
(Mısır mit) Ölümü Durduran Bir Aşk Kadını, Herkesin Annesi İSİS & Mucize Çocuğu HORUS
8 Mayıs 2024 · 16 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Transkript
Tefal Easy Fry Grill & Steam'in sunduğu mitoloji kinciler başlıyor.
ISIS sonsuz sayıda uyarlanabilir.
Tıpkı bir enerji ağı gibi.
Herkesi kucaklayabilir ve kapsayabilir.
Merhaba mitoloji seven kültürlü insanlar.
Mısır mitolojisinin ikinci bölümüne hoş geldiniz.
Yukarıda alıntıladığım sözler tarihçi yazar Leslie Jackson'a ait.
Kendisi ISIS.
Mısır ve Roma'nın ebedi tanrıçası kitabının yazarıdır.
Mısır'ı anladık da Roma ne alaka diyorsanız onu da bölümün sonunda anlatacağım.
Merak etmeyin ilk bölümdeki bilgi yığılmasına biraz ara veriyoruz.
Bu bölümde dündüz bir olay örgüsü olacak.
Akışı rahat ama heyecanlı.
Aşk, intikam, sonsuz sevgi, sadakat, entrika, doğum ve ölüm dolu bir bölüm sizi bekliyor.
İlk bölümde ismini hatırlamanız gereken beş taneyi saymıştım.
Osiris, isis, horus, set ve neftis.
Tabi rai saymıyorum bile artık onu zaten biliyorsunuz.
Horusunda büyük horus ve çocuk horus diye iki versiyonu var.
Bazı kaynaklar bu iki horusun aslında aynı horus olabileceğini söylerken bazıları farklı tanrılar olduğunu söyler.
Bunları hatırladıktan sonra konumuza başlayalım.
Bu bölümde anaç mı anaç bir tanrıça olan isisin Osiris'le beraber olup aşk meyveleri horusu nasıl doğurduğunu ve maceralarını anlatacağım.
Bu hikayede adını duyacağınız başlıca karakterler Osiris, Isis, Seth ve Horus.
Kısaca Osiris'i tanıyalım öncelikle.
Devasa boyutlarda uzundur.
Diğer tanrılardan da uzundur.
Yakışıklıdır. Vücudunun bazı uzuvları altındandır.
Saçları lapis lazuli veya lacivert taşı denilen eski çağlarda mücevher olarak kullanılan lacivert bir taştandır.
Çok zeki ve bilgedir Osiris.
Bu yüzden tanrıların hükümdarlığına o getirilir.
Turkuaz taşından bir taş takar.
Göklerin ve yerin, tanrıların ve insanların hükümdarı olmuştur artık.
Sağduyulu bir yöneticidir.
Arkasını önünü düşünmeden hareket etmez.
Mantıklıdır. İnsanlara tarım yapmayı öğreterek onları ilkellikten kurtarır ve onlara savaş yerine barışı öğütler.
O yüzden Osiris tarımın, bereketin ve bir de ölüler diyarının tanrısıdır.
Sonuncusunun sebebini ilerleyen dakikalarda anlayacaksınız.
Isis, Osiris'in eşi ve Mısır mitolojisinin en büyük tanrıçalarından biridir.
İsmi tahtın kraliçesi anlamına gelir.
Çok güzeldir. Mavi bir taş takar.
O sarayından dışarı çıktığında bulutlardan gül kokuları yayılır.
İsis bir yere adım attığında orası parıl parıl parlar ve gül kokar.
Isis, annelik, doğa, bereket ve büyü ile ilişkilidir.
Şifacıdır. Renkli kanatlarını açıp söylediği büyülü cümlelere karşı koymak çok zordur.
Sevgi dolu ve anaç bir tanrıçadır.
Ama sevdiklerine bir zarar gelirse gücünü ve zekasını sevdiklerini korumak ve düşmanlarından intikam almak için kullanabilir.
Kocası Osiris'e çok aşıktır.
Tam bir aşk kadınıdır Isis.
Mısır'ı onunla beraber yöneten bu First Lady de Eşi gibi barış yanlısıdır ama Osiris'in yokluğunda Mısır'ı düşmanlardan koruma görevi de ondadır.
