
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikinciler
Eğlence düşkünü Dionysos'un hüzünlü doğumu. Kral Midas'ın altın dokunuşu
Transkript
Altyazı M.K.
Merhaba misalcım ayakları.
Yine sizden gelen talepler arasında Dionysos ve Kral Midas vardı.
Hem Dionysos'u tanıyalım hem Midas'la o çok bilinen hikayeyi konuşalım istedim.
İnstagram'da bir Yunan tanrısı olsanız kim olurdunuz soruma Dionysos olurdum adam içkisinde eğlencesinde hayat ona güzel diyenlere de selam olsun.
Bu bölüm birkaç minik hikayeden oluşacak ve adını alacağımız başlayacak kişiler şunlar.
Dionysos, Zeus, Semele ve Kral Midas.
Kendilerini kısaca tanıyalım.
Dionysos şarap ve eğlence tanrısı.
Zeus ve Semele'nin oğlu olduğuna inanılır.
Şarap, üzüm ve asma yaprağı ile temsil edilir.
Zeus'u biliyoruz, tanrıların tanrısı.
Semele bir ölümlü, yine güzelliğiyle Zeus'un dikkatini çekenlerden.
Kral Midas, bugünkü Eskişehir, Kütahya ve Afyon civarında kurulan Frigya Krallığı'nın kralı.
Baştan söyleyeyim, Zeus ve Semele'nin hikayesini başka bir bölümde anlatacağım.
O yüzden buraya kısa kesiyorum.
Zeus yine kıskanç yaşı Hera'dan gizlice bir ölümlü olan Semele'yi baştan çıkarır.
Bu sırada istemediği başka bir ilişkiden kaçan Semele de Zeus'a aşık olur.
Ancak maalesef Hera'nın türlü oyunları üstüne Zeus'un kendi ateşi ve şimşekleriyle yanarak ölür.
Öldüğü sırada Dionysos'a hamiledir ve Zeus Dionysos temelinin karnından alıp doğana kadar saklamayı başarır.
Dionysos doğduktan sonra Hera'dan daha fazla saklayamazlar ve Hera bir gün bu minik bebeği oyuncaklarla kaçırıp yemeleri için Titanların önüne atar.
Titanlar Dionysos'u parçalara ayırıp pişirmek için kazana attıklarında tanrıların annesi olarak bilinen Rhea, Zeus'un da annesidir ve aynı zamanda topraktançası Kibela olarak da bilinir.
Torununu acır ve onu kurtarıp parçalarını birleştirir.
Bu zavallı bebek tanrı iki kez doğan anlamına gelen Dionysos adını bu şekilde alır.
Ancak Zeus Hera'nın intikamını almak için Dionysos'u rahat bırakmayacağını bilir.
O yüzden onu bir oğlağa dönüştürüp Hermes'e onu aydında bulunan Nisa dağına götürmesini emreder.
Hermes onu dağda orman peylerin arasına gizler.
Dionysos burada şarap yapmayı öğrenir.
Orman peyleri ve satirlerle yani...
Bir insan yarı keçi olan yaratıklar mutlu vakit geçirir.
Ama bir süre sonra normal halinde döner ve Hera da onu bulup delirtir.
Aklını kaybeden Dionysos yıllarca orman perileri ve satirlerle dünyayı dolaşır, eğlenceler düzenler.
Bir gün Frigia'ya ulaştığında Rhea onu tedavi eder ve aklı yerine gelir.
Dionysos ondan eğitim alır ve dinsel törenlerini öğrenir.
Satirler ve orman perilerinden oluşan alayıyla dünyayı dolaşır, insanlar arasına karışır ve onlarla törenler düzenler.
Fark ettiyseniz diğer tanrılar gibi Olympos dağında oturup insanlara tepeden bakmıyor.
Oldukça samimi bir tanrı.
İnsanlarla beraber eğleniyor, onları akşam olacak törene çağırıyor filan.
Bu törenlerde mayenatlar denilen çılgın kadınlar var.
Bu kadınlar çılgınca içip dans edip kendilerinden geçiyor.
Bazen istedikleriyle cinsel ilişkiye giriyor.
Bazen de hemen oracıkta öldürüyorlardı.
Ufak bir bilgi, antik Yunan'da Atina'da düzenlenen Anteseria bayramları aslında Dionysos adına düzenlenir.
Burada da halk bir araya gelip eğlenir, hazır olan şarap ıçılarını açar ve ölüler diyarlığından ruhların da kendilerine katıldıklarına inanırlardı.
Dionysos'a bağlantıya geçebilmek için şarap içer ve onun bedenini temsil ettiğini düşündükleri çiğ eti yerlerdi.
Size de bir yerden tanıdık geldi mi?
