
(Yunan) 21: Özgür Uysal'la "Blood of Zeus" Üzerine Söyleşi- part 2
27 Aralık 2020 · 21 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikincilerHikaye anlatıcısı Özgür Uysal ile Netflix'in Blood of Zeus anime dizisi ve mitoloji üzerine keyifli bir sohbet yaptık. 2. kısmı buradan dinleyebilirsiniz.
Transkript
Ben bu arada şey yapmak istiyorum, böyle Uranüs diyoruz, Kronos diyoruz.
Bilmeyenler için o kronojiyi çok kısa anlatmak istiyorum.
Gaia yani toprak ana diye bildiğimiz bütün evrenin yaratıcısı.
Oğlu Uranüs de yani o da gökyüzü diye adlandırılıyor.
Gökyüzüyle çiftleşip...
Titanları ve Kiklop ve 150'leri doğuruyor.
Bunlar da işte dev gibi kocaman yaratıklar.
Sonra bu Titan kardeşler çiftleşip tanrıları doğuruyorlar.
Mesela bu işte Titanlardan bir tanesi Kronos, Zeus'un babası.
Kronos annesiyle yani Gaia ile pusu kurup babası Uranus'u güçten düşürüyor.
Ve işte yönetime o geçiyor.
Sonrasında da işte benim çocuklarım da bana aynısını yapacak diye korkup çocuklarını...
yemeği yutmaya çalışırken bu sefer Zeus Gaia ile birleşiyor, pusu kuruyor ve Kronos'u güçten düşürüyor.
Kronoloji bu şekilde aslında.
Evet yani bu bir devir teslim töreni aslında.
Hani Uranos'u da Kronos testislerini keserek aslında iyi diş ediyor ve artık iktidarı kendisi alıyor.
Uranos'tan yani ilk çağ şeyinden, gök tanrısından kendisi zaman olarak o hegemonyayı alıyor, o iktidarı alıyor.
Daha sonra Zeus da bir insan olarak yani insana yakın kusurları olan bir tanrı olarak Kronos'tan yani zamandan gene iktidarı ele
geçiriyor. Yani burada aslında bir çağın kapanıp yeni bir çağın gelmesi.
Yani burada aslında dünyanın oluşumunu yani şöyle diyor aslında bize.
Bu arada en iyi Hesiodos'un İşler ve Günler Tanrıların Doğuşu Theogoni diye bir kitabı vardır.
Gerçekten meraklısı varsa.
Burada o bütün çağların nasıl olduğunu gözlemleyebilir.
Çok da iyi anlatmıştır Hesiodos.
Zaten Hesiodos'tan bu şeyi biz biliriz.
Titanlar, Uranüsler, Kronoslar falan.
Bunu tabii şöyle değerlendiriyor.
Önce gök ve yeryüzü vardı.
Ondan sonra zaman geldi ve zamanla birlikte yeryüzünde başka oluşumlar olmaya başladı.
Prometheus gibi mesela ateş, ateş ortaya çıktı.
İşte Atlas gibi yer şekilleri ortaya çıktı.
İşte bunu hani böyle okuyup sonra işte önce gök ve yer vardı.
Sonra zaman ve yer şekilleri ve yer kabuğu oluşmaya başladı.
Ondan sonra da insanlar geldi diye değerlendirmek lazım bu üçlü geçişi.
Böyle okumak lazım yani.
Ben bir de şeyle değinmek istiyorum.
Sen de az önce dedin ya iyiliş ediliyor, güçleri elinden alınıyor falan diye.
Yani benim de bildiğim gibi aynen böyle.
Tanrılar ve Titanlar ölümsüz yani ölmedikleri için ya güçleri ellerinden alınıyor ya unutuluyorlar, kayboluyorlar vs.
ama ölmüyorlar. Ama işte bu animede mesela Hera Zeus'u öldürmeye çalışıyor.
Hakikaten İngilizce'de de kill yani öldürmek kelimesini kullanıyorlar dikkat ettim.
Böyle bir şey yok aslında.
Ya bir de Hera'nın da mesela, Hera'ya çok üzülüyorum tamam mı?
Hera dediğin aslında yani o tatlış bir şey değil.
Yani aslında ben şöyle bir şey yapmak istiyorum.
