinleyip güzel yorumlar yaptığınız ve sevdiklerinizle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.
Cadı Kirke'yi anlattığımda çok beğenmiştiniz ve Medea'yı da anlatmamı istemiştiniz.
Anlaşılan büyücülük cadılık işlerinin bir hayli meraklısı var.
Ben Kierke'yi çok seviyorum.
Onun karakterine, dayanıklılığına, feminist yanına, duygulu yanına, çalışkanlığına bayılıyorum.
O dünya iyisi ama sadece kötülere kötülük yapan bir cadı.
Ama bu bölümde farklı bir cadıyı tanıyacağız.
Onun yaptıklarını, entrikalarını gözünüze canlandırınca tüyleriniz ürpeyecek.
Bu bölümde tanıyacağımız yeni karakterler Medea, Aietes, Iason, Jason da deniyor ve Pelias.
Şimdi çok fazla karakter var gibi görünüyor ama hikayeyi çok dikkatli dinlerseniz hepsinin arasındaki bağı çok kolay kafanızda oturtursunuz.
Medea kirke gibi büyü yapma yeteneği olan bir cadı.
Bazı kaynaklar onun kirkeden büyük olduğunu söylese de ben burada çoğunluğun kabul ettiği gibi anlatacağım.
Buna göre Medea kirkenin yeğeni oluyor.
Aietes Medea'nın babası yani kirkenin erkek kardeşi.
Iason aslında Iolkos krallığının varisi ama taht henüz onun değil.
Pelias, Iason'un üvey amcası.
Şimdi bakalım tahta ele geçirmek isterken Iason ve Medea arasında neler olacak?
Hikayeye Iason'un dünyaya gelişinden başlayalım.
Iason'un dedesi öldüğünde tahta geçme sırası babasındayken üvey amcası çakal Pelias tahta ele geçirir.
Pelias kardeşinin yani Iason'un babasının hayatını bağışlar ama onun tüm oğullarını ileride tahta onlara kaptırmamak için öldürür.
Ancak sadece Iason ölümden kurtulur çünkü annesi hizmetkarlarıyla beraber bir plan yapıp çocuğun ölü doğduğunu duyururlar ve Iason'u saklarlar.
Onu büyütmesi için Bilge Sentor Kiron'a teslim ederler.
Iason büyüyüp bir delikanlı olunca tahtı ele geçirmek için Iokos'a gider.
Amcası Pelias eğer muhteşem kanatlı koç Kirisomolos'un altın postunu kendisine getirirse tahtta onu bırakacağını söyler.
Iason da bunu kabul eder.
Tabi Pelias, Iason'un bu imkansız görevi başaramayıp öleceğinden emindir.
Ancak Iason'a bu görevinde tanrıça Hera ve Athena yardım ederler.
Iason, Herakles dahi Yunanistan'ın birçok kahramanın etrafında toplar.
Athena'nın yönlendirmesiyle bir gemi inşa edip adını Argo koyarlar.
Bu gemide olan kahraman denizcilere de yani bu kahraman topluluğuna da Argonotlar adını verirler.
Argonotlar Argon'un denizcileri anlamına geliyor.
Burada hikayeye minik bir es verip kelimenin kökenine inersek not antik Yunan'da denizci demek.
Mesela astronot kelimesi de astro ve not kelimelerinin birleşimiyle oluşuyor.
O da yıldız denizcisi ya da uzay denizcisi anlamına geliyor.
Ya da Rusların kullandığı kozmonot kelimesine bakarsak kozmos ve not kelimelerinden oluşuyor.
Yani evrenin denizcileri demek.
Neyse bu kısa bilgiden sonra hikayeye dönelim.
Yani Argonotlar gemileri Argo ile yola çıkarlar.
Pelias'ın istediği post Kirken'in erkek kardeşi Aietes'in yaşadığı Korkis adasında bulunmakta ve asla uyumayan ölümsüz bir ejderha tarafından korunmaktadır.
Gemi daha kolk ise varmadan yol üzerinde binbir badire atlatırlar.
Yollarını şaşırırlar, harpilerle uğraşırlar.
