
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Zeus'u gerçek kişiliğiyle seven belki de tek kadın: Semele.
Instagram: @mitolojikinciler
Transkript
Altyazı M.K.
Her yemekte pasta villa.
Öğle akşam hep aklımda pasta pasta pasta villa.
Ailemle dostlarımla en samimi sofralarda.
Aklımdan çıkmayan lezzet pasta pasta pasta villa.
Canım onu ister illa.
Pasta pasta. Akşam hep aklımda o pasta villa.
Merhaba mitoloji merakları.
Şimdi başlamadan söyleyeyim benim aşırı...
Gürültülü üst komşularım yine bugün aşırı gürültü yapıyorlar.
Ben olabildiğince sesi temizlemeye çalışacağım ama temizleyemediğim kısımlar için artık kusura bakmayın.
Arada onların da sesi arka fon olarak bize eşlik eder.
Hani bir gün biriniz semeliği anlat demişti de onu anlatırken içim acıyor o yüzden erteliyorum demiştim ya.
İşte bugün artık anlatmaya karar verdim.
Neden bugün derseniz valla bugün daha duygusuz olduğumdan falan değil.
Önce Medea'yı düşündüm açıkçası.
Çünkü Medea için çok fazla talep gelmişti.
Sonra Medea'yı anlatırken hikayeyi nereye bağlayacağımı falan tasarladım kafamda.
Onun yüreğim hiç kaldırmadı.
Onun günü bugün değil dedim.
O yüzden Medea'dan sonra Semele hikayesi daha az can yakıyor gibi hissettirdi.
Acıyı bile derecelendirebiliyor olmamız ne ilginç değil mi?
Bu hikayede tanıyacağınız tek yeni karakter Semele.
Ölümlü bir kadın. Diğer karakterleri zaten tanıyorsunuz.
Zeus ve Hera. Semele istemediği biriyle zorla evlendirilmek üzere olan güzel bir kadındır.
Çok üzgündür. Tanrılara yakarır.
Zeus onu duyar ve yardımına koşar.
mı acaba? Yoksa bakıp güzel bir kadın olduğunu görüp öyle mi yardım etmeye karar verir?
Bilemiyorum artık. Zeus'un nasıl bir karakter olduğunu az çok biliyorsunuz.
Size bırakıyorum. Neyse.
Zeus bir ölümlü şeklinde bürünüp Semele'yi düğünden kaçırır.
Düğünden kaçabildiği için mutlu olan Semele bir yandan tabi bu yabancıdan korkmaktadır.
Zeus ona tanrıların tanrısı Zeus olduğunu açıklar.
Aralarında bir çekim olduğu ilk andan belli olan çiftimiz ilişki yaşamaya başlarlar.
Gördüğünüz gibi, gerçi size henüz anlatmadım ama ilerleyen bölümlerde göreceksiniz.
Normalde Zeus istediği ölümlü ölümsüz herhangi bir kadını elde etmek için yapmadık şeyi bırakmaz.
Kadının isteyip istememesi de önemli değil yani.
Zeus gerekirse kadına zorla sahip olur.
Kadının kocasına dönüşür, gerekirse kuğuya dönüşür.
Hatta altın yağmurun da dönüştüğünde göreceksiniz bir kadını elde etmek için.
İşte zorla sahip olur yani.
Hani Havaymet Yormadı diye bir dizi vardı.
Orada Barney Stinson kılıktan kılığa bürünüp kızları kandırıp yatağa atardı.
Aynı onun gibi geliyor bana Zeus.
Ben üniversitede hazırlıkta izlemişim o diziyi.
Tabii ben de çok sevmiştim.
İzlerken katıla katıla gülerdim.
Ama muhtemelen birçok yaşlılığımdan farklı olarak Barney'e çok acırdım ben.
Kendi olarak gerçek kişiliğiyle kızların karşısına çıkmaz çünkü Barney.
Kızları ancak başka biri olarak tavlayabileceğini düşünür.
O yüzden başka biri gibi davranır.
Kılıktan kılığa girer. İşte mitolojide de Zeus'u gerçek kişiliğiyle seven neredeyse sadece Semele.
Zeus ve Semele Hera'dan gizli görüşmeye başlarlar.
Zeus ona sığınacak bir yer bulur ve ara ara gelip onu ziyaret eder.
