
(Mısır Mit) 12 Kapı: Ra'nın Ölüler Diyarına Yolculuğu
17 Ocak 2025 · 18 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
Podcast BPT Danışmanlık Hizmeti testini çözmek ve fiyat teklifi almak için: basvuru.podcastbpt.com
Bu bölüm “Podcast BPT” hakkında reklam içerir.
Instagram: @mitolojikinciler
Transkript
Freezone'dan Efso Güzel Link.
Link adlı arkadaşlarını Vodafone'lu yap, aylık 5000 liraya kadar nakit kazan.
Üstelik en çok arkadaşını Vodafone'lu yapan 5 kişiye Samsung Galaxy Z Flip 6 hediye.
Detaylar Vodafone.com.tr'de.
Merhaba mitoloji seven kültürlü insanlar.
Çok uzun süredir yoktum.
Soran, merak eden herkese teşekkür ederim.
Unutursunuz diye düşünmüştüm.
Ki unutan da vardı tabi.
Ama bir yıla yakında doğru düzgün podcast, instagram paylaşımı vs.
yapmamama rağmen hala unutmayıp Spotify listelerini zorlar şekilde dinleyenler tekrar dönmek için beni motive etti.
Bu kadar zamandır yeni bölümü çekemememin sebebini de söyleyeyim.
İşim. Bütün o dağımı ona vermem gerekiyordu.
İnanır mısınız birkaç kez işim sebebiyle Mısır'a gitmeme rağmen ve aslında çok kolay seyahat edebiliyor olmama rağmen piramitleri, tapınakları filan dolaşamadım.
Düşünün ben Mısır'a birkaç kez gidiyorum ve hiçbir yeri gezemiyorum.
O denli. Şimdi karmakarışık Mısır mitolojisinin orta yerinden olaylara girsem hatırlamanız doğal olarak zor olacaktır.
O yüzden bir tık daha yumuşak bir şeyler konuşalım istedim.
Güneş tanrısı Ra'nın ölüler diyarına yolculuğu.
Yumuşak konu dedim ama aslında Mısır mitolojisi için çok önemli bir konu bu.
Çünkü antik Mısırlılara göre dünyanın tüm dengesi bu konu üzerine kurulu.
O yüzden siz hiç hatırlamıyorsanız önceki bölümleri hızlıca bir dinleyin derim.
Bu hikayede adını duyacağınız başlıca karakterler Ra, Atum, Demiurgos, Yılan Apep, Set, Osiris, Nut ve belki Nun diyebiliriz.
Kısaca Nun, Mısır mitolojisine göre evrenin başındaki kaos okyanusu.
Her şeyin kendisinden var olduğu o su.
Nut, gökyüzü tanrıçası.
Ra, kısaca güneş tanrısı diye bildiğimiz yaratıcı tanrı.
Diğer tanrıları, insanları, ayı ve hatta can düşmanı yılan Apepi dahi o yaratmıştır.
Atum ile Ra bazen aynı tanrı gibi anlatılır.
Kimi zaman da aslında Nun'dan ilk Atum doğmuş.
Kendisi yaratımın kaynağı, Ra ise devam eden düzenin koruyucusu, hayatın ritmi gibi düşünülür.
Demiurgos birçok mitolojide yaratıcı güç olarak yer alıyor.
Hatta hani deistler derler ya, tanrı var mı bilmiyorum ama bir yaratıcı gücün varlığına inanıyorum diye.
İşte o yaratıcı güç hemen her mitolojide yer alır.
Mısır'da bölgeye göre Kimimit'te bu Demiurgos yani yaratıcı güç Ra'nın kendisi olarak Kimi midde de yaratıcılar işte pıtah, kunum gibi
anlatılır. Bu bölümde dinleyeceğiniz midde ise Atum, Ra ve Demiurgos birleşip adeta bir testis yani bir üçleme ilah oluşturuyorlar.
Yani Demiurgos böyle bir güç.
Yılan Apep, Ra'nın kusmuğundan doğan devasa bir yılan.
Ra'nın ve evrendeki düzenin baş düşmanı.
Çünkü kendisi kaosun temsilcisi.
O yüzden her fırsatta yıkım ve vahşet yaratarak bu düzeni bozmak ister.
Bu düzen karşıtı vahşi yaratıkta yine birçok mitolojide karşılaştığımız bir figür.
Hani İskender mitolojideki Jormungandr'ı hatırlayın.
Osiris, ölüm, yeraltı ve reenkarnasyon tanrısı.
Set, savaş, fırtına ve çöl tanrısı.
Kendisi Yunan Bütçesi'ndeki Ares kadar sevilmeyen bir tanrı değil aslında.
Kimi zaman bir kahraman olarak görülüyor.