Harpiler böyle sirenlere benzeyen ve bir şeyleri çalmalarıyla ünlü korkunç kuşlar gibi düşünün.
Yolda Simlegades kayalıklarından geçmek zorunda kalırlar.
Bu kayalıklar böyle sakince yerlerinde dururken aralarından herhangi bir şey ya da bir gemi geçmeye çalışınca birdenbire birbirlerine yaklaşıp gemiyi paramparça eden canlı kayalıklar.
Tüm bu badirelerden sonra Iason ve Argonotlar Korkis'e ulaşırlar.
Iason, büyücü kral Ayetes'ten postu ister.
Ayetes, üç görevi başarıyla tamamlarsa postu ona vereceğini söyler.
1- Ağızlarından alev fışkıran iki öküze boyundurup takıp bir tarlayı sürmek.
2- Sürdüğü tarlaya bir ejderha dişi ekmek.
3- Postu koruyan ejderhayı alt etmek.
Athena, Iason'a yardım etmek için Eros'u çağırır ve ondan Ayetes'in kızı Medea'yı Iason'a aşık etmesini ister.
Eros'un okuyla Medea, Iason'a deliler gibi aşık olur ve ona babasının verdiği görevleri nasıl yerine getirebileceğini babasından gizlice anlatır.
Birinci görev için Medea, Iason'a cildini alevlerden koruyacak bir merhem yapıp verir.
Öküzler Ayetes'in güçlü büyülerin eseridir.
Bıçak keskeniğindeki bronzdan yapılmışlardır ve ateş solumaktadırlar.
Ama Medea'nın verdiği krem sayesinde Iason yara almadan kurtulur.
Eee ne de olsa Medea da babası gibi bir cadı.
İkinci görevde Medea babasının Iason'a tuzak kurduğunun farkındadır.
Iason ejderha dişini tarlaya ekince tarladan onu öldürecek bir ordu dolusu savaşçı çıkacaktır.
Medea Iason'a akıl verir.
Ona savaşçılar topraktan çıktığında aralarına bir taş fırlatıp kapılarını karıştırmalarını söyler.
Iason bunu yaptığında savaşçıların kafaları karışır ve birbirlerine çarpışıp yok olurlar.
Üçüncü görev için ise Medea bir iksir yapıp ejderhayı uyutur.
Ama Iason tüm görevleri yerine getirse de kibirli Ayetes'in postu ona vermeyeceğinin farkındadırlar.
Bu yüzden Iason ve Medea postu gemiye atıp kaçarlar.
Postu alıp kaçtıklarını anlayan Ayetes çılgına döner ve gemileriyle peşlerine düşer.
Onlar önden Ayetes'in gemisi arkadan yol alırken bir yandan da Medea ve babası birbirleriyle savaşırlar.
Medea cadıdır ama babası Ayates kadar deneyimli bir cadı değildir.
Babasıyla aşık atamayacağını bildiği için yanında rehine olarak küçük erkek kardeşini de getirmiştir.
Medea, Ayates'in havaya büyülü sözler okuduğunu ve başlarına büyük bir lanet yağdırmak üzere asasını göğe kaldırdığını görünce Iason'a kardeşini derhal öldürmesini emreder.
Sonra da onun bedenini küçük parçalara ayırıp dalgalara fırlatır.
Ayetes ne kadar çılgına dönmüş olsa da durup oğlunun parçalarını denizden toplamak ve ona uygun bir cenaze töreni yapmak zorundadır.
Neden? Çünkü hatırlarsanız uygun cenaze töreni yapılmazsa ruhu ölüler diyende huzura kavuşamaz.
Peşlerindeki Ayetes'ten kurtulan Medea ve Iason rotayı Ayaya adasına çevirirler.
Bu sırada da yolda kendi aralarında bir nikah kıymayı ihmal etmezler.
Madeline Miller'ın Kirke kitabını okuyanlar hatırlayacaktır.
Peşlerindeki ayıya testten kurtulan Medea ve Iason ayıya ayı adasına gidip kimliklerini gizleyerek Kirke'den yardım isterler.
Çünkü babasının üzerlerine gönderdiği ve kardeşini öldürmesinden doğan lanetten korunmaları için Kirke'nin yardımına ihtiyaçları vardır.
