
Minerva: Bilginin Işığı Kara Cehaleti Aydınlatır
25 Mart 2024 · 13 dk
PlatformlardaSpotifyApple Podcasts
''Bu bölüm XO Minevra hakkında reklam içerir.''
XO Minerva parfümü hakkında detaylı bilgi için Tıklayın
Transkript
İkso parfümlerinin sunduğu Mitolojik İnciler başlıyor.
Sevgi var, bilgelik var, sevme gücü var.
Merhaba mitoloji severler.
Az önceki dize Tanrıça Minerva için söylenen bir ilahinin ilk dizesi.
Öncelikle aranızda Mısır mitolojisi bekleyenler için söyleyeyim.
Mısır bölümleri Nisan ayında devam edecek.
O zamana kadar böyle farklı bölümlerde bildiğinizi düşündüğünüz tanrıların bilmediğiniz yönlerini anlatacağım.
Minerva Roma mitolojisinin savaş ve bilgilik tanrıçısı ve çoğunuzun bildiği üzere Yunan mitolojisindeki Athena'nın karşılığı.
O yüzden ona dair doğum şekli dahil birçok mit Athena ile birebir aynı.
Gri gözlü, bakışları delip geçen, uzun boylu, genelde uzun elbiseler giyen, zırhı ve mızrağıyla dolaşan bakire tanrıca.
Ama böyle deyip geçmek Minerva'ya haksızlık olur çünkü Minerva çok daha öncesine dayanan bir tanrıca aslında.
Roma İmparatorluğundan önce İtalya'nın güney sahillerinde Etruskler adlı bir medeniyet yaşardı ve bu medeniyetin politeist bir dini inanışı vardı.
İşte Minerva inanışı ta bu döneme dayanır.
Zaten Roma İmparatorluğu kurulup Etrusklerle yapılan savaşların sonucunda onlar da Roma İmparatorluğuna dahil edilirler ve inanış sistemlerinden çok fazla şey Roma kültürüne aktarılır.
Özet olarak Minerva'nın çok daha kadim bir tanrıç olduğunu bilmenizi isterim.
Ama kısaca Atena'nın Roma'daki karşılığı diyebiliriz tabi.
Atena'nın çoğu mitini biliyorsunuz zaten.
Zeus'un veya Roma biterisindeki adıyla Jüpiter'in kafasından doğması, yarışma sonucunda Aragne'yi çekemeyip örümceğe çevirmesi ve Truva savaşı sırasında Odysseus'u kışkırtıp desteklemeleri.
Onları tekrar anlatmayacağım.
İsterseniz hatırlamak için önceki bölümleri dinleyebilirsiniz.
Bu bölümde onunla ilgili farklı şeyler söyleyeceğim.
Minerva korkusuz bir savaş tanrıçası ama Yunan mitolojisindeki Ares veya Roma mitolojisindeki adıyla Mars gibi salt öfke ve kaba kuvvetle hareket eden bir tanrıça asla değil.
Stratejiyle, taktikle, hesap kitapla savaş kazanır veya kazandırır o.
O yüzden isminin kökeni hatırlayan, bilen, hesaplayan gibi anlamlara geliyor.
Antik dönemde Yunan ekonomisi Ama ondan da çok Roma ekonomisi büyük oranla savaşlara dayanan ekonomiler olduğu için savaş devlet için çok önemli bir konu.
Halkın ve askerin de savaş konusunda istekli ve destekleyici tavırda olması açısından Minerva'nın yeri oldukça yüceltilmiş.
Çünkü Minerva kahramanların kullanılan savaş stratejileri fısıldayan, insanları kışkırtan, intikamcı bir tanrıca.
Ama savaşçılığı kadar barışçılığıyla da bilinir Minerva.
Bu her ne kadar bir çelişki gibi görünse de aslında mantıklıdır.
Çünkü gereksiz veya kazanılamayacak savaşa karşıdır Minerva.
Gerekli gördüğü veya kazanma ihtimalinizin olduğu bir savaştaysa sizi sonuna kadar gitmeniz için motive eder.
Romalar için Minerva'nın yeri Yunanların Atena'yı koyduğundan çok daha yücedir.