Yani gerekirse savaşır.
Set, çölün, kaosun, savaşın ve yabancıların asi tanrısı.
Bu şiddet yanlısı tanrı o kadar vahşidir ki annesinin karnındayken bile doğum zamanını bekleyememiş, annesinin vücudunu birçok yerden yırtarak kendini dışarı atmıştır.
O doğar doğmaz Mısır'da hastalıklar, huzursuzluklar baş göstermeye başlar.
Horus konuştuğumuz gibi iki tane var.
Bir bu saydığımız tanrıların kardeşi olan Büyük Horus bir de Osiris ve İsis'in beraberliğinden doğacak olan Çocuk Horus.
Çöl ve Savaş Tanrısı Set bu iki Horus'a da düşmandır ve hem onlardan hem de Osiris'ten kurtulup Mısır tahtına oturabilmek için elinden geleni yapar.
Karakterleri tanıdığımıza göre hikaye şöyle.
Bir gün Seth büyük bir davet vereceğini açıklar.
Davete kral kardeşi Yüce Osiris de davetlidir.
Misafirler geldiğinde orta yerde kocaman ve oldukça gösterişli bir sandık görürler.
Herkesin ağzı açık izlediği bu ahşap sandık altın ve değerli taşlarla kaplanmıştır.
Üstündeki mücevherlerden dolayı etrafa yeşil ve mavi ışıklar saçıyordur.
Kim bu sandığın içine girip tavanına ve tabanına aynı anda dokunabilirse sandık onun olacak diye açıklama yapar.
Herkes tek tek sandığa girer ama kimsenin boyu sandığın tepesine dokunmayı yetmiyordur.
Sıra Osiris'e gelir.
Diğer tanrılardan çok daha uzun boylu olan Osiris sandığın içine girdiği anda görür ki sandık tam onun boyuna göre yapılmıştır.
Ancak sandığa girer girmez setin adamları etrafını sarar, sandığı kapatıp büyük çiviler çakarlar ve erimiş kurşunu mühürleyip Nil Nehri'nin uzantılarından birine atarlar.
Hikayenin devamında farklı versiyonları var çok detaya girmeyeceğim.
Sonuç olarak Osiris'in bedeni parçalara ayrılır ve çeşitli yerlere dağılır.
Yani Osiris ölür.
Seth ondan kurtulur kurtulmaz kendini Mısır'ın hakimi ilan eder.
Bu sırada dünya Osiris'in ölüm haberiyle çalkalanmaya başlar.
Evrende bir düzensizlik baş gösterir.
Güneş doğmaz.
Ayın göğe yükseldiği zaman sürekli değişir.
Sular öyle çalkalanıyordur ki kimsenin ilinin üstünde seyahat dahi edemiyordur.
Yani kaos evrene hakim olmaya başlar.
Haberi duyan, Osiris'i seven tanrılar yıkılırlar.
Tabii en çok da Isis.
Saçından bir tutam keser, yaz giysilerini giyer ve kız kardeşi Neftis'le beraber her yerde Osiris'i arar.
Bu sırada diğer tanrıların Osiris için akıttıkları gözyaşları da ilginç bir şekilde yeryüzüne hayat vermeye devam eder.
Mesela yeryüzü tanrısı Geb kanamaya başlar.
Ama bu kandan reçinesi bol çam ağaçları oluşur.
Ra'nın gözyaşlarından arılar doğar.
Oluşan kaosun önüne geçmeye çalışırken akıttığı terdense keten kumaşı oluşur.
Evrene hakim olan kaos yüzünden zamanın döngüsü bozulur ve Isis ve Osiris'in henüz doğmamış çocukları Horus bile ağlar.
Burası bana çok ilginç gelir çünkü zamanın çizgisel olmadığı, bilim adamlarının 20.
yüzyılda ortaya attığı bir teori değil mi?
İşte uzay zaman, relativite, çoklu evrenler, Albert Einstein, Stephen Hawking vs.
Eee Mısır mitolojisi M.Ö.
6000'lere dayanıyor ve zamanın döngüsünün bozulma kavramından bahsediyor.