Hem senin takipçilerin için hem de daha rahat anlayın.
Ben öyle anlatıyorum çünkü ilk defa biri dinleyeceği zaman.
Mesela Hera bayağı başkan yardımcısı ve kadın haklarından sorumlu, doğumdan sorumlu bakan.
Athena bir eğitim bakanı.
Apollyon enerji ve kültür bakanı.
Artemis mesela çevrecilik bakanı.
Hermes iletişim bakanı. Böyle değerlendirmek lazım.
Çok iyi diyor.
Nisos da turizm bakanı olur.
Aynen aynen. Böyle okumak lazım.
Hera'ya o yüzden ben çok üzülüyorum.
Halbuki Hera bizim gözümüzde hep şöyle.
Kıskanç. Zeus sürekli çapkınlık yapıyor.
Bu kızcağız hiçbir şey yapamıyor.
Ayrılamıyor da zaten. İşte böyle Ketum.
İşi gücü Zeus'un çocuklarıyla uğraşmak olan bir kadın gibi bir hayalimiz de var.
Çünkü bizde Herkül dizisi falan da vardı.
Evet 97'de. Zeyna falan vardı aynen.
Hani o zamanlarda da Hera hep çok kötü, pislik bir kadın gibi anlatılıyor.
Halbuki Hera aslında bütün Olimpos'un ve insanların doğumundan sorumlu.
Yani orada Hera aslında kadın haklarını...
Anneliği ve doğan çocukları...
Evliliğin koruyucusu.
Evet yani ailenin koruyucusu aslında.
Aile şeyinin kurumunun koruyucusu.
Aile dediğinde sosyolojik olarak baktığın zaman bir toplumun en küçük parçası.
Yani toplumu oluşturan temel taş yani.
Dolayısıyla Hera aslında çok ciddi bir işten sorumlu.
Yani Hera'nın ayrılmıyor olmasından Zeus'un, Hera'nın ezikliği değil, Hera'nın temsil ettiği şey aslında aile olduğu için Hera...
bu mücadeleyi veriyor. Böyle bakmak lazım.
Hera değil de bu mesela işte başka bir Afrodit olsaydı bu hiç umurunda olmazdı Zeus.
O da Zeus'u aldatırdı yani filan.
Ama Hera burada temsil etti şey bakımından o aile kurumu ve ailenin bir arada durması ve kadının güçlü olması temsilinden dolayı aslında bütün bu mücadeleleri
veriyor. Kesinlikle çok haklısın.
Ben de denk geliyorum. Bazı anlatıcılar mesela Hera'yı çok suçluyorlar, çok kıskanç falan diye ama şöyle bir gerçek var.
Zeus'un yaptıklarından dolayı, aldatmasından dolayı Hera da kıskanç ve hırçın.
Ama şöyle bir şey var.
Ben şurada senden ayrılıyorum.
Senin kadar şefkatli değilim Hera'ya karşı.
Yani o Zeus'un başkalarından yaptığı çocukların hiçbir suçu yok mesela.
Yani onlar masum sonuçta.
Ama Hera onlarla uğraşıyor.
Yani Zeus'a bir şey yapamadığı için işte o çocuklara işkence ediyor, dövüyor, delirtiyor onları.
İşte mesela Dionysos'u delirtmesi, Artemis'e işkence etmesi falan.
Yani Hera da çok çirkefleşebiliyor.
Ama yani şimdi çok zeki ve Olimpos'un en tepesindeki kadından bahsediyorsun.
Ve bir kadın bu.
Yani hani o yüzden bir erkek olsa en fazla öldürür.
Ama hani Hera gibi bir kadın olduğu zaman tabii ki süründürmesi çok mantıklı değil mi?
Yani öbür türlüsünü zaten düşünemezdik.
Bir de yani şöyle bakmak lazım.
Burada bir ebeveyn yatırımı durumu var.
Psikolojik açıdan yaklaşacaksak.
Bir kadın için...
Ailenin çökmesinin yegane yollarından bir tanesi erkeğin başka bir kadınla soyunu devam ettirmeye karar verip onunla bir aile kurmasıdır ya.