Kimi zaman da yarattığı vahşet ve yaptığı haksızlıklarla kaos yaratan bir hain gibi görülüyor.
O yüzden kendi içine bir dualite barındırıyor bu tanrı.
Bizim alışık olduğumuz tek gönlü karakterler gibi tam iyi veya tam kötü değil.
Şimdi karakterlerden kısaca bahsettiğimize göre gelelim hikayemize.
Biz Ra'nın yolculuğunun detaylarını nereden öğreniyoruz?
Başlıca cenaze merasimlerinde okunan Ölüler Kitabı, Kapılar Kitabı ve Amduat Kitabı'ndan öğreniyoruz.
Amduat, Duat'taki anlamına geliyor.
Duat da yer altı diyarı.
Yani yer altındaki anlamına geliyor bu kitap.
Yani biz üç farklı kitaptan öğreniyoruz genel olarak bu yolculuğu.
Şimdi ben kronolojik olarak anlatmaya çalışacağım size ama her kaynakta farklı ifadeler geçtiği için yani her kapı, her saatle ilgili farklı ifadeler geçebiliyor.
O yüzden şaşırmayın, genel fikri alın istiyorum.
Önceki bölümlerden hatırlarsınız ki bu mitolojide tanrılar şekil ve boyut değiştirirler.
Ra'nın farklı versiyonlarına da önceki bölümlerin birinde kısaca değinmiştim.
Şimdi de detayına gireceğiz.
Günün ilk saatlerinde gördüğünüz güneş aslında daha bir çocuktur.
Altıncı saatte biraz yükselir.
Bu sırada güneş kayığında gökyüzünde seyahat ediyordur.
En tepeye geldiğinde bir koç başından tacı oluşur tepesinde ve artık kendisi o kadar yüksektedir ki dört yönü de görebiliyordur.
Günün sonuna doğru akşam.
Saat 11 civarı Ra artık kambur bir yaşlıdır.
12. saatte koçbaşlı bir adama dönüşür.
Ve artık güneş kayığı olur size gece kayığı.
Ra gökyüzündeki hükümdarlığını ay tanrısı Bilge Toth'a emanet eder.
Dünyaya göz kulak olsun diye ve kendisi bitkin halde gece kayığına biner.
Doğat'ın gece ülkesine yani yer altına ölüler diyarına doğru yol almaya başlar.
İlk dönemlere ait bazı kaynaklarda Ra'nın döngüsü daha genel anlatılır.
Örneğin Ra'nın her sabah gökyüzü tanrıçası Nut'un rahminden dünyaya geldiği inancı var ve bu inanca göre akşamüstü tanrıça Nut oğlu Ra'yı yer.
Parçalanan Ra'dan çok sayıda yıldız tanrılar oluşur ve gökyüzünde yerini alır.
Sabah olduğunda ise Ra yeniden doğar ve yıldız tanrılarını yer.
Ra'nın yediği yıldızların kanından dolayı gün doğumunda gökyüzü kızıl bir renk alır.
Bu tek tanrıdan çok tanrı oluşması sonra o çok tanrının bir araya gelip tek bir tanrıda buluşması fikri Mısır mitolojisinde başka hikayelerde de karşımıza çıkacak.
Yani anlayacağınız Ra'nın versiyonları ve dönemleri olduğu kesin ama bu versiyonların hikayeleri coğrafik ve dönemsel olarak değişebiliyor.
Biz bu bölümde Ra'nın gökyüzünde seyahat ettiği güneş kayığıyla yer altında ölüler diyarına indiği hikayeyi konuşacağız.
Ra'nın bu öte dünyadaki yolculuğu 12 saat sürecektir.
Kayık yer altında suyun üstünde ilerler.
Bu yolculuğu resmeden eserlerde kayığın ortasında Ra'yı görürüz.
Üstünde onu çöpe çevre saran bir yılan vardır.
Bu yılanın adı Mehen.
Bu yılan Ra'yı koruyor.
Çünkü Ra çok güçsüz.
Hatırlayın artık kambur güçsüz bir adama dönüşüp kayığa binmişti.
Şu an çok güçsüz. Kayıkta bazen başkalarını da görürüz.
Örneğin Heka yani büyü.
Siyah yani algı.
Hatta bazen hu yani tanrısal yaratıcı fiil diye geçiyor bu.
Ve yolları açan tanrı ve pavet de kayıktadır.
Bu arada bu üçlü hekasiya ve hu yani büyü, algı ve tanrısal yaratıcı fiil tanrıların özellikleridir aslında.
Yani tanrılara tanrısal güçlerini veren bu üç özellik, bu üç kavramdır yani onları tanrı yapan.
