
(Mısır Mit) Hep Arka Plandaki Tanrıça: Nephthys & Yasak aşkı
12 Haziran 2026 · 15 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Yanındaki parıl parıl parıldarken ona hep karanlık düştü, hiç görülmedi ve en aşık olmaması gereken kişiye aşık oldu. Mısır mitolojisinin az bilinen bu yasak aşk öyküsünü şimdi dinleyin.
Transkript
Merhaba mitoloji seven kültürlü insanlar.
Uzun süredir benimle olanlar bilir.
Ben size sadece en bilinen mitleri anlatmaya gelmiyorum.
Osiris'i zaten biliyorsunuz, Isis'i biliyorsunuz, Osiris'in parçalara ayrılmış bedenini, sonra dirilişini, Isis ve Osiris'in ölümü yenen sonsuz aşkını biliyorsunuz.
Çok bilinen bir mit. Ama bugün size daha az bilinen bir hikaye anlatacağım, daha karanlık.
Bugün hep o odada bulunan ama kimsenin gerçekten görmediği o kadını anlatmak istiyorum, Tanrı Çaneftisi.
Biraz başlara dönelim, çok eski zamanlara, firavunlardan önce, piramitlerden önce, Mısır'ın henüz bir adı yokken.
İlk bölümlerden hatırlayın, gökyüzü tanrıçası Nut, ard arda günlerde beş çocuk doğurmuştu.
Henüz şekillenmekte olan bir dünyaya gelen beş tanrı.
Isis, Osiris, Horus, Set ve Neftis.
Kozmos onları ta ilk andan beri olabildiğince çiftler halinde düzenler.
Osiris ve Isis beraber olacaktır, Set ile de Neftis.
Osiris ve Isis, altın çift, nazik kral ve büyücü anaç kraliçe.
Işık ve bereket, düzen ve sevgi.
isimleri parıldıyordur.
Seth ve Neftis tarafında ise gönülsüz bir evlilik, tatsız, neşesiz bir hayat ve sadece birkaç sıradan yakınlaşma.
Piramit metinlerinde bu iki kız kardeş, Isis ve Neftis şöyle tasvir edilir.
Yüksel ve in. Neftis ile in.
Gece kayığı ile karanlığa dal.
Isis ile yüksel.
Gündüz kayığı ile doğ.
Yani evren onlara zıt görevler vermiştir.
Bir kız kardeş ışıkta, öteki karanlıkta.
Isis doğumu, Neftis ölümü temsil eder.
Isis görüneni, Neftis görünmeyini.
Isis gündüzü, Neftis ise geceyi.
Mısır bilimci Eri Konuk, Mısır Panterna dair yazdığı Antik Mısır'da Tanrı kavramı adlı eserinde, Neftis'in Isis'ten hiç de daha az önemli olmadığını ama antik literatürün şaşırtıcı
biçimde onun rolünü büyük ölçüde belirsiz bıraktığını söyler.
Gelelim Neftis'in evliliğini.
Eşi Set, asla nazik bir tanrı değil.
Fırtınaların, çölün ve tüm evrendeki kaosun tanrısı Set.
Antik kaynaklar onların evliliğini romantizmden, sıcaklıktan, yoksun biçimde anlatır.
Piramit metinleri Neftis'ten rahmi olmayan bir kadın müsveddesi olarak bahseder.
Bu, Neftis'in kocası Seth'ten çocuğu olmadığı için Seth ile evliliğinin hiçbir zaman tamamlanmadığına işaret ediyor.
Feministler için biraz katlanılması zor bir bölüm olacak bu ifadelerle.
Neftis, onu sevmeyen, istemeyen bir adama bağlıdır.
Şiddetinden korktuğu bir tanrıya.
Onu sevilecek biri olarak değil, Sadece kozmik düzenin bir aracı olarak gören birine.
Ve tanrıların şölen masasına oturduklarında tam karşısında Osiris vardır.