Çünkü onlar Jüpiter yani Zeus, Juno yani Hera ve Minerva yani Atena'ya beraber tapınırlar.
Yani bir üçleme durumu söz konusu.
Buna da baş üçlü, başkent üçlüsü gibi anlamlara gelen Kapitoline Tiryat deniyor.
Buradan anlayabilirsiniz Romalar için Minerva'nın önemini.
Mesela Roma'nın kuruluş mitinde Truva Savaşı'ndan kaçmayı başarabilen kahraman Aneas sonradan Roma İmparatorluğu olacak topraklara gelirken yanında Tanrıça Minerva'nın bir heykelini
de getirir. Aslında Minerva Truvalılardan nefret ediyordur.
Çünkü hatırlayın Truva prensi Paris en güzel tanrıçı olarak kendisi yerine Aphrodite seçmişti.
Athena da öcünü almak için Odysseus'u ve diğerlerini kışkırtıp Truva'nın sonunu getirmişti.
O yüzden Minerva yani Athena Truvalılardan ve dolayısıyla Aeneas'tan da nefret ediyordur.
Ama Truva'dan sağ çıkmayı başarıp bugün İtalya dediğimiz topraklara ulaşmayı başaran Aneas, tanrıçanın öfkesinden korunmak ve onun sevgisini kazanmak için onun heykelini her gittiği yere
götürünce tanrıçanın öfkesi zamanla diner.
Kurulan Roma'ya korumasını sunar, Aneas sonunda heykeli şehirdeki Vesta tapınağına yerleştirir.
İnanışa göre Minerva'nın heykeli orada durdukça şehri kimse fethedemeyecektir.
O yüzden bazı Roma imparatorları da koruyucu tanrıçaları olarak özellikle Minerva'yı ilan etmişlerdir.
Minerva Yunan mitolojisindeki Athena'nın birebir karşılığı olduğu için mitleri aynıdır.
Şimdi daha önce Minerva veya Athena'nın çok bahsetmediğimiz birkaç mitini anlatacağım size.
Birincisi Yunanistan'ın Athena şehrinin kurucusunun hikayesi.
Hatırlarsınız Marangoz Tanrı Hephaistos, güzellik ve aşk tanrıçası Arfodit'le evlidir.
Ama libidosu yüksek Arfodit, çirkin bulduğu Hephaistos'u her fırsatta aldatmaktadır.
En büyük aşığı ise savaş tanrısı Ares'tir.
Arfodit bir gün dayanamaz ve Ares de istediği gibi yaşamak için kocasını terk eder.
Yıkılan Hephaistos çok büyük bir boşluğa düşer.
Bir süre sonra aklı tanrıçı Athena'ya kaymaya başlar.
Oysa Athena bakiridir.
Bu iş olacak gibi değildir.
Ama Hephaistos'un gözü dönmüştür.
Onun peşine düşer ve yakaladığı yerde tecavüze yeltenir.
Athena tabii var gücüyle ona karşı koyar ama her nasılsa Hephaistos'un spermleri Athena'nın kalçasına gelir.
Athena iğrenerek onları silip atar.
Bu spermler Yunan topraklarına düşer ve ismi topraktan doğan anlamındaki Erykintos doğar.
Erykintos ileride Athena şehrini kuracaktır.
Atene ile ilgili ikinci mit ise şehrin koruyucu tanrılığı için Atene ve Poseidon'un yarışması.
Antik dönemde her şehir devletinin bir koruyucu tanrısı olduğuna inanılır.
Bu tanrıyı dönem halkı ve genel olarak kültür belirler.
Mite göre Erikintos etrafında kendisine sadık bir halk topladıktan sonra sıra şehre bir isim koymaya ve bir koruyucu tanrı seçmeye gelmiştir.
Tanrılardan birinin şehrin ilahi koruyucusu olması için yalvarır.
Bunun üstüne bilge tanrıcı Athena ve denizlerin tanrısı Poseidon çıka gelirler.
Poseidon asası Trident'i büyük bir şiddetle yere vurur ve yerden su fışkırır.
Hiç durmadan akan bu su giderek büyür.
Halk hayretler içinde mutlulukla akan suya bakıyordur.