Hera burada bu tehdidi çok iyi algılıyor ve Zeus kimle birlikte olur ve kimden çocuk yaparsa birlikte olup çocuk yapmadığı olsaydı mesela Hera için
çok umursanmayabilirdi bu durum.
Çünkü aile kurumuna bir tehdit yok orada.
Ama Zeus bir kadınla bir ölümlüyle birlikte olup ondan bir de çocuk yaptığı zaman Hera'nın oradaki hegemonyasına ve aile bütünlüğüne bir tehdit başlıyor.
Hera onun için oradaki çocuklarla uğraşıyor.
O çocuklar aslında aynı zamanda Hera'nın mevcut iktidarını ve aile kurumunu tehdit ediyorlar.
O yüzden onları yani çocukları direkt öldürmüyor dikkat edersen.
Çünkü sonuçta aynı zamanda Zeus'un kanı olduğu için de kendi kanı da oluyor.
Ve çocuğu direkt öldüremiyor.
Ama annesine mesela çok büyük işkenceler yapıyor.
Semele'ye falan yaptığı şeyler yani ölüme kadar götürüyor yani.
Ama çocuklarına mesela bunu yapmıyor.
Aslında şefkatli ve vicdanlı yani.
Ben şimdi tabii olumlu tarafından bakıyormuş gibi duruyorum ama bunu böyle değerlendirme, böyle okumak lazım.
Hera için tek önemli şey var.
Zeus da önemli değil.
Zeus gitsin çapkınlık yapsın. Hera'nın umurunda bile değil aslında Zeus.
Evet yeter ki evdeyi korunsun.
Aynen oradaki aile kurumunun korunması.
Çünkü düşünsene sen aileden sorumlu bir tanrıçasın ama kendi ailenin elinde tutamıyorsun.
Kendi ailenin elinde tutamadığın anda senin aslında iyiliş edilmen demek o.
Yani sen aile kurumunu elinde tutamazsan artık aileden sorumlu bakan olamayacaksın demektir.
O yüzden Hera'nın burada aslında mücadelesi Zeus'a kıskançlığı falan değil.
Yani Zeus'un uçkuru ile hiçbir alakası yok Hera'nın.
Hera'nın burada bütün mücadelesi kendi hegemonyasını korumak aslında.
Kesinlikle doğru söylüyorsun.
Yani mesela nasıl ki Artemis'e birisi ben senden daha iyi avcıyım dediğinde Artemis kendi alanına saldırıldığını hissediyor ve işte karşısındakini cezalandırıyor.
Hera için de aynı durum aslında.
Zeus'un ne yaptığı değil yani Zeus'u önemsediğinden değil ama sen benim alanıma saldırıyorsun diyor.
Ve aslında Hera'ya yapılan en büyük hakaret sürekli sürekli kendi kocası tarafından yapılıyor.
Yani sürekli Hera'nın aslında bir işe yaramadığını ifade eden şey Zeus'un çapkınlıkları.
Bir de şöyle düşün tabii şimdi ataerkil bir dönemden bahsediyoruz.
Yani şu anda o mitolojinin yazıldığı, bugün gibi değerlendirmek lazım.
O mitolojinin yazıldığı dönem ataerkil bir dönem.
Erkekler savaşa gidiyorlar.
İstediği kadınla birlikte olabiliyor.
Zaten evlilik diye bir kurum yok.
Yani hani biriyle evlenmek diye bir şey yok.
Bir arada yaşıyorsun.
Evlilik dediğin 18. yüzyıla ait bir şey yani.
Ondan önce kimse kimseyle evlenmiyordu.
Yüzükler takılıyordu. Bu bizim ailedendir deniyordu filan ama hani papaz kutsuyordu filan.
Hani bir evlilik denilen bir kurum yoktu zaten.
Dolayısıyla o dönemki kadının gözünden bakacak olursan sürekli bir şekilde erkeği elinde tutmaya çalışma.
Çünkü evde o da hamile kalacak, çocuk doğuracak.
O aileye o erkeğin bakması lazım.
O erkek kaçar giderse kadın için...
çok ciddi ortada kalma, çocuğuyla birlikte ortada kalma durumları var o çağda.
Yani dolayısıyla Hera'nın da hani ana erkeği bir dönemde yazılmış olsaydı bu mitoloji o zaman Hera çapkınlık yapıyor olurdu.
