
(Yunan) 19: Artemis & Orion: Herkes öldürür sevdiğini
22 Aralık 2020 · 20 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikincilerTanrıça Artemis'in detaylı analizi, bazı en bilinen olayları ve günümüze yansıması.
Lindsey Stirling’in Artemis parçası: https://www.youtube.com/watch? v=VsN7E35LpJE&ab_channel=LindseyStirling
Erkenci Kuş'taki sahne: https://www.youtube.com/watch?v=xJ9iYrLbTEw&ab_channel=ErkenciKu%C5%9F
Berlin'deki işletme: https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/erzincanli-turk-ten-berlinli-erkeklere-alti-yildizli-cennet-3486296
Transkript
Altyazı M.K.
Her yemekte pasta villa.
Öğle akşam hep aklımda pasta pasta pasta villa.
Ailemle dostlarımla en samimi sofralarda.
Aklımdan çıkmayan lezzet pasta pasta pasta villa.
Canım onu ister illa.
Pasta pasta. Akşam hep aklımda o pasta villa.
Merhaba mitoloji meraklıları.
Konumuza geçmeden önce azıcık sohbet edelim.
Daha doğrusu ben konuşacağım tabii.
Siz sonra varsa yorumunuzu iletin.
Geçen Instagram'da yaptığım soru cevaptan sonra admin ne olur Discord kanalı aç diyen çok oldu.
Çok sağ olun. Hem benimle hem de kendiniz gibi mitoloji severlerle tanışmak, konuşmak istiyorsunuz.
Bu arada ben Discord'un ne olduğunu daha geçen ay biri bir gruba katılmam için davet gönderdiğini de öğrendim.
Ama katılamadım falan, denedik olmadı.
Sonra o kendi şifresini verdi.
Ben üşendim, bakmadım falan.
Neyse. Yani Discord'un ne olduğunu az çok tahmin ediyorum ama hiç katılmadım, hiç izlemedim.
Bu talepler üzerine sizin için bir araştıracağım zamanım olduğunda.
Kafama yatar mı bakarız.
Ben de sizin gibi, ben de sizin bir araya gelip sohbet etmenizi falan çok isterim.
Hele ki pandemi zımbırtısı yüzünden sosyalleşmeye hasret kaldığımız şu günlerde.
Ama ben orada olabilir miyim, olmalı mıyım bir düşüneceğim.
Tabii bir de çekincelerim var.
Mesela biri birini yanlış anlayıp ağır bir laf ederse, tartışma çıkarsa, biri küfre hakarete varan ifadeler kullanırsa ne yapacağız mesela?
bloklamana filan bir yolu vardır sanırım da yani bir yandan onu modere edip bir yandan sohbet etmek gerek.
Ben bir araştırayım yine konuşuruz.
Bu arada size Instagram'dan mitolojik filmler listesi attım.
Twitch'den mi hep beraber film izlenebiliyordu bilmiyorum.
O programları da öğrenip bir gün hep beraber film izleyip yorumlayabiliriz.
Şimdi duyuru seansımızdan sonra konumuza dönelim.
Artemis'i anlat, Artemis'i anlat diyen aranızdaki Amazonlara gelsin bu bölüm.
Artemis ve Orion hikayesinden önce size Artemis nasıl bir tanrıça, onu detaylıca anlatmak istiyorum.
Artemis, Zeus'un Leto'dan olma kızı.
Leto kim derseniz bir Titan kızı diyelim kısaca.
Artemis, okçuların ve avcıların tanrıçası olarak Olympos'taki en önemli 12 tanrıçadan biri.
Apollo'nun da ikiz kız kardeşi.
Ve bu ikisi arasındaki kardeşlik bağları çok ama çok kuvvetli.
Tabi Zeus'un birinden çocuğu olacak da Hera'nın gazabına uğramayacak.
Mümkün değil biliyorsunuz.
Leto, Artemis ve Apollo'nun hamileyken Hera onunla bayağı uğraşır.
Bunu başka bir bölümde detaylı olarak anlatırım.
Leto kız kardeşinin yanına sığınıp Artemis'i doğurur.