Kayıktakileri yılan mehene ek olarak okları ve bıçakları olan cinler de korur.
Ra'nın kayığını iki çakal çeker ve kayık ilk olarak devasa bir kapının önüne gelir.
Kapıyı bir yılan korumaktadır.
Kapı açılır ardında kapkaranlık gece uzanıyordur.
Yani bu kapı yaşayanların dünyasıyla ölülerin dünyası.
Freezone'dan Efso Güzel Link.
Link adlı arkadaşlarını Vodafone'lu yap.
Aylık 5000 liraya kadar nakit kazan.
Üstelik en çok arkadaşını Vodafone'lu yapan 5 kişiye Samsung Galaxy Z Flip 6 hediye.
Detaylar Vodafone.com.tr'de.
Ra'yı mutlulukla selamlayıp bayram havasında oradan oraya koştururlar.
Üçüncü saat korkunç ve tehlikeli bir saattir.
Çünkü Ra'nın baş düşmanı yılan Apep, Apophis de deniyor, ortaya çıkar ve saldırıya geçer.
Amacı kaos yaratıp Ra'yı yolculuğundan alıkoymaktır.
Çünkü kayığın ilerleyişine engel olursa dünyadaki zaman döngüsü alt üst olacak, kaos çıkacaktır.
Kayığı devirebilirse zaman duracaktır.
Bu çatışma sırasında bazen yılan Apep Ra'nın kayığını iyice sarar o kadar ki Ra dışarıdan görünmez hale gelir.
O anlar endişenin en yüksek olduğu anlardır.
Ama sonunda Tanrı Atum veya Demiurgos Ra'ya yardıma gelirler.
Burası ilginç çünkü Atum'u zaten Ra'nın başka bir versiyonu olarak biliyoruz yukarıda bahsettiğim gibi.
Demiurgos da yaratıcı akıl, yaratıcı tanrı gibi anlamlara geliyor.
Birçok kültürde yer alan yaratıcı ila ki Mısır mitolojisinde insanları, ayı hatta diğer tanrıları ve kötü apep yılanı bile yaratan Ra'dır.
O zaman Ra'nın kendisi Atum ve Demiurgos olarak kendisine yardıma geliyor.
Ve biz burada bir üçlü bir ilahın tek bir tanrıda, üçlü bir ilahi gücün tek bir tanrıda birleşimini görüyoruz.
Bir tessiz üçleme görüyoruz burada.
Her neyse bu üç ilahi güç birleşirler ve yılan Apepe yenmeyi başarırlar.
Dördüncü saate boğucu bir karanlık hakim.
Bazı kaynaklar burada Ra'nın sadece kendi sesini kullanarak yolu bulmaya çalıştığını söyler.
Bazıları ise kayıktakilerin yılan başlarını, kayığın pruva yani ön kısmı ve kıç kısımlarını astıklarını bu sayede yılanlardan yayılan zayıf kırmızı ışıklarla
az da olsa yolu aydınlatmaya çalıştıklarından bahseder.
Bu arada kayık artık su üstüne değil çölde ilerliyordur.
Çünkü yılan apep tüm suyu yutmuştur.
Bu sırada hep kendisinden kötü bahsedilen kaos, Savaş tanrısı Set gelir bakır mızrağını Apep'in göğsüne saplar.
Çünkü Set kaos yaratıp savaş çıkarıp sonra da tahtı Horus'a kaptırınca kendisine tanrılar tarafından Ra'nın her gün verdiği bu savaşa yardım etme cezası verilmiştir.
Bu yüzden Ra'ya yardım eder.
Onun attığı mızrak sayesinde yılan yuttuğu tüm suyu kusar.
Kayık tekrar su üstünde yol almaya devam eder.
Beşinci saatte Tanrı Osiris'in cesedinin üstünde oluşmuş bir tepenin yanından geçerler.
Anlayacağınız üzere bu saatler en kasvetli saatler.
Altıncı saatte Umut yeniden doğar.
Çünkü Skarebe yani bok böceği tanrı Kepri'nin cesedine ulaşılır.
Yani Ra kendi versiyonlarından birinin önceki bölümlerinde hatırlayın Ra'nın bir bok böceği versiyonu vardı.
Ra burada kendi versiyonlarından birinin cesedine ulaşıyor.
Bu kavuşma yeni bir döngünün başlangıcının işaretidir.
Ra yaşam enerjisine yeniden kavuşur ve başının üstünde bir güneş diski tacı belirir.
Birçok hieroglifte Ra'yı bu taştan tanırsınız zaten.
Gece yarısı Ra'nın ölüler diyarının hükümdar tanrısı Osiris'te buluştuğu bazı kaynaklarca belirtiliyor.