Semele bu sırada hamile kalır.
Tabi Zeus'u takip eden Hera bir gün Semele'nin izini bulmayı başarır.
Karnındaki çocuğun Zeus'tan olup olmadığına emin olmak için yaşlı bir kadın kılığına girip Semele ile arkadaş olur.
Yaşlı çirkin bir kadın kılığına girip pamuk prensesi zehiri elma yedirmeye gelen üvey annesi vardı ya ben hikayenin bu kısmında Hera'yı hep öyle hayal ediyorum.
Zeus'tan başka kimsesi olmayan, o gelmediği zamanlarda yalnız başını öylece bekleyen Semele kendisiyle arkadaş olmaya çalışan bu kadına güvenir.
Hera bebeğin kimden olduğunu sorunca yaşlı kadını kimseye söylemeyeceğine güvenen Semele, tanrıların tanrısı Zeus'tan der.
Bir kere daha ihanete uğradığından emin olan Hera, Semele'den ve karnındaki çocuktan kurtulmak için çok hain bir plan yapar.
Semele'ye nasıl bir sözüyle emin oluyorsun ki onun Zeus olduğuna?
Zeus bir tanrı, ölümlüler kadar çelimsiz değildir.
Gerçekten Zeus olup olmadığını anlamak için sana gerçek haliyle, bütün görkemiyle görünmesini söyle ona.
O zaman gerçeği anlarsın.
Oysa tanrılar neden insanlara gerçek halde görünmez?
Çünkü tanrılar her ne kadar insan görünümünde olsalar da etten kemikten oluşmuyorlar.
Gerçek halindeki görkemlerine insan yapısı dayanıklı olmadığı için insanlara görüneceklerinde ölümlü kılığına giriyorlar.
İnsanın tanrının gerçek görüntüsünü görememesi çünkü kaldıramayacak olması günümüze inanılan bazı dinlerde de yer alıyor.
Hatta öldükten sonra görüyor muyuz tanrıyı?
Ondan bile emin değilim.
Bilen biri aydınlatsın.
Ben mesela kendimi öldüğümde cennette ya da cehennemde değil Tanrı'nın önünde onu görürken hayal ederdim hep.
Çünkü cennette olmaktan daha güzel olan tek şey varsa o da Tanrı'yı yani o...
Gerçekliği görebiliyor olmak bence.
Neyse yine konuyu dağıttım.
Ne diyorduk? Hera, Zeus'un kendisine gerçek kimliğiyle görünmesi için Semele'nin aklına girer ve oradan uzaklaşır.
Zeus, Semele'yi tekrar ziyarete geldiğinde Semele ona trip atar.
İşte sen gerçekten Zeus musun?
Nereden bileyim? Ya beni kandırıyorsan filan diye.
Zeus der ki tabii ki Zeus'um.
Dile benden ne dilersen.
Yani böyle lambacini gibi değil de benden bir şey iste ve ne olursa olsun onu yapabilirim der Semele'ye.
Semele de bana gerçek görüntünle görünmeni istiyorum der.
Zeus der ki o hariç onu isteme yalvarırım.
Onun dışında ne istersen yaparım.
Zeus gerçekten yalvarır Semele'ye bu inadından vazgeçmesi için.
Çünkü gerçek haliyle yani tüm o şimşekleri, gök gürültüsüyle filan görünürse Semele'nin dayanamayıp öleceğini bilir.
Ama Semele inadından vazgeçmez.
Çünkü içine şüphe düşmüştür bir kere.
Gerçeği görmeden devam edemeyecek noktadadır.
Onu ikna edemeyen Zeus gerçek haliyle yani bütün görkemiyle Semele'ye görünür ve tabii Semele şimşeklerle alerjiler içinde kalarak ölür.
Hikayenin bundan sonrasını Dionysos bölümümüzde işlemiştik.
Çünkü Semele'nin öldüğü sırada hamile olduğu kişi Dionysos.
Hatırlamıyorsanız hemen bu bölümden sonra o bölümü de dinleyin.
Hikaye kafanızda güzelce oturur.
Hani bazı hikayelerde mantık hatası olunca acayip gıcık oluyoruz ya.
Hani sosyal medya yıllardır devam eden titanik tartışması var onun gibi.
İşte Jake Boş'a öldü, o tahtanın üstünde bir sürü yer vardı.