Artemis öyle güçlü bir kız olarak dünyaya gelir ki doğar doğmaz annesinin kardeşi Apollo'nun doğurmasına da yardım eder.
Mitolojide kadınların doğum anlarıyla ilgili birçok kadın tanrıçanın adları geçer.
Kardeşinin doğumuna yardım eden Artemis de bunlardan biri.
Vaktinde kadınların kendisini doğum tanrıçası olarak taptıkları Lokeia, Artemis'in diğer adı olarak bilinir.
Türkçedeki Lousa kelimesi de onun bu isminden geliyor.
Doğum sancısı başlayan anneleri Artemis'in gözettiği, doğum sırasında ölen annelerin ise Artemis'in oklarını hedef olarak övüldüğü söylenir.
Zeus kızı Artemis'i çok sever ve ne isterse ona verir.
Artemis 3 yaşındayken 3 şey ister.
Ok ve yay, dünyanın tüm dağları ve sonsuza kadar bakire kalabilmek.
Zeus bu isteklerin hepsiyle beraber ona 30 kent daha verir.
Ama tabii Hera, Zeus'un Artemis'e olan sevgisini kıskanır ve Artemis'e her fırsatta işkence eder.
Onu aşağılar, döver ve oklarını yere saçar.
Tam bir üvey anne yani.
Hani şu bazı annelerin çocuklarını korkuttuğu, bak babanla biz ayrılırsak böyle kadınlar senin cici annen olur dedikleri, Flash TV karakteri kötü kadın var ya, işte ona benzer bir kadın herhalde.
Siz zamanında böyle korkutulmadıysanız, sağlıklı bir anne tarafından yetiştirildiğinize şükredebilirsiniz.
Böyle korkutulduysanız da üzülmeyin, sonradan normal bir insan olabiliyorsunuz.
Artemis'in belki de Hera'nın bu kötü davranışları yüzünden çabuk sinirlenen, inatçı ve sert bir kadın olduğu söylenir.
Hera ile olan hüsmeti dışında Artemis, Zeus'a her istediğini yaptırıp orman perileriyle dağda gezinen, avlanan ve kendisini kızdıranları hemen cezalandıran bir tanrıç olarak rahat rahat yaşar.
Dikkat ederseniz çoğu görselde kısa bir tunik, elinde ok ve yayı ve sert bakışlarıyla tasvir edilir.
Her eleştiriyi hemen hakaret olarak algılar, birinin kendisine karşı gelmeye yeltendiğini görsün, onu hemen cezalandırır.
Mesela Aphrodite'nin aşık olduğu çok yakışıklı bir genç var Adonis.
Onu da Artemis'in öldürdüğüne dair bazı söylenceler var.
Bunlardan birine göre Adonis, Artemis'ten daha usta bir avcı olduğunu iddia eder ve Artemis kızıp üzerine vahşi bir boğaz alarak onu öldürür.
Diğerine göre ise Afrodit kendisini reddedip Artemis'in hizmetine giren Hiplitus adındaki avcıyı öldürür.
Buna karşılık Artemis de Adonis'i öldürerek Afrodit'ten öcünü alır.
Zaten bu Yunan mitolojisindeki birçok olay farkındaysanız yok işte ben senden daha iyiyim, hayır ben senden daha iyiyim yarışları ve cezalarına dayanıyor.
Truva bölümünde anlattığım Agamemnon'u hatırlarsınız.
Yunan ordularının komutanı.
Artemis'in onunla geçmişten gelen bir husumeti var.
Ek olarak Yunanlar Truva'ya doğru yola çıkmadan önce de bu düşmanla körükleyecek bir olay yaşanır.
Agamemnon, Artemis'in kutsal kurularından birinde bir geyik vurur.
Yani Agamemnon zaten kadın arıza.
E bir de husumetiniz var geçmişten.
Ne diye dürtüyorsun değil mi yani?
Agamemnon bu geyiği vurup etrafındakilere Artemis'ten daha iyi bir avcı olduğunu söyler.