Ama bunu ata erkeği bir dönemde yazıldığı için burada Zeus çapkın olan ve sürekli gözü dışarıda olan.
Yani o dönemsel de değerlendirmek lazım.
Evet evet zaten değil.
Dediğin gibi hani diyorsun ya Hera için aslında Zeus'un bir önemi yok.
Yani Hera sadece kendi hegemonyasını korumaya çalışıyor diye.
Hakikaten de devler tanrılara karşı ayaklandığında Hera işte Zeus'a karşı devlerin tarafını tutuyor.
Hakikaten Zeus'u sevse onu yapamaz bence.
Aynen yani Zeus ölmüş kalmış.
Hera için hiçbir şeyi yok, önemi yok.
Ölmek değil belki ama hani Zeus'un kendi hayatıyla ilgili ne yaptığını önemsemiyor.
Hera'nın tek önemsediği kendi...
kendi iktidarı ve kendi oradaki yani o Kösem Sultanı gibi yani şeyin.
Öyle değerlendirmek lazım gerçekten.
Şey bu arada sen oraya kadar izledin mi bilmiyorum.
Hera bu iblisle pusu kurup işte devleri falan ayartıp tanrılara karşı ayaklandıklarında diğer tanrılar da korkup Hera'nın tarafına geçiyorlar Zeus'a karşı.
Yani ben bunu da çok şaşırıyorum.
Zeus o kadar güçsüz mü yani?
Hani bırakmazlar ki bütün tanrılar.
Aa yok Zeus güçsüz biz Hera'nın tarafına geçelim.
Olacak şey mi yani bu?
Yani ben zaten tanrılarda tabii bir taraf tutma, orada bir lobicilik faaliyeti gibi durumlar yok.
Yani parlamenter bir sistem gibi değerlendirmemek lazım.
O dizi olduğu için öyledir.
Aslında bütün tanrılar bencildir, öyle yazılmışlardır.
Ve her tanrı kendi tuttuğu alanında maksimumu yapmaya çalışır.
Dolayısıyla hani eğer ki taraf değiştirmiş birinden bahsedeceksek sadece Prometheus'tan bahsedebiliriz.
Çünkü bir tek taraf değiştirmiş olan, kendi ırkına ihanet etmiş olan yegane Titan Prometheus'tur.
O da insana ateşi vermiştir.
Yani teknolojiyi vermiştir.
İnsanın düşünebilme ve aletle doğaya hükmedebilme kabiliyetini vermiştir.
Orada ateş onu temsil eder. Dolayısıyla bir kişi değerlendirebiliriz ancak.
Taraf değiştirmiş olan o da Prometheus'tur.
Onun dışında Olympos'un içerisinde herhangi bir şekilde işte...
bir Seran'ın tarafını tutalım.
Zeus'a karşı gelelim ya da Dionysos'un tarafını tutalım.
İşte şeye karşı gelelim.
Apollon'a karşı gelelim falan gibi hani böyle klikleşmeler falan gözlemleyemiyoruz.
Hani en azından şeyde kitaplarda ve anlatılan hikayelerde.
Ama orada tabii o bir dizi ve hani devlerin tarafına da yani devlerin tarafına geçmek gibi bir şey söz konusu olamaz zaten Olimposlular için.
Çünkü onlar zaten Ölümden döndüler yani onlarla savaşırken.
Yani hani böyle bir şey mümkün değil.
Hera'yı da öldürüyorlardı aslında.
O yüzden geçmezler o tarafı.
İnsanların tarafını tutabilirler.
Kendi taraflarını tutabilirler ama artık Titanların tarafına geçmek gibi yani geçmişe dönmek gibi bir şey söz konusu değil.
Kronolojik olarak da. Dolayısıyla hani bunu filmsel olarak değerlendirebiliriz ancak.
Aynen dizide yapılan bir mantık hatası da oydu bence.
Bir de şey değinmek istiyorum.
Amazon Alexia var.
İlk bölümde görmüşsünüzdür.
Baya şey gibi yani köy korucusu gibi o köyü koruyor.
Oradaki insanları koruyor falan.
Ne alaka dedim. Amazonlar bizim bildiğimiz Temiskira denilen bir yerde yaşayan bir kadın topluluğu.