Nazik, sıcak, Mısır'ın yüce kralı.
Adı bolluk ve hayat anlamına gelen tanrı.
Setin tam tersi olan her şey.
Kız kardeşinin sevgilisi.
Burada hikaye iki versiyona ayrılıyor.
İkisi de kendine özgü biçimde yıkıcı.
Tarihçi yazar Plutark'ın Isis ve Osiris adlı eserinde aktarılan ilk versiyona göre Neftis, ihmalkar kocası Seth'in dikkatini çekmek için Isis kılığına girer.
Bu da acınası tabii.
Kocasının ilgisini sadece kız kardeşinin çekebileceğine inanıyor.
Ancak bu sırada Osiris'e karşılaşır ve onunla beraber olmaya karşı koyamaz.
Sadece kocası tarafından fark edilmek için kız kardeşinin kılığına bürünmüştür ve yanlış tanrı onu fark eder.
Belki de fark edilmeye olan ihtiyacından dolayı Neftis buna karşı koyamaz.
İkinci versiyonda, bu daha karanlık bir versiyon.
Neftis başından beri Osiris'i baştan çıkarmayı amaçlar.
Bu yüzden Isis'in kılığına girer.
Osiris'in şarabına uyuşturan bir madde karıştırıp algılarını köreltir ve onunla birlikte olur.
İkisinin de üstünde durmak istiyorum.
Buradaki ayrışma ilginç.
Bize ya çaresizce yalnız ya da saplantılı şekilde aşık olan bir tanrıça sunuyorlar.
Ve belki de ikisi aynı anda.
Bir versiyonda ilahi güce sahip bir varlık, safi yani sırf birazcık ilgi görebilmek için kalkıştığı bir oyun sebebiyle yanlış bir yola sapıyor.
Diğer versiyonda ise elde etmeye hakkı olmayan bir şeyi duyduğu bir tür açlıktan dolayı ihanet ve hileye başvuruyor.
Neyse bu olayın sonucunda Neftis hamile kalır.
Seth'in bu sadakatsizliği keşfedeceğinden korkarak doğurduğu çocuğu çölde ölüme terk eder.
Çünkü Seth doğruyu öğrense ona ölümden çok daha kötü şeyler yapacaktır.
Çok sert. Ve o çocuk, yasak bir aşktan, daha doğrusu tek taraflı yasak bir aşktan doğan, gizlice dünyaya gelen, utanç içinde terk edilen o oğul Anubis'tir.
Çakal başlı tanrı, ölülerin kalbini tartan, mumyalamanın sanatını icat eden, canlılar dünyasından öteki dünyayı her ruhun bekçisi olan Anubis.
Anubis, Isis tarafından bulunur, kurtarılıp büyütülür.
Düşünsenize, Isis.
Kız kardeşinin kocasını baştan çıkardığı kadın.
Dünyada ihanet edilmiş hissetmek için her türlü nedeni olan tanrıça.
Çocuğu çölde bulur, eve götürür.
İsis'in neden anneliği temsil ettiğini, Rihanna'nın neden İsis dövmesi yaptırıp büyükannesini andığını buradan anlayabilirsiniz.
Mısır bilimci Cenesmen bu mitlerin 4000 yıllık Mısır metinleri boyunca yaşamaya devam ettiğini yazmıştır.
Çünkü bu mitolojide ihanet bile güçlü bir aile bağını ve sevgi temelini yıkamaz.
Isis'in bu hareketi tam olarak bunu temsil eder.
Kız kardeşini cezalandırmaz, doğan çocuğu cezalandırmaz ve onu öz evladı gibi büyütür.
Peki Neftis? Şaşırtıcı biçimde Neftis eylemlerinin hiçbir bedelini ödemez.
Yaşananların tamamından haberi olan Isis bile kız kardeşine en ufak bir kızgınlık beslemez.