Artemis onu cezalandırmak için Agamemnon tam Truva'ya doğru yelken açacakken tüm rüzgarları durdurup onun ve ordusunun yola çıkmasını engeller.
Ve Agamemnon'a ancak kızı Ifigena'yı kurban ederse rüzgarları geri getireceğini söyler.
Şimdi burada söylenceler ikiye ayrılıyor.
Bir, Agamemnon'un Artemis'in dediği gibi kızını kurban ettiğini söyleyenler var.
Ki konu Agamemnon olunca buna şaşırır mıyız?
Şaşırmayız bence. 2- Agamemnon tam kızını kurban edecekken Artemis onu alıp Tauris, yani bugün Kırım Yarımadası diye bildiğimiz yer, oraya götürür ve orada kendisine hizmet
eden bir rahibe yapar. Size Artemis'in Akteon'la hikayesini anlatmak istiyorum.
Akteon, Tebai şehrinin kralının kızının oğlu filan neyse işte.
Sentor Kiron var, çok bilgi.
Ara ara böyle hikayelerle geçiyor.
Dikkat ederseniz sentor bilgi olabiliyor.
Yani sentor neydi?
Belden yukarısı insan, belden aşağısı at.
Dolayısıyla bilgelik yapabiliyor.
Yani kafası insan olduğu için bilge olabiliyor.
Bu Sentor Chiron tarafından yetiştirilen bir avcı Akteon'da.
Akteon bir gün köpekleriyle beraber av yapmak için ormanda dolaşırken Artemis'i görür.
Artemis supeyleriyle beraber bir nehirde banyo yapmaktadır.
Akteon bakmaması gerektiğinin farkındadır.
Ama Artemis öyle güzeldir ki kendini alamaz.
Birden yanlışlıkla bir çıtırdı çıkarır ve kızlar onu fark eder.
Artemis kendisini çıplak gördüğü için ona çok kızar.
Ve tek bir ses söyle ve seni anında geyiğe dönüştüreyim diye onu tehdit eder.
Aktyon çok korkar ve tek kelime dahi etmeden arkasından yürümeye başlar.
Ucuz atlattım diye düşünür ama köpeklerini çağırmak için isimlerle seslendiği anda birden bir geyiğe dönüşür.
Ve köpekleri onu al sanıp parçalara ayırırlar.
Kurtulduğunu sanırken aslında kurtulamadığını fark etmek ve kendi köpekleri tarafından parçalanmak.
Ne fena bir intikam değil mi?
Şimdi öyle bir olay var ki Athena ve Medusa hikayesinden sonra Athena'ya gücenenler muhtemelen bunu duyunca da Artemis'e gücenecekler.
Ne dedik? Bekaret Artemis için çok önemli.
Bu düşüncede olan iki tane şey daha var burada Athena ve Hestia.
Bunu da not edelim tekrar.
Artemis bu bekaret yeminini de çok katı ve kendisi gibi hizmetkarlarına da bekaret yemini getirir.
Kalisto da bu hizmetkarlardan biri.
Gelin görün ki Zeus Kalisto'ya aşık olur.
Ve Zeus birini istedikten sonra ne olacağını tahmin edersiniz.
Ona yaklaşabilmek için Artemis kılığına girer ve onunla zorla beraber olur.
Kalisto bu beraberlikten oğlu arkası hamile kalır.
Artemis kızın hamile olduğunu fark edince bekaret yeminini bozduğunu da anlar ve onu bir ayıya dönüştürür.
Sonra da öldürür. Bunu özülen Zeus onu büyük ayı diye bildiğimiz takım yıldızına dönüştürür.
Sağol ya Zeus. Valla ne iyice gönüllüsün.
Yani bu hikayede de yine oğlan kadını olur.
Artemis babasına hiçbir şey yapmayıp kadını cezalandırır.
Şimdi gelelim Artemis ve Orion'un aşkına.
Yine bu hikayenin farklı versiyonları var ama ben size en romantik olanını anlatacağım.
Orion, Poseidon'un oğlu, çok güçlü, dev gibi büyük ve yakışıklı bir avcıdır.
Artemis ona aşık olur.