Tamam yer yer işte Truva Savaşı gibi tarafı olmaları gereken durumlar olmuş ama hiçbir zaman gidip köy korucusu gibi insanları korumamışlar yani.
O da garipti. Bir de bu Aleksia ölüler diyarında yürüyor.
Yürürken karşısında babasının hayaleti çıkıyor.
O da işte böyle kendisi gibi Amazon gibi giyinmiş.
Babasıyla duygusal anlar yaşıyor falan.
Ne alaka dedim bir kere yani.
Amazonlar babalarını tanımıyorlar ki yani.
Her şey karman çorman olmuş.
Yani annesiyle karşılaşsa mantıklı olabilirdi ama baba yani o ana erkeği düzeninin içerisinde hiç yeri olmayan bir şey dediğin gibi.
Aynen aynen kesinlikle.
Ama yani tabii öyle değerlendim.
Senin paylaştığın liste çok iyiydi mesela.
Bence o çok iyi bir mitolojik okuma serisi.
Bir de yani mitolojiyle ilgili olmayan ama aslında mitolojik okuma yapılabilecek şeyler de var.
Öyle de bakmak lazım.
Hani her içinde metamorfozlar olan filan.
Hani o yüzden mesela Matrix Trilogy bu konuda çok iyi bir kaynaktır.
Matrix Trilogy ile...
Eğer oradaki isimleri tek tek araştırarak giderlerse takipçiler inanılmaz bir mitolojik okuma yapabilirler.
Değil mi? Evet evet. Matrix'teki Morpheus, Persephone, Morpheus'un aşık olduğu kız hepsi mitolojiden isimler taşıyor.
Ayobi, Seraph bunların hepsi hem yani dini mitoloji, Anadolu mitolojisi.
Yani Nairobi Anadolu mitolojisindendir.
İşte Seraph Hristiyan mitolojisidir mesela.
Morpheus Yunan mitolojisidir.
İşte Merovingian dediğin aslında küçük bir şeyin İsa'nın, Hz.
İsa'nın Magdalalı Meryem yani karısı olduğu iddia edilen kadından olan çocuklarının kavmidir.
Merovingianlar denir ona mesela.
Yani çok derinlemesine aslında isimlerin her birinin konulmasının çok şeyi var yani mantıklı şekilde konuşuyor.
Buradaki Elektra gibi öyle sıkmamışlar yani.
Matrix'te gerçekten her birinin amacına yönelik olarak isimler vermişler.
Eğer ki hani mitolojik okuma yapmak istiyorlarsa o da güzel bir kaynak.
Kesinlikle. Bununla ilgili de bir bölüm hazırlayabilirim gerçekten.
Orada işte Morpheus'un rüyalarla ilgili söylediği şeyler ya da Persephone'un işte kötülerin tarafında esir alınmış olması.
Çok güzel göndermeler var gerçekten.
Tabii. Yani Wake Up Neo diye başlıyor.
Yani çok güzel yani onu öyle de der.
İlla bir şeyin direkt mitoloji hikaye olmasına gerek yok.
Filmlerde aslında mitolojik okuma yapılabilecek, mitolojik referanslar veren filmlere de bakarlarsa onlar çok daha şey oluyor, kafa açıcı, beyin jimnastiği
yapmaya daha müsait şeyler olabiliyorlar bazen.
Evet kesinlikle.
Bu arada bu dizinin yapımcıları ikinci sezon üzerinde çalışıyorlarmış şu anda.
Ama ben sanmıyorum ikinci sezonu izleyeceğimi.
Bir de senin önereceğin mitoloji kitaplar varsa seve seve alırız gerçekten.
Arkadaşlar da sürekli soruyorlar.
Yani şeyin bir kere hani şu dediğim gibi Hesiodos'un Tanrıların Doğuşu, Teogoni kitabını mutlaka şey yapsınlar, okusunlar.
Onun dışında mitoloji sözlüğü diye Azra Erhat'ın çok iyi bir kitaptır.
Yani bence başlamak için müthiştir.
Eğer ki hani okumadılarsa Homeros'un Odiseyası'nı okusunlar.