Bu arada Neftis de Isis'e hep derin bir sevgi duyuyordur.
Kocası Set'in, Isis, Osiris ve çocukları Horus'a karşı her eyleminde Set'in değil, onların yanında yer alır Neftis.
Belki de bu yüzden Set ona hiçbir zaman güvenmez ve onu sevemez.
Hatta Osiris ve Isis'in oğulları bebek Horus'a sık sık Neftis bakar.
Hatta onu emzirir. Piramit metinlerinde Isis, Horus'un doğuran annesi, Neftis ise Horus'un emziren annesi olarak anılır.
Horus onun kız kardeşinin çocuğu ama baktığınızda sevdiği adamın bir başkasından olan çocuğu aynı zamanda.
O da çocuğa karşı uzak hissedebilir ama Neftis böyle yapmıyor.
Hiçbir ayrım yapmıyor, kendi çocuğu gibi seviyor ve koruyor Horus'u ve yeri geldiğinde kız kardeşi Isis'i de.
Yani suç, ihanet, sevgi ve bağlılık aynı kalple bir arada yaşayabiliyordur.
Yaprak dökümü Leyla ve Necla sahneleri gözünüzün önünden geçtiyse şimdi setin bu ihaneti keşfettiği kısma geçebiliriz.
Setin en başından beri o silse düşman olduğunu ve onu yerine almak istediğini biliyoruz.
Neft ise büyük bir aşk veya yüksek bir bağlılık hissetmese de bu ihaneti öğrendiğinde...
Tabi asla hazmedemeyen Seth'in eline şimdi Osiris'i öldürmesi için bir sebep daha geçmiştir.
Ve tekrar o kısmı anlatmayacağım biliyorsunuz.
Seth hileyle hurdayla tüm Mısır tarafından sevilen büyük kral Osiris'i kıskançlıkla katleder ve gövdesini parçalara ayırıp evrenin farklı köşelerine saklar.
Ve bu cinayetin fitilini kısmen alevlendiren aşkın sahibi Neftis şimdi kendi katkısını...
...olduğu bu korkunç sonuçla yaşamak zorundadır.
Bildiğiniz gibi set, Osiris'in bedenini parçalayıp evrenin dört bir yanına saçtığında, İsis'in feryadı evrenin her yerinden duyulur.
Isis, Osiris'in parçalarını arar ama bu arayışında yalnız değildir.
Kız kardeşi Neftis her zaman onun yanı başındadır, ona yardım eder.
Antik Mısır'dan günümüze ulaşmış önemli dini belgelerden biri olan bir metin var.
Adı Isis ve Neftis'in Ağıtıları.
En iyi korunmuş kopyası M.Ö.
2. yüzyıla tarihlenen Berlin papürüsünden geliyor ve ünlü İngiliz Mısır bilimci Faulkner tarafından tercüme edilmiş.
2300 yıllık o papürüsteki metinde Neftis, ölü Osiris'e şöyle sesleniyor.
Tanrıların ve insanların yüzleri sana dönük.
Hep birlikte sana ağıtlar yakıyorlar.
Gördükçe seni gözyaşlarımla çağırıyorum.
Cennete kadar yükseltiyorum sesimi.
Ama sesimi duymuyorsun.
Oysa ben yeryüzünde sevdiğin kız kardeşinim.
Ve sen benden başka kimseyi sevmedin.
Ey kardeşim, kardeşim.
Benden başka kimseyi sevmedin.
Bu son cümle çok kafa karıştırıcı değil mi?
Çünkü Neftis hiçbir zaman açık açık Osiris'e aşkını ilan etmedi.
Ve aslında Osiris'ten de kendisini yüreklendirecek en ufak bir işaret bile görmedi.
Ama burada sen benden başka kimseyi sevmedin diye bir iddiası var.
Bu konuda Mısır bilimcilerin farklı teorileri var.