Kirke onlara yardım ettikten sonra ona kim olduklarını açıklarlar.
Kirke Medea'ya gitmemesini, onunla beraber adada kalmasını teklif etse de Medea Iason'a o kadar aşıktır ki bunu asla kabul etmez.
Tekrar gemiyle Iokos'a doğru yola çıkarlar.
Onlar dönüş yolunda canavar Scarla gibi birçok engelle savaşırken Iokos'ta gemilerinin battığı dedikodus yayılır.
Bundan aldığı güvenli amcası Pelias, Iason'un babasını öldürür, annesi de kendi canına kıyar.
Iokos'a vardıklarında olanları gören Iason, Pelias'ın krallıktan asla vazgeçmeyeceğini anlayınca bir kez daha Medea'nın güçlerinden faydalanır.
Kurnaz Medea Pelias'ın kızlarını kandırır.
Onları dilerlerse yaşlı babalarının gençleşebileceğine inandırır ve bunun için ne yapmaları gerektiğini gösterir.
Medea onların gözleri önünde bir koçu öldürür, parçaları ayırıp bir kazanda pişirir ve kazandan bir kuzu dışarı çıkar.
Bunu görünce Medea'ya inanan kızlar aynısını babalarına yapmaya karar verirler.
Pelias'ı öldürüp parçaları ayırıp kazanda kaynatırlar ama tabii kazandan genç bir Pelias çıkmaz.
Ama bu oyun Iason'un tahta geçmesini sağlasa da Medea'nın bir cadı olduğunu ortaya çıkarır ve bundan çok korkan halk Iason'u kralları olarak kabul etmez.
Iason ve Medea sürgün edilip Corinth'e kaçarlar.
Tüm bu olaylar sırasında Iason ve Medea'nın iki tane de çocukları olmuştur.
Medea, Iason'a hala çok aşıktır.
Ancak Corinth'e gittiklerinde Iason ve Corinth kralının kızı Glaus birbirlerine aşık olurlar.
Daha doğrusu Iason öyle söylüyor.
Iason, Medea'dan ayrılıp Glaus'la evlenmek ister.
Bunu ikna etmek içinse Medea'ya Glaus zengin bir prensesi olduğu için eğer onunla evlenirse hem kendilerinin hem de çocuklarının rahat bir hayat yaşayacağını söyler ve gider.
Tabi ki Medea bu zarıvalığa inanacak değil.
Allah sen iyi olsun. Bu bahaneye Ömer olsa o bile inanmaz yani.
Medea gibi kardeşini bile gözünü kırpmadan paramparça eden bir cadı mı inanacak?
Kimi gözyaşı döker öldürürken, kimi kılı kıpırdamadan.
Sonrasında Korint kralı gelir ve Medea'ya çocuklarını da alıp gitmesini emreder.
Medea neden sürgün ediliyorum diye sorunca da kızıma giderilemeyecek bir zarar vermenden çekiniyorum der kral.
Medea boyun eğmiş gibi davranır.
Elçiler aracılığıyla Iason ve prensese mutluluklar diler ve tören için hediye olarak bir gelinlik ve taç gönderir.
Ancak gönderdiği eşyalar zehirlidir.
Glaus bunları giyer giymez vücudunu saran zehirden kurtulamaz ve onu kurtarmaya çalışan babasıyla beraber ölür.
Halbuki Glaus biraz muhteşem yüzülü izlemiş olsa zehirli kaftanlara karşı nasıl korunacağını bilirdi değil mi?
Iason'un evlenip kraliyete ortak olma hayalleri suya düşmüş ama Medea'nın öfkesi hala dinlemiştir.
Medea, Iason'dan olan iki öz çocuğunu da öldürüp Iason'a gönderir.
Atina'ya kaçıp yepyeni bir hayata başlar.
Ana yüreği işte. Çocuklarının böyle...
Böyle bir babayla büyümeden istemedi herhalde.
Böylece İason eşsiz, sevgilisiz, çocuksuz ve kendisi için daha da önemlisi taçsız, krallıksız, beş parasız kalmıştır.