O kadar aşık olur ki doğumundan beri bağlı olduğu bekaret yemini ve aşkı arasında kalıp acı çeker.
Yine de aşkını seçer çünkü Orion da ona aşıktır.
Bekaret yeminini bozmaya karar verir.
Ancak Artemis ve ikiz kardeşi Apollon arasında çok güçlü bir bağ var dediğim gibi.
Birbirlerine aşırı sevgi duyarlar ve bu sevgi kıskançlığa dönüşebilmektedir.
Apollon, Artemis'i Orion'la evlenme fikrinden vazgeçirmeye çalışır ama Artemis...
İyice uzaklaşıp Orion'un görüntüsü bir nokta kadar ufalınca Apollon Artemis'e bu hedefi vurabilir misin diye sorar.
Avcılıkta usta olmasıyla övülen Artemis hiç düşünmeden atlar ve hedefi vurur.
Yani Orion'u.
Artemis öldürdüğünün Orion olduğunu anlayınca kahrolur ve Zeus'tan onu bir takım yıldızına dönüştürmesini ister.
Orion takım yıldızının hikayesi buradan geliyor.
Yani neymiş? Hep görümceler kıskançlık yapmıyormuş.
Kayınbiraderler de bayağı kıskanç olabiliyormuş.
Bu arada Apollon da çok çapkın.
Yani bakmayın Artemis'in bir şey yapmasını istemiyor ama kendisinin de babası Zeus'tan kalır yanı yok.
Kırdığı cevizlerin sayısı oho yani.
Tam Türk erkeği yani.
Ay kız kardeşim hiçbir şey yapmasın ama ben çapkınlığa devam edeyim kafası.
Gelelim günümüze. Amerikalı kemancı ve performans sanatçısı Lindsay Stirling'in Artemis diye bir şarkısı var.
Onu da bölümün açıklamasına bırakıyorum.
İnstagram'dan da klibini izlemeniz için kısaca atarım.
Artemis'i nasıl canlandırdığını görün.
Zaten bir gün bu işten gelir elde edecek seviyeye falan gelirsem bile bu parçaların telifleri yüzünden hiçbir şey kazanamayacağım yani.
Olsun biz görelim, öğrenelim yeter.
Bu sanatçının NASA'nın Kennedy Uzay Merkezi'nde de bir performansı var.
Hatta size onu da izletirim.
NASA kendi hesabından yayınlamıştı.
Çünkü NASA 2024'e kadar Ay'a ilk kadın astronotu ve onunla beraber bir erkeğe daha göndermeyi planlıyordu.
Daha doğrusu sonradan 2028'de ertelendiğini duyurdular.
Bu programın adı Artemis.
Hatırlarsanız daha önce Ay'a giden ve geri gelenlerin yürüttüğü programın adı Apollo 11'di.
Yani iki kardeşin de adı bu görevlerde yer almış oldu.
Bu arada NASA'nın bir de Orion adını verdiği uzay aracı var.
Onu da not edeyim. Artemis, astrolojide yengeç burcu ile ilişkilendirilir.
Çünkü yengecin yönetici gezegeni Ay.
Ay aynı zamanda Artemis'in simgelerinden.
O yüzden yengeçle de Artemis'i böyle bağdaştırıyorlar.
Yani ben yengecim, oradan biliyorum.
Bazı özellikleri, mesela işte yer yer yırtıcı olması, feministliği, sevdiğini çok koruyup sevmediğini, aşırı cezalandırıcı olması falan benzese de...
Tam olarak bence Yengeç Burcu'nu yansıtmıyor.
Yani Yengeç Burcu'nun daha şefkatli, ev ve aile düşkünü bir yanı da var.
Hestia'dan falan da şeyler taşıyor mesela bence.
O yüzden tam olarak bence Yengeç Burcu Artemis değil dedikleri gibi.
Neyse, astrolojiyle ilgili de fikrimi beyan ettim yani.
Kusura bakmayın, laf lafı açıyor arkadaşlar.
Artemis çok geniş alanlara yayılmış bir tanrıca.
Türkiye, Orta Doğu ve Avrupa'da kendisi adına yapılan tapınaklar var.