Rose bencillik yaptı, biraz kenara kaysaydı.
Ya da işte arada yer değiştirselerdi, her şey farklı olacaktı falan diye isyan ediyor insanlar.
Ki ben de katılıyorum.
Bu hikayede de Zeus Semele'ye niye açık açık bak canım benim tanrıları biliyorsun az çok değil mi?
Benim neyim var? Şimşeğim.
Sana öyle görünürsem ne olur?
Çarpılırsın. Yanar kül olursun.
Başka bir şey iste. Bak şimdi kartala dönüşüyorum inanmak için.
Bak bak. Niye bir anda kartala dönüşmüyor mesela?
Zırt pırt yaptığı şey yani Zeyasun değil mi?
Niye dönüşmüyor? Hani öyle bir şeyle inandır yani.
Öyle yapsan Semel'e inanmayacak mı?
Hadi kız saf. Kontekste bilmiyor.
İnat ediyor. Başka bir yolunu bulamaz mıydın yani?
Bırak bu işleri Allah'a sen.
Semele zavallıcık bir gün gün yüzü görmedi.
Önce az kalsın istemediği biriyle evlenmek üzereydi.
Sonra tam gerçek aşkı buldum sanırken tek yaptığı Zeus'u ve karnındaki çocuğu beklemek oldu.
Yine hiçbir şeyin tadını çıkaramadı.
Bu hikayeyi 20.
ve 21. bölümleri beraber kaydettiğimiz Özgür Uysal da çok güzel anlatır.
Youtube kanalından bulup izleyebilirsiniz.
Bu hikayenin bendeki bir anısı da Özgür'ün beni daha ikinci görüşünde konuşurken Semele'ye benzetmesidir.
İlişkilerle falan alakası yok bu arada.
Hiçbir ilişkimi bilmeden söyledi bunu.
Sadece beni tanıdığı kadarıyla yaptığı bir yorum ki ikinci görüşü diyorum yani düşünün.
Birkaç saniye bir dalıp gitmiştim.
Çünkü sizi pek tanımayan biri bir karaktere benzettiğini söyleyince acaba dışarıdan nasıl görünüyorum?
İçimde gizlediğimi sandığım hangi özelliğim dışarı yansıyor da beni öyle görüyor diye düşünüyorsunuz.
İşte kimi Pandora yanını görür kimi Semele yanını.
Bu arada Handel'in bu hikaye için 1774 yılında hazırlayıp sahnelediği Semele adında bir operası var.
Bir gün izlemek nasip olur umarım.
Bu hikayeyi ne anlattığını size bırakıyorum hala.
Artık bazı gerçekler dayanamayacağımız kadar yakıcıdır mı diyor.
Şüphe içine düştüğü insanı da ilişkiyi de öldürür mü diyor.
Bir ilişkiden kaçarken hemen başka bir ilişkiye atlarsanız muhtemelen sonu iyi bitmez mi diyor.
Ya da bambaşka bir açıdan bakın.
Zeus aslında kimseye olmadığı kadar semeliğe yakındı.
Çünkü başka bir kılığa girmediği, yalan söylemediği...
gerçekten başka bir şekilde yalan söyleyerek elde etmediği tek kişi Semele'ydi.
Sadece kendi olarak. Diğer tanrıları idare ederken, başka kadınları elde ederken, Hera'yı idare ederken hep yalan söyledi.
Hep olmadığı biriydi.
Bir tek Semele'ye kendi gibiydi.
Ama Semele ondan daha da fazlasını istedi.
Daha gerçek halini.
Keşke bilseydi Zeus'un aslında zorunlu olarak girdiği ölümlü kılığı dışında aslında gerçek kişiliğini bir tek kendisine açtığını.
Size dedim. Bir süre ben bölüm yapmayayım dedim.
Bakın nasıl içimiz karardı.
Sırf Kerem özellikle istedi diye yaptım bu bölümü.
13 yaşındaki yakışıklı arkadaşımız.
Ama şöyle bir şey var ya galiba konuları gereği bu hikayeler 18 yaş üstü kalıyor.
Keremciğim bu durumda sen acaba bunları 5 yıl sonra mı dinlesen ne yapsan?
Yani ben demiyorum yetkili abiler ablalar böyle diyecekler şimdi.
Nasıl yapacağız bu işi?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