Çok güzel şairhanedir ama biraz yani doğru çevirilerden yani ben can yayınlarından okumuştum.
Mesela memnun kaldım hani öyle de bakılabilir.
Benim mesela başucu kitaplarımdan bir tanesidir.
Sürekli başvurduğum kitaplardan bir tanesidir.
Ağır bir kitaptır ama Joseph Campbell'ın Kahramanın Sonsuz Yolculuğu.
A Hero With Thousand Faces diye bir kitabı var.
Yani bir kahramanın nasıl kahramanlaştırıldığının aşamalarını o kadar güzel anlatmıştır ki Joseph Campbell'ın bu şeyi bir manual gibidir.
Yani onu alın elinize, oradaki yolculuğu...
bütün izleyeceğiniz filmlerde görürsünüz.
Romantik komedide de görürsünüz.
Fantastik filmde de görürsünüz.
O kahramanın o sonsuz yolculuğu yani önce köyünde başlayıp sonra işte Call to Adventure'la birlikte devam edip işte uğradığı metamorfozlar falan gerçekten bir metodolojisi vardır.
Bunu da adım adım anlatmıştır.
Ağır bir kitaptır. Yani ileriki aşamalarda okunabilir ama gerçekten derinine girmiş bir insan için mitolojik okuma veya bir kahraman okuması yapacak biri için Çok iyi bir kaynaktır.
Bir başkası da Carl Kerenyi.
Carl Kerenyi yanlış hatırlamıyorsam.
Evet Carl Kerenyi'nin Yunan mitolojisi diye bir kitabı.
O da en baştan başlar.
Yani Uranos'tan itibaren başlar.
Ama böyle Odisea gibi böyle hikayesel bir kitap değildir.
Analiz yapan bir kitaptır.
Hani niye Uranos'un öyle olduğunu hani biz burada konuştuk ya bu bölümde.
Niye Kuranos'un o davranışı yaptığını filan okuma yaparak yani.
dönemsel, çağsal okuma yaparak anlatır.
O da çok iyi bir kitaptır.
Bunları tavsiye edebilirim. Zaten bunları okusunlar sonra sonrasını yeniden tavsiye ederiz.
Bence bu kadar yeter. Daha da fazla karıştırmayayım.
Süper oldu. Çok teşekkür ederiz.
Zaten bu son bahsettiğini ben de okumadım bu arada.
Güzelmiş hakikaten. Ben de alıp okuyayım onu.
Çünkü biz bunu yapmaya çalışıyoruz zaten.
Yani pembe dizi izler gibi hikayeleri dinleyip ondan sonra kapatmak istemiyoruz.
Gerçekten bunlar bize ne anlatıyor diye almaya çalışıyoruz.
Süper öneriymiş. Çok sağ olun.
Vallahi çok keyifliydi sohbet gerçekten.
Umarım takipçilerin de keyif almışlardır.
Hani biraz böyle... Hani ben böyle şeyler konuştuğum zaman ya çok mu entelektüel şeylerle uğraşıyoruz acaba falan gibi böyle bazen endişelerim oluyor ama senin de zevk alıyor olman hoşuma gitti.
İnşallah daha da büyürsün ve böyle entelektüel şeyler de insanlar arasında rahat rahat yayılır.
Valla çok teşekkür ederim beni de konuk aldığın için.
Ben teşekkür ederim yani ki geldin bizim bu küçük hesabımıza.
Bu arada şeyi söyleyeyim. Benim senin gibi böyle fix bir tagline'ım yok.
Hani sen sonunda yapıyorsun ya bu işler, ince işler, sevgiler falan diye.
Benim öyle yok. Ben direkt kapatıyorum yani.
Ama kapatmadan şeyi söyleyeyim.
Arkadaşlar ince işleri YouTube'dan ve Instagram'dan mutlaka takip edin.
Özgür şimdi sağ olsun konumuz mitoloji olduğu için sadece mitoloji konuştu burada ama ince işleri takip ettiğinizde göreceksiniz.
Karşılaşacağınız en yararlı kanal yani.
O kadarını söyleyeyim. Bana teşekkür edeceksiniz sonra.
Özgür çok teşekkür ederim.
İyi ki geldin. İyi bak kendine.
Sen de öyle. Hoşçakal.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