Çok mutsuz, umutsuz bir hayat sürer.
Sonunda bir gün Arga'dan düşen bir kalasının altında kalarak can verir.
Medea'da Atina'ya gidip Kral Egeus'la bambaşka bir macera yaşar ama onu başka bir bölümde konuşalım.
Hikayenin kültürel yansımalarına bakacak olursak Korkis tarihte Gürcistan'ın bir parçası olarak kabul ediliyor.
Hatta Korkis krallığının bugünkü Trabzon Rize Artvin'i de kapsadığı biliniyor.
Bu yüzden Medea'nın hikayesi Gürcü kültüründe yer bulmuş.
Hatta Medea ismi günümüzde hala Gürcistan'da yaygın olarak kullanılan bir kadın ismiymiş.
Gürcistan'da olanlar teyit ederse süper alır.
Belki edebiyat derslerinden hatırlarsınız.
Ünlü tragedi yazarı Örpides'in bu hikayeyi anlattığı Medea adlı bir oyun var ve kendisine çok büyük ün getirmiş.
İlk kez M.Ö.
432'de sahne almış bu oyun.
Düşünebiliyor musunuz? Neredeyse 2500 yıl yani 25 asır önce insanlar bu oyunu yazıp oynamışlar ve biz şu an bunu konuşuyoruz.
Zamanda seyahat icat edilmiş olsa oyunun ilk sahnelendiği ana ışınlanmayı inanılmaz isterdim.
Tabi sadece M.Ö.
değil 20. yüzyılda da Medea oyunu pek çok kez sahne almış, operalar düzenlenmiş.
Hatta Türk opera sanatçısı Leyla Gencer'in Medea'yı seslendirdiği bir opera da var.
1969'da İtalyan bir yapım ekibi Türkiye'de Medea'nın filmini çekmişler.
BBC'ye konuşan yönetmen Pierre Pasolini neden konu olarak Medea'yı seçtiğini şöyle açıklıyor.
Dinlerin tarihiyle ilgili bir film yapmak istedim.
Bu yüzden herhangi bir efsaneyi, herhangi bir mitoloji karakteri seçebilirdim.
Medea'yı seçtim. Çünkü onda tamamıyla efsanelere dayanan bir inancın olduğu bir barbar çağdan başka bir dünyaya, modern, layık bir dünyaya doğru ilerleyen bir kadın gördüm.
Medea bu hikayede ruhani bir felaketin acısını çekiyor.
Bu ayrıca yeni kapitalist dünyanın 3.
dünya üzerindeki etkisiyle de ilgili.
Bu yoksulların, Hindistan'ın, Brezilya'nın, Afrika'nın dünyası.
Pasolini ayrıca Anadolu için zamansız, eskiye ait, efsanevi ve gizemli diyor.
Bakın bu mitlerin birçoğunun doğduğu, beslendiği topraklar bu topraklar arkadaşlar.
Yunan mitolojisini hele ki tüm dünyada bu kadar popüler olmuş bu hikayeleri en az Yunanlar, Avrupalılar kadar bizim de bilmemiz gerekiyor.
İtalyanların ne kadar köklü bir kültür ve sanat tarihleri var İtalya'yı ziyaret edenler çok iyi bilir.
Bakın o kültürden bir yönetmen bile buraya zamansız ve gizemli diyor.
Bu kültüre çok önem veriyor.
Bu kültür, topraklar sadece Yunanlılara, Yunan mitolojisine ait değil.
Bu kültür bizim de ayrıca.
O yüzden bizim çok iyi bilmemiz gerekiyor.
Sahip çıkmamız gerekiyor. Filmde Medea'yı canlandıran opera sanatçısı Maria Callas Medea'yı şöyle anlatıyor.
Burada farklı bir dünyadan gelen, farklı bir medeniyete ve inanca ait bir kadının ruhunun derinliklerine inmeye çalışıyoruz.
O bir yarı tanrıça ama bundan vazgeçip tüm inancını bir adama bağlıyor.
Her şeyini kaybediyor ve hayatta kalmaya çalışıyor.
Ben ilk bakışta Medea'da bunu gördüm.