Poseidon size bu suyu armağan ediyorum.
Şehrin konumundan dolayı bu su sayesinde oluşacak liman da buranın değerine değer katacak der büyük bir gururla.
Halkın kendisini seçeceğine hiç şüphesi yoktur.
Halk başta mutluluktan havalara uçar.
Kavurucu Akdeniz sıcağında bir su kaynağı mükemmel olacaktır.
Ancak suyu tadınca görürler ki tuzlu.
Eposedon deniz tanrısı sonuçta.
Suyun tuzlu olması normal.
Ama tuzlu su ne içilebilir ne de tarımda verimli bir şekilde kullanılabilir.
İnsanlar büyük bir hayal kırıklığına uğrarlar.
Sıra Atena'nın sunuca hediyeye gelir.
Size öyle bir şey vereceğim ki gölgesi altında nesiller boyu dinleneceksiniz.
Dağlarındaki yararlı yemişleri severek yiyeceksiniz.
Yağıysa mucizedir.
Onu yemekte, şifacılıkta ve güzellikte kullanacaksınız.
Kandillerde yakacaksınız, geceyi aydınlatacaksınız der.
Toprağı eşeler ve yerin altından bir zeytin fidanı biter.
Fidan büyür, büyür, görkemli bir zeytin ağacına dönüşür.
Ve Athena insanlara bu ağacı ve onun sunduklarını nasıl kullanacağını öğretir.
Çok önemli bir detay var.
Burada zeytinyağının kandilyağı olarak kullanılması ve geceyi aydınlatması aslında Athena'nın temsil ettiği bilgiliğin kör cehaleti aydınlatmasının da sembolü aynı zamanda.
Tuzlu su, zeytin ağacı, Yunan sahilleri deyince sizin de burnunuza bir Akdeniz esintisi geldi mi?
İşte o güzel kokuları mistik bir karışımla getirecek bir parfüm önerim var.
XO Minerva kokusu.
XO Bilgelik tanrıçası görkemli Minerva'dan aldığı ilhamla meyveli baharatlı üst notaları ve ağaçsı alt notalarıyla ixo-minerva kokusunu üretti.
Baharın bu güzel günlerinde mutlaka deneyin.
Halk düşünür Poseidon'un hediyesi de oldukça yararlıdır ama suyu tuzludur.
Oysa Athena'nın hediyesi her derde devadır ve tarıma inanılmaz katkısı olacaktır.
O yüzden Athena'yı koruyucu tanrıları olarak seçerler.
Şehre de onun adından yola çıkarak Athena adını verirler.
Seçilmediği için çok öfkelenen Poseidon şehrin üstüne çeşitli felaketler gönderir.
Öncelikle halkın beğenmediği o tuzlu su yükselir yükselir ve şehirdeki birçok yeri talan eder.
Başka bir mite göre de Tanrı şehre bir deniz canavarı musallat eder ve halk korku içinde yaşar.
Sonunda Athena ona barış simgesi olarak bir güvercin ağzında bir zeytin dalı gönderir.
Bu zeytin dalı sembolü sonradan gelecek olan tek tanrılı dinlerde de yerini almış biliyorsunuz ki.
Yeni ahitte zeytin dalı Trinite'yi temsil eder.
Yani baba oğul kutsal ruhu.
Nuh tufanından sonra da Nuh peygamber yakınlarda kara olup olmadığını anlamak için bir güvercin uçurur.
Ve o da yakınlardaki karanın yani kurtuluşun sembolü olarak ağzında zeytin dalıyla geri gelir.
Çok sevdiğim Prof. Dr.
Nevzat Kaya, zeytin dalının kültürü temsil ettiğini söyler.
Athena Poseidon mitinde de halkın öfkeli ve kaba Poseidon yerine bilge ve kültürlü, zeki Athena'yı seçtiğini görüyoruz.
En son o kaba saba Poseidon'u sakinleştirmek için de yine kültürün simgesi olan zeytin dalı kullanılıyor.
Athena halkının değerlerini de buradan çıkartabiliyoruz.
Antik dönemde Roma'da Minerva'yı anmak ve onu onurlandırmak adına yapılan bazı festivaller var.