Neyse işte, mite göre zaman döngüsü bozulur ve henüz doğmamış Horus bile babasının ölümünü ağlar.
Onun gözyaşlarından da kokusu antik dönemde çok değer gören günlük sakızı oluşur.
Bu günlük denilen madde hala Anadolu'da bazı dini törenlerde, mezar başlarında vs.
yakılır. Benim ailemde de var bu kültür o yüzden biliyorum.
Ben de çok severim kokusunu ve bulursam ibadet ederken yakarım.
Bizim Mısır kökleri burada devreye giriyor sanırım.
Neyse uzatmayayım.
Isis köşe bucak aradığı Osiris'in parçalarını kader rüzgarlarında yardımıyla bulur.
Ölüm ve cenaze tanrısı Anubis'le beraber Osiris'in uzuvlarını birleştirirler.
Amacı vücudu tekrar bir bütün haline getirdikten sonra onu diriltmektir.
Balıklar yediği için bulamadığı bir parçanın yerini de altına doldurur.
İşte Osiris'in ölü bedeni tek parça halinde orada uzanırken Isis büyü yapmaya başlar.
Büyünün etkisiyle Osiris'in içindeki sıvılar tekrar canlanır ve çıkan spermler Isis'in rahmine girer ve Isis hamile kalır.
Tam bu sırada tanrıları bile korkutan yıldırımlar çakar, neli suları artar, toprak tekrar bereketlenir, tarlalar çoğalır.
Isis artık mutludur.
Karnını taşıdığı bu çocuk Mısır'ın yönetimine geçip ülkeyi eski huzurlu günlerine kavuşturacak ve hain setten babasının intikamını alacaktır.
Anubis ve Isis'in vücut parçalarını birleştirirken yaptıkları işlemler ilk mumyalama olayı olarak bilinir.
Bu olaydan sonra Osiris artık ait olduğu yere yani ölüler diyarına gider ve orayı yönetmeye başlar.
Osiris'in ölmesi ama hemen ardından Horus'un doğmasının da ölüm yaşam döngüsüne bir gönderme olduğu düşünülür.
Tabii Isis hamile kaldı ama onun için zorluklar bitmedi.
Daha yeni başlıyor. Çünkü setten gizlenmesi ve hem kendini hem de ölüme meydan okuyarak hamile kaldığı bu çocuğu koruması gerekir.
Kısa bir mola verip her gördüğümde varlığıyla her anımı özelleştiren annemi hatırladığım bir markadan bahsedeceğim.
Tefal. Tefal'in anneler gününe özel indirimlerini ek olarak mutlaka denemenizi önerdiğim bir ürünü var.
Tefal Easy Fry Grill & Steam.
Yani üçü bir arada çözüm sunarak havayla kızartma, ızgara ve buharda pişirmeyi tek bir cihazla birleştiren süper bir ürün.
Az yağ veya hiç yağ ile hem sağlıklı hem lezzetli yemekler yapabilirsiniz.
Buhar modunda çıtır balıklardan mevsim sebzelerine kadar vitamin ve besin değerlerini koruyarak hafif yemekler pişirebilirsiniz.
Veya annenize hediye edebilirsiniz.
Tüm bu pişirme yöntemlerinin tek cihazda toplandığını görünce çok sevineceklerdir diye düşünüyorum.
Annelerimizin mutfaktaki vazgeçilmezi tefele teşekkür edip konumuza dönüyorum.
Isis'in Horus'u koruması gerekir ama ondan da önce tanrılardan yardım alabilmek için onları karnındaki çocuğun Osiris'ten olduğuna inandırması gerekiyordur.
Tanrılar ilk başta bunun mümkün olacağına inanmazlar.
Osiris'in ölümü senin aklını başından aldı kafan karıştı galiba diye konuyu kapatmaya çalışırlar.
Ama Isis aşırı sert çıkar.
Öyle gürler ki herkes onun dediğinin doğru olduğunu inanmak zorunda kalır.
Ve tabii onun osurise olan sadakatinin de herkes farkındadır.
Ve setten saklanması için ona yardım ederler.
10 aylık bir hamilelikten sonra Isis acılı bir doğumla Horus'u dünyaya getirir.