O bir kadın. Her kadının sahip olduğu deneyimlere sahip.
Hatta ruhu daha büyük, daha büyük bir fedakarlık yapıyor.
Medea karakterini inceleyecek olursak başta tıpkı Ariadne gibi bir adama aşık olup sırf onunla olmak için babasının arkasından iç çeviren bir kız görüyoruz.
Minotaur bölümünden hatırlarsanız Ariadne de Minotaur'u öldürmeye gelen Tezeus'a aşık olup babasından gizli ona taktik vermişti.
Medea da Iason için aynısını yaptı.
Burada aslında yine o ateerkil dünyanın kız çocuğuna ne kadar güvenmediğini görüyoruz bence.
Daima Eloğlu'na gönül verip ailesini satabilecek güvenilmez kişiler olarak bakılıyor kızlara.
Oysa şu yönden bakılmıyor.
Bu kızların babalarına ihanet etmeden sevdikleri adamlarla olma yolu olsa bunu yapmazlardı ki.
Çünkü babaları bu adamları bile bile ölüme göndermişti.
Tabi dikkat ederseniz bu iki hikayede de babalarına ihanet eden kızların sonu hüsranla sonuçlanıyor.
Tezeus Ariadne'yi yolda terk etmişti.
Iason da Medea'ya ihanet etti.
Yani hikaye bize şu mesajı vermek istiyor.
Öz babana ihanet etmenin nedeni olan adama güvenme.
Çünkü aslında seni sevmiyordur, seni kullanıyordur.
Gün gelir o da sana ihanet eder.
Bu açıdan bakarsanız mantıklı duruyor.
Ama bu hikayelerdeki babaların yani Minos'un ve Aietes'in ne kadar bencil ve acımasız olduklarını göz önüne alırsanız aslında bu babalara karşı çıkmanın bir suç olmayacağını görürsünüz.
Psikologların söylediği bir şey var, yanlıştan düzelsinler.
Hayatınızda size zarar veren, toksik bir ilişkiniz olan herkesi hayatınızdan çıkartma özgürlüğüne sahipsiniz.
Toksik ilişki arkadaşınızsa o arkadaşla görüşmeyin.
Anne babanız veya herhangi bir akrabanızsa onlarla da ilişkinizi kesin.
Bu ayıp değil, suç değil.
Çünkü akıl ve ruh sağlığınızı korumak için buna ihtiyacınız var diyorlar.
O yüzden Ariadne ve Medea'ya da bu açıdan bakılabilir.
Tabi Medea'nın öfkelenince gözü hiçbir şey görmeyen saplantılı bir tarafı var.
Önce küçük kardeşini sonra da öz çocuklarını öldürmesi inanılmaz korkunç.
Iason'a çektirmek istediği acı her şeyin o kadar üstündeki kendi çocuklarına dair bunun için feda ediyor.
Çünkü Iason'u öldürmek onun yüreğini soğutmayacak.
Asıl ceza onun sevdiği her şeyi öldürmek, onun sevdiği her şeyinden almak.
Maalesef günümüzde de bazı anne babaların birbiriyle savaşırken sırf birbirlerinin canını acıtmak için çocukları kullanması kendi öz çocuklarına zarar vermesi gibi.
Bakın hikayede bir toksik anne baba örneği daha.
Bunu da söylemeden geçemedim.
Bu arada şöyle bir bilgi de var.
Hikayenin aslında Medea'nın çocuklarını öldürmediği, Atina'ya kaçarken çocuklarını Korint'e bırakmak zorunda kaldığı, Korint halkının çocukları öldürdüğü söyleniyor.
Ama hikayeyi kaleme aldığı dönemde Örpides'e hikayeyi bu şekilde yazması için baskı yapıldığı söyleniyor.
Zamanın zengin Korintlileri hikayede barbar olarak görünmek istemedikleri için çocukları Medea'nın öldürmesini istemişler.
Maalesef tarih boyunca sanata zenginler çok fazla yön vermişler.
Bu yönlendirmeyle hem maddi hem fiziksel gücü elinde bulunduran ataerkil yapı bir kez daha kadını şeytani göstermeyi başarmış.