Birkaç gün süren bayramın sonunda halk sokaklarda dolaşıp anteseyre bitti gidin artık ruhlar diye ruhları kovarlardı.
Dionysos hem yaşam enerjisini, eğlenceyi hem de hüzünlü doğum hikayesiyle drama ve ünlüler diyarını temsil ediyor.
Dionysos bir kadın inceliğine sahip, çevresine neşe dağıtan ama biraz da kibirli bir yeryüzü tanrısı olarak bilinir.
Hiçbir zaman kurtarıcı rolü üstlenmemiştir.
İnsanların ve tanrıların acılarına karşı bir kayıtsızlık gösterir.
Şimdi Dionysos ve Kral Midas'ın hikayesine bakalım.
Bir gün Dionysos'u eğitenlerden Silenus, Lidyalar tarafından esir alınır ve Frigya kralı Midas'a sunulur.
Midas onun Dionysos'un yakın arkadaşı olduğunu bildiği için esir tutmaz, günlerce ağırlar ve sonra Dionysos'a geri gönderir.
Dionysos bu iyiliği karşılığında Midas'ı öldürlendirmek ister ve ona bir dileği olup olmadığını sorar.
Midas dokunduğu her şeyi altına dönüştürmek istemektedir.
Dionysos bunun akıllıcı olmadığını söylese de Midas ısrar edince geri çevirmez dileğini yerine getirir.
Başlangıçta Midas yeni yeteneğine bayılır.
Taşa, dala, neye dokunsa altına dönüşmekte.
Her şey bir hazin haline gelmektedir.
Ama dileğinin neden akıllıca olmadığını karnı acıkınca anlar.
Yemek içmek istediği her şey de altına dönüşmektedir.
Aç kalır. Dionysos'tan kendisini eski haline döndürmesini ister.
Dionysos da ona Paktolus Nehri, yani bugün Manisa'da Sarpçaya olarak bildiğimiz nehir, oraya gidip yıkanmasını söyler.
Midas burada yıkanır ve dokunuşu eski haline döner.
Bu arada geçmişte nehrin suyunda bulunan altın mineralleri sayesinde Lidya Krallığı oldukça zenginleşmiştir.
Şimdi günümüzden birkaç bilgi daha vereceğim.
Gezmek isterseniz İzmir'in Bergama ilçesinde Helenistik dönemden kalma Dionysos Tapınağı, Seferihisar ilçesinde Theos Dionysos Tapınağı, Yunanistan-Atina'da Dionysos Tiyatrosu ve Lübnan'da
Baküs Tapınağı yani Baküs Dionysos'un Roma mitolojisindeki adı.
Bu tarz gezilecek yerlerden.
Ayrıca çok önemli bilgi, tiyatro oyunları Antik Yunan'da Dionysos adına yapılan törenlerde oynanan oyunlardan doğmuştur.
Son bir bilgi daha, The Doors grubunun vokalisti Jim Morrison, şarkı, şarap, kadın, eğlence ve şiiri olan tutkusundan dolayı kendini Dionysos'la kıyaslamış ve bir süre sonra Dionysos takım adını almıştır.
Bunu da artık ortamlarda satarsınız, bilemeyeceğim.
Kapatırken hikayemizdeki karakterleri baştan sona hatırlayalım.
Öfkesini minicik bir bebekten çıkaracak kadar hırs ve intikam dolu Hera.
Tamam anladık. Evlilik yuva tanrısın filan.
Ama madem Zeus'un aldatmalarından bu kadar nefret ediyorsun ve annesini ve bebeğini defalarca öldürecek kadar öfkeleniyorsun.
Neden Zeus'u bırakmıyorsun?
Neden daha uyumlu olacağın bir tanrıyla devam etmiyorsun?
Acaba bu sevgi değil de ego olabilir mi?
Kral olup yine de doymayan Midas.
Aç gözlülüğünden neredeyse canından olacaktın.
Daha doğmadan annesini kaybedip iki kez ölümden dönen tanrı Dionysos'a ne dersiniz?
Haz ve acı dolu bir hayatı var.
Kendini içkiye vurup hiçbir şeyi umursamadan eğlenmesi haz arayışından.
Diğer tanrılar gibi kurtarıcı rolü üstlenmeyip sorunlarla ilgilenmemesi yorgunluğundan.
Ölüleri unutmayıp onlara da yakınlık kurması da o hüzünlü yanından gelmiyor mu sizce?
Siz de bazen kafanızda çözemediğiniz sorunlar varken kendinizi dışarı atıp deliler gibi içip eğleniyor, mutlu pozlar veriyor sonra ertesi gün yine aynı boşluğa düşmüyor musunuz?
Diyanostasa kendinizi yakın hissettiniz mi?
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