Kimi burada bir karışıklık olduğunu, aslında bu son satırın Isis'e ait olması gerektiğini düşünüyor.
Kimi ise aslında Isis ve Neftis'in bir bütünün iki yarısı, işte geceyle gündüz, aydınlık ve karanlık gibi olduğu için Neftis ve Isis aslında aynı kişi diyor.
Bunlar işleri daha da karmaşıklaştıran teoriler tabii.
Ama biz bu cümleyi olduğu gibi alırsak bayağı ilginç anlamlar ortaya çıkıyor.
Yani Neftis şunu demeye getiriyor.
O gece benim kim olduğumu sen aslında biliyordun ve bile bile benimle oldun.
Ben isis kılığında olsam da beni tanıdın ve benimle olmak istedin diyor çok basit anlamıyla bakarsak.
Eğer bu bakış açısı doğruysa...
Olay daha da ilginçleşiyor tabii.
O serisin açısından baktığınızda eğer hakikaten Isis görünümünün altındakinin Neftis olduğunu bilmesine rağmen onunla birlikte olduysa bu aşkın çok ileri bir boyutu olmalı bence.
Çünkü düşünsenize fiziksel olarak dokunduğu Neftis değil ama içerideki ruhun Neftis olduğunu bildiği için onunla birlikte olmuş.
Yani Neftis'i o kadar istemiş ki buna bile razı olmuş.
İçerideki Neftis olduğunu bilmek ona yetmiş ve o oyunu oynamış oluyor.
Neyse ihtimalleri evreninde yeterince kaybolduk, devam edelim.
Mite göre Isis ve Neftis ağıtlar yakarak bir yandan evrenin dört bir yanında Osiris'i ararlar dedik.
Antik Mısır'da da insanlar bu olayı genelde cenazelerde bir dini ritüel haline getirmişler.
Günümüze kadar ulaşan kopyalarda bu ritüelin nasıl icra edileceğine dair talimatlar var.
Törenler sırasında iki kadın Isis ve Neftis'i canlandırırdı.
Bu kadınların seçilmesi için bazı şartlar vardı tabii.
Örneğin güzel vücutta olmaları gerekirdi.
Vücut kıllarının tamamen alınmış olması gerekirdi.
Çünkü ancak bu şekilde temiz ve arınmış kabul edilirlerdi.
Doğum yapmamış olmaları gerekirdi.
Bu garip çünkü aslında İsis'te, Neftis'te doğum yapmış tanrıçalar.
Ancak Antik Mısır'da doğum ve kan kirli görüldüğü için yine temizlik temasından kaynaklanan bir madde olsa gerek.
Bu kadınlar yere oturtulurdu, sağ ellerine su dolu firüze testiler, sol ellerine menfiste pişirilmiş adak ekmekleri verilirdi ve yüzleri eğilirdi.
Bu iki kadının yaktığı ağıtlar hem Osiris'in katledilmesine duyulan üzüntüyü gösteriyordu hem de onun bedeninin parçalarını bulmak için yapılan sihirli bir çağrıydı.
Yani bu kadınlar İsis ve Neftis'i temsilen Osiris'i diriltmeye çalışan rahibeler gibiydiler.
Bu kadınlar yüzlerce yıl boyunca Mısır'da cenazelerde bu iki kız kardeşin yasını canlandırıyorlardı.
Biri kocasını kaybetmiş, diğeri gizlice sevdiği adamı.
Şimdi Kahire'deki bir odadan bahsetmek istiyorum.
Kahire Müzesi'nde Kral Tutankamun'un Kralar Vadisi'ndeki mezarına girildiğinde keşfedilen yaldızlı ahşap bir sanduka var.
İnsanlık tarihinin en olağanüstü arkeoloji keşiflerinden biri bu.
Ve İngiliz arkeolog Howard Carter mezarın yan odasını açtığında şunu buldu.
Tutankhamun'un sandukası yani tabutu gibi düşünün.