Ve çocuğu papyrus bitkilerinden oluşan bir fundalığa gizler.
Yani çalılık gibi düşünün.
Bir yüzen adaya da gizlendiği söylenir.
Tıpkı Yunan mitolojisindeki çocukları...
Artemis ve Apollo'yu korumaya çalışan Leto'nun yaptığı gibi ama genelde papyrus bitkisinin fundalığı ya da bataklığı denilir.
Hatta çizimlerde de çocuk horusu burada görürüz.
Çıplak ve zayıf halde papyrus çalıları arasında.
Çıplaklığı ve zayıflığı savunmasızlığını temsil eder.
İsis'in ilgilenemediği zamanlarda başka tanrılar horusu kontrol ederler.
Özellikle ismi horusun evi anlamına gelen tanrıça Hathor horusa süt annelikte yapar.
İlk bölümde de dediğim gibi Mısırlılar bu mitlerdeki olayları günlük hayatta ilişkilendirmişler.
Mesela Horus Mısır'ın ne denir yani hak yöneticisi olduğu için yani yönetme hakkı onda olduğu için gerçek hayatta Firavunlar Horus'un temsilcisi olarak görülüyorlar.
Neden? Çünkü Firavunlar Mısır'ı yönetiyor.
İsis Horus'un annesi olduğu ve onu emzirdiği için tüm Firavunların da annesi kabul ediliyor.
Hator Horus'un süt annesi olduğu için firavunların da süt annesi olduğuna inanılıyor.
Olaylara yaklaşım bu şekilde.
Tabi bir süre sonra dedikodular sete ulaşır.
Önce bebek Horus'un varlığına inanmak istemeyen set her yeri arayıp tarar ve Osiris'in mumyalanmış bedenini bulduğunda söylenenlerin gerçek olduğunu anlar.
Sonra da her yerde Horus'u aramaya başlar.
Zorla ele geçirdiği mısır tahtını elinde tutabilmesinin tek yolu gerçek varis Horus'u ortadan kaldırmaktır.
Isis, Seth onların yerini bulamasın diye sürekli Horus'la beraber yer değiştirmek zorunda kalır.
Göçebe gibi oradan oraya sürüklenirler.
Isis biraz daha ileri gidip büyülerle Horus'un görünümünü de sürekli değiştirir.
Seth onu bulursa kim olduğunu anlayamasın diye.
Hatta o kadar ki bir gün kendisi bile Horus'u tanıyamaz.
Ancak sorduğu sorulara verdiği cevaplar sayesinde o olduğuna ikna olur.
Sonunda bir gün Seth onların yerini bulmayı başarır ama Isis çocuğun yanını bir an olsun boş bırakmıyordur.
Bir şekilde Isis'in dikkatini dağıtıp çocuğun yanına bir akrep gönderir.
Akrep horusu sokar, zehirlenen horusu bayılır ve bunu gören Isis acı ve öfke içine çığlık atmaya başlar.
Isis'in çığlığı tüm dünyada yankılanır ve evren bir kez daha allak bullak olur.
Onun altlarına tanrılar da kayıtsız kalmazlar.
Yüce Tanrı Ra, Bilge Ay Tanrısı Toth'u dünyaya gönderir.
Toad sayesinde Horus tekrar hayata gözlerini açar.
Ama bu zehirlenme olayı burada bitmez.
Seth sürekli çocuğun üstüne yılanlar, çeşitli yaratıklar gönderiyor ve çok defa başarılı oluyordur.
Çünkü Horus henüz kendini koruyamayan bir çocuktur.
Ve düşünmeden, sadece keşfetme isteğiyle bir şeylerin üstüne atladığı için Seth bunu çok iyi kullanır.
Mesela bir keresinde de Horus kutsal bir balığı yedikten sonra korkunç mide sancılarıyla ölümün eşiğine gelir ama Isis yine onu kurtarır.
Yani Horus sık sık ölümle burun buruna gelir, Isis her seferinde acıyla sarsılır ve bir şekilde çocuğu hayata döndürmeyi başarır.
Isis'in Horus'u setten kaçırırken yaşadıklarıyla ilgili ünlü bir mit de var onu da anlatayım.