Yaşamın temsilcisi Ra'nın ölümün temsilcisi Osiris'te bir araya gelmesi.
Ölüm ve yeniden doğuma bir gönderme aslında yani ölümün bir son olmadığına bir gönderme.
Yedinci saatte nehir kıyılarındaki insanlar artık umut doludur.
Onlara hediyeler getirirler yani kayıktakilere silah kumaş falan gibi hediyeler.
Bunlar hani krallara da getirilir ya böyle hediyeler biraz tanrısal aslında.
Sekizinci saatte düşmanlar cezalandırılır.
Ateş saçan kobralar.
Bu düşmanları yakalarlar yani düzenin düşmanları Apep'i destekleyen kaos yanlılarını yakalar ve onların kafalarını kaynar kazarlarda
kaynatırlar. 9.
saatte Apep'in yeniden savaşmaya başladığı söyleniyor kimi kaynaklarda ama Apep bir şekilde kontrol altına alınmıştır.
Onuncu saatte nehirde boğulan insanlar Horus tarafından kıyıya çekilir.
Bu boğulanlar aslında düzgün gömülmeyenler.
Birçok inanışta kurallara uygun gömülmeyenlerin öteki tarafta huzura kavuşmayacağı inancı var bildiğiniz gibi birçoğumuzda da.
İşte bu boğulanlar onlar.
Yani usulünce gömülmeyenler.
Böyle arafta kalmak zorunda olanlar.
Horus onları kıyıya çekiyor.
Onlar çünkü orada kalıp boğuluyorlar bir süre sonra.
Ama Horus onları kıyıya çekiyor.
Yani bu da bir umut aslında. Yani düzgün gömülmemiş bile olsanız işte ebediyen arafta huzursuz olmayacaksınız anlamına geliyor.
12. saatte kayıktaki yolcular artık iyice gençleşmiştir.
Bokböceği Tanrı Kepri kayığın provasına geçer.
Ve her şeyin kendinden yaratıldığı su olan nun, kayığı ölüler diyarından yaşayanların diyarının yani doğuya doğru sürükler.
Yolculuğun sonunda güneş artık tekrar gençleşmiş, enerji dolmuştur.
Parıl parıl parıldar, ışığıyla herkese yaşam enerjisi verir.
Ta ki akşam olana kadar.
Güneş tanrısı Ra'nın bu şekilde en önemli görevini her gün tekrar tekrar icra etmesi.
Yani 12 kapıdan geçerek her gün karanlığı tekrar yenmesi gerekir.
Fark etmişsinizdir bu mitte gündüzle yaşam geceyle ölüm özdeşleşmiş.
Ve güneş hem gece gündüz hem de yaşamla ölüm arasındaki dengeyi koruyor aslında.
Ra'nın bu yolculuğu oldukça zor.
Ağır bir yolculuk, düzen ve kaos arasındaki bir mücadele temeline dayanıyor.
Bu yüzden başka tanrılar ve ilahi varlıklar da ona bu yolculuğuna yardım ediyor.
Seth bile Ra'nın bu mücadelesinde ona kazık atıp düşmanın tarafına geçmiyor.
Ra'nın bu görevi o kadar kritik.
Çünkü Ra'nın yenilmesi, döngünün bozulması, kaosu, kıyameti getirir diye.
gerçekleştirdiği bu ölüm ve yaşam döngüsü Mısır mitolojisinin temel inançlarını bize gösteriyor aslında.
Ölümün bir son olmadığını ve yeniden doğuşu ima ediyor.
Yani reenkarnasyonu olan güçlü bir inanç var burada.
12 kapı 12 saati temsil ediyor anlayacağınız üzere.
Bu 12 kapı sınavıyla karanlığı yenip aydınlığa ulaşma fikri enerji metafizik konularına gönül vermiş insanlara da tesir etmiş olacak ki bu konuda
işte kendini uzman ilan eden veya işte sertifik alıp hocalık yapan her neyse bazı insanların seanslarının da buna dayandığını gördüm.
Bu 12 kapı ve sınav temeline dayanan bazı eğitimler var.
İşte her gün yeniden gerçekleşen bu döngüde Ra her ne kadar yenilense, gücünü tekrar tekrar toplasa da acı bir gerçek vardır.
Ra giderek yaşlanmaktadır.
Bu durum gelecekte nelere sebep olacak?
Onu da ilerleyen bölümlerde konuşacağız.
Freezone'dan Efso Güzel Link.
Link adlı arkadaşlarını Vodafone'lu yap, aylık 5000 liraya kadar nakit kazan.
Üstelik en çok arkadaşını Vodafone'lu yapan 5 kişiye Samsung Galaxy Z Flip 6 hediye.
Detaylar Vodafone.com.tr'de.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