Bunların başında Queen Cuatrus Festivali gelir.
Festival 19 Mart'ta başlar ve 5 gün sürer.
Yani aslında benim bu bölümü kaleme aldığım zamanlar antik dönemde bu festival kutlanıyordu.
Festivalin tarihi olarak da bu günlerin seçilmesinin özel bir sebebi var.
Çünkü bu tarihler genelde Roma ordusunun sefer hazırlığına başladığı dönemler.
Sefere çıkmadan önce Minerva'yı hoş tutmak isterler ki savaş sırasında Minerva onları hep desteklesin.
Aslında bu festivalin ilk çıkış yeri Minerva değil, savaş tanrısı Mars'tır.
Ancak zamanla festivalde Mars'a verilen yer azaltılmış ve onun yerini Minerva almıştır.
Bu da Romalılardaki savaş kavramının zaman içindeki evrimini gösterir.
Mars'ın plansız aynı öfke patlamaları yerine Minerva'nın sabır ve öngörüyle hareket edip stratejiler kurması.
Antik dönemde 15 Temmuz Athena'nın doğum günü olarak kabul edilir ve Panathenaia adlı festivalde kutlanır.
Festivalde Athena'nın Akropolis'teki devasa altın heykeline dikimi 9 ay süren güzel bir elbise sunulur.
Elbise sarı ve mor renklerden oluşmaktadır ve üstüne Athena'nın çeşitli savaşlardaki zaferleri resmedilmiştir.
Bu heykel maalesef şu an yok.
Hatta Her 4 yılda bir bu festival daha görkemli olarak kutlanır.
Buna da Büyük Panathena'ya adı verilir.
Bu festivalde atletik ve edebi yarışmalar düzenlenir.
Aynı zamanda Athena adına kurbanlar kesilir.
Antik dönem tanrıçası Minerva günümüzde hala karşımıza çıkıyor.
Mesela Amerikan eyaletlerinden Kaliforniya'nın eyalet mühründe zırhı ve mızrağı ile oturmuş gemileri izleyen bir Athena vardır.
Adeta Kaliforniya'nın koruyucusu gibi.
Amerikan Ordusu ve Deniz Donanması'nın Onur Madalyası'nda da merkezde Minerva yer alır.
Yalnız Hava Kuvvetleri özgürlük heykelini kullanıyor, Minerva'yı kullanmıyor.
Diğerleri Minerva'yı kullanıyor.
Bunların görsellerini de Instagram'dan paylaşırım.
İngiliz fizikçi ve matematikçi Prof.
John Robinson, 1798'de yazdığı Bir Komplonun Kanıtları adlı kitabında 3.
nesil İlluminaticilerin Minerva veya Minerva Kardeşliği adını kullandıklarını iddia eder.
Daha sonra kendini peygamber ilan eden bazı ökültistler de bu ismi kullandılar.
Zaten Illuminati'nin kelime anlamının aydınlanmadan gelmesi ve Minerva'nın adının bilgi anlamına gelmesi, Mith'e göre Minerva'nın veya Athena'nın insanlara armağan
ettiği zeytinyağının antik dönemde kandillerde kullanılması ve böylece insanların gece karanlıkta kalmaması ilişkisine baktığımızda arada bence çok tatlı bir gönderme var.
Bakın geçen bölümde yüzyıllar önce Tanrı Mitra'nın bilgelik ışığının etrafında birleşen İlluminati'yi konuştuk.
Şimdi de onların alt nesillerinin bilge tanrıça Minerva etrafında toplandıklarını anlatıyorum.
Çünkü bilim ve bilgi her çağda güç olmaya devam etmiş.
Yalnız Mitra ve Minerva gibi bilgeliği temsil eden ilahların aynı zamanda korkusuz birer savaş tanrısı olması da şöyle bir mesaj veriyor bence.
Bilimin ne pahasına olursa olsun korumalısın ve ona ulaşmak için korkusuz olmalısın.
Ulaştığın takdirde de yenilmez olursun.
XO Parfümlerinin sunduğu Mitolojik İnciler bitti.
Bu transkript otomatik olarak çıkarıldı; kayıtla küçük farklar olabilir.