Antik Mısır sanatının bir başyapıtı.
Dört muhteşem yaldızlı koruyucu tanrıça figürüyle süslü.
İsis, Neftis, Nid ve Serket.
Her biri kollarını uzatmış biçimde sandukayı koruyordu.
Ben de geçenlerde Londra'daydım.
British Museum'ı yarım gün gezdim.
En son yorgunluktan çıktım yani yoksa orada bir beş gün falan geçirebilirdim.
İngilizlerin dünyanın birçok yerinden çaldıkları ya da kendi deyimleriyle korumak için İngiltere'ye getirdikleri eserleri gördüm.
Mısır bölümündeki sandukalarda genelde göğüs bölgesinde İsis, baş ve ayak bölgesinde Neftis resmedilmişti.
Çekimlerim pek iyi değil ama Instagram'dan paylaşırım yine de.
Yani kendisine ait öne çıktığı pek bir hikaye olmasa da Neftis'in ne kadar önemli bir tanrıcı olduğunu...
Buralardan anlayabiliyorsunuz.
Kendisine ait olan en biricik şeyleri, kendi çocuğunu, sevdiği adamı koruyamayan o kadın mezarda kralları koruyan tanrıçalardan.
Her zaman başkasıyla ilişki içinde var oldu.
Isis'in ikizi, Set'in karısı, Anubis'in annesi, Osiris'in yaz tutanı, tabutları koruyan tanrıça.
Hiç başarı olmamış yetenekli yanroller gibi.
Sizi bırakmadan önce son bir ipucu vermek istiyorum.
İngiliz du metal grubu With The Dead, With The Dead'in 2015'teki albümlerinde Neftis adlı bir parça var.
Oldukça karanlık bir şarkı.
Ben metal sevmem zaten.
Ama bu şarkının ölümü, kederi, ele alışı, Neftis'le ilgisini göstermesi ve Neftis'i çağrısı du metale cuk oturmuş.
O yüzden paylaşmak istedim.
Bana Neftes'in hikayesi hüzün verir çünkü o bir yanda %100 sadakatle her yolda koşulsuz destek olan bir kız kardeş, bir yanda o ya da bu sebeple kız kardeşine ihanet etmiş bir tanrıça.
Bir yandan ismi evin hanımefendisi anlamına geliyor ama bir yandan onun evi aslında hiç ev olmadı.
Kocası Seth'le hiçbir zaman Isis ve Osiris gibi bir bağ kuramadı.
Aynı takımın oyuncuları olarak aynı savaşta pek de savaşmadılar yani çok fazla savaşmıyorlar Ra'yı korumak dışında.
Karşısında savaştı hep.
Doğurduğu öz evladına sahip çıkmadı.
Onun için kötülerden kötü bir talih beğendi ve oğlunu terk etti.
Bu yüzden isminin anlamı bana çok ironik gelir.
Bir taraftan da Isis gibi bu kadar parıldayan birinin yanında bu kadar karanlık olmak da zor olsa gerek.
Düşünün, Isis aydınlığı yaşamı, Neftis ölümü, yası, karanlığı simgeliyor.
Plutark, Isis'in bereketli arazileri, Neftis'in çorak çölleri temsil ettiğini söyler.
Isis oğlunu korumak için seti ve gerekirse herkesi karşısına alırken, Neftis oğlu Anubis'i terk ettiği için kadın müsveddesi.
Neftis'i hiçbir şekilde savunmuyorum, sadece yazılanları aktarıyorum.
Ama bir gün arayla doğduğun, aynı memeden emdiğin, aynı havayı soluduğun biri bu kadar parıldarken, sevilirken...
Bu kadar karanlık olmak, geride kalmak da zor olsa gerek.
Bir sonraki bölümde farklı mitlere, masallara konuk olmak ve hiç anlamayacağınızı düşündüğünüz kişilerin bile bakış açısından bakmak için takipte kalın.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