Efes'teki Artemis Tapınağı bunların en büyüğü diyebiliriz.
Antik dönemin 7 harikasından biri seçilmiş.
Bu hem Yunan kültürün hem de Doğu kültürünün karışımı harika bir tapınak.
Herhangi bir tarih için yapılan en büyük tapınaklardan biri.
Tapınak Lidya Kralı Proissos tarafından başlatılmış 120 senelik bir proje.
Dünyanın 7 harikasını derleyen Sidonlu Antipader tapınağı şöyle tarif etmiş.
Marur Babil'in üstünde savaş arabaları için yol alan duvarını ve Alfeus'taki Zeus heykelini ve asma bahçeleri gördüm.
Ve güneşin kolososunu ve yüksek piramitlerin devasa işçiliğini ve Mausolos'un engin mezarını.
Ama Artemis'in bulutlar üzerine kurmuş evini gördüğümde diğer tüm harikalar parlaklıklarını kaybetti.
Ve dedim ki işte Olimpos'un dışında güneş hiç bu kadar büyük bir şeye bakmadı.
Tapınakta Artemis'in hiç alışmadığımız bir heykeli bulunuyor.
Bu heykelde Artemis çok fazla memeye sahip bir kadın gibi gösteriliyor.
Ama bazı tarihçiler bunların kadın memesi değil boğa testisleri olduğunu iddia ediyorlar.
Zaten hemen altında da çeşitli hayvan figürleri görülüyor.
Size Instagram'dan atarım.
Heykel şu an İzmir Selçuklu'daki müzede sergileniyor.
Bu arada Artemis Tapınağı M.Ö.
356 yılının 21 Temmuz'unda Herastratus adında birinin kundaklaması yani yakması sonucu yıkılmış.
Hikayeye göre Herastratus'un güdüsü her şeye rağmen ünlü olmakmış.
Yani ben bu koca tapınağı yıkayayım, ünlü olayım, herkes beni konuşsun diye düşünmüş.
Ve Herastratik ün terimi buradan geliyormuş.
Buna çok öfkelenen Efesliler, Herostratus'un adının hiçbir zaman kaydedilmeyeceğini duyurarak onu bu şekilde cezalandırırlar.
Daha sonra Strabon diye bir ismi not eder.
Biz bu şekilde bugün bilebiliyoruz adının ne olduğunu.
Tapınağının yakıldığı gece Artemis'in Büyük İskender'in doğumuyla meşgul olduğu, bu yüzden tapınağını kurtaramadığı söylenir.
Büyük İskender büyüdüğünde tapınağın restore edilmesi için Efeslilere para yardımı önermiş ama Efesliler kabul etmemiş.
Yunanistan'da da Brauron kültü var.
Burada M.Ö. 4 yılda bir düzenlenen Arcteia festivalleri kutlanırmış ve kültün içindeki Artemis tapınağına her yıl seçilen kız çocukların gönderildiğine dair de efsaneler var.
İzlediyseniz 300 Spartalı filmin devam filminin terinde olan 300 Bir İmparatorluğun Yükselişi filminde Artemisia diye bir kadın karakter var.
Bu tabi bildiğimiz tanrıçı Artemis değil ama ona benzer özellikler taşıyan, güçlü, savaşçı, sinirli, çok iyi ok atan, öfkeli, ölümcül bir kadın.
Bir ara çok popüler olan ve benim bir bölüm bile izlemeye yeltenmediğim bir dizi vardı Erkenci Kuş.
Hatta benim beraber çalıştığım kreatif ajansın ofisinde çekilirdi.
Diziyi izlemedim ama bir bölümünde bir gece Can Bey dediği müdürü ya da patronu neyse işte onunla hamakta sarmaş duvar sallanan bir kız, asıl kız yani hikayenin ana
kahramanları bunlar. Bir hamakta işte sarmaş dolaş Artemis ve Orion hikayesini konuşuyorlar.
Size Instagram'dan atayım.
Diziyi sevenler varsa kusura bakmasın ama bence çalıştığınız yerde müdürünüz sizi hamakta sallanmaya çağırırsa böyle sarmaş dolaş hikaye falan konuşmayın yani.