Isis'in Horus'u setten kaçırırken yaşadıklarıyla ilgili ünlü bir mit daha var onu da anlatayım.
Isis bir gün bebek Horus'u da alıp saklandığı bataklıktan çıkar ve yakınlardaki bir köye gidip kalacak yer arar.
Tanrıça kimliğinde değil bir ölümlü kılığındadır.
Yanında da akrep tanrıça Selket'in koruma olarak verdiği yedi akrep vardır.
Büyük görkemli bir evin kapısını çalar.
Çok zor durumda olduğu her halinden bellidir.
Sığınacak bir yere ihtiyacı vardır.
Evin sahibesi zengin kadın onu bir süzer ve hemen kapıyı yüzüne kapatır.
Biraz daha ilerleyip fakir bir kulübenin kapısını çalar.
Kapıyı açan kadın yardım isteyen bu kadına ve çocuğuna acıyıp onları içeri alır.
Onlara yatacak yer ve yemek verir.
Isis sığınacak bir yer bulduklarını sevinirken akrepler aynı fikirde değildir.
Gece yedi akrep bir araya gelip Isis'ten gizli plan yaparlar.
Onları reddeden o zengin kadına inanılmaz kurulmuşlardır.
Ondan intikam almak için yanıp tutuşuyorlardır.
Akrep burçları online mi demeden geçemeyeceğim.
Sonunda akrepler bir karara varırlar.
Altı akrep tüm zehrini yedincisine aktarır ve yedincisi o zengin kadının evine gizlice girip kadının küçük oğlunu sokar.
Çocuğunun öldüğünü gören kadın feryat figan içinde oğlunu kucakladığı gibi sokağa koşar ve ağlayarak yardımcılıkları atar.
Kadının feryadını duyan isis hemen koşar ve çocuğun vücudunda akrebin bıraktığı izleri görünce neler döndüğünü anlar.
Birden tanrı çekimliğine dönüşür.
Renkli kanatları ortaya çıkar, kanatların çocuğun üstüne girer ve büyü yapmaya başlar.
Selketin akreplerinin zehri, çocuğun içinde daha fazla yayılma, dur.
Tanrıça isis emrediyor, bu çocuğa daha fazla zarar verme, çocuğun içinden çık, toparlan ve onun içinden tamamen çık gibi adeta çocuğun içindeki zehirle konuşurcasına büyüsünü yapar.
Ve zehir etkisiz hale gelir, çocuk kurtulur.
Tabi zengin kadın olanları hayretler içerisinde izlerken kapısından kovduğu bu kadının yüce tanrıça, herkesin annesi Isis olduğunu anlar.
Ayaklarına kapanıp ondan af diler ve tüm servetini ona teklif eder.
İşte böyle bir tanrıçadır Isis.
En çaresiz anında kendisine kapısını kapatan kadının bile evlat acısı çekmesini istemez.
İşte bu yüzden bölümün başında kendisine alıntıladığım tarihçi yazar onun için herkesi kucaklar ve kapsar demiştir.
Zira bu yüzden olacak Romalılar kendi dinlerine ek olarak İsis'i de bir tanrıç olarak benimsemişler.
Yani bir Mısır tanrıçasını kendi tanrıç olarak benimsemişlerdir.
Hatta Pompei'de onun adına bir tapınak bile inşa etmişlerdir.
İsis tapınaklarda genelde kucağında bebek horusu emzirirken tasvir edilir.
Mutlaka internetten bakın veya ben umarım Instagram'da bir fotoğraf paylaşırım bununla ilgili.
Meryem Ana ve Hazreti İsa sanacaksınız yani o kadar benziyorlar ki daha birçok açıdan da benzerlikleri var.
Bugün Tefal sayesinde size bu kalbi sonsuz sevgiyle dolu, güçlü, sevecen, affedici, şifacı, anaç tanrıçayı ve onun anneliğini size anlattığım için çok mutluyum.
Bizleri doğuran, büyüten, seven, koruyan annelerimize ve doğurmasa da bize annelik yapan kadın erkek herkese sevgiyle.
Tefal Easy Fry, Grill & Steam'in sunduğu Mitolojik İnciler bitti.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