Bir de Iyaso'nun kendisi için bu kadar fedakarlık yapan, babasına karşı çıkıp krallığı terk eden ve öz kardeşini bile onun için öldüren medayı bırakması konusuna değinelim.
Iaso'nun Medea'yı en baştan beri ne kadar sevdiği zaten meçhul.
Çünkü Medea'dan çıkarı var.
Evet onunla evleniyor, çocuk yapıyor filan ama anlatılan hikayelerde aslında bunları Medea'ya aşık olduğu için değil onun gücünden faydalandığı ve biraz da ondan korktuğu için yaptığı anlaşılıyor.
Aslında Iaso'nun Medea'yı hiçbir zaman sevmemesi, ondan çekinmesi çok normal.
Çünkü bakın babası peşlerini bıraksın diye Medea kendi kardeşini öldürüp parçalara ayırdı.
Yani öz kardeşine bunu yapan sinirlense sana bana neler yapmaz değil mi?
Ayrıca bırak sana bir şey yapmasını.
Onu böyle canice katlettiği için bile zaten güvenemezsin.
Yani ona her baktığında o katliam anını görürsün.
Dolayısıyla aslında Iason Medea'yı hiçbir zaman bir kadın olarak görmedi.
Bir cadı olarak gördü.
Ona duyduğu korku onu sevmesini engelledi.
Bu hikayeyi günlük hayata indirgerseniz aslında yine karşılığı var.
Mesela ben bana dokunmayan yılan bin yaşasın dememeyi, o yılanla dost olursam bir gün beni de ısıracağını yıllar önce yakın bir arkadaşım sayesinde öğrendim.
Gönül ilişkilerinde aynı durum geçerli değil bence.
Çünkü gönül ilişkilerinin başka parametreleri var.
Yani orası başka bir platform.
Ama arkadaşlık ilişkilerinde bence bu doğru.
Yani eğer bir arkadaşınız, yakın bir arkadaşınızın bir dostuna ihanet ettiğini görüyorsanız yarın bir gün size de edebilir.
Yani ona artık güvenemezsiniz.
Bir insanın bir hayvanın canını acıttığını görüyorsanız ya onun iyi bir insan olduğunu düşünemezsiniz.
O herkese zarar verebilir.
Ya da mesela yemek yemeye gittiği restoranda hizmet edilen olmanın ilizyonuyla garsonu aşağılayan biri yarın bir gün kendisini sizden üst seviyede hissedip sizi de aşağılayabilir.
O yüzden bu insanlar o an için sizi inanılmaz seviyor görünse de sizin için dünyaları yaksa da içinizden bir ses onlara güvenmemeniz gerektiğini söyler.
Bundan doğal bir şey yok. Tabi bunları anlatırken Iason'un yaptığını meşrulaştırmıyorum.
Iason önce kendi tahtına geçebilmek için Medea'yı sonra da Korint tahtına geçebilmek için Korint prensesini kullandı.
Bence aslında Iason ikisine de aşık olmadı.
Iason sadece gücü aşık.
Gücü elde etmekten başka hiçbir amacı yok.
Ama bu ata erkeği düzenli gücü yine kadınlar aracılığıyla elde etmeye çalışması da ironik tabi.
Bu arada William Vetmore'un 1865 yılında yaptığı bir Medea heykeli var çok ünlü.
Onu da Instagram'dan paylaşırım.
Hikayenin başında Medea'nın Iason'u korumak için yaptığı iksirde kullandığı çiçeğin adı Korkim çiçeği olarak geçiyor.
Acı Çiğdem çiçeği olarak biliniyor.
Bu da Medea'nın sembollerinden.
Bunun görselini de size Instagram'dan atarım.
Bu bahsettiğim filmin ya da oyunların videolarını da Instagram'dan atmaya çalışacağım.
Kapatırken Medea gibi dostlara da düşmanlara karşı da dikkatli olmanızı dilerim.
Bir kuş yuvasında ya da bir masumun ahsesinde Saklanır en günahkar, en utanmaz ihanetler Her yaralı ruhun
metruk arka bahçesinde İşlenir her gün böyle ufak tefek cinayetler Bir podcast
fikriniz var ama nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