Okey deyip böyle hamaklarda sabahlamayın.
Ya da yapacaksanız da Can Bey demeyi bırakın.
Ona göre bu işin adını koyun yani.
Çok garip geldi bana.
Hürriyet'in Kelebek Eki'nde 2005 tarihli bir haber var.
Erzincanlı Kenan Şimşek adında bir Türk, Berlin'de Artemis adında bir genelevaçmış.
Buraya erkekler için 6 yıldızı cennet deniyormuş.
Ben haberdeki görüntüleri paylaşamayacağım tabii.
Merak edenler linkten baksın.
Zaten haberi yapanlar da...
Ortam Sodom ve Gomera gibi demişler.
Böyle inanamamışlar. Yani hayatlarında böyle bir genel ev görmemişler falan.
Röportajda Kenan Şimşek Alman polislerin kendisini tebrik ettiğini.
Her Şimşek yani Bay Şimşek böyle kalın.
Burası Berlin'e çok yakıştı dediğini anlatıyor.
Ve diyor ki Kenan Şimşek.
Türkiye'de açsam 10 katı para kazanırım.
Ama siyasi ve sosyal bakımdan güven vermiyor.
İzin verseler Türkiye'de küçük Las Vegas kurarım diyor.
Yani Afrodit falan hani.
O kadar işvili cilveli tanrıca varken niye bekaret düşkünü Artemis'in adını seçmişler?
Maalesef röportajı yapan gazeteciler bunu sormamış ama benim okur okumaz aklıma ilk gelen soru bu oldu mesela.
Adam Artemis'i isteyip elde edemeyen bütün mitolojik kahramanların öcünü almayı yemin etmiş yani.
Mars'ta filmini izlediyseniz o film bir kitaptan uyarlama.
Yazarı Andy Weir'ın bir de Artemis adlı bir kitabı var.
Ay'da kurulan ilk şehir olan Artemis'te geçiyor bu roman.
Neden bu şehre Artemis adını vermişler?
Çünkü Apollo'nun simgesi nasıl güneşse Artemis'inki de ay.
Bilim kurgu roman severler buna bir bakabilir.
Bunun da film uyarlaması yapılacak da çıkmadı henüz sanırım.
Bu arada bölümün adında herkes öldürür sevdiğini diye Oscar Wilde'in şiirinden alıntı yapmıştım.
Ama tabii bakmayın şiire.
Yani Artemis Orion'u bilerek öldürmedi.
Gördüğünüz gibi Apollo pislik yaptı.
Ben Artemis'le ilgili aradayım.
Bir yanım onun gücüne ve vahşiliğine hayran, bir yanım onun bazen aşırı tepki veren acımasız tarafına rahatsız.
Bir yanım Hera'dan çektiklerinden sonra neden böyle hırçın olduğunu anlayabiliyor ama tabii ki ben böyleyim deyip kafasına göre asıp kesmesinin bahanesi olamaz bu.
Yani Artemis çelişkilerle dolu bir tanrıça.
Hem erkeklerden nefret ediyor ve evlenmek istemiyor hem de kadınların doğurmasına yardım ediyor.
Hem bir yandan kadınları öldüren de o yani doğururken.
İnsanlara salgın hastalıkları veren de o, insanları iyileştiren de o.
Küçük kızları koruyan da o, onları cezalandıran da o.
Hem bekaret delisi hem aşık olunca bundan vazgeçiyor.
Hem erkeklerden nefret ediyor filan.
Neyse yani böyle çok çelişkili bir tanrıça gibi geliyor bana Artemis.
Neyse ben pis ölümlü halimle tanrıları eleştirmeyi bırakıp yavaştan kapatayım.
İster illa her yemekte pasta villa.
Öğle akşam hep aklımda pasta pasta pasta villa.
Ailemle dostlarımla en samimi sofralarda.
Aklımdan çıkmayan lezzet pasta pasta pasta villa.
Canım onu ister illa pasta pasta pasta villa.
Öğle akşam hep aklımda pasta pasta pasta villa.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
